İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/389 E. 2026/413 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/389
Karar No
2026/413
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/389 Esas - 2026/413 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/389 Esas KARAR NO : 2026/413 ........................ ........................... .................................... ........................................... .................................................. .......................................................

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/04/2026 KARAR TARİHİ : 22/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Tarım Sigortaları Havuzu'nun işleticisi olduğunu, dava dışı sigortalı ..........'a ait buğday ürününün 24...........4 numaralı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, 09.07.2024 tarihinde davalı ........... Elektrik Dağıtım A. Ş. 'ye ait elektrik direğinden çıkan kıvılcımlar neticesinde meydana gelen yangın sonucu sigortalı tarlaların hasar gördüğünü, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde tespit edilen 186.258,00-TL tutarındaki hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı elektrik dağıtım şirketinin yüksek gerilim hatlarının yapım, bakım ve işletmesinden sorumlu olması sebebiyle kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, elektrik tesislerinin yapı eseri niteliğinde olduğunu, elektrik dağıtım şirketlerinin hatları denetlemekle yükümlü olduğunu, tesislerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde kurulması ve düzenli kontrol edilmesi gerektiğini, yangının davalıya ait elektrik hattından kaynaklandığının ......... Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/1886 soruşturma numaralı dosyası ve hasar tespit raporu ile sabit olduğunu, sigortacının ödediği tazminatı halefiyet yoluyla talep etme hakkının bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek 186.258,00-TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek reddini talep ettiğini, zamanaşımı def'i itirazında bulunduğunu, davanın sigortacının halefiyet ilkesine dayalı rücuen tahsil istemi olması sebebiyle ticari dava sayılamayacağını ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yangın olayında şirket ve çalışanlarının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, elektrik hattı bakımının mevzuata uygun yapıldığını, tel kopması veya tarlaya düşme gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yangının sigara izmariti veya kuş çarpması gibi dış etkenlerden kaynaklanmış olabileceğini, yangın sebebinin elektrik hattı olduğunun sabit olmadığını, ......... CBS hazırlık dosyası kapsamında şirket çalışanı... hakkında beraat kararı verildiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının sigortalısı .......... ile ödeme dekontundaki T.C. kimlik numaralarının uyuşmadığını ve davacının sigortalısına yaptığı bir ödemenin bulunmadığını, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını ve ticari iş niteliği taşımadığını, bu nedenle avans faizi talep edilemeyeceğini, faize hükmedilmesi durumunda dahi ancak yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, "Devlet Destekli Katılım Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi" ile sigortalı bitkisel ürünün hasar görmesi nedeniyle, dava dışı sigortalı ..........'a, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olayda; davacı sigorta şirketinin, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefi olduğu dava dışı sigortalı ..........'ın tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delilin olmadığı, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, mutlak ya da nisbi ticari davanın söz konusu olmadığı, görevli Mahkemenin genel görevli Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatine varılarak, davanın HMK 114,115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan (görev) usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-HMK 114,115.maddeleri uyarınca dava şartı (görev) yokluğundan davanın usulden reddine, 2-Görevli Mahkemenin Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİNE, 5-HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama, harç masraf ve giderlerinin görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemede davaya devam edilmesi halinde bu mahkemece değerlendirilmesine, aksi halde mahkememizce dosya üzerinde bu durumun tespiti ile GEREKLİ KARARIN VERİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/389, K. 2026/413, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-389-e-2026-413-k-a777d7118d43