İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1040 E. 2026/785 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1040
- Karar No
- 2026/785
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1040 Esas KARAR NO:2026/785
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/02/2026 KARAR TARİHİ:25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında iplik satımına dayalı ticari bir ilişki bulunduğunu, davalının cari hesap borcunu ödememesi üzerine ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliği ile başlayacağını ve somut olayda usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı için davanın süresinde açıldığını, taraflar arasındaki ticari defter ve faturaların müvekkilinin alacaklı olduğunu kanıtladığını, davalının faturalara süresinde itiraz etmediğini, davalının icra takibi ile temerrüde düştüğünü, alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının dava değerinin yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ... San.Dış Tic.Ltd.Şti borçlusunun ... İplik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı cari hesap alacak borç sebebi gösterilerek 13.791,58 EUR asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 06/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 02/12/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen takibe, ödeme emrine, borca, takipte borca işlemiş ve işleyecek faize ve borcun tüm ferilerine en geniş manada itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 02/12/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/05/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamı incelemesinde davacı ... Limited Şirketi ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu ve alacağın ticari iş kaynaklı cari hesap bakiyesinden doğduğu, davacı tarafın yevmiye ve kebir defterlerine ait e-defter beratlarının sunulduğu, Nisan 2022, Temmuz 2022, Ağustos 2022, Aralık 2022, Haziran 2023 ve Temmuz 2023 dönemlerine ait e-defter beratlarının yasal süresi içerisinde onaylandığı, bu itibarla davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfı taşıdığı, davacı kayıtlarında davalı taraftan 31.10.2023 tarihi itibarıyla 13.791,58 EUR tutarında döviz cinsinden alacaklı olunduğu, taraflar arasında yazılı bir mal veya hizmet sözleşmesine rastlanmadığı, taraflarca kararlaştırılmış bir faiz oranı bulunmadığı, bu nedenle fatura tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz veya yıllık bankalarca bir yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz (EUR) üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, 31.10.2023 tarihinden 27.11.2024 tarihine kadar yasal faiz tutarının 2.350,99 EUR olarak hesaplandığı, aynı dönem için yıllık bankalarca bir yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz (EUR) tutarının ise 8.063,98 EUR olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine fatura alacağına ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 md. "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır.(Y.15. HD'nin 2016/944-3009 E-K s. ilamı). Tüm dosya kapsamı ve 13/05/2026 tarihili bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile davacı alacaklı tarafından iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz.Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır.Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Bu bağlamda, dosyanın incelenmesinde davalı vekili tarafından davacı tarafa borcu bulunmadığı yönünde itirazlarının mevcut olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 13.791,58 EUR alacağının bulunduğu, davalı yanın dosyaya mübrez karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları üzerinde yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yanın formunda bildirilmiş olduğu, davacı alacaklı yanın takibe dayanak faturalarının davalı analiz raporları ile uyum olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla, davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, davalının tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatı veya alacağın istenebilir olmadığına dair bir yeterli delilin olmadığından, tespit edilen miktar yönüyle icra takibine itiraz ve savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş olmakla, davalı tarafın kabul edilen miktar yönüyle itirazında haksız bulunduğu, dava ve takip konusu alacağın fatura alacağı olduğu, likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla, kabul edilen asıl alacağın % 20 oranında 100.560,47- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile ; 1-Davacının davasının KABULÜNE, davalının, ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 13.791,58-EURO asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince faiz UYGULANMASINA, 2-Hükmedilen alacağın TL karşılığının %20 'si üzerinden hesaplanan 100.560,47-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 34.345,43 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.677,77 TL ile icra dosyasına yatırılan 2.510,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.156,97 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan bilirkişi ücreti ile tebligat gideri toplam 13.210,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince takdir olunan 80.448,38-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 9.677,77 TL peşin harç ile 732,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 10.409,77-TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8- Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair verilen karar; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, taraflardan herhangi birisinin Mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/09/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza