İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/338 E. 2026/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/338
Karar No
2026/275
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/338 Esas - 2026/275 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/338 Esas KARAR NO : 2026/275

HAKİM : .... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : 1-.... VEKİLİ : Av. ....

DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av....

DAVALI : 3- .... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : 4-... VEKİLİ : Av.......

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 24/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; 11/03/2025 tarihinde davalı ... .... sevk ve idaresindeki .... plakalı özel halk otobüsüne bindiğini, diğer yolcularla birlikte otobüsten inmek üzere olan davacının, davalı otobüs şoförü olan .... dikkatsiz ve tedbirsiz olarak gerekli kontrolleri yapmaksızın kapı açık şekilde gaza basması sonucu davacının yola düşerek yaralandığını, bel kısmında kırık meydana geldiğini, davacının uzun süre tedavi gördüğünü, fiziksel ve psikolojik olmak üzere maddi ve manevi açıdan zarar gördüğünü, davalı aleyhine ... 41. ASCM'nin 2025/554 E.sayılı dosyası ile taksirle yaralamaya sebep vermek suçundan dolayı yapılan yargılamada davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, kaza nedeniyle davacının kalıcı iş gücü kaybı oluştuğunu, günlük yaşantısını bakıcı/yakınlarının yardımı ile yapabildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL iş gücü kaybı ve maddi tazminat, 100,00 TL tedavi masrafları, 100,00 TL bakıcı masrafları, 100,00 TL yol masrafları olmak üzere şimdilik toplamda 10.300,00 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıların alınarak davacıya verilmesine, ayrıca 280.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kazaya karışan 06 HO 1441 plakalı araç üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta ileri sürülen maddi ve hukuki olgular ile dosya kapsamı dikkate alındığında; davacının, yolcu olarak bulunduğu otobüste davalı sürücünün dikkatsizliği ve ihmali sebebiyle yola düştüğü ve bu şekilde yaralandığı iddiasıyla davayı sürücüye, işletene, ruhsat verene, zorunlu ve ihtiyari trafik sigortasını tanzim eden şirketlere karşı açtığı, bu hali ile davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi", 3/ı maddesinde tüketici işlemi ise; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan diğer davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Bu durumda davanın, davacı yolcunun, otobüsteki yaralanmasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması, davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Emsal kabul edilen kararlar: ... BAM 20. Hukuk Dairesinin 2023/2317 Esas, 2026/7 K. Sayılı ilamı, 2025/2337 Esas, 2025/2469 K. Sayılı ilamı, 2025/2313 Esas, 2025/2468 K. Sayılı ilamı) Bu itibarla; açıklanan gerekçelerle davaya bakmaya Mahkememizin değil; ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varılmakla HMK 114/1-c ve 115/2 m. gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK’nın 114/1-c.m. delaleti ile 115/2.m. gereğince davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20.m. gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde talepte bulunulması halinde dava dosyasının davaya bakmaya ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının davacı vekiline ihtarına, 3-Yargılama giderlerinin görevli Mahkeme tarafından değerlendirilerek karara bağlanmasına, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde HMK 331/2.m. gereğince yargılama giderlerinin dosya üzerinden Mahkememiz’ce karara bağlanmasına, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 341 ve 345.m. gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2026

Katip .... e-imzalıdır.

Hakim .... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/338, K. 2026/275, T. 24.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-338-e-2026-275-k-981463f75e0e