İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/694 E. 2026/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/694
Karar No
2026/768
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/694 Esas KARAR NO : 2026/768

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., Çanakkale bölgesinde faaliyet gösteren bir otel işletmecisi olduğunu, otelin davalıya ait ... platformu üzerinden rezervasyon kabul ettiğini, ödemelerin davalıya yapıldığını ve sonrasında fatura karşılığında müvekkile aktarılması gerektiğini, davalının tahsil ettiği ödemeleri müvekkile ödemediğini, bu sebeple davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ettiğini, taraflar arasında yürütülen arabuluculuk sürecinde Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/... başvuru numaralı ve 2025/... dosya numaralı dosyada anlaşma sağlanamadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, alacağın likit nitelikte olduğunu, Davalının .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, asıl alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek tüm iddiaları reddettiklerini, müvekkili şirketin www. .... com alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin işletmekte olduğu ... ... isimli otelin odalarının bu site üzerinden satışı için müvekkili şirket ile sözleşme akdettiğini, taraflar arasında komisyon şartlarının belirlendiğini, faturanın tebliğ edilmiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini kanıtlamadığını, Yargıtay içtihatları gereği faturaya itiraz edilmemesinin sadece fiyat ve adet yönünden kabul anlamına geldiğini, hizmetin verildiğinin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve davacının bu hususta hiçbir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan komisyon ve fatura alacakları bulunduğunu, bu alacaklar yönünden takas ve mahsup taleplerinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin alacaklarının ticari defterlerin incelenmesiyle sabit olacağını, mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını, haksız davanın esastan reddini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini ve davacının başlattığı icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan 20.03.2023 tarihli sözleşme kapsamında meydana gelen ticari ilişki kapsamında davacının .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı takip dosyasına konu edilen alacağının bulunup bulunmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında toplandığına ilişkindir Davacı ve davalı tarafça , verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmuş olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı icra takip dosyasına yönelik olarak yapılan incelemede; davacı vekilince, davalı aleyhinde takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin 13/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresi içerisinde, 08/09/2025 tarihli dilekçe ile takibe, ödeme emrine, fahiş faiz orânı ve işlemiş faize, takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, icra memurluğunca takibin durdurulmasın yönelik karar verildiği görüldü. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 md. "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. icari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. 15. HD. 2016/2310 E. 2017/2537 K. sayılı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/07/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava ve icra takip dosyası ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalının ve davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz bulunduğunu ve e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğunu, bu defterlerin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğunu, davacının muavin defterlerine göre 12.06.2025 takip tarihi itibarıyla 49.147,65 TL alacaklı göründüğünü, davalının ticari defterlerine göre ise 12.06.2025 takip tarihi itibarıyla 42.905,09TL tutarında borçlu göründüğünü, takibe konu tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu ve davalı aleyhine borç doğurduğunu, davacının takipte davalının ticari defterlerindeki 30.04.2025 tarihli 39.071,16TL tutarındaki alacağı talep ettiğini ve davalının defterlerine dayandığını, davalının ticari defter kayıtlarının davacının alacak iddiasını doğruladığını, alacak iddiasının benimsenmesi durumunda Merkez Bankası verilerine göre 12.06.2025 takip tarihi itibarıyla yasal faiz oranının yüzde 24 olduğunu ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yüzde 24 oranında değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceğini belirttiğini, meselenin hukuki tavsifinin mahkemenin takdirine arz edildiğini bildirdiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyası,06/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve her iki tarafın ticari defterlerine dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, davacının ticari defterlerinde 12/06/2025 tarihi itibariyle 49.147,65 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre 12/06/2025 tarihi itibariyle 42.905,09 TL davacıya borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının takibe dayanak ettiği tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu tespit edildiği, davacı taraf ve davalı tarafın ticari defterlerine de delil olarak dayandığına göre, davalının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi aleyhine de kesin delil teşkil edeceği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davalı defterlerinde davacının takip ve davada dayandığı faturaların kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirketin davacıdan komisyon ve fatura alacakları bulunduğunu, bu alacaklar yönünden takas ve mahsup taleplerinin mevcut olduğu belirtilerek takas mahsup talebinde bulunmuş ise de ; davalı tarafından mahsup hakkına ilişkin savunmalarını somut teknik veriler ve denetlenebilir delillerle ispatlayamadığı, komisyon alacağına ilişkin delillerin dosyaya sunulamadığı, davalının davacıdan olan başka bir alacağının bulunduğunun ispatlanamadığı, bu sebeple davacının taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ve faturaya konu alacaklarının bulunduğunu ispatladığı, bu sebeple davalının faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispatlama külfeti altında olduğu, ancak dosyadaki bu yönde herhangi bir savunma veya delil bulunmadığı, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit/belirlenebilir olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği anlaşıldığından davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile 1-Davacı tarafından açılan davanın Kısmen KABULÜ İle; .... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı dosyasında 39.071,16 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin asıl alacak yönünden takip talebindeki aynı şartlar altında devamına, fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında 7.814,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.668,95-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 769,71-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.899,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 39.071,16 -TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, 769,71-TL peşin/nisbi harcı, olmak üzere toplam 1.385,11 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 7-Davacı tarafça yapılan 7.105,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 6.159,16- TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yapılan bir yargılama masrafın bulunmadığından bu hususta ara karar tesisine yer olmamasına, 9-Devletçe karşılanan 4.600,00 TL nin arabuluculuk ücretinin 3.987,63 TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 612,37 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 10- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın talep halinde, taraflara tebliğinden tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde Mahkememize ve bulunulan yer Asliye Ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.23/09/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/694, K. 2026/768, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-694-e-2026-768-k-016d56afbfe0