İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/37 E. 2026/752 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/37
Karar No
2026/752
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/37 Esas KARAR NO : 2026/752

DAVA : Menfi Tespit/ İstirdat DAVA TARİHİ : 15/01/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit/ istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, keşidecisinin ..., muhatabının ... Bankası ... Şubesi olduğunu, 133.680,00 TL tutarında, 28.11.2025 tarihli, ... nolu çeki aldığını, çekin rızası rızası dışında elinden çıktığını, bu nedenle ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını ve çeklerin üzerine ödemeden men kararı verildiğini, ibraz edilen çek arkasına bu karar yazıldığını, aynı zamanda ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numarası ile çekin çalınması nedeniyle şikayette bulunulduğunu, soruşturma devam etmekte olduğunu, ödeme yasağı olmasına rağmen davalı firma ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ... değişik iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı aldığını ve ... 30. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını ve müvekkili şirketin tüm hesaplarına ihtiyati hacizle bloke konulduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çek üzerinde ödeme yasağı konulmasını talep etiğini belirterek, davanın kabulü ile, dava konusu çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini ve çekteki cironun sahte olması nedeniyle, davacının, davalıya, dava konusu ... Bankası ... Şubesi ... seri nolu 28/11/2025 keşide tarihli 133.680,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çekin davalıdan istirdatına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafça, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığını, zaman aşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu, dava konusu çekin müvekkili davalı şirket tarafından faktoring ilişkisi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak iktisap edildiğinin, davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, çekin müvekkili şirket tarafından kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap edildiğine dair bir belge delil sunulmadığı savunularak, hukuki mesnetten yoksun, haksız davanın usulden ve esastan reddine, takibe konu çek değerinin %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava; sahtelik iddiasına dayalı olarak, dava konusu ... Bankası ... Şubesi ... seri nolu 28/11/2025 keşide tarihli 133.680,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit, çekin istirdatı taleplerine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ... 30. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmış, davacı şirket yetkilisine ait ıslak imzalı belgeler getirtilerek dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti noktasında Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ... 30. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı tarafından davacı borçlununda aralarında bulunduğu borçlulara karşı ... Bankası ... Şubesine ait ... tarihli ... seri numaralı 133.680,00-TL bedelli çeke istinaden toplam 161.110,61-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. ...1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Dosyamız davacısı tarafından dava konusu çeke ilişkin olarak açılan hasımsız kıymetli evrak iptali davası olduğu, dosyada 22.10.2025 tarihli tensip zaptı 4 nolu ara kararı ile çekin ödenmemesi için ödeme yasağı tedbir kararı verildiği, ticaret sicil gazetesinde ilanların yaptırıldığı, 17.12.2025 tarihli ara karar ile davacı tarafa dosyamız davalısı... A.Ş'ye karşı istirdat davası için süre ve imkan verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dava ve takip konusu çek üzerinde imza incelemesi yapılmasına karar verilmiş, Grafoloji uzmanı bilirkişi ...'dan alınan 03/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... isimli şahsın dosya içerisinde tarafıma tevdii edilen ve niteliklerini ise, yukarıda raporun mukayeseye esas başlığı altında ayrıntılı olarak belirtilen ve inceleme konusu çek aslının düzenlenme tarihi olan 2025 vılı öncesi 2018 yılından başlayıp, yakın ve sonrası 2026 yılında düzenIenmiş gözüken samimi belge asıllarındaki ve huzurda alınan örnek imzalarının kendi aralarında karşılıklı olarak yapılan tetkikleri neticesinde; ismi geçen şahsa ait imzaların, bilhassa imzaların başlangıçlarında yapılan "E" harfini andıran figürlerin başlama noktaları, meyilleri ve ebatları ile tersim tazları itibariyle ve devamlarında el kaldırılmadan devam edilen gövde hareketlerinin bütününü oluşturan şekilIerde izlenen imza yılları ve mantığı ile imzaların genel şekil ve yapıları itibari ile tamamen benzer kaligrafik ve grafolojik unsurları içeren, kısmen zenoin tersimli olmakla birlikte, kendi aralannda irtibatlandırılabilen imzalar oldukları müşahede edildiği, yukarıda kendi aralarında karşılaştırılan ve ortak özellikleri belirlenen mukayeseye esas örnek imzaları ile incelenmesi talep edilen çek aslı arka yüzündeki ciranta imzası optik cihazlar altında, grafometrik analizleri de yapılarak karşılaştırılmış, elde edilen inceleme sonuçları denetime de elverişli olması açısından fotoğraflanarak mevcut mukayeseye esas örnek imzalarına kıyasla denilerek kanaat niteliğinde bir rapor ile sunulduğu, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Şubesine ait, ... / 28.11.2025 keşide yer ve tarihli, keşidecisi "..." isimli şahıs olan, ... Şirketi isimli şirket emrine, 733.680,00-TL meblağlı, ... seri numaralı çek aslı, arka yüzünde basılı ...Şirketi ibareleri ile başlayan kaşe basım izi üzerinde atılı ciranta imzası ile, ... isimli şahsın dava dosyası içerisinde mevcut kendi aralarında irtibatlandırılabilen ve zengin imza kaligrafisini içerik şekil ve gramajlardan oluşturulmuş mukayese imzaIarı, belge ve dokümanların grafolojik incelemelerinde laboratuvarlarda kullanılan stereo makroskop, mikroskop, zarbeco ve regula 1010 gibi cihazlar ve diğer optik aletlerden de istifade edilerek grafometrik analizleri de yapılmak suretiyle; imzaların genel şekli ve yapısı, imzaların başlangıç bölümlerinde yapılan formların oluşturuluş şekli, imzaların bitiriliş bölümlerinin oluşturan hatların tersim tazı, imzalar içerisindeki noktalama itiyadı ve el hareketlerinin tersimi, istiflenme özellikleri, imzaları oluşturan bölümlerin birbirlerine olan konumu, ritm dağılımları, kalem yürütme itiyadı, meyil ve işleklik, şahsa has itiyadi unsurlar, gibi kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden karşılıklı olarak incelenmiş ve neticesinde inceleme konusu ... numaralı çek aslının, arka yüzünde basılı "... Şirketi ibareleri ile başlayan kaşe basım izi üzerinde atılı 1. ciranta imzası ile, ...isimli şahısların dosya içerisindeki mukayese imzaları arasında; imzaların genel yapı ve şekil yönleri açısından çek aslının düzenlenme tarihi olan 2025 yılı öncesi 2018 yılından başlayıp yakın ve sonrası 2026 yılında düzenlenmiş mukayese imzaları ile detaylı yapılan tetkiklerinde, bilhassa incelenen 1. ciranta imzasının başlangıcında yapılan "o" harfini andıran figürün, ...isimli şahsın mukayese imzalarındakilere göre başlangıçtarında yapılan ve "E" harfini figürlere göre tamamıyla farklı yerlerden baştadığı, tersim ve teşekküt taızları itibari ile ve bunların bitirilmelerine müteakiben el kaldırmadan başlanılan gövdelerinde yapıtan bukle hareketlerinin oluşturulma biçİmleri, meyilleri, ebatları gibi yönlerden ve imzaların bitiritişlerinde izlenen imza yolları yönü ile tamamen farklı unsurları içermelerinin yanında, ayrıca, hem incelenen ve hem de adı geçen şahsa ait olan mukayese imzaların, imza genel yapıları itibariyle de, farklı imza mentalitesi içerisinde olup, söz konusu bu imzaların; şahsa özgü olarak kurgulanıp, inşa edilmesi sırasında ise bilhassa, imza genelinde oluşturulan hatların izlediği yol ile bu yol sırasında oluşturulan şekil/figür, gramaj ve bukle niteliğindeki her bir karakterin tek tek yapısı resmedilip biçimlendirilme karakteristiği, hatların birbirleriyle irtibatlandırılış unsurları el hareketlerinin inşa tarzı, el kaldırma ve yeniden başlama yerleri, imzaların atılı bulundukları belgelere göre genel istikamet ve meyil duruları ile kaptadığı alan, işlektik ve baskı durumları ile kalem yürütme itiyat ve ritmleri, şahsa özgü itiyadi diğer hususiyetler ile kaligrafik, karakteristik ve grafolojik diğer unsurlar yönünden de aralarında farklılıkların bulunduğu müşahede edildiği, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan inceleme konusu, ... Bankası Anonim Şirketi,... Şubesine ait, ... / 28.11.2025 keşide yer ve tarihli, keşideisi ... isimli şahıs olan, "... Şirketi isimli şirket emrine, 733.680,00-TL meblağlı, ... seri numaralı çek aslı, arka yüzünde basılı ... Şirketi ibareleri ile başlayan kaşe basım izi üzerinde atılı 1. ciranta imzasının,... isimli şahsın dava dosyası içerisinde mevcut bilhassa çek aslının düzenlenme tarihi olan düzenlenme tarihi olan 2025 yılı öncesi 2018 yılından başlayıp, yakın ve sonrası 2026 tarihleri arasında düzenlenmiş gözüken samimi belge asıllarındaki ve huzurda elde edilmiş mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli sahsın eli mahsulü olmadığı yönünde sonuç ve kanaatine varılmıştır. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Dava, dava konusu çekin rıza dışı elden çıktığı, davacı lehtar ciranta olan davacı ...Şirketi adına atılı imzanın davacı şirket yetkilisi ...'e ait olmadığından bahisle dava konusu ... Bankası ...Şubesi ... seri nolu 28/11/2025 keşide tarihli 133.680,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit, çekin istirdatı taleplerine ilişkin bulunmaktadır Davalı tarafça, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça davadan önce arabuluculuğa başvurulduğu anlaşıldığından, davalı tarafın arabuluculuk itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça, zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunulmuş ise de, yasal mevzuatta menfi tespit ve çek istirdatı davalarında öngörülmüş zamanaşımı ve hak düşürücü süre bulunmadığından, davalı tarafın zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden başkaca başkaca bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu, çekteki imzanın davacı borçlu şirkete ait olduğunu ispatlamak zorundadır. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ....Esas ...Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir. Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; Dava konusu ... Bankası ... Şubesi ... seri nolu 28/11/2025 keşide tarihli 133.680,00 TL bedelli çekin keşidecinin ..., lehtarın dosyamız davacısı ... Şirketi olduğu, Çekin arkasında sırasıyla dosyamız davacısı ...Şirketi'nin,...Şirketi'nin, ... Şirketi'nin, dosyamız davalısı ... A.Ş'nin cirolarının bulunduğu,...A.Ş tarafından ibraz edildiği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararına istinaden ödeme yapılmadığının şerh düşüldüğü, dosya kapsamı toplanan belge ve delillere göre, davacı şirketin yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır. Sahtelik iddiası mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebilecektir. Davanın temeli sahtelik iddiasına dayandığından, dava konusu çekteki davacı şirkete ait lehtar ciranta imzasının davacı şirket yetkilisi ...'e ait olup olmadığının tespiti gerekmiş, bu kapsamda grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından yasal mevzuata uygun olarak dava konusu çekteki davacı şirket adına atılı imza ile davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu belge asıllarındaki tatbike medar imzaları ve mahkememizce alınan imza örnekleri üzerinde incelemeler yaparak rapor hazırlanmıştır. Bu nedenle rapor hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuştur. Mahkememizce Grafoloji uzmanı Bilirkişi ...'dan alınan 03.07.2026 tarihli bilirkişi raporu ile, Dava ve takip konusu çekin Arka yüzündeki davacı ...Şirketi adına atılı Lehtar Ciranta imzasının, davacı şirket yetkilisi ...'e ait olmadığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dava ve takip konusu çekteki lehtarın cirosunun sahte olduğu anlaşıldığına göre, 6102 sayılı TTK’nın 684. ve 788. maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından, çek üzerinde bulunan hakkın çekte ciranta olarak görünen ...Şirketi'ne, ondan ....Şirketi'ne, dolayısı ile dosyamız davalısı...A.Ş devrinin gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ... A.Ş'nin, 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından davacıya başvurma hakkı bulunmamaktadır. Davacı lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalı... A.Ş'nin 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacıda olduğu düşünülemez. Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir. Bu nedenler ile çeki elinde bulunduran davalı ... A.Ş'nin, çekteki davacı lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çekteki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve davacı lehtara başvuru hakkı bulunmadığından, çekteki hak sahibinin davacı şirket olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafın davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça, kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, davacı lehtar şirket ile davalı ...A.Ş arasında başka ciroların olması, davalının çekteki lehtar ciranta imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmaması nedenleriyle, davalının icra takibinde kötü niyetli olmadığı değerlendirilmiş ve bu sebeplerle davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFINDAN AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davacının, davalıya, dava konusu ... Bankası ... Şubesi ... seri nolu 28/11/2025 keşide tarihli 133.680,00 TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, ÇEKİN DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 9.131,68-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 2.282,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.848,75-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, -Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.282,93-TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvurma harcı, 2.018,82-TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 12.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 15.250,82-TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06/10/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/37, K. 2026/752, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-37-e-2026-752-k-85f2f67c5253