İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/507 E. 2026/676 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/507
- Karar No
- 2026/676
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/507 Esas KARAR NO : 2026/676
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 08/06/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı kooperatif üyesi ...'a ait ortaklık paylarının %25'ini 07.10.2025 tarihinde noter huzurunda düzenlenen pay devir sözleşmesi ile devraldığını, söz konusu pay devri aynı tarihte noter ihtarnamesi ile davalı kooperatife usulüne uygun şekilde bildirildiğini, Kooperatif ana sözleşmesinin II.maddesi uyarınca ortaklığa kabul veya ret konusunda yetkili organ Yönetim Kurulu olduğunu, kararın süresi içerisinde verilmesi ve yazılı olarak bildirilmesi zorunlu olduğunu, kanuni süre içerisinde tarafıma herhangi bir ret karan tebliğ edilmediğini, üyelik işlemi çeşitli gerekçelerle sürüncemede bırakıldığını, %25 oranındaki pay devriminin tescil edilmemesi üzerine, 03.02.2026 tarihinde devreden ortağa ait kalan payların tamamını da noter huzurunda devraldığını, devreden ortak ... tarafından gönderilen noter İhtan ile tüm ortaklık haklarını devrettiği ve kooperatif ile ilişiğinin kalmadığı açıkça bildirildiğini, ana sözleşmenin 17. maddesi gereğince pay devri halinde devralanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda ortaklığa kabulünden kaçınılamayacağını, davalı kooperatif tarafından süresi içerisinde Yönetim Kurulu karan tesis edilmediğini, dava konusu 18.03.2026 tarihli Genel Kurul toplantısının 11. gündem maddesinde ...'ın üyeliğinin onaylanması hususu oylamaya sunulduğunu üyeliğimin reddine karar verildiğini, oysa Kooperatif ana sözleşmesinin 11. maddesi uyannea ortaklığa kabul veya ret konusunda yetkili organ Yönelim Kurulu olduğunu, kararın 15 gün içerisinde verilmesi ve yazılı şekilde bildirilmesi zorunlu olduğunu, ana sözleşmenin 17.maddesi gereğince ise pay devri halinde devralanın 10. maddede belirtilen ortaklık şartlarını taşıması durumunda ortaklığa kabulünden kaçınılamayacağını, davalı kooperatif süresi içerisinde herhangi bir Yönetim Kurulu kararı tesis etmemiş, üyelik durumumu karara bağlamadığını, dava açıldıktan sonra 18.03.2026 tarihli Genel Kurul işlemleri üzerinden hukuki durum yaratmaya çalıştığını, yetkisiz organ tarafından alınan dava konusu karar hukuka aykın olup mutlak butlanla hükümsüz olduğunu, dava konusu Genel Kurul toplantısında üyeliğimin reddine karar verildiği ileri sürülmesine rağmen, aynı tarihli kooperatif yazışmalarında üyelik durumumun Yönetim Kurulu tarafından değerlendirileceği tarafıma bildirildiğini, aynı gün hem üyeliğin reddedildiğinin ileri sürülmesi hem de Yönetim Kurulu değerlendirmesinden bahsedilmesi açık çelişki oluşturduğunu, Genel Kurul tutanağında eski ortak ...'a gönderilen davetiyenin tebliğ edilemediği belirtilmiş ise de, davetiye kendisine ulaşmış ve kendisi tarafından ortaklık haklannı devrettiği, kooperatif ile ilişiğinin kalmadığı ve toplantıya katılmasının mümkün olmadığı yazılı olarak bildirildiğini, ...'ın plaka devri yaptığı gerekçesiyle üyeliğinin sona erdirildiği vc aidatlarının iade edildiği davalı kooperatif kayıtlan ile sabit olduğunu, buna karşılık devralan sıfatıyla ortaklık hakkı talep eden şahsımın üyeliği olarak sunduğu Genel Kurul kararıyla reddedildiğini, bu durum davalı kooperatifin kendi işlemleriyle çeliştiğini gösterdiğini, Genel Kurul tutanağında ortaklar listesinde kayıtlı 21 ortaktan 10 ortağın asaleten ve 4 ortağın vekaleten katıldığı belirtilmesine rağmen toplam 18 ortağın hazır bulunduğu yazıldığını, tutanak içeriğinde katılım ve oylamaya ilişkin çelişkiler bulunduğunu, yetkisiz organ tarafından alınan dava konusu Genel Kurul kararının mutlak butlanla hükümsüz olduğunun tespiti, aksi kanaatte olunması halinde iptali gerektiğini, davalı kooperatif tarafından üyelik durumum hakkında süresi içerisinde herhangi bir Yönetim Kurulu karan tesis edilmemesi üzerine, üyeliğimin tespiti istemiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasında dava açılmıştır. İşbu dava ile eldeki Genel Kurul Karannın İptali davası aynı üyelik ilişkisinden kaynaklandığını, bir davada verilecek karar diğer davanın sonucunu doğrudan etkileyecek nitelikte olduğunu, bu nedenle usul ekonomisi, çelişkili kararların önlenmesini, uyuşmazlığın birlikte değerlendirilmesi amacıyla dosyalann birleştirilmesi gerektiğini, davalı kooperatifin 18.03.2026 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan üyeliğimin reddine ilişkin kararın mutlak butlanla hükümsüz olduğunun tespitini, aksi kanaatte olunması halinde iptalini, davanın ....Asliye Ticaret Mahkcmesi'nin 2026/... Esas sayılı üyeliğin tespiti davası ile aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: 163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesine göre, iptal davası açma hakkı sadece kooperatif ortaklarına tanındığını, davacı ise kooperatif ortağı olmadığını, dolayısıyla davacının aktif husumeti olmadığından bu nitelikte bir davayı açma hakkı olmadığını, bir davada aktif husumet yokluğu, açılan bir davanın o hakkın gerçek sahibi olmayan kişi tarafından açılması durumu olduğunu, açılan davada davacı taraf ve dava ehliyeti olsa dahi, bu kişinin gerçekten davacı sıfatının olmadığı durumlarda dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemeyeceğini, dava sıfat yokluğundan/husumetten reddedileceğini, bu eksiklik davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemece tarafından da re'sen dikkate alındığını, iptal davası açma hakkı sadece kooperatif ortaklarına tanındığını, pay sahibi olmayan kişiler genel kurul kararlarının iptalini isteyeceğini, dava açabilmek için ilgili kişinin genel kurula katılmış olması, hukuki yararının bulunması, alınan kararlara muhalefet etmesi, bu muhalefetini genel kurul toplantı tutanağına geçirtmesi ve en önemlisi ortaklık sıfatının devam etmesi şart olduğunu, davacı ise kooperatif ortağı olmadığını, dolayısıyla davacının aktif husumeti yoktur ve bu nitelikteki dava açma hakkı da olmadığını, davacının ortak olduğunun kabulü manasına gelmemek kaydıyla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesi gereğince öngörülen 1 aylık hak düşürücü süre geçirildiğini, dava süresinde açılmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının kooperatifin ortağı olduğunun kabulü manasına gelmemek kaydı ve şartıyla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53.maddesi uyarınca iptal davası, genel kurul toplantısını izleyen günden itibaren bir ay içinde açılmasının gerektiğini, davacının genel kurulda bulunmaması, bu hak düşürücü sürenin başlamasına engel olmadığını, kooperatif genel kurulu toplantısı 18/03/2026 tarihinde yapıldığını, davacı ise davasını 08/06/2026 tarihinde açtığını, dava açılması için 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi gereğince öngörülen 1 aylık hak düşürücü süre geçirildiğini, dava süresinde açılmadığından davanıereğince öngörülen 1 aylık hak düşürücü süre geçirildiğini, dava süresinde açılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, toplantı çağrısı ve sair işlemler usulüne uygun yapıldığını, davacının taleplerinin tamamı şahsi hakkına ilişkin olduğunu, şahsi hak taleplerinin kooperatif genel kurulunun butlanı ve iptali ile ilgisi olmadığını, dava açan kişinin ortak olması halinde, ortakların kişisel haklarını zedeleyen, ana sözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırı genel kurul kararlarının ise ancak iptali isteyebileceğini, mahkeme tarafından iptal edilinceye kadar geçerli olduğunu, kararın alındığı tarihten itibaren bir ay içinde iptal davası açılması gerektiğini, aksi halde karar kesinleştiğini, artık iptal sebebi ileri sürülemeyeceğini, davacı benzer taleplerini ... Asliyet Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyasında da ileri sürdüğünü, HMK madde 114/1-I gereği derdestlik itirazıyla mevcut davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, bu kapsamda aynı veya aynı konu manasına gelecek benzer konuda, aynı taraflar arasında, daha önce bir dava açıldığını, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün olmadığını, aynı konuda iki dava açılmasında davacının herhangi bir menfaatinin bulunmadığını, ayrı ayrı görülen davalar mahkemelerin iş yükünü artıracağının açık olduğunu, HMK madde 114/1-ı hükmü derdestlik dava şartı olduğunu, tarafları, dava sebebi/vakıaları ve dava konusu aynı veya çok benzer olan bir dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus re’sen veya talep üzerine dikkate alınacağını, ikinci dava, dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin reddedileceğini, davacı ... dilekçesinde de belirttiği üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas Sayılı dosyasında kooperatif üyeliğinin tespiti davası açtığını, davacı her iki davayı farklı davalar adıyla olarak açmış olsa da her iki dava dilekçesinde de aynı taleplerini sıraladıklarını, daha önce açılmış ve devam eden bir davadaki benzer veya aynı talepler yeni bir davada tekrar ileri sürülürse, mahkeme bunu resen gözeterek ikinci davayı reddetmesi yasal düzenleme gereği olduğunu, davalı koopertifin 18.03.2026 tarihli olağan genel kurul toplantısı için yasaya ve usule uygun çağrılar yapılmış, yasanın aradığı ortakların 1/4 nisabının üzerinde katılımla toplandığını, ... ...fi'nin 2025 hesap yılı olağan genel kurul toplantısına ait ait çağrı 01.03.2026 tarihinde 18 ortağa elden imza karşılığı ile tebliğ edildiğini, genel Kurul çağrısı Türkiye Sicil Gazetesi’nde ilanen tebliğ edildiğini, 18.03.2026 tarihli toplantı Ticaret Bakanlığı Temsilcisi Damla Küçük'ün gözetiminde toplanıldığını, davacının iptalini talep ettiği 18.03.2026 tarihli olağan genel kurul toplantısı Kooperatifler Kanunu'na ve ana sözleşmeye tam uyumlu şekilde, hazirun cetveline uygun çoğunlukla ve usulüne uygun gündem maddeleri çerçevesinde yapıldığını, ortaklara usulüne uygun yapılan bildirimle toplantı nisabı sağlandığını, usulsüzlük iddiaları tamamen soyut ve mesnetsiz olduğunu, alınan kararlar genel teamüllere, hukuka ve kooperatifin menfaatlerine aykırı olmadığını, davacı 18.03.2026 tarihli Kooperatif Genel Kurulunun mutlak butlanla hükümsüz olduğunu iddia etmişse de, dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların tamamı kendi şahsi hak iddiasına ilişkindir. mutlak butlan iddiasında aranan kanunun emredici hükümlerine, kesin hükme, ahlaka veya kamu düzenine aykırılık, yetkisiz kişilerle alınmış kararlar gibi bir durum olmadığını, bu nedenle davacının butlan iddiası da dayanaksız olduğunu, davacı 18.03.2026 tarihli kooperatif genel kurulunun mutlak butlanla hükümsüz olduğunu iddia etmişse de, dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların tamamı kendi şahsi hak iddiasına ilişkin olduğunu, mutlak butlan iddiasında aranan kanunun emredici hükümlerine, kesin hükme, ahlaka veya kamu düzenine aykırılık, yetkisiz kişilerle alınmış kararlar gibi bir durum mevcut genel kurulda olmadığını, bu nedenle davacının butlan iddiasının da yersiz olduğunu, alınan karar hukuka tamamen aykırıysa kararın içeriğinin kanunun emredici hükümlerine, kesin hükme, ahlaka veya kamu düzenine aykırı olması gibi durumlarda karar mutlak butlanla hükümsüz olabileceğini, 8.03.2026 tarihli kooperatif genel kurulu ve alına kararlar kooperatif ana sözleşmesine, kanuna ve kamu düzenine aykırı olmadığı bu nedenle ne iptal davasının ne de butlan iddiasının ileri sürülemeyeceği açık olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ortaklık sıfatının kazanılması ve kaybedilmesini düzenleyen maddelerine göre yönetim kurulu, ortak olmak için müracat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorunda olduklarını, Kooperatif Yönetim Kurulunun ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırma zorunluluğu yasanın amir hükmü olduğunu, müvekkili ... ...fi 18/03/2026 tarihinde olağan genel kurul toplantısında üyelik talebinde bulunan davacı ...'ın üyeliği davalı kooperatif üyelerince oylandığını, yapılan oylamada davacının üyelik talebi oybirliği ile reddedildiğini, kooperatiflerin yeni ortak kabulü konusunda takdir yetkisi bulunmakta olduğunu, üyelik başvurusunda bulunan kişileri üyeliğe kabul etme zorunluluğu olmadığını, davacı ... dilekçesinde de belirttiği üzere daha önce ... Asliyet Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas Sayılı dosyasında kooperatif üyeliğinin tespiti davası açtığını, aynı talepleri iş bu davada da ileri sürdüğünü, davacının davalı kooperatife üyelik talebine ilişkin müvekkili ... ...fi'nin 18.03.2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında üyelik talebinde bulunan davacı ...'ın üyeliği davalı kooperatif üylerince oylandığını, tutanağın 11. maddesine göre davacının üyelik talebi oybirliği ile reddedildiğini, Kooperatif Yönetim Kurulunun ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırma zorunluluğu yasanın amir hükmü olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre de, kooperatifin yeni ortak kabulü konusunda takdir yetkisi bulunmadığını, her üyelik başvurusunda bulunan kişileri üyeliğe kabul etme zorunluluğu olmadığını, yasal düzenlemelerin varlığı ile birlikte, mevcut olayda yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğu 18/03/2026 tarihli genel kurul toplantısında hazır olan tüm üyelerin oybirliği ile davacı ...'ın üyelik talebi reddolunduğunu, kooperatiflerde en yüksek karar organı genel kurul olup, yönetim kuruluna bırakılmamış her türlü yetkiyi genel kurul kullanabileceğini, davacı ... ve kardeşi, internet ilan platformunda kooperatif hakkında gerçeğe aykırı isnatlar kullanarak kooperatifin ticari itibarını zedelendiğini, davacı ...'ın sahibi olduğu ... isimli teknesiyle, kooperatif üyesi olmamasına rağmen fiili durum oluşturarak müvekkili iskelesini kullandığını, ... isimli tekne için ... ve kardeşi ... internet ilan platformu olan sahibinden.com ilan sitesinde vermiş oldukları 09/10/2025 tarihli satış ilanının açıklama kısmında ilan başlığı kulanarak sanki kooperatif hiçbir denetime, incelemeye tabii olmaksızın, hiçbir vergi, kira v.s. ödemeksizin yasal hiç bir yükümlülüğe uymaksızın kayıt dışı para kazanıyormuş iddiası ve imasında bulunduklarını, sektöründe tanınan, bilinen, uzun yıllardır faaliyette bulunan, ilgili tüm kurum ve kuruluşların denetim ve gözetiminde faaaliyetlerini sürdüren, her türlü kira, vergi, resim, harç v.s. tüm yasal yükümlülüklerini yerine getiren müvekkili kooperatif hakkındaki bu asılsız iddia, müvekkilinin ticari itibarına yönelik haksız bir saldırı niteliğinde olduğunu, her ne kadar ilanda hesap sahibi ... D. gözükmekte ise de, davacının mevcut davadaki dilekçesinde de belirttiği üzere tekne ve tüm bilgiler davacı ve kardeşine ait olduğunu, ticari itibar, bir işletmenin sektördeki güvenilirlik ve saygınlık düzeyini ifade ettiğini, bu itibar, müşteriler ve iş ortakları tarafından nasıl algılandığını belirlediklerini, ticari itibar, sadece müşteriler için değil, aynı zamanda işletmenin büyüme potansiyeli ve uzun vadeli başarıları için de önemli olduğunu, itibarın zedelenmesiyle, işletmenin müşteri kaybına, iş ortaklarıyla ilişkileri bozulmasına ve tüm bunların sonucu olarak maddi zarara uğramasına neden olduklarını, ticari itibarı korumak ve zarar görmesi durumunda hukuki yollarla savunmak işletmelerin sürdürülebilirliği açısından zorunlu olduğunu, davacının eylemleri kooperatifin genel çalışma düzenini bozduklarını, süresinde açılmayan davanın reddini, davacının aktif husumeti olmadığından husumet yokluğundan davanın reddini, derdestlik itirazıyla dava şartı yokluğundan davanın reddini, cevap dilekçemizin kabulü ile haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı kooperatifin 18/03/2026 tarihli üyeliğin reddine ilişkin genel kurul kararının, iptal koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarına ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde ....Asliye Ticaret Mahkcmesi'nin 2026/... Esas sayılı menfi tespit davası ile birleştirilmesini talep etmiştir. ....Asliye Ticaret Mahkcmesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş, yapılan incelemesinde: Davacısı ..., davalısının ... ... olduğu, davanın davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu görülmüştür. HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Aynı maddenin 4.fıkrasına göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyası ile mahkememize iş bu dava dosyasının usul ekonomisi açısından birlikte görülmesinin gerektiği, mahkememiz dosyası ile her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın ....Asliye Ticaret Mahkcmesi'nin 2026/... Esas sayılı üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememiz dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamaya birleştirilen dosya üzerinden devam edilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada karara bağlanmasına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır