İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/556 E. 2026/623 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/556
Karar No
2026/623
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/556 Esas - 2026/623 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/556 KARAR NO : 2026/623

....

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 07/07/2026 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerince kurulmuş olan, ....İşinin yüklenicisi olduğunu, söz konusu proje kapsamında müvekkili ortaklığın, elektrik ve mekanik işlemler için davacı firma ile iletişime geçtiğini, tarafların fiyatlar üzerinde anlaşamadıklarından aralarında yazılı herhangi bir sözleşme tanzim edilmediğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye dayalı hukuki ilişkinin bulunmadığı hususunun, davalı tarafça da bilindiğini, taraflar arasında Ekim 2025 tarihinde müzakereler başlamışsa da sözlü mutabakatin tam anlamıyla sağlanamadığını ancak, davalı ile daha önce de iş yapıldığından, tarafına olan güven neticesinde davalının yürüteceği işler için kendisine 14.10.2025 tarihinde 1.500.000,00-TL tutarında avans ödemesi yapıldığını, müvekkili ortaklık tarafından yapılan 1.500.000,00 TL tutarındaki avans ödemesinin banka kayıtları ve resmi cari hesap kayıtları ile sabit olduğunu, bu hususta herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, buna karşılık davalının, anılan ödemenin tamamını hak edecek ölçüde ifada bulunduğunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, yapılan avans ödemesini müteakip davalı tarafından birtakım mal ve hizmetlerin sahaya teslim ve ifa edilmiş olup hemen akabinde, 07.11.2025 tarihinde tarafların sahadaki yetkililerince tanzim edilerek imza altına alınan "Mevcut Malzeme Tespit Tutanağı ile, davalı tarafça sahaya hangi kalemlerin hangi miktarlarda teslim edildiğinin kayıt altına alındığını, ilgili tutanak ile kayıt altına alınan malzemelerin teslimini müteakip, davalı tarafça hatalı ve fahiş bedellerle, üst üste faturalar düzenlendiğini, işbu faturaların on dört tanesinin tarafların karşılıklı anlaşması ile sistem üzerinden iptal edildiğini, davalının söz konusu faturaların iptaline muvafakat etmiş olmasının, düzenlenen faturaların hukuki dayanağının bulunmadığını ve fatura içeriklerinin taraflar arasındaki gerçek ticari ilişkiyi yansıtmadığını bizzat kabul ettiğini gösterdiğini, buna rağmen davalı tarafça .... sayılı dosyasında haksız icra takibi başlatıldığını, taraflarınca icra takibine itiraz edildiğini ve gelinen aşamada davalı yanca, ..... sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Usul ekonomisi gereğince davalı yana tebligat çıkarılmamıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hali hazırda değerlendirilmemiştir. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 5. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6. .... E, sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının .... Ortaklığı" adı altında yürüttükleri .... projesi kapsamında tarafların karşılıklı mutabakatına dayanarak toplam yaklaşık 6.840.000 TL tutarında mal ve hizmet teslimi/sözleşmesi gerçekleştirildiğini ve 12.11.2025 tarihli 3.840.008,92 TL ve 3.000.000,01 TL olmak üzere E-Faturalar düzenlendiğini, eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğundan bahisle itirazın iptali istemi ile işbu davanın açıldığı, davanın 06.06.2026 tarihinde açıldığı ve halen derdest olduğu görülmüştür. 7. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” 8. Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir (.... 9. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar (... 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. 10. Öte yandan HMK’nin 166. maddelerinde aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. 11. Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur (...). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder. 12. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "bağlantı" kavramı açıklanmış olup; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır" denilmiştir. 13. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mahkememizde yargılaması yürütülen dava ile ... sayılı dosyasındaki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu, her iki davanın temelini de ... arasında kurulan .... İşinin oluşturduğu, davalar arasında mutlak bir hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, her iki dosyada da aynı vakıalara yönelik tahkikat yürütülmesi gerektiği, bu anlamda yukarıda zikredilen HMK hükmü nazara alındığında her iki dava arasında sıkı bir bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi bakımından delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, tarafların hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasının HMK m. 166/2 hükmü uyarınca ... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Yargılamanın .... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 4-Harç, masraf, ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda esas hükümle birlikte İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/07/2026

....

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/556, K. 2026/623, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-556-e-2026-623-k-df95e5777d01