İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/465 E. 2026/675 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/465
Karar No
2026/675
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/465 Esas KARAR NO : 2026/675

DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali DAVA TARİHİ : 21/05/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili ... vefat eden eşi ...'in mirasçısı olarak ... Yapı Kooperatifi üyelik hakkını devir alarak, 03.04.2018 Tarihinde üyeliği gerçekleştiğini, müvekkilinin üyelik hakkının kazanması ile üye sayısının 9 kişi olması gerçeğine rağmen, arazileri karşılığında 8 adet villa yapılması için ... Grup Yapı Taahhüt İnşaat Malz.San.ve Tic.Ltd.Şti ile anlaşma yaptıklarını, 8 Adet villa yaptırılırken 9.üye olan müvekkili ...'i yok saydıklarını, müvekkilinin üyelik hakkı bulunmasına rağmen kendi aralarında kura çekip usulsüz bir şekilde tahsisat yaparak paylaştıklarını, arsa payı karşılığı villaların tüm ortaklara verilip davacıya verilmemesini, davalı kooperatif, proje kapsamında tüm ortaklara arsa payları karşılığında villa tahsisi yaptığını, ancak yalnızca davacıya villa tahsis edilmediğini, davacı ile diğer ortaklar arasında ortaklık sıfatı, arsa payı, projeye katılım şartları bakımından hiçbir farklılık bulunmadığını, bu durum kooperatifin eşit işlem borcunun açık ihlalli olduğunu, müvekkilinin eşi hayatta iken Kooperatif Başkanlığı’nı üstlendiğini, bu görevde iken by Pas ameliyatı olduğu esnada kooperatif üyeleri olan ve şuan da müvekkilimi ihraç etmek isteyen ..., ... ismindeki kişiler tarafından görevi ihmal suçlamasıyla dava açtıklarını, ....Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği tarafından görülen dava neticesinde 2006/... Esas sayılı kararı ile müvekkilinin eşi beraat ettiğini, tüm bunların üzerine müvekkilinin eşi de kooperatif üyeliğinden haksız bir biçimde ihraç edildiğini, akabinde İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı Kararıyla tekrar üyelik hakını kazandığını, müvekkilini ihraç etmeden önce ... Yapı Kooperatifi tarafından.... Noterliği’nin 18/04/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 30 Nisan 2018 tarihi itibariyle faizi dahil toplam 449.721,00 TL borcu bulunduğunu, 30 gün içerisinde ödeme yapmaz ise üyelikten ihraç edileceği ihtar edildiğini, bu ihtara karşılık olarak müvekkili tarafından ....Noterliği 04/05/2018 Tarih ... yevmiye numarası ile borcu bulunmadığına dair cevap ve itirazları sunulduğunu, müvekkili tarafından 449.721,00 TL'nin neye istinaden istendiğinin detaylandırılması istendiğini, .... Noterliği 20/09/2018 tarih ... yevmiye numaralı 2.kez gönderilen ihtarnamede 55.419,00 TL ana para, 394.302,00 TL'si gecikme faizi olmak üzere 449.721,00 TL tutarında borcu bulunduğunu belirterek bu bedelin 30 gün içerisinde ödenmesini aksi taktirde yine müvekkili üyesi olduğu kooperatiften ihraç edileceği bildirildiğini, ... Yapı Kooperatifi tarafından.... Noterliği 02/11/2018 tarihli ... yevmiye numarası ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin ihbarname gönderilmiş bunun üzerine .... Noterliği 06/12/2018 tarih, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile haksız istenen borç bildirimine ve ihraç işlemine süresinde itiraz ettiklerini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya numarası ile aidat borcu için açtıkları menfi tespit ve üyelikten ihraç kararının kaldırılması talepli davaların kabul edilerek müvekkilinin üyelikten ihraç kararının kaldırıldığını, dava tarihi olan 17/04/2019 tarihi itibariyle müvekkilinin kooperatif üyeliğinden kaynaklı olarak 48.830,00 TL ana para ve 42.331,74 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 91.161,74 TL'yi aşan miktar yönünden kooperatife borçlu olmadığının tespiti kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının çıkarma kararı olmadan fiilen ve sürekli şekilde dışlanması davacı, üyeliği devam etmesine rağmen uzun süredir fiilen kooperatif dışına itildiğini, bu kapsamda davacı genel kurul toplantılarına alınmadığını, yönetim faaliyetleri hakkında bilgilendirilmediğini, oy kullanma hakkını kullanamadığını, defter ve belgeleri inceleme hakkından mahrum bırakıldığını, bu uygulama süreklilik arz etmekte olup, davalı kooperatifin bilinçli ve kasıtlı tutumunun sonucu olduğunu, davalı kooperatif tarafından 23.01.2026 tarihli ... 1. Noterliği 00789 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 1 0cak 2026 tarihi itibari ile toplam biriktiğini, geciktiğini, 253.504,00 TL aylık ödeme borcu ve işbu borca genel kurul kararları doğrultusunda tahakkuk ettirilen toplam 286.117,49 TL faiz borcu olmak üzere genel toplam 539.681,49 TL tespiti ile borcun 10 gün içinde ödenmesi aksi halde ortaklıktan çıkarılacağı ihtar edildiğini, davalı kooperatif müvekkile 2.kez 12.02.2026 tarihli ihtarname göndererek her iki ihtarnamesinde de bir iban numarası belirtmemesine karşın borcun ödenmediğini ve ihtarın tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödeme yapılmaz ise müvekkilinin ortaklıktan çıkarılacağının bildirildiğini, davalı taraf her iki ihtarında da borcun ödenmesini istemekte ancak ödeme yeri açıkça bildirilmediğini, davalı tarafın ihtarnamede ödeme için iban numarası belirtmemeleri, müvekkili sırf ortaklıktan çıkarmak için kötü niyetli davrandıklarını açık şekilde gösterdiğini, taraflarınca davalı kooperatife .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile müvekkilinin kooperatif üyeliğinden kaynaklı olarak 48.830,00 TL ana para ve 42.331,74 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 91.161,74 TL olarak kesinleşen borcu için kooperatif yetkililerinin iban bildirmemesi halinde tevdi mahalli tayini talebinde bulunulacağını, bu rakamı aşan fahiş hesaplanan 539.681,49 TL borç için tarafımızca .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını, davaya konu ihraç kararının dayanağı, davalı kooperatif tarafından müvekkiline yöneltilen aidat borcu iddiası olduğunu, söz konusu aidat alacağının hukuki varlığı, miktarı ve geçerliliği .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyasında derdest bulunan menfi tespit davasına konu edildiğini, başka bir ifadeyle davadaki ihraç işleminin hukuka uygun olup olmadığı, doğrudan doğruya menfi tespit davasında verilecek karara bağlı olduğunu, zira aidat borcunun mevcut olmadığını, hukuka aykırı hesaplandığının tespiti halinde, ihraç kararının da hukuki dayanağı ortadan kalkacağını, bu nedenle her iki dava arasında hukuki bağlantı, aynı vakıa zemini, ortak deliller, ortak inceleme alanı bulunmadığını, HMK Madde 166 kapsamında çelişkili kararların önlenmesi, usul ekonomisinin sağlanması ve yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla işbu davanın ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı menfi tespit davası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalı kooperatif, uzun süredir müvekkili üyelikten çıkarmaya yönelik sistematik bir tutum sergilediğini, bu doğrultuda gerçeğe aykırı, şişirilmiş ve hukuki dayanaktan yoksun borç kalemleri oluşturmakta ve ihtarnameler aracılığıyla müvekkili üzerinde baskı kurmaya çalıştığını, kooperatifin dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, hakkını kötüye kullandığını açıkça gösterdiğini, aynı durumda bulunan diğer kooperatif ortaklarına arsa katkıları karşılığında bağımsız bölüm (villa) tahsis edildiğini, teslim edilmiş olmasına rağmen, müvekkile bu hak tanınmadığını, müvekkili borçlu gibi gösterilerek üyelikten çıkarılmaya çalışıldığını, bu durum, kooperatifin eşit işlem borcunu ihlal ettiğini ve ihraç sürecinin gerçek amacının müvekkili kooperatiften uzaklaştırmak olduğunu ortaya koyduğunu, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak tesis ettiği üyelikten ihraç kararının iptalini, davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı menfi tespit davası ile birleştirilmesini, davalı kooperatif yönetim kurulunun 16.04.2026 tarih ve 03 sayılı ortaklıktan çıkarma kararının iptalini, müvekkilinin kooperatif ortaklığının devam ettiğinin tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacı taraf kooperatife karşı ortaklık borçlarını yerine getirmediğinden kendisine taşınmaz tahsisini talep edemeyeceğini, davacı taraf, huzurdaki davasında diğer ortaklara taşınmaz tahsis edilmiş ise de kendisine hileli şekilde taşınmaz tahsisi yapılmadığını ileri sürdüğünü, davacı tarafın müvekkilinin kooperatife olan ortaklık borçlarını yerine getirmediğini, diğer ortaklarla aynı oranda ve zamanında ödemelerini gerçekleştirmediğini, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen borcunu ödemediğinin ortada olduğunu, davacı ile diğer ortaklar arasındaki fark ödeme farkı olduğunu, diğer ortaklar ortaklık borçlarını yerine getirdiğini, aidatlarını zamanında ödemişken, davacı taraf hem kesin mahkeme kararında belirtilen hem de sonrasında işleyen ortaklık ödemelerini ödemediğini, dolayısıyla müvekkilinden kendisine taşınmaz tahsis edilmesini talep etme hakkı da olmadığını, davacı ortaklık borçlarını yerine getirmediğini, Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesine göre ortaklıktan ihraç edildiğini, davacı taraf her ne kadar ortaklıktan ihraç kararının iptalini talep ettiğini, davacı kendisine gönderilen ... 1.Noterliğinin 23.01.2026 tarih ve 789 yevmiye numaralı ihtarnamesi, sonrasında gönderilen 12.02.2026 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen kendisine verilen süreler içerisinde ortaklık ödemelerini yerine getirmediğini, davacının borç durumu İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 2022/117 Esas, 2025/1324 Karar numaralı kararı ile tespit edildiğini, bu kararla, davacının 17.04.2019 tarihi itibariyle 48.830,00 TL anapara, 42.331,74 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 91.161,74 TL borçlu bulunduğu tespit edildiğini, davacı hem bu borçlarını hem de devam eden aylara ilişkin olan borçlarını ödemediğini, davacıya gönderilen ihtarnamelerin ekinde de davacının borç durumunu ve işleyen gecikme zamlarını gösteren cari hesap çizelgeleri bulunmadığını, davacı borç durumunu ve işleyen gecikme zamlarını açık bir şekilde görebildiğini, davacı taraf ödemeye yapacağı banka hesap numarasını bilmediğini iddia etmiş ise de bu husus da tamamen dürüstlük ilkesine ve hakkın kötüye kullanımı ilkesine aykırı olduğunu, davacı taraf önce müteveffa eşinin, sonrasında ise kendisinin yıllardır kooperatif ortağı olduğunu, hatta müteveffa eşinin kooperatif başkanlığı yaptığını ileri sürdüğünü, davacı taraf uzun yıllardır kooperatif ortağı olduğuna, kooperatife borcunun bulunmadığını da iddia ettiğine göre kooperatif banka hesabını bilmemesi mümkün olmadığını, yine aksinin düşünülmesi halinde de davacı taraf tevdi mahalli talebinde bulunarak gayet kolay bir şekilde borcunu ödeyebildiğini, davacı taraf diğer ortaklar gibi ödemelerini yapmamasına rağmen ısrarla dava açarak ödeme yükümlülüklerinden kurtulmaya çalıştığını, davacı taraf kooperatif Genel Kurullarına da çağrılmış olup, bu konudaki iddiaları da asılsız olduğunu, davacı taraf açıkça kötü niyetli olup davasının reddi gerektiğini, davacının ihracı kooperatif genel kurulunda da tartışılmış ve onandığını, davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararı 25.06.2026 tarihli Genel Kurulda da tartışıldığını, Yönetim Kurulu kararı Genel Kurulca da uygun bulunduğunu, menfi tespit davası ile huzurdaki dava birleştirilemeyeceğini, davacı taraf her ne kadar .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu dava ile huzurdaki davanın birleştirilmesini talep etmiş ise de iki davanın nitelikleri birbirinden farklı olduğunu, tespit davası niteliğinde bulunan dava ile huzurdaki iptal talepli davanın birleştirilmesi mümkün olmadığını, davacı taraf öncelikle menfi tespit davasını açtığını, sonrasında menfi tespit davasının ortaklık sıfatıyla sıkı sıkıya bağlı bir dava çeşidi olduğunu, davasının ortaklıktan ihraç sebebiyle reddedilmesi gerektiğini anlayınca bu defa huzurundaki iptal davasını açtığını, davacının iki davanın birleştirilmesi yönündeki talebinin de bu nedenle reddi gerektiğini, davacı tarafın talepleri hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu, huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı kooperatif yönetim kurulunun 16.04.2026 tarih ve 03 sayılı ortaklıktan çıkarma kararının talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde davanın ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı menfi tespit davası ile birleştirilmesini talep etmiştir. ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş, yapılan incelemesinde: Davacısı ..., davalısı ... Yapı Kooperatifi olduğunu, davanın, davacının davalı kooperatife 17/04/2019 tarihi itibariyle 48.830,00 TL ana para ve 42.331,74 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 91.161,74 TL'yi aşan miktar yönünden kooperatife borçlu olmadığının tespiti ile dava süresince müvekkilin kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına yönelik işlemlerin ihtiyati tedbiren durdurulması talebine ilişkindir. HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Aynı maddenin 4.fıkrasına göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyası ile mahkememize iş bu dava dosyasının usul ekonomisi açısından birlikte görülmesinin gerektiği, mahkememiz dosyası ile her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememiz dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamaya birleştirilen dosya üzerinden devam edilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada karara bağlanmasına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/465, K. 2026/675, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-465-e-2026-675-k-effa660cfec3