İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/594 E. 2026/608 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/594
Karar No
2026/608
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/594 Esas KARAR NO : 2026/608

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/07/2026 KARAR TARİHİ : 10/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/03/2024 tarihinde müvekkil şirket nezdinde kasko sigortalı ... plakalı aracın, davalı şirkete ait ... plakalı kamyonetten düşen tuğlalar nedeniyle hasarlandığını, kazada ... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkil şirketin sigortalısına 177.207,31-TL hasar tazminatı ödediğini, halefiyet ilkesi gereği ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla Borçlu Aleyhine .... İcra Müdürlüğü - 2026/... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın likit olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ayrıca borçlunun mal kaçırma ihtimaline binaen teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve hasar onarım tazminatının rücusuna ilişkin olarak başlatılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafın da tacir olması VE ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlıklı 1481. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalısının yerine geçer. Bu bir kanuni halefiyettir. Sigortalının, gerçekleşen zararın tazmininden sorumlu olanlara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur. 22/03/1944 tarih 37/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, bu noktada ilişkinin "Halefiyet" ilişkisi olduğu ve sigortacının, açacağı davanın, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğu açıklanmıştır. Kasko sigortacısı davacı tarafından halefiyete dayanılarak açılan eldeki davanın, açıklandığı üzere sigorta poliçesinden doğmadığı, zira halefiyete dayalı olarak açılması nedeniyle işbu davanın, dava dışı sigortalı şahsın, davalı şahsa ve şirkete haksız fiilden kaynaklı olarak açtığı dava gibi değerlendirilmesi gerektiği, bu halde dava dışı araç sürücüsü ... ile davalı arasında bir sigorta ilişkisinin bulunmadığı ve bu sebeple davanın TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, yine davacının sigortalısının gerçek kişi ve ... plakalı davacı aracının kullanım amacının ticari değil hususi olduğu, BAM 45. H.D nin 2021/702 esas ve 2021/716 karar nolu ilamında ''.. O halde ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen bilgiler ve açıklamalar doğrultusunda gerekli araştırmalar yapılıp, davacının dava tarihi itibariyle tacir sıfatını haiz olup olmadığının tespiti yapıldıktan sonra..'' denilmek suretiyle tarafların dava tarihinde tacir olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda mahkememizce, dava dışı sigortalı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu İstanbul Defterdarlığına yazılan müzekkere cevabında görüleceği üzere dava dışı sigortalının mükellefiyet kaydı bulunmadığı, kendine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi faaliyet kodundan mükellef olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı, böylece dava dışı sigortalının dava tarihi itibari ile tacir olmadığı, yine uyuşmazlığın aracın hasar bedeline dayandığı ve ticari işletme ile ilgili bir husustan da doğmaması nedeniyle nispi ticari dava sayılamayacağı, bu nedenlerle Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli Mahkemenin, dava konusu talebin niteliği itibariyle haksız fiile dayanmakla Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Emsal Karar İstanbul BAM 8. H.D. 2021/264 esas ve 2024/506 karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 37. H.D. 2023/2419 esas, 2024/605 karar sayılı ilamı ) HÜKÜM : Yukarıda yazılı gerekçe ile; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine, 2-HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/08/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/594, K. 2026/608, T. 10.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-594-e-2026-608-k-8dbd01218e43