İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/699 E. 2026/789 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/699
- Karar No
- 2026/789
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/699 Esas KARAR NO : 2026/789
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine 30.04.2025 tarihli ... sayılı fatura kapsamında doğan 242.720,14 TL bedelli kıdem, ihbar ve yıllık ücret izni yansıtma alacakları için ... İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe süresi içinde haksız ve dayanaktan yoksun şekilde itiraz etmesi nedeniyle takip dosyasının durduğunu, davaya konu alacağın taraflar arasındaki güvenlik ve danışma hizmeti sözleşmesi kapsamındaki hizmetin karşılığı olduğunu, hizmetin kesintisiz ve sözleşmeye uygun şekilde yerine getirildiğini, davalı şirketin bu hizmet karşılığında düzenlediği 28.05.2025 tarihli ve ... numaralı iade faturasının hukuken geçersiz olduğunu, ifası tamamlanmış bir hizmetin iadesinin mümkün olmadığını, bu işlemin borçtan kaçınma amacıyla yapıldığını, iade faturasının .... Noterliği 03.06.2025 ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle reddedildiğini, hizmet sözleşmesinin 01.03.2023 tarihinde başlatıldığını, davalı tarafından .... Noterliği’nin 22.04.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 30.04.2025 tarihinde sona ereceğinin bildirildiğini, fesih bildiriminin sözleşmenin 5.1 ve 5.3 maddelerindeki özel usul ve süre şartlarına uyulmadan yapıldığını, müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı davranışı bulunmadığını, feshin geçersizliğinin .... Noterliği 28.04.2025 ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya bildirildiğini, feshin haksız olması sebebiyle sözleşme süresinin sonuna kadar doğacak alacaklar ile personel tazminat giderlerinin davalıya yansıtıldığını, uyuşmazlık öncesinde Arabuluculuk Bürosu 2025/... sayılı dosya numarası ile yürütülen arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını belirterek borçlunun itirazının iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, alacağın işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini ve davalı şirketin malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının haksız olduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın alacağını ispat eder nitelikte hiçbir bilgi veya belge sunmadığını, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesi ekindeki evrakların müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturaların alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, taraflar arasında herhangi bir mal veya hizmet ilişkisi mevcut olmadığını, davacının hizmet ifasını yasal delillerle kanıtlaması gerektiğini, sunulan faturaların hizmet verilmeksizin tanzim edildiğini, faturalar üzerinde bulunan kaşe ve imzaların kime ait olduğunun belli olmadığını, davacının cari hesap alacağı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bir hesap mutabakatı bulunmadığını, davacının takip tarihinden önce müvekkil şirketi temerrüde düşürmediğini, bu nedenle faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, takibe konu alacağın likit olmadığını, bu sebeple icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının haksız kazanç elde etmek amacıyla kötü niyetli olarak dava açtığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine fatura alacağına ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş borçlusunun ... A.Ş olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 242.720,14-TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 07/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 04/06/2025 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen takibe, ödeme emrine, borca, takipte borca işlemiş ve işleyecek faize ve borcun tüm ferilerine en geniş manada itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 16/06/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Bilirkişi Doç. Dr. ...
tarafından düzenlenen 20/04/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; raporunda; Dava ve icra dosyaları, taraf iddiaları, kurum kayıtları, ticaret sicil belgeleri ve ticari defterler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, davalının ticari ilişki yoktur savunmasının devlete verilen form BA kayıtları, muavin dökümleri ve iletişim kayıtlarıyla kesin biçimde çürütüldüğünün tespit edildiğini, davacı şirketin e-defter beratları ve fiziki tasdikleri eksiksiz olan ticari defterlerinin sahibi lehine delil teşkil ettiğini, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin davalı tarafça ihbar süresine uyulmaksızın haksız olarak feshedildiğini, sözleşme hükmü gereği doğan personel maliyetlerinin davalıya yansıtılmasının uygun bulunduğunu, davacının 30.04.2025 tarihli yansıtma faturasına yasal süre içinde itiraz edilmediğini, 28 gün sonra kesilen iade faturasının içeriği bertaraf etmeye yetmediğini, alacağın sözleşmesel parametrelere ve basit bir matematiksel hesaba dayanmasından ötürü İİK anlamında likit olduğunu, icra takip tarihi itibarıyla davacı ... A.Ş. 'nin davalı ... A.Ş. 'den ticari hizmet sözleşmesine ve yansıtma faturasına dayalı olarak 242.720,14 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğunun anlaşıldığını, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın haksız ve dayanaksız olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 md. "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır.(Y.15. HD'nin 2016/944-3009 E-K s. ilamı). Tüm dosya kapsamı ve 13/04/2026 tarihili bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile davacı alacaklı tarafından iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz.Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Takip konusu faturanın 2025 yılı Nisan ayında sözleşmenin feshedilmesi neticesinde davacı tarafından sözleşme gereği personel tazminatlarını yansıtan ... numaralı 242.720,14 TL faturanın düzenlendiği, davalı tarafından faturaya TK.18/3 gereği itiraz edilmediği, davalı tarafından 28 gün düzenlenen iade faturaya davacı şirketçe ....Noterliğinin 03/06/2025 tarihli ihtarı ile itiraz edildiği, dolayısı ile davalı tarafından düzenlenen iade faturanın kesinleşmediği , davacı şirket tarafından düzenlenen fatura içeriğinin sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle personel tazminatına ilişkin olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde her ne kadar davacı ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığı yönünde itirazı bulunmakta ise de ; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sözleşmenin haksız fesih değerlendirmesine itirazı ile davacı tarafından temin edilen personelin iş disiplinini bozduğunu, hizmetin gereği gibi ifa edilmediği hususunun dikkate alınmadığını belirtmesi ile taraflar arasında personel temini ile bir hizmet akdinin bulunduğunun ve davacı tarafından davalı yana personel temin edildiğinin davalı tarafça kabul edilmiş olduğu, bu durumda davalı tarafın davacı personellerinin iş disiplinini bozduğunu, hizmetin gereği gibi ifa edilmediği hususlarına ilişkin teknik delil sunulmadığı dolayısı ile davacı tarafla aralarındaki hizmet akdinin haklı feshedildiğine ilişkin ihtarname , tutanak sunulmaması nedeniyle haksız fesih iddiasının davacı yanca ispat edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davacı tarafından tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Bu bağlamda, dosyanın incelenmesinde davalı vekili tarafından davacı tarafa borcu bulunmadığı yönünde itirazlarının mevcut olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 242.720,14 TL alacağının bulunduğu, davalı yanın dosyaya mübrez karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları üzerinde yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yanın formunda bildirilmiş olduğu, davacı alacaklı yanın takibe dayanak faturalarının davalı analiz raporları ile uyum olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla, davalının artık fatura konusu hizmeti almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve karşılaştırmalı alış-satış analiz raporları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, davalının tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatı veya alacağın istenebilir olmadığına dair bir yeterli delilin olmadığından, tespit edilen miktar yönüyle icra takibine itiraz ve savunmalarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş olmakla, davalı tarafın kabul edilen miktar yönüyle itirazında haksız bulunduğu, dava ve takip konusu alacağın fatura alacağı olduğu, likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla, kabul edilen miktar olan 242.720,14 TL asıl alacağın % 20 oranında 48.544,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile ; 1-Davanın KABULÜ ile; ... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 242.720,14-TL tutarında alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen DEVAMINA, 2-Asıl alacak miktarının %20 si oranında olan 48.544,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 16.580,21 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.931,46 TL ile icra dosyasına yatırılan 1.213,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.435,15 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 20.693,63-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 2.931,46 TL peşin harç ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.546,86-TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8- Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflardan birinin talebi üzerine taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır