İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/48 E. 2026/48 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/48
- Karar No
- 2026/48
- Karar Tarihi
T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/48 Esas - 2026/274 T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2026/48 Esas KARAR NO : 2026/274
B ..................... ......................................... ................................................. ...................................................... ............................................................... ...................................................................... DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 20/01/2026 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR Y. TARİHİ : 22/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ................ İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle Davalı ............. Ve Madencilik A.ş. arasında Çimento Fabrikası İnşaatının yapımı ile ilgili 04.07.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı şirket .............'nın, sözleşme konusu işin yapım aşamasında müvekkili şirketin kendisine cari hesapta borçlu olduğu gerekçesiyle 22.10.2014 tarihinde müvekkili şirketin Avans Teminat mektubunu nakte çevirdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirketin bu haksız eylemine karşın ........... 7. Genel İcra Müdürlüğü 2015/134 E. (Eski ........... 4. İcra Müdürlüğü 2016/134 E.) dosya üzerinden icra takibi başlattığını, davalı şirketin icra dosyasına itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirket tarafından 30.01.2016 tarihinde Avans Teminat mektubunun nakte çevrilmesi ile ilgili davalı şirket aleyhine ........... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/23 E. sayılı dosya üzerinden İtirazın iptali davası açıldığını, davalı şirketin müvekkili şirketin kendisine verdiği 3 yıl süreli Kati Teminat mektubunun süresinin bittiği tarihte müvekkili şirketin Kati Teminat mektubunu aynı miktarda olmak üzere süresini uzatabileceğini yazılı olarak kendisine bildirmesine rağmen 30.06.2016 tarihinde nakte çevirdiğini, müvekkili şirketin davalı şirketin bu haksız eylemine karşın da ........... 7. Genel İcra Müdürlüğü 2016/14339 E. (Eski ........... 4. İcra Müdürlüğü 2016/14339 E.) dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalı şirketin icra dosyasına itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirket tarafından 17.08.2016 tarihinde Kati Teminat mektubunun nakte çevrilmesi ile ilgili davalı şirket aleyhine Birleşen ........... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/706 E. dosya üzerinden İtirazın iptali davası açıldığını, müvekkili şirketin sözleşme konusu işlerin yapımının davalı şirketin yaratttığı Fiili İmkansızlık nediyle iş yapamaz duruma gelmesi ve kalan işlerin başka şirketlere yaptırılması nedeni ile davalı şirket aleyhine Birleşen ........... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/211 E. dosya üzerinden uğradığı zararların tazmini istemli dava açıldığını, ........... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/23 E. asıl dava üzerinden yapılan yargılama neticesinde 2025/77 sayılı kararı ile ........... 4. İcra Dairesinin 2015/134 E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaliyle ilgili takibin devamına karar verildiğini, birleşen ........... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/706 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 2025/77 sayılı kararı ile ........... 4. İcra Dairesi 2016/14339 E. sayıllı icra dosyasına yapılan itirazın iptaliyle ilgili takibin devamına karar verildiğini, birleşen ........... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/211 E. saylı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 2025/77 sayılı kararı ile açılan davanın reddine karar verildiğini, davalı şirket alayhine karar verilen ........... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/23 E. dosya ve Birleşen ........... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/706 E. sayılı dosyada istinaf başvurusunda bulunulduğunu ancak ........... 7. Genel İcra Müdürlüğü 2015/134 (Eski ........... 4. İcra Müdürlüğü 20157134) ve ........... 7. Genel İcra Müdürlüğü 2016/14339 sayılı (Eski ........... 4. İcra Müdürlüğü) icra dosyalarına yeterli teminatı vermemesi üzerine müvekkili şirket tarafından icra takip dosyası üzerinden hacze gidildiğinde davalı şirketin başka bir adrese taşındığının bildirildiğini, davalı şirketin Ticaret Sicil numarası üzerinden yapılan incelemelerde davalı şirket ile ilgili aşağıda belirtilen gerçeklikler tespit edildiğini, davaların yargılama sürecinde davalı ............. Ve Madencilik Ticaret şirketinin 2015 yılında kısmi bölünme yoluyla bir kısım varlıklarını ........... ticaret sicilinde 360854 numarası ile kayıtlı ............. Turizm Otelcilik İnşaat A.ş.’ ne devrettiğini Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 27 Kasım 2015 tarih, 8956 sayısında yayınlandığını, davalı ............. Ve Madencilik A.Ş'nin 2017 yılında ikinci bir kısmi bölünme işlemi ile bünyesindeki çimento tesisini Samsun Kavak Ticaret Sicilinde 513 numara ile kayıtlı diğer davalı ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş’ ne devrettiği ........... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün kararı ile 5 Ekim 2017 tarih, 9423 sayısında Kısmi Bölünme sözleşmesi yayınlandığını, yayınlanan kısmi bölünme sözleşmesinin “F- Devam Eden Davalar” maddesinde “Kısmi bölünmeye konu faaliyet ve varlıklar ile ilgili olarak ............. A.Ş. nezdinde devam eden ve Kısmi Bölünme yoluyla ............ A.Ş. intikal edecek davalar aşağıdaki gibidir” denildiğini, bu kısmi bölünme sözleşmesi ile birlikte müvekkili şirketin bahsi geçen icra dosyalarında, itirazın iptali ve tazminat davalarında muhatabı ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Olduğunu, ........... 7. Genel İcra Müdürlüğü 2016/14339 sayılı dosyası üzerinden ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ye dosya borcunun ödenmesi için muhtıra gönderdiğini, davalı ............ A.Ş. muhtıraya itiraz ettiğini ve ........... 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2025/417 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davada Ticaret Sicil Gazetesi’ nin 27 Mart 2018 tarih ve 9545 sayılı nüshasında yayımlanan ilanını gerekçe olarak göstermesi ve sayın Mahkemenin bu gerekçeyi dikkate alarak ........... 7. Genel İcra Dairesinin 2016/14339 sayılı dosyası ile ilgili 2025/504 sayılı kararı ile ............ A.Ş. aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline karar verildiğini, beyan ederek tamamen kötü niyetle borçlarını ödememek için alınan (TMK 2., 3.,4 maddeleri alenen ihlal edilerek) şirket kararlarına dayalı olarak ............. ve ............ tarafından yapılan, Ticaret Sicil Yönetmeliğine tamamen aykırı şekilde 27.3.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde tarihinde sayfa 623 de. yayınlanan düzeltme kararının ........... ve Samsun Ticaret Sicil Müdürlüklerince, tescil işlemi ilgili yönetmeliğe tamamen aykırı olması nedeni ile geçersizliğine, iptal edilmesini, 27.3.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde sayfa 848 de yayınlanan , "13.3.2018 TARİHLİ YÖNETİM KURULU KARARI İLE ALINAN "06.09.2017 tarihinde imzalanan ............. ve Madencilik Ticaret A.Ş. Kısmi bölünme sözleşmesinin F maddesinde belirtilen ve aşağıda gösterilen davaların SEHVEN ............ Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye intikal edeceği belirtilmiş ise de, bu davaların ............. ve Madencilik Ticaret A.Ş.’ nin bünyesinde kalması ve söz konusu davaların tüm sonuçlarından ............. ve Madencilik Ticaret A.Ş.’ nin hukuken ve malen sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır." kararın ve 5.10.2017 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sayfa 77,78,79 da yayınlanan .............' nın sorumlu olduğu davaların sorumluluğunun TMK 2.,3.,4. Maddeleri (Müvekkil ................ dahil) ve 06.09.2017 tarihli davalı taraflar arasındaki bölünme sözleşmesi uyarınca ............' de kalmasını, 27.3.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde sayfa 848 2.ci sütunda yazılan SEHVEN ifadesinin hukuka aykırılıktan geçersizliğine ve iptalini, ezcümle bölünme sözleşmesinde yazıldığı gibi, müvekkiline ait davaların sorumluluğunun ............ üzerinde kalmasını iptal kararının ve geçerlilik kararlarının Samsun ve ........... Ticaret Sicil Müdürlüklerine bildirilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 21/01/2026 tarihli tensip tutanağının 2-b sayılı ara kararında Davacı vekiline talebini HMK 31 maddesi hükmüne göre tereddüte yer vermeyecek mahiyette açıklamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye riayet edilmemesi halinde dosyadaki mevcut delil durumuna göre yargılamaya devam olunacağının ihtaratına ilişkin ara karar gereğince Davacı vekili 03/02/2026 tarihli dilekçe ile tamamen kötü niyetle borçlarını ödememek için (TMK 2., 3.,4 maddeleri alenen ihlal edilerek) şirket kararlarına dayalı olarak ............. ve ............ tarafından Ticaret Sicil Yönetmeliğine tamamen aykırı şekilde 27.3.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi sayfa 623 de yayınlanan düzeltme kararının (yani .............' nın davalardan dolayı olan borçlarından ............ 'in sorumlu olmadığı kararının, SEHVEN karar alındıgı ifadesinin) ........... ve Samsun Ticaret Sicil Müdürlüklerince, tescil işlemi ilgili yönetmeliğe tamamen aykırı olması nedeni ile geçersizliğine, iptal edilmesine, 2. 27.3.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi sayfa 848 de yayınlanan "13.3.2018 Tarihli Yönetim Kurulu kararı ile "06.09.2017 tarihinde imzalanan ............. ve Madencilik Ticaret A.Ş. Kısmi bölünme sözleşmesinin “F” maddesinde belirtilen ve aşağıda gösterilen davaların SEHVEN ............ Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye intikal edeceği belirtilmiş ise de, bu davaların ............. İnsaat ve Madencilik Ticaret A.Ş.' nin bünyesinde kalması ve söz konusu davaların tüm sonuçlarından ............. İnsaat ve Madencilik Ticaret A.Ş.' nin hukuken ve malen sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır." şeklinde alınan kararın ve 5.10.2017 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sayfa 77,78,79 da yayınlanan .............' nın sorumlu olduğu davaların sorumluluğunun TMK 2.,3.,4. Maddeleri (Müvekkil ................ dahil) ve 06.09.2017 tarihli davalı taraflar arasındaki bölünme sözleşmesi uyarınca ............ A.Ş.' de kalmasına, 27.3.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde sayfa 848 2.ci sütunda yazılan SEHVEN ifadesinin hukuka aykırılıktan geçersizliğine ve iptaline, ezcümle bölünme sözleşmesinde yazıldıgı gibi, müvekkile ait davaların sorumluluğunun ............ A.Ş. üzerinde kalmasına talep edilmiştir.
SAVUNMA: Davalı ............. Ve Madencilik Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, davacı yanın komplike talebi incelendiğinde; Ticaret Sicil Kayıtlarına itiraz niteliğinde olduğu ve Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden geçersizlik, iptal talep edildiğini, davacının, ticaret sicil kaydına itirazı mahiyetindeki bu dava ve taleplerini müvekkili firmanın icra edebilir konumda olmaması sebebi ile husumet itirazında bulunduklarını, davacının bahse konu davasını Ticaret Sicil Memurluğu' na yöneltmesi gerekirken müvekkili firmaya yöneltmesinin hatalı olduğunu, bu sebeple iş bu davanın, esasına girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yan tarafından aynı dilekçe ve aynı talepler ile Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2026/108 E. Sayılı dosyası ile de aynı davayı açtığını, bu iki davanın tarafları, konusu, nedenleri ve istemlerinin aynı olduğunu, bu sebeple de huzurdaki davanın HMK md. 114/1-ı gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, HMK md. 114 ile bir davanın görülebilmesi için dava şartları düzenlendiğini, huzurdaki davada davacının hukuki yararı, taraf ehliyeti, davacı sıfatı bulunmadığını, huzurdaki davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki talebinin her ne kadar anlaşılamamakta ise de; 27.03.2018 tarihli Ticaret Sicil kaydına itiraz niteliğinde olduğundan TTK md. 34 hükmü gereğince 8 günlük hak düşürücü sürede açılması gerekmekte iken davacı tarafından sekiz yıl sonra açılmasının mümkün olmadığını, 04/07/2013 tarihli sözleşme sadece ve sadece önısıtıcı bina inşaasına yönelik bir sözleşme olduğunu, davacının 04.07.2013 tarihli sözleşme ve 26.11.2013 tarihli ek sözleşme gereğince; üstlendiği edimleri süresinde ve gereği gibi yerine getirmediğini, ........... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2016/23 E. 2025/77 K. Sayılı kararında, davacının 2 adet teminat mektubu hakkında ikame edilen davalarda teminat mektubuna dair davacının davası kabul edilmiş ise de bu kabul kararı taraflarınca istinaf edildiğini ve hatalı olduğunu, kararın kesinleşmediğini, müvekkili firmanın bölünmesinin; TTK md. 159-179 hükümlerine uygun biçimde ve yasada belirtilen ilanlar da yapılmak sureti ile gerçekleştirildiğini, 2017-2018 yıllarından bu yana ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, kamuya sunulduğunu işlemleri davacının bilmediğinin kabul edilemeyeceğini, davacının da ilan tarihinden itibaren bu bilgilere vakıf olduğunu, Ticaret Sicil kayıtlarının aleni olduğunu, davacının talebinin haksız ve hukuki olmamasına rağmen; 8 yıl sonra bu iddia ile dava açılmasının mümkün olmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 35. Maddesi gereğince, ticaret siciline tescil edilen ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen hususların Üçüncü kişileri bağlayacağını ve ilan edilen hususların herkesçe bilindiğini, birleşme veya bölünme gibi işlemlerde, borçların hangi şirkette kalacağına dair kararın ticaret sicilinde 8 yıl önce ilan edildiğini ve davacı bu karara uygun işlem gerçekleştirmesi gerektiğini, bölünme sözleşmesinin tarafları, sözleşme hükümleri hakkında tasarruf hakkına sahip olduğunu davacının tasarruf hakkı bulunmadığını, 27.03.2018 tarihli işlemin sözleşme hükmünde yapılan değişikliğe ilişkin olduğunu ve ilanı mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların, hem usul hem de esas yönünden hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Türk Ticaret Kanunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiş ve hukuki sonuçlarını doğurmuş ticaret sicili tescil ve ilanlarının, aradan geçen uzun süre sonrasında geriye dönük şekilde geçersizliğinin ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu ticaret sicili ilanlarının yayımlandığı tarih ile işbu davanın açıldığı tarih arasında kanunda öngörülen sürelerin açıkça aşılmış olması nedeniyle, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarını, ayrıca ticaret sicili işlemlerine karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün bulunduğu yer mahkemesi olması nedeniyle yetki itirazlarını, ileri sürdüklerini, davacı tarafça, Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yayımlanan 27 Mart 2018 tarihli, 9545 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 623. sayfasında yer alan ilanının geçersizliğinin tespitinin talep edildiğini, ancak, Ticaret Sicil Müdürlüğü işlemlerine karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, bu hususun, hem ticaret sicilinin tutulduğu yerin yetkili olması ilkesinin doğal bir sonucu hem de ticaret siciline ilişkin işlemlerin denetiminin, işlemi tesis eden sicil müdürlüğünün yargı çevresinde yapılması gerekliliğinin bir sonucu olduğunu, Nitekim, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ticaret siciline ilişkin hükümleri ile ticaret siciline yönelik tescil, terkin ve ilan işlemlerine karşı açılacak davalarda yer itibarıyla yetkinin, ilgili sicil müdürlüğünün bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunun kabul edildiğini, bu düzenlemenin, ticaret siciline ilişkin işlemlerin yerinden denetlenmesi ve sicil güvenliği ilkesinin sağlanması amacı taşıdığını, somut olayda, geçersizliği talep edilen ilanın, Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tesis edilmiş ve yayımlandığını, bu nedenle, söz konusu ilana karşı açılacak davada yetkili mahkemenin Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ........... mahkemelerinin yer itibarıyla yetkisi bulunmadığını, davacı tarafından, yetkili olmayan ........... mahkemelerinde işbu talebin ileri sürülmüş olmasının usul hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu itibarla, Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yayımlanan ilana ilişkin geçersizlik talebinin, yetkisiz mahkeme olan ........... mahkemelerinde ileri sürülmüş olması nedeniyle, işbu talep yönünden mahkemenizin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiğini, beyan ederek hukuki güvenlik, ticari istikrar ve ticaret sicilinin aleniyeti ilkeleri ile birlikte hak düşürücü süre ve zamanaşımına ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında; hukuka uygun şekilde tescil ve ilan edildiğini ticaret sicili işlemine karşı açılan işbu davanın, öncelikle usulden, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLER Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 23/01/2026 tarihli cevabi yazısının incelenmesinde; davalı ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 513-Kavak numarasında kayıtlı olduğu görülmüştür. Dava konusu 27/03/2018 tarih, 9545 sayılı T.T.S.G'nin 623. Sayfasında Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ilan olunan ; ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin 13/03/2018 tarih, 04 sayılı Yönetim Kurulu kararının tescil edildiği, tescil edilen yönetim kurulu kararında "Şirket merkezinde yapılan Yönetim Kurulu toplantısında 06/09/2017 tarihinde imzalanan ............. ve Madencilik ticaret A.Ş'nin kısmi bölünme sözleşmesinin F maddesinde belirtilen ve aşağıda gösterilen davaların sehven ............ Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye intikal edeceği belirtilmiş ise de, bu davaların ............. ve Madencilik ticaret A.Ş'nin bünyesinde kalması ve söz konusu davaların tüm sonuçlarının ............. ve Madencilik Ticaret A.Ş'nin hukuken ve malen sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır. İlgi kararın ticaret sicilinde de tescil ve T. Ticaret sicil gazetesinde ilamına karar verilmiştir. Karara konu olan ve ............. ve Madencilik Ticaret A.Ş'nin bünyesinde kalacak davalar;...." şeklinde olduğu anlaşılmıştır . Dava konusu 27.3.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde sayfa 848 2.ci sütunda ........... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ilan olunan sehven ifadesinin hukuka aykırılıktan geçersizliğine ve iptaline, bölünme sözleşmesinde yazıldıgı gibi, davacıya ait davaların sorumluluğunun ............ A.Ş. üzerinde kalmasına talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararlarına itiraz istemine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlık, tescil işleminin Ticaret Sicil Müdürlüğünce iptali ve Ticaret Sicil Gazetesinde bölünme sözleşmesindeki hali ile yayınlanması istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesinde; "(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, 27 Mart 2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 623. sayfasında Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ilan olunan ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin 13/03/2018 tarih, 04 sayılı tescil edilen yönetim kurulu kararında yayınlandığı belirtilen düzeltme kararındaki sehven karar alındıgı ifadesi ile 27.3.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde sayfa 848 2.ci sütunda ........... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ilan olunan sehven ifadesinin hukuka aykırılıktan geçersizliğine ve iptaline, bölünme sözleşmesinde yazıldıgı gibi, davacıya ait davaların sorumluluğunun ............ Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. üzerinde kalması talep edilmiştir. Davacı davalı ............. Ve Madencilik Ticaret şirketinin 2015 yılında kısmi bölünme yoluyla bir kısım varlıklarını ........... ticaret sicilinde 360854 numarası ile kayıtlı ............. Turizm Otelcilik İnşaat A.ş.’ ne devrettiğini Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 27 Kasım 2015 tarih, 8956 sayısında yayınlandığını, davalı ............. Ve Madencilik A.Ş'nin 2017 yılında ikinci bir kısmi bölünme işlemi ile bünyesindeki çimento tesisini Samsun Kavak Ticaret Sicilinde 513 numara ile kayıtlı diğer davalı ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş’ ne devrettiğini, ........... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün kararı ile 5 Ekim 2017 tarih, 9423 sayısında Kısmi Bölünme sözleşmesi yayınlandığını, yayınlanan kısmi bölünme sözleşmesinin “F- Devam Eden Davalar” maddesinde “Kısmi bölünmeye konu faaliyet ve varlıklar ile ilgili olarak ............. A.Ş. nezdinde devam eden ve Kısmi Bölünme yoluyla ............ A.Ş. intikal edecek davalar aşağıdaki gibidir” denildiğini, bu kısmi bölünme sözleşmesi ile birlikte müvekkili şirketin bahsi geçen icra dosyalarında, itirazın iptali ve tazminat davalarında muhatabının ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş. olduğunu ileri sürmüştür. Davacı tarafından ........... ve Samsun Ticaret Sicil Müdürlüklerinden yapılan ilanlarda düzeltilmesi istenilen husus olarak davacıya ait davaların davalı ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin üzerinde kalmasının talep edildiği, davalı ............ Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin ise Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 513-Kavak numarasında kayıtlı olduğu ve talebin ............ Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin bulunduğu yer Ticaret Mahkemesine yapılması gerektiği, keza 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesi gereğince söz konusu şirketin bağlı bulunduğu Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kararlarına karşı yapılan itirazlara da bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin ............ Çimento Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin bağlı bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla kesin yetkili olan Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, ayrıca dava konusu 27/03/2018 tarih, 9545 sayılı T.T.S.G'nin 623. sayfasında Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ilan olunduğu görülmekle; HMK 114 gereğince bu aşamada öncelikle yetkisizlik itirazının değerlendirilmesi gerekmiş; yetkili mahkemenin Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın mahkememizin yetkisizliği nedeni ile .HMK nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç maddesi uyarınca kesin yetki hallerinde mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görülmekte olan davada kesin yetki durumu söz konusu olup mahkememiz yetkisiz olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasına göre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de esasen bu karar niteliği itibariyle bir yetkisizlik kararıdır ve yetkili mahkemenin gösterilmesi ve HMK'nın 20.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan reddine ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile HMK nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2026