İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1705 E. 2026/737 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1705
Karar No
2026/737
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1705 Esas KARAR NO : 2026/737

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 14/09/2026 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Öncelikli olarak İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah. 2945 ada, 49 Parselde F2 Biok, 22. Kat ve 407 konum nolu, taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına, dava konusu taşınmazın tamamlanmış vaziyette ve takyidatlardan ari bir şekilde tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline ve tesfimine karar verilmesini bu mümkün olmadığı takdirde, taşınmazın güncel rayiç değerinin hesaplanarak müvekkilin sözleşme uyarınca ödeme yaptığı oranda davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, veya müvekkilin lehine olması halinde yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtiliği üzere zararın tam olarak giderilmesi için ödenen bedelin denkleştiri adalet ilkesi uyarınca güncel alım gücüne kavuşturularak davalıdan tahsili ile müvekkile iadesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." demiş ve talep etmişlerdir.

SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf, 08.08.2015 tarihli sözleşmeye dayanarak İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2945 ada 49 parsel, F2 blok, 22. kat, 407 konum numaralı bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil; bunun mümkün olmaması hâlinde bedelin iadesi/uyarlanması mahiyetinde parasal talepler ileri sürmektedir. Mahkemeniz tensip zaptında da görüldüğü üzere, müvekkil şirketin iflas sürecinin bulunması nedeniyle iflas dosyasının aşamasının sorulmasına karar verilmiştir. Davalı şirket vekili olarak, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmiyor; aşağıda arz edeceğimiz usulî itirazlar ile esasa ilişkin cevaplarımız doğrultusunda davanın reddini talep ediyoruz. Savunmamız, yargılamanın doğru usulî zeminde yürütülmesi ve davacının ispat yükü altında bulunduğu hususların belirginleştirilmesi amacıyla, aşağıdaki stratejik sıra ve bütünlük içinde sunulmaktadır. .... İflas Dairesi’nin 2026/13 iflas sayılı dosyasının celbiyle iflasın davaya etkisi tespit edilerek yargılamanın durdurulmasına; taraf teşkili ve husumet dâhil olmak üzere dava şartlarının re’sen incelenmesine; talep sonucunun hukuki nitelendirmesinin netleştirilmesine; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine; yargılamaya devam edilmesi hâlinde davacının ileri sürdüğü vakıaları ispatla yükümlü olduğu gözetilerek ve ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmakla davanın reddine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz." demiş ve talep etmişlerdir.

DELİLLER ve GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Tapu İptali ve Tescil istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında akdedilmiş olan 17/08/2016 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalının yapımına başlamış olduğu ... adıyla bilinen projedeki İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mah. 2945 ada, 49 Parselde A3 Blok, 18. Kat ve 182 konum nolu, 72,03 m2, 1+1 dairenin için toplam 242.000,00 TL bedel ile satımı konusunda anlaşılmış olduğu, sözleşme kapsamında bedellerin ödenmesine rağmen tapu devrinin yapılmadığı iddiasıyla öncelikle tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde bedel iadesi istemiyle işbu davanın 10/04/2026 tarihinde açılmakla .... Tüketici Mahkemesinin 2026/... Esasına kaydının yapıldığı, mahkemesince dilekçeler teatisinin tamamlanması akabinde dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalının iflasına karar verilmiş olması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli, olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olup Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 18/02/2026 Tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul İlinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30/06/2026 Tarihli ve 1420 Sayılı kararı kapsamında Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10/07/2026 Tarihi itibari ile tevziye kapatılması nedeniyle Mahkememize tevzisi edilerek 2026/1705 esasına kaydının yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan belgelerden, yapılan incelemede davalı ...Turizm Otelcilik Anonim Şirketi bakımından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... K sayılı dosyasından 05/03/2026 tarihinde davalının iflasına karar verildiği, .... Tüketici Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyasından, anılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasından davalı hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi beklenmeden bu karar gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. Ancak davalı tarafın istinaf talebi üzerine, İstanbul BAM 45.HD 2026/689 E 2026/846 K sayılı 10.06.2026 tarihli kararı ile davalı şirket hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... K sayılı dosyasından 05/03/2026 tarihinde verilen iflas kararı KESİN olarak kaldırılmıştır. Bu nedenle Tüketici Mahkemesince erkenden verilen görevsizlik kararının dayanağı da ortadan kalkmıştır. Ayrıca genel hükümler itibariyle de dava konusu uyuşmazlığı çözmede mahkememiz görevli değildir. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114/1c maddesinde Mahkemenin görevli olması dava şartlarından sayılmıştır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu Kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2026/548 Esas, 2026/1489 Karar Sayılı, 12/06/2026 Tarihli "... Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra açılmış olup; davacının öncelikli talebi taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur." şeklindeki gerekçeli ilamı ve benzer mahiyetteki ilamlar uyarınca somut olayda taraflar arasında satış vaadine konu edilen taşınmazın 1 tane olduğu, niteliği ve güncel durumuna ilişkin yapılan araştırma uyarınca "İlgi sayılı yazınızda bildirilen ... ilçesi ... mahallesi 2045 ada 49 parsel İmar Uygulaması neticesinde 72, 95 ve 98 parsel oluşmuştur. Parsel üzerinde kat irtifakı tesis edilmediğinden, bağımsız bölüm tespiti yapılamamıştır. Ana taşınmazın takyidatlı tapu kaydı yazımız ekinde sunulmuştur." şeklinde bilgi verildiği görülmekle taşınmazın güncel durumunun yargılama esnasında bilirkişi raporu ile birlikte tespit edilecek olduğu anlaşılmakla davaya konu taşınmazın ticari işletme faaliyeti gereği satın alındığına dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge de bulunmadığı, yalnızca 1 taşınmazın sözleşmeye konu edilmiş olması sebebiyle davaya bakmak görevinin tüketici mahkemelerinde olduğu, sabittir. Davacının dava dilekçesi ile birlikte taşınmazın tapu kaydına tedbir konulması talebi bakımından davanın ilk açıldığı .... Tüketici Mahkemesinin 2026/... Esas dosyasının tennsip zaptının 14 numaralı "14-Görevsizlik hususunun ve davacının tedbir talebinin yazı cevapları geldikten sonra değerlendirilmesine," şeklinde ara kararının kurulduğu ancak gelen müzekkere cevapları akabinde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüş olup mahkememizce işbu tedbir talebi bakımından yapılan incelemede de hem 6100 Sayılı HMK'nın 390. Maddesinin 1. Fıkrasının " (1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varılmış olması hem de dava tarihi itibari ile davaya konu edilen taşınmazın imar görerek farklı ana taşınmaza kaydedilmesi ve taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edilmemiş olması sebebiyle davaya konu edilen bağımsız bölümün yargılama esnasında yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğinden de talebin değerlendirilebilme ihtimali bulunmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanmış Olduğu Üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması, nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya .... Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3- Mahkememizce verilen işbu kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nın 21/1-c, 22/2. maddeleri uyarınca İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, 5-Davacının tedbir talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1705, K. 2026/737, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1705-e-2026-737-k-4d36de8081a3