İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/698 E. 2026/788 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/698
Karar No
2026/788
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/698 Esas KARAR NO : 2026/788

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine 30.04.2025 tarihli ... sayılı fatura kapsamında doğan 97.806,13 TL danışma ve yönlendirme hizmeti bedeli ile 2.771,40 TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 100.577,53 TL alacak için ... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe süresi içinde haksız ve dayanaktan yoksun şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davaya konu alacağın taraflar arasındaki güvenlik ve danışma hizmeti sözleşmesinden kaynaklandığını, hizmetin kesintisiz ve sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiğini, sözleşmenin başlangıçta dava dışı ...A.Ş. ile yürütüldüğünü, daha sonra 01.03.2023 tarihinde davalı ...Paz. A.Ş. ile aynı şartlarla başlatıldığını, hizmetin süre sonunda uzatılarak devam ettiğini, davalı tarafından .... Noterliği’nin 22.04.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 30.04.2025 tarihinde sebep gösterilmeksizin feshedildiğini, sözleşmenin 5.1 ve 5.3 maddelerinde öngörülen fesih bildirim usul ve sürelerine uyulmadığını, müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı bir davranışı bulunmadığını, bu nedenle feshin geçersiz olduğunu, müvekkil şirket tarafından .... Noterliği’nin 28.04.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshin geçersizliğinin bildirildiğini, haksız fesih sebebiyle sözleşme süresi sonuna kadar doğacak alacaklar ile personel kıdem ve ihbar tazminatı giderlerinin davalıya yansıtıldığını, uyuşmazlığa ilişkin Arabuluculuk Bürosu 2025/... sayılı dosya ile yürütülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, alacağın teminat altına alınması amacıyla davalı şirketin malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takibe itiraz ettiklerini, müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça alacağı ispat eder nitelikte geçerli bir sözleşme, mutabakat veya teslimi gösterir yasal delilin dosyaya sunulmadığını, tek taraflı düzenlenen fatura ve yazışmaların borç doğurmayacağını, taraflar arasında mal ve hizmet ilişkisinin mevcut olmadığını belirterek öncelikle ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmasını, hukuki dayanağı bulunmayan haksız davanın reddini, davacı tarafın takip tarihinden önce müvekkili temerrüde düşürmediğinden faiz talebinin yersiz olduğunu, likit alacak bulunmadığından icra inkar tazminatı isteminin hukuka aykırı olduğunu savunarak haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine takip tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine fatura alacağına ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir Dava konusu ... 2025/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş borçlusunun ... A.Ş olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 97.806,13-TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 16/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 13/06/2025 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen takibe, ödeme emrine, borca, takipte borca işlemiş ve işleyecek faize ve borcun tüm ferilerine en geniş manada itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 16/06/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Bilirkişi Doç. Dr. ...

tarafından düzenlenen 13/04/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamındaki belgelerin incelendiğini, davacının usulüne uygun defter kayıtlarının ve davalı tarafından sunulan Form BA beyanlarının değerlendirildiğini, taraflar arasında geçerli bir ticari hizmet sözleşmesinin varlığının ispatlandığını, icra takip tarihi itibarıyla davacı ... Anonim Şirketi'nin davalı ... Anonim Şirketi'nden alacaklı olduğunun belirlendiğini, faturaya dayalı 97.806,13 TL asıl alacağın bulunduğunu, bu tutara 2.771,40 TL takip öncesi faiz işletildiğini, toplam 100.577,53 TL tutarında alacak miktarının hesaplandığını, alacak tutarının İİK m. 67/2 anlamında likit vasıfta olduğu sonucuna ulaşıldığını, davalının takibe yönelik itirazının haksız nitelikte görüldüğünü, hukuki tavsif ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, icra inkâr tazminatı talebinin değerlendirilmesinin mahkeme yetkisinde bulunduğunu, raporun tanzim edilerek sunulduğunu, tüm bu hususların hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.

İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 md. "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.

Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır.(Y.15. HD'nin 2016/944-3009 E-K s. ilamı). Tüm dosya kapsamı ve 13/04/2026 tarihili bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile davacı alacaklı tarafından iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz.Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır.Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Davalı tarafın cevap dilekçesinde her ne kadar davacı ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığı yönünde itirazı bulunmakta ise de ; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sözleşmenin haksız fesih değerlendirmesine itirazı ile davacı tarafından temin edilen personelin iş disiplinini bozduğunu, hizmetin gereği gibi ifa edilmediği hususunun dikkate alınmadığını belirtmesi ile taraflar arasında personel temini ile bir hizmet akdinin bulunduğunun ve davacı tarafından davalı yana personel temin edildiğinin davalı tarafça kabul edilmiş olduğu, bu durumda davalı tarafın davacı personellerinin iş disiplinini bozduğunu, hizmetin gereği gibi ifa edilmediği hususlarına ilişkin teknik delil sunulmadığı dolayısı ile davacı tarafla aralarındaki hizmet akdinin haklı feshedildiğine ilişkin ihtarname , tutanak sunulmaması nedeniyle haksız fesih iddiasının davacı yanca ispat edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, dosyanın incelenmesinde davalı vekili tarafından davacı tarafa borcu bulunmadığı yönünde itirazlarının mevcut olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 97.806,13 TL alacağının bulunduğu, davalı yanın dosyaya mübrez karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları üzerinde yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yanın formunda bildirilmiş olduğu, davacı alacaklı yanın takibe dayanak faturalarının davalı analiz raporları ile uyum olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla, davalının artık fatura konusu hizmeti almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, davalının tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatı veya alacağın istenebilir olmadığına dair bir yeterli delilin olmadığından, tespit edilen miktar yönüyle icra takibine itiraz ve savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş olmakla, davalı tarafın kabul edilen miktar yönüyle itirazında haksız bulunduğu, dava ve takip konusu alacağın fatura alacağı olduğu, likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla, kabul edilen miktar olan 97.806,13 TL asıl alacağın % 20 oranında 2.771,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile ; 1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile; ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 97.806,13 TL asıl alacak ile 2.771,40 Tl işlemiş faiz alacağı yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %44,25 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle aynı koşullar altında DEVAMINA,

2-Kabul edilen asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle 19.561,22-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 6.681,13 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.214,73TL ile icra dosyasına yatırılan 502,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.963,51 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafından yapılan 20.693,63-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 1.214,73 TL peşin harç ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.830,13-TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

8- Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda verilen verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/698, K. 2026/788, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-698-e-2026-788-k-b727b35bd7fd