İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1753 E. 2026/717 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1753
- Karar No
- 2026/717
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1753 Esas KARAR NO : 2026/717
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...’ın ... kredisine bağlı 750.000,00 TL teminatlı hayat sigortasından ödenmeyen bakiye tazminatın tahsili talep edildiği, vefat sonrası sigorta şirketi müteveffanın eski sağlık durumunu gizlediğini öne sürerek 150.000,00 TL ödeme yaptığını ve bakiyeyi reddettiğini, arabuluculukta da anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafın ise banka ve acentenin eksik aydınlatma yaptığını, maktu form kullanıldığını, kasten gizleme olmadığını ve ölüm nedeni ile bildirilmeyen hastalıklar arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak, öncelikle banka kredi borcunun mahsubunu, kalan tutardan şimdilik 190.000 TL’nin ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsil edilerek mirasçılara verilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, hayat sigortasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; davacıların murisi müteveffa ... adına ... ... A.Ş.'de bulunan ticari hesapları ve kredi borçlarına bağlantılı olarak davalı şirket nezdinde tanzim edilen 27.02.2025 başlangıç tarihli ...-... numaralı Yıllık Ticari Hayat Sigortası poliçesine istinaden belirlenen tazminat miktarı bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 190.000-TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte, miras payları oranında mirasçı davacılara ödenmesi istemiyle 20/04/2026 tarihinde işbu davanın Tüketici Mahkemelerine hitaben sunulan dava dilekçesi ile bilrikte açılmış olduğu ve .... Tüketici Mahkemesinin 2026/... Esasına kaydının yapıldığı, mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tensiben verilen görevsizlik kararı akabinde dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu Kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ve bir sureti dosya içerisine bırakılmış olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2022/1591 Esas, 2023/483 Karar Sayılı, 21/02/2023 Tarihli " Taraflar arasındaki davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ile .... Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: ... .... Tüketici Mahkemesince, "... davacıların murisi olan ****'e yapılan ve işbu davaya konu olan hayat sigortası bir tüketici kredisinden kaynaklı olarak gerçekleştirilmemiş olup, düzenlenen sigorta poliçesinin de "Ticari Hayat Grup Hayat Sigortası" olarak adlandırıldığı anlaşılmaktadır. Bir diğer ifadeyle, temeldeki ilişki, murisin kendi kullanımına ilişkin bir sebepten kaynaklanmamakta, mesleki ve gelir getirici bir faaliyeti kapsamında kullandığı krediye ilişkin olarak düzenlenen ticari hayat sigortasına ilişkindir. Bu nedenle taraflar arasındaki ilişki TKHK kapsamında bir tüketici işleminden kaynaklanmadığından eldeki uyuşmazlık yönünden Mahkememiz görevsiz olduğundan davanın usulden reddine; sigorta ilişkisinin TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle dosyanın görevli ve yetkili olan Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda; davacılar, muris adına düzenlenmiş olan ... Sigortası sözleşmesine dayanarak eldeki davayı açmışlardır. Davanın dayanağı hayat sigorta sözleşmesi olup kredi sözleşmesi değildir. Hayat sigortası sözleşmelerinin, niteliği gereği sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, murisin tüketici konumunda olup davacılar da irs ilişkisine dayanarak dava açtıklarından ve davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi anılan kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca .... Tüketici Mahkemesine ait bulunmaktadır. (T.C. YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/17858 -KARAR NO: 2019/7354; ESAS NO: 2017/3086--KARAR NO: 2018/4129)" şeklindeki gerekçeli ilamı da dikkate alındığında davacıların murisinin çekmiş olduğu kredi sözleşmesinin türünün işbu dava bakımından herhangi bir öneminin olmadığı, davanın dayanağının hayat sigortasından kaynaklanmakta olduğu görülmekle mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılarak HMK m.30 hükmü göz önünde alındığında gereksiz yargılama giderlerine sebebiyet verilmemesi amacıyla re'sen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanmış Olduğu Üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya .... Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3- Mahkememizce verilen işbu kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nın 21/1-c, 22/2. maddeleri uyarınca İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır