İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/960 E. 2026/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/960
- Karar No
- 2026/725
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/960 Esas KARAR NO : 2026/725
DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle: müvekkil banka ile dava dışı ... ... Limited Şirketi arasında 12.11.2021 ve 29.06.2022 tarihlerinde genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, bu kredilerin teminatı olarak ...'in maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 458 ada, 37 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine 4.800.000 TL bedelli birinci derece ipotek tesis edildiğini, söz konusu taşınmazın 01.02.2024 tarihinde ... Yevmiye numarası ile davalı ... ... tarafından ipotek şerhi ile devralındığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların Kat edilerek İstanbul ...İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ancak davalının şikayeti üzerine icra emrinin iptaline karar verildiğini, akabinde düzenlenen ödeme emrine karşı davalı tarafından İstanbul Anadolu Gayrimenkul İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyada yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bu itirazların haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalının taşınmazı ipotekli olarak devralması sebebiyle ipotek limiti ile sınırlı olmak kaydıyla borçtan sorumlu bulunduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 26.11.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, asıl borçlunun adresinin İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde bulunması nedeniyle yetki itirazının yerinde olmadığını, kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca bankanın faiz oranlarını belirleme yetkisinin bulunduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve haksız itiraz eden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: huzurdaki davanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve itirazın iptaline ilişkin olduğunu, taşınmazın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 458 ada, 37 parsel, A Blok, 17 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz olması sebebiyle HMK madde 12 uyarınca ... icra daireleri ile ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça ipotek borçlusu üçüncü kişi konumundaki müvekkile muacceliyet ihtarında bulunulmadığını, muacceliyet ihtarı olmaksızın takibe geçilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu eksikliğin sonradan tamamlanamayacağını ve davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu ipoteğin teminat altına aldığı alacağın müvekkili tarafından 01.02.2024 tarihinde 1.000.000,00-TL tutarında ödendiğini, davacı bankanın 24.01.2024 tarihli yazısı ile belirlenen tutarın yatırılmasına rağmen ipoteğin fek edilmediğini, yolsuz hale gelen ipotek ile ilgili İstanbul ...icra Dairesi'nin 2024/... esas sayılı dosya üzerinden başlatılan takibin haksız olduğunu, ipoteğin fekki için ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... E. sayılı dosya ile ayrı bir dava açıldığını ve derdest olduğunu, bu dosyanın celbinin gerektiğini, gayrimenkulün satışı halinde telafisi güç zararlar doğacağından takibin durdurulmasını, davanın esastan reddini, davacı tarafın kötü niyetli olması sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile dava dışı ... isimli şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, borca istinaden dava dışı ... tarafından kendisine ait olan taşınmazda davacı lehine ipotek tesis edildiği, söz konusu taşınmazın ipotekli olarak davalı tarafından satın alındığı uyuşmazlık dışıdır. Çözümlenmesi gereken, borcun tam olarak ödenmemesi nedeniyle takip başlatmak isteyen davacının, davalıya muacceliyet ihbarnamesi göndermesinin gerekip gerekmediği ve gönderilen ihbarnamenin usulüne uygun olup olmadığıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi, "İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır" hükmünü havidir. Eldeki dava bu bağlamda ele alındığında; davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilmesi için davalı malike usulüne uygun muacceliyet ihbarnamesi göndermesinin gerektiği, ne var ki gönderilen ihbarnamenin davalıya tebliğ edilemediği, ayrıca davalının adreste tanınmadığı bilgisini veren ...'un imzadan imtina edip etmediğinin de tebliğ mazbatasına yazılmadığı, bu haliyle özel takip ve dava yartı olan muacceliyet ihbarının vuku bulmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş; davacının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına dair kanıt sunulmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/4649 E-2019/1322 K sayılı kararı). HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00-TL harcın başlangıçta peşin alınan 51.432,45-TL harçtan mahsubu ile bakiye 50.700,45-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır