İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/246 E. 2026/676 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/246
Karar No
2026/676
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/246 Esas KARAR NO : 2026/676

DAVA : Elatmanın Önlenmesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/01/2026 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında İstanbul ili, ... ilçesi, 59 Lokasyon Kodlu ... Katlı Otoparkı’nın 3. katında bulunan 45 araçlık alanın kullanımı için abonelik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 1. maddesi uyarınca kullanım amacının yalnızca parklanma hakkı olduğunu, ancak davalının sözleşmenin 3.3. maddesine aykırı biçimde alanda lastik depolama faaliyeti gerçekleştirdiğini, bu durumun yangın riski ve işletme sorumluluğu açısından esaslı bir sözleşme ihlali teşkil ettiğini, sözleşmenin 3.6. maddesi gereğince müvekkilinin fesih hakkını kullandığını, .... Noterliği’nin 16.02.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 30.04.2024 tarihi itibarıyla yenilenmeyeceğinin ve taşınmazın tahliyesinin davalıya bildirildiğini, taraflar arasındaki abonelik ilişkisinin hukuken sona erdiğini, davalının ihtarnameye rağmen taşınmazı tahliye etmeyerek fuzuli şagil durumuna düştüğünü, idari yoldan çözüm için yapılan Kaymakamlık ve Zabıta Müdürlüğü başvurularının sonuçsuz kaldığını, davalının taşınmaz üzerindeki kullanımının haksız el atma niteliği taşıdığını, bu nedenle davalının taşınmaza yönelik haksız el atmasının önlenmesine, İstanbul ili, ... ilçesi, 59 Lokasyon Kodlu ... Katlı Otoparkı’nın 3. katında bulunan 45 araçlık alan üzerindeki haksız müdahalesinin menine, taşınmazdan tahliyesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın müvekkil şirket aleyhine haksız el atmanın önlenmesi ve tahliye ile 10.000 TL bedel talepli dava ikame ettiğini, davanın usulden dava şartı yoklukları barındırdığını ve görevsiz mahkemede görüldüğünü, uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle TTK m. 5/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğunu, ayrıca uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle 7445 sayılı kanun gereği kira hukukuna ilişkin arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, bu nedenle davanın esasına girilmeksizin usulden reddinin elzem olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesi uyarınca belirli bir taşınmaz bölümünün bedel karşılığı zilyetliğinin devredildiğini ve bunun TBK md. 299 kapsamında kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu, HMK m. 4/1-a uyarınca görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, davacının fesih ve tahliye girişiminin asıl sebebinin müvekkil şirketin 145.800,00 TL bedelden 999.000,00 TL bedele çıkarılmak istenen %600 oranındaki fahiş kira artışını kabul etmemesi olduğunu, davacının sözleşmedeki fesih yetkisini şantaj aracı olarak kullandığını, .... Noterliğinin 16.02.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin TBK md. 316 ve md. 347 uyarınca geçersiz olduğunu, sözleşmenin 3.6. maddesinin TBK md. 20 ve devamı uyarınca genel işlem koşulu denetimine tabi olup kesin hükümsüz sayılması gerektiğini, müvekkil şirketin taşınmazdaki kullanımının sözleşmeye dayandığını ve haksız zilyetlikten bahsedilemeyeceğini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2014/16670 E. , 2016/4758 K. , 2014/5410 E. ve 2015/4823 K. sayılı kararları uyarınca geçerli bir sözleşme ilişkisi varken elatmanın önlenmesi davasının dinlenemeyeceğini, davacının sözleşmeye aykırılık iddialarının kötüniyetli olup fahiş zam talebine kılıf yaratmak amacıyla ileri sürüldüğünü belirterek öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanması sebebiyle Görevsizlik Kararı Verilerek Dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, işin esasına girilmesi halinde ise davanın esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan otopark abonelik sözleşmesinin feshi akabinde elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tasarrufunda bulunup davacı tarafından işletilen İstanbul ili, ... ilçesi, 59 Lokasyon Kodlu ... Katlı Otoparkı’nın 3. katında bulunan 45 araçlık alanın, abonelik bedeli karşılığında davalıya tahsisine ilişkin abonelik sözleşmesi akdedilmiş olduğu, davacı tarafından davalının sözleşme kapsamında kiraladığı alanı sözleşmeye aykırı şekilde kullandığı iddiası ile sözleşmenin feshedilerek davalının elatmasının önlenmesi istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesinin 2026/2073 Esas, 2026/2483 Karar Sayılı, 03/06/2026 Tarihli davacısının İSPARK olduğu "Somut olayda; davaya dayanak otopark abonelik sözleşmesi uyarınca dava konusu alanın, otopark olarak kullanılmak üzere kira bedeli karşılığında zilyetliğinin davalıya devredildiğine göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde düzenlenen kiralama ilişkisi olduğu, sözleşme içeriğine göre davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine aittir." şeklindeki gerekçeli ilamında da belirtilmiş olduğu üzere somut olayda taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kiralanan yerin davalı tarafından sözleşmeye aykırı kullanılıp kullanılmadığı, davacının sözleşmeyi haklı sebeple feshedip etmediği, bu kapsamda davalının kiralanan yerden çıkarılması talebinin asıl uyuşmazlığı inceleyecek olan Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından incelenmesi gerektiği, mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK. Madde 20 uyarınca istinafa tabi olan işbu davada süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-Dosyanın gönderilmesi için süresi içerisinde başvurulmaz ise HMK. Madde 20 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi) 5-HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, 15/09/2026 Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/246, K. 2026/676, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-246-e-2026-676-k-f3fdb56e4582