İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1698 E. 2026/690 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1698
Karar No
2026/690
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1698 Esas KARAR NO : 2026/690

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ... numaralı ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalı olan ve müvekkillere miras yoluyla intikal eden ... plakalı ticari araç ile 20.12.2024 tarihinde ... plakalı araç arasında kaza meydana geldiğini, kazada müvekkillerin işleteni olduğu aracın sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, diğer araçtaki hasar için zorunlu mali mesuliyet sigortasından 200.000,00-TL ödeme yapıldığını, Beykoz ...Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasında müvekkil aleyhine 20.818,18-TL hasar farkı ve 230.944,56-TL değer kaybı talepli icra takibi başlatıldığını, müvekkilin ikame araç bedeli ve faizi hariç toplam 362.271,86-TL tutarı 17.10.2025 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, davalı sigorta şirketinin ... numaralı poliçesine 23.07.2024 tarihinde eklenen zeyilname ile ... plakalı aracın teminat kapsamına alındığını, poliçe hükümleri gereği oluşan hasar ve değer kaybı zararının davalı tarafından karşılanması gerektiğini, davalıya yapılan başvurulara rağmen ödeme yapılmadığını, HMK 109. madde gereğince kısmi alacak davası açıldığını, ödenmek zorunda kalınan 100,00-TL bedelin poliçe limitleri dahilinde davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı mirasçılar tarafından ödene trafik kazasından kaynaklı tazminat bedelinin davalı murisin sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; 20.12.2024 tarihinde davacıların murisi Nazım Evirgen adına kayıtlı, davalı şirket nezdinde ... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı olan ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası akabinde davacılar tarafından Beykoz ...Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasına 17.10.2025 tarihinde ikame araç bedeli ve faizi hariç toplam 362.271,86-TL ödeme yapıldığını, bu bedelin HMK m.109 hükmü uyarınca şimdilik 100,00 TL'sinin poliçe limitleri dâhilinde, davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu Kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Somut olayda ; olay tarihi itibari ile davacıların murisine ait, davalı şirket nezdinde sigortalanmış olan aracın ruhsat bilgilerinde kamyonet olarak geçtiği görülmekte ise de aracın hususi kullanıma özgü wolksvagen transporter model bir araç olduğu, noter kayıtlarında ve aracın ruhsatında kullanım amacının açıkça hususi olarak yer aldığı bu hali ile müteveffa sigortalının tüketici konumunda bulunduğu, aracın kamyonet tipi veya ticari tipte bir araç olmasının hususi kullanımı engellemeyeceği, ticari araçların hususi-binek aracı olarak kullanılması durumunda maliklerinin tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği, (Benzer mahiyette ... BAM 35. HD. 2023/465 E. ve 2024/1050 K sayılı ilam.) muris ile davalı taraf arasındaki sigorta sözleşmesinin murisin tacir olmasından ve ticari işletmesinden kaynaklanmadığı, bu itibarla uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesi kapsamında tüketici işlemi niteliğinde olduğu, dolayısıyla aynı kanunun 73.maddesine göre uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2025/1288 Esas, 2025/1287 Karar Sayılı, 10/12/2025 Tarihli ilamı da dikkate alındığında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.17/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1698, K. 2026/690, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1698-e-2026-690-k-82b67369aef0