İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/519 E. 2026/895 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/519
- Karar No
- 2026/895
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/519 Esas KARAR NO : 2026/895
DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) DAVA TARİHİ : 22/06/2026 KARAR TARİHİ : 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 22/06/2026 tarihli dava dilekçesinde; Davalı yönetim kurulu üyesi ...'ın, şirket mali verilerini, ticari defterlerini ve banka hesap hareketlerini müvekkillerinden sistematik olarak kaçırmakta olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) m. 437 uyarınca vazgeçilemez ve devredilemez nitelikte olan "Pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkının fiilen engellendiğini Şirket malvarlığının durumu, yapılan harcamalar ve yönetim işlemleri müvekkillerinden gizlendiğini, şirketin zarara uğratıldığına dair ciddi tereddüt ve haklı şüpheler uyandırdığını, davalı yönetim kurulu üyesinin, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak 2024 ve 2025 yılı Olağan Genel Kurul toplantılarını yasal süreleri içerisinde gerçekleştirmediğini, müvekkili tarafından sözlü ve yazılı olarak yapılan tüm uyarılara ve Genel Kurulu toplama çağrılarına davalı tarafından sessiz kalındığını, şirketin organları işlevsiz hale getirilerek süreç sürüncemede bırakıldığını, kanunun emredici hükümlerine göre Şirketin Yönetim Kurulu, Genel Kurul'un çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren iç yönerge hazırlamakla yükümlü olduğunu, davalı yönetim kurulu üyesi ..., TTK ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'ten doğan bu yasal yükümlülüğünü bugüne kadar İfa etmemiş olduğunu, Şirket sermayesinin %75’ini oluşturan müvekkilleri adına, davalıya ... 27. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş olduğunu, davalı Yönetim Kurulu üyesinin Genel Kurul'u toplamaktan kaçınması ve sistematik olarak mali verileri gizlemesi ve öte yandan şirketi tek başına kontrolü altında tutması şirket malvarlığı üzerinde geri dönülemez tasarruflarda bulunabileceği riskini doğurmakta olduğunu, davalı Yönetim Kurulu üyesinin, Şirket mülklerini veya haklarını azaltıcı olağandışı işlemler yapması, Şirket banka hesaplarından şahsi veya olağan faaliyet dışı para transferleri gerçekleştirmesi, üçüncü kişiler lehine şirketi borçlandırıcı teminat, kefalet veya kıymetli evrak tanzim etmesi ihtimalinin yüksek olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, Şirket malvarlığını azaltıcı olağandışı tasarruf işlemleri yapılmaması, şirketin mutad faaliyeti dışında kalan her türlü ödeme, yatırım ve harcama yapılmaması, yeni sözleşme akdedilmemesi ile mevcut sözleşmelerin feshedilmemesi, üçüncü kişiler lehine teminat, kefalet veya şirketi borçlandırıcı herhangi bir işlem tesis edilmemesi, şirkete ait taşınmaz, araç veya diğer varlıklar üzerinde satış, devir, rehin, ipotek ya da sair tasarruf işlemi yapılmaması, şirket kayıtları üzerinde geriye dönük değişiklik yapılmaması, muhasebe kayıtları, e-defterler ve ticari defterlerin eksiksiz muhafaza edilmesi, delil niteliği taşıyan her türlü kaydın silinmemesi ve değiştirilmemesi yönünde davalı şirket yönetimi üzerine ihtiyatı tedbir konulmasına, şirkete bu yönde ihtarat yapılmasına ve işbu hususun atanacak kayyım aracılığıyla ayrıca denetlenmesine karar verilmesine, davanın kabulüne, şirketin Olağanüstü Genel Kurul'a ivedilikle çağrılmasına izin verilmesine, TTK'nın 412. maddesi gereğince mahkemece belirlenecek tarafsız üçüncü bir kişinin kayyım olarak atanmasına ve atanacak kayyımın gündem maddeleri doğrultusunda, ana sözleşmedeki çağrı usulleri ile TTK'nın 414. maddesi gözetilerek Ticaret Siciline tescil ve ilan ettirmek için gerekli tüm işlemleri yapmak üzere yetkilendirilmesine, olağanüstü genel kurul süreci tamamlandıktan sonra kayyımın görevinin sona ermesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edilmiş olup, davalılar vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine açılmış olan olağanüstü genel kurul yapılması ve kayyım atanması talepli dava, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacıların, pay sahibi olarak bilgi alma haklarının engellendiğini iddia etmiş ise de, bu iddia tamamıyla gerçek dışı olduğunu, müvekkili ... şirketin yetkilisi olduğunu, bütün mali kayıtları ortakların denetimine açık durumda bulundurduğunu, davacıların, huzurdaki davaya mesnet oluşturmak amacıyla ... 27. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermiş ise de, ihtarnameye cevaben ... 40. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, tüm hususlar müvekkilleri tarafından açık şekilde dile getirilmiş olduğunu, davacıların kendi rızaları ile müvekkilini yönetici yapmış olduklarını, müvekkilinin, işletmenin tüm işleri ile tek başına ilgilenmiş olduğunu, davacıların hiçbir şekilde müvekkiline yardımcı olmadıklarını, hukuki mesnetten yoksun ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız, mesnetsiz ve yasal şartları oluşmamış davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 16/10/2026 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının 06/10/2026 tarihinde yapıldığını, davanın konusuz kaldığını davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davadan feragat ettiğini bildirerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili tarafından sunulan 16/10/2026 tarihli dilekçesi ile tarafların anlaştığını, bu anlaşma gereği davacının davadan feragat edeceğini, feragat halinde davalı taraf olarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir. Davadan feragat HMK. nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde, davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Feragat nedeniyle davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesince hesaplanan 732-TL maktu karar harcının başlangıçta yatırılmış olduğundan bu konuda karar oluşturulmasına yer olmadığına, 3-Taraf vekillerince vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmediğinden bu konuda bir karar oluşturulmasına yer olmadığına, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğden itibaren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/10/2026
Başkan e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Katip e-imzalıdır.