İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/785 E. 2026/790 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/785
- Karar No
- 2026/790
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/785 Esas KARAR NO : 2026/790
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı firma arasında lojistik hizmetinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, davalıya sunulan taşıma hizmeti neticesinde adres ve km farkı ile elleçleme giderlerinden oluşan navlun farkı alacağı için 27/06/2025 tarihinde 580 Euro bedelli fatura düzenlendiğini, yüklerin sorunsuz teslim edilmesine rağmen davalı tarafın borcunu ödemediğini, borcun ödeneceğine dair maillerle taahhütte bulunulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yasal süresinde itiraz edildiğini, taraflar arasında süregelen bir ticari cari ilişki veya navlun farkına sebep olacak bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, tek defaya mahsus taşıma ilişkisinden doğan tüm borçların eksiksiz ifa edildiğini, davacı tarafından düzenlenen faturanın tek taraflı bir icap niteliğinde olup kabul edilmediğini, TTK madde 89/fıkra 2 uyarınca cari hesap sözleşmesi için yazılılık şartı arandığını ancak davacının bu yönde bir belge sunamadığını, davacının navlun farkı iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, taşıma hizmetinin gecikmeli ve kusurlu ifa edilmesi nedeniyle müvekkil şirketin zarar ve alacaklarını mahsup hakkının bulunduğunu, sunulan e-posta yazışmalarının içerik ve gönderen yönünden doğrulanmadığı için delil teşkil etmediğini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini ve haksız davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi mali müşavir ... ile taşıma uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/05/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yükleme kusuru ile gecikmenin davacı ... Lojistik ve Depolama Dış Ticaret Limited Şirketi kaynaklı olduğunun iddia edildiği, buna karşın davacı tarafın araç yüklemesinin önceden belirtilen adreslere göre yapılmaması neticesinde davalı tarafça adres değişiklik talebinin iletildiğini söylediği, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca davacı tarafın aldığı talimat üzerine oluşan navlun farkı bedelini talep etmesinin ve bunu ilgili fatura ile yazışmalarla ispat ettiği alacak talebinin taşımacılık hukuku yönünden uygun olduğu, davacı taraf defter ve kayıtlarında davalı taraf cari hesabının muavin defter kaydının döviz bakiyesinin 580 EUR borç bakiyesi olduğu ve davacı tarafın 580 EUR alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, ... İcra Dairesinin 2025/... sayılı dosyasında 02/09/2025 tarihli fiili ödeme tarihli ... nolu fatura ve azami faiz talepli olduğunun görüldüğü, taraflar arasında anlaşma sağlanan bir faiz oranına rastlanmadığından fatura tarihinden takip tarihine kadar seçenekli olarak yasal faiz veya yıllık kamu bankalarınca 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz (EUR) hesabı yapıldığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine fatura alacağına ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 md. "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır.(Y.15. HD'nin 2016/944-3009 E-K s. ilamı). Tüm dosya kapsamı ve 07/05/2026 tarihili bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile davacı alacaklı tarafından iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz.Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır.Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Bu bağlamda, dosyanın incelenmesinde davalı vekili tarafından davacı tarafa borcu bulunmadığı yönünde itirazlarının mevcut olduğu, mahkememiz tarafından yargılama sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 580 EUR alacağının bulunduğu, davalı yanın dosyaya mübrez karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları üzerinde yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yanın formunda bildirilmiş olduğu, davacı alacaklı yanın takibe dayanak faturalarının davalı analiz raporları ile uyum olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla, takip konusu faturanın navlun fark alacağına ilişkin e-fatura olarak düzenlendiği, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, davalının tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatı veya alacağın istenebilir olmadığına dair bir yeterli delilin olmadığından, tespit edilen miktar yönüyle icra takibine itiraz ve savunmalarının yerinde olmadığı, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı anlaşılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş olmakla, davalı tarafın kabul edilen miktar yönüyle itirazında haksız bulunduğu, dava ve takip konusu alacağın fatura alacağı olduğu, likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla, kabul edilen asıl alacağın % 20 oranında 5.599,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile ; 1-Davanın Kısmen KABULÜ İle; Davalının ... İcra Müdürlüğü 2025/... E sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 580-EURO asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıllık mevduata uyguladıkları Euro faiz oranını uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Asıl alacağın %20 si oranında 5,599,20 TL İcra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.902,48-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.287,08-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 27.850,67 -TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davada reddedilen kısım faizin türüne ilişkin olduğundan davalı vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına 6-Davacı tarafından yapılan 22.530,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9- Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair verilen karar; davacı vekili yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza