İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/827 E. 2026/166 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/827
- Karar No
- 2026/166
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/827 Esas KARAR NO : 2026/166
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2025 KARAR TARİHİ : 05/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.06.2025 tarihli faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı vekilinin söz konusu takibe haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu itiraz üzerine zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişkinin takibe konu faturadan ibaret olduğunu, fatura içeriği mal ve hizmetin davalıya teslim edilmesine rağmen davalının haksız itirazıyla alacağın tahsilinin engellendiğini, müvekkilin söz konusu faturayı ticari defterlerine usulüne uygun şekilde işlediğini, alacağın ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, davalı vekilinin faiz oranına yönelik itirazının yersiz olduğunu ve icra dosyasında ticari temerrüt faizi talep edildiğini, alacağın likit nitelikte olmasına rağmen davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, bu nedenle davalının itirazının iptali ile alacağın ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, ayrıca alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkil şirkete 24.11.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, süresi içerisinde sunulan süre uzatım talebinin mahkemece kabul edilerek cevap süresinin 2 hafta uzatıldığını, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mal teslim edildiği ve fatura bedellerinin ödenmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu faturaların müvekkil şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, elektronik onay sistemindeki kayıtların Tebligat Kanunu anlamında tebliğ niteliği taşımadığını, bu nedenle TTK m. 21 kapsamında 8 günlük itiraz süresinin başlamadığını, faturaların hizmet veya mal teslimine dayalı bir sözleşme ilişkisinin ifası olduğunu kanıtlaması gereken tarafın davacı olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi malın teslimine dair herhangi bir teslim tesellüm belgesinin de dosyaya sunulmadığını, faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına sözleşme ilişkisinin varlığını veya malın teslim edildiğini ispatlamayacağını, Yargıtay içtihatları uyarınca temel borç ilişkisinin ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının bu hususta herhangi bir delil sunamadığını, dava konusu edilmeyen sair dönemlere ait faturaların müvekkil şirketçe iade edildiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ihtilaflı olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2014/11846 E. ve 2014/15110 K. sayılı kararda da ispat külfetinin davacıda olduğunun vurgulandığını, alacağın likit olmadığını ve tartışmalı olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, müvekkilin icra takibine yaptığı itirazın haklı ve yasal savunma hakkı kapsamında olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası , ba/bs formları, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. 09.04.2026 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 12.05.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215- 219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı şirket tarafından düzenlenen ve takip konusu edilen faturanın davalı şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten 80.613,54 TL alacaklı olduğu, Takip öncesi işlemiş faiz talebinin olmadığı, İtirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği, Davacı şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu, şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının dosyaya konu faturalar sebebiyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti ile davalı tarafça icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali ve icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır. Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Dava dosyasına tüm delillerin celbinden sonra dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; " Tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı şirket tarafından düzenlenen ve takip konusu edilen faturanın davalı şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten 80.613,54 TL alacaklı olduğu, Takip öncesi işlemiş faiz talebinin olmadığı," görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen fatura alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, BA-BS formlarında yapılan incelemede dava konusu faturaların davacı tarafından davalıya bildirildiği ve BA-BS formlarının birbirini doğruladığı olduğu anlaşılmıştır. O halde davalı, dava konusu faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmekle faturaya konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD. 2018/2293 Esas 2019/4962 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 12. HD. 2020/1062 Esas 2020/972 Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davacının işlemiş faiz talebini dava konusu etmediği anlaşılmış, davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadol 9. İcra Müdürlüğünün 2025/16360 Esas sayılı dosyası yönünden itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı İİK 67/2.maddesi gereğince icra inkar tazminat talebinde bulunmuştur. İcra inkar tazminatına hükmolunabilmesi için alacağın belirlenebilir nitelikte olması ve borçlunun itirazında haksız olması gereklidir. Davalı itirazında haksız olup alacak likit nitelikte olduğundan davacının icra inkar tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası yönünden İTİRAZININ İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 5.506,71 TL harçtan, peşin yatırılan 973,61 TL harcın düşümü ile geri kalan 4.533,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 973,61 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 201,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.790,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 7-4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ilgili Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/10/2026 Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır