İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/241 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/241
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/241 Esas KARAR NO : 2026/36
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2018 KARAR TARİHİ : 10/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA YÖNÜYLE; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında evsel ve ambalaj atıklarının mevzuata uygun bir şekilde toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve bertaraf edilmesi amacıyla 22.03.2018 tanzim tarihli 01.03.2018-28.02.2021 tarih aralığını kapsayan 3 yıl süreli "Evsel ve Ambalaj Atık Toplama, Ayrıştırma ve Bertaraf Hizmeti Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkili şirketin bu iş için personel alımının yanı sıra gerekli makine ve teçhizat aldığını, çeşitli sigortalar yaptırdığını, vergiler ödediğini ve hizmet edimini sunmaya başladığını, müvekkili şirket sözleşmesel yükümlülüğünü gereği gibi ifa ederken, davalı şirketin daha sözleşmenin kurulmasından 3 ay sonra ... tarihinde ... 12. Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin 10.1 maddesini gerekçe göstererek tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, ancak yapılan bu feshin haksız ve kötü niyetli olduğu ve bu sebeple müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların tazminini talep hakkı hasıl olduğunu, müvekkili şirketin sunmuş olduğu hizmet ediminde hiçbir kusuru olmadığı halde 3 ay gibi kısa bir süre sonra tek taraflı fesih bildiriminin, hakkın kötüye kullanımı olduğunu, her ne kadar taraflar tacir, sözleşmede davalı şirkete tek taraflı fesih hakkı tanınmış ve fesih halinde herhangi bir alacak talebinde bulunulamayacağı hususları belirtilmiş ise de MK gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyi niyet kurallarına uyulması gerektiğini, ticari ilişkide tarafların bu ilişkiden zarar görmemeyi aksine menfaat sağlamayı ümit ettiklerini, 3 yıl süreliğine akdedilen sözleşmenin feshini gerektirecek hiçbir durum yokken ticari hayatın akışına ters bir şekilde 3 ay gibi kısa bir süre sonra feshedilmesinin müvekkili şirketin maddi ve manevi zararına sebep olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllar emek sarf ederek kazanmış olduğu ticari itibarın yaşanan bu hadise ile zedelendiğini, müvekkilinin toplam 80.848,67 TL ve 3.961,00 Euro zarara uğradığını, fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin haksız ve kötü niyetli fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararın davalı şirketçe tazmini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların imzaladıkları 22.03.2018 tarihli sözleşme ile .... bünyesinde yer alan bölümlerden çıkan tehlikeli olmayan evsel ve ambalaj atıklarının düzenli olarak yasal mevzuata uygun şekilde toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve bertaraf edilmesi hizmetinin davacı şirketten alınması hususunda anlaştıklarını, davacı şirketin hizmete başladıktan sonra yüklendiği edimleri zamanında ve sözleşmede belirtilen şekilde yerine getirmediğini, yüklendiği işi dava dışı üçüncü bir şirkete devrettiğini, 22.03.2018 tarihli sözleşmenin Devir ve Temlik başlıklı 9. Maddesinin açık olduğunu, davacı şirketin yüklendiği işi başka bir şirkete devretmesinin sözleşmeye açık şekilde aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin gerek verilen hizmetteki aksamalar gerekse sözleşmenin 9. Maddesine açık aykırılıklar sebebiyle ... 12. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesini keşide ederek taraflar arasından akdedilen sözleşmeyi sözleşmenin 10.1 maddesine uygun olarak tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkili şirketin 30 gün önceden yazılı bildirim yapmak şartıyla sözleşmeyi istediği gibi her an tek taraflı olarak feshedebileceğini ve fesih sebebiyle yüklenicinin herhangi bir hak ve alacak talep edemeyeceğinin sözleşmenin imzalanması sırasında davacı şirketçe bilindiğini, TTK 20/2. maddesi gereğince davacı şirketin sözleşmenin feshinden sonra huzurdaki davayı ikame etmesinin bu sebeple kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkili şirkete verilen hizmetin ayıplı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun yerine getirilemeyen hizmet sebebiyle taraflar arasındaki ticari ilişkiden gerekli menfaati sağlayamadığını, daha fazla zarara uğramamak için de sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sözleşmeyi hukuka aykırı şekilde feshettiği varsayılsa bile maddi tazminat adı altında sayılan kalemlerin müvekkil şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin uzun yıllar boyunca sarf ederek kazanmış olduğu ticari itibarın zedelenmiş olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtip haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA YÖNÜYLE; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ ...Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında; evsel atık ve ambalaj atıklarının mevzuata uygun bir şekilde toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve bertaraf edilmesi amacıyla, 01.03.2018 - 28.02.2021 tarih aralığını kapsayan üç yıl süreli "..." akdedildiğini, müvekkili şirketin bu iş için personel alımının yanı sıra, gerekli makine ve teçhizatı aldığını, çeşitli sigortalar yaptırdığını, vergiler ödediğini ve hizmet edimini sunmaya başladığını, müvekkili şirketin, sözleşmesel yükümlülüğünü gereği gibi ifa ederken, davalı şirketin daha sözleşmenin kurulmasından üç ay sonra 30.05.2018 tarihinde ... 12. Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini ve sözleşmenin 10.1 maddesini gerekçe göstererek tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, tüm bu nedenlerle; öncelikle birleştirme talebinin kabulüyle işbu davanın ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas sayılı dava ile birleştirilmesini, haklı davanın kabulü ile haksız fesih sonucu müvekkilinin mahrum kaldığı kâra karşılık şimdilik belirsiz 100,00-TL'nin, sözleşmenin haksız ve kötü niyetli fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının HMK madde 107 kapsamında belirsiz alacak davası açmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının zararını dava açıldığı tarihte belirleyebildiğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, dava zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından zamanaşımı def’inde bulunduklarını, taleplerin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini, taraflar arasında 22.03.2018 tarihinde imzalanan sözleşme ile ....bünyesindeki atık yönetimi hizmetinin davacıdan alınmasının kararlaştırıldığını, davacının edimlerini zamanında yerine getirmediğini, sözleşmenin 9. maddesine aykırı olarak yüklendiği işi dava dışı üçüncü bir şirkete devrettiğini, bu aykırılıklar sebebiyle ... 12. Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği davacının fesih sonrası herhangi bir tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, tacir olan davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, sözleşmenin feshinden sonra dava açılmasının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından sunulan hizmetin ayıplı olduğunu, müvekkil şirketin ticari menfaatini korumak adına sözleşmeyi feshettiğini, davacının müspet zarar iddiasının ve talep edilen maddi tazminat tutarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda; tarafların incelenen 2018 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun ve tam bir karşılıklılık içinde bulundukları, kanunlara uygun tutulduğu kapanış onamalarının yaptırıldığı, davacı şirketin edimlerine karşılık davalı şirketin yaptığı ödemeler sonucunda dava tarihi itibarıyla borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı hesaplanmıştır. Mahkememizce bozma sonrası İstinaf kararı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporunda özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ... E. ve ...K. sayılı 20.12.2023 tarihli kaldırma kararı uyarınca davalı feshinin haksız olduğunun kabul edildiği, davacının asıl dava kapsamındaki masraf taleplerinin incelendiği, 15.202.27 TL tutarında kantar sistemi masrafı ile 3.712,00 TL tutarında İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi masrafının bulunduğu, 965,50 TL tutarında Kobi Paket Sigorta Poliçesi masrafının olduğu, 44.01 TL tutarında damga vergisi ücretinin yer aldığı, 1.000,00 TL tutarında teminat mektubu kesintilerinin bulunduğu, tüm bu kalemlerle birlikte toplam 64.897,170 TL tutarında zarar hesaplandığı, 3.961,00 EUR tutarındaki ... hizmet bedellerinin zorunlu olmasına rağmen sözleşmede kimin tarafından ödeneceğine dair açıklık bulunmadığı yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Yine mahkememizce Birleşen ... 5.ATM'nin ... Esas sayılı dosyasındaki talep yönünden değerlendirme yapılmak üzere ve tarafların itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişilerden rapor aldırılmış olup alınan rapordan özetle; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelendiği, asıl dava yönünden davacının itirazlarına ilişkin önceki rapor kanaatlerinin değişmediği, hukuki itirazların takdirinin mahkemeye ait olduğu, birleşen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyası yönünden davacı şirketin talebinin kabulü halinde davalının 3 yıllık sözleşmeyi 3 ay sonra haksız feshetmesi sebebiyle sözleşmenin normal sürede sona ereceği döneme kadar oluşacak kâr kaybının 206.672,54 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, taraflar arasında imzalanan ...Sözleşmesinin, davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasıyla sözleşmeden kaynaklanan zararlar ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen ...Esas, ...Karar sayılı karar, İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2023 tarih ve... Esas,... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış ve dosya iş bu esasa kaydedilmiştir. Davacı vekilince ...5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile iş bu davaya konu sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kâra ilişkin birleştirme talepli dava açılmış ve dava ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile iş bu dosya ile birleştirilmiştir. Uyuşmazlık, sözleşmenin sebep göstermeksizin davalı tarafça feshinin mümkün olup olmadığı, davalının feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklanan zararları ile manevi tazminat talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir. Taraflar arasında ...Sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmede davacı "Yüklenici", davalı "..." olarak anılmaktadır. Sözleşmenin 3.maddesinde; 3 yıl süreli olduğu, 01/03/2018 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 28/02/2021 tarihinde hiçbir ihtar, ihbar yada bildirime gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceği düzenlenmiştir. "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 10.maddesinde; "10.1. ..., Sözleşmenin sona erme tarihini beklemeksizin en az 30 gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmek hak ve yetkisini haizdir. Böyle bir fesih durumunda Yüklenici, her ne nam altında olursa olsun hiçbir şekil ve surette alacak, hak, iddia ve tazminat talebinde bulunamaz. ... 'nin herhangi bir sebeple işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde, Yüklenici fesih tarihine kadar olan ve henüz ödenmemiş edimlerinin karşılığını fesih tarihinden sonra 15 gün içinde fatura karşılığında talep edebilir. Yüklenici, bunun haricinde her ne nam altında olursa olsun bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını peşinen gayrikabili rücu olarak beyan, kabul ve taahhüt etmiştir. 10.2. ..., Yüklenici sözleşmede her alan yükümlülüklerinden herhangi birini kısmen veya tamamen yerine getirmediği veya ... Yüklenici'nin hizmet kalitesinden veya performansından memnun kalmaması veya hizmetin aksaması halinde Yüklenici'ye vereceği bir yazılı bildirimle işbu sözleşmeyi hiçbir sorumluluk ve yükümlülük altına girmeden haklı nedenle derhal feshedebilir. Yüklenici, ...'nin bu nedenle uğrayacağı tüm zararları karşılamakla yükümlüdür..." hükümlerine yer verilmiştir. Davalı tarafça tutulan tutanaklar incelendiğinde; 14/03/2018 tarihli tutanakta; davacı şirket tarafından sözleşmeye aykırı olarak ambalaj aracı ile evsel atık topladığı, yine sözleşmeye aykırı şekilde ambalaj atıklarının açık kasa araçlarla toplandığı, 15/03/2018 tarihli tutanakta; davacı şirket tarafından 7/24 hizmet verilmesi gerekirken 14/03/2018 tarihinde saat 22:00'den sonra, 15/03/2018 tarihinde saat 21:00'den sonra personel bulundurmadığı ve 05:00'da çöplerin kapıda birikerek kaldırım üstüne kadar taştığı,16/03/2018 tarihli tutanakta; davacı şirket tarafından 7/24 hizmet verilmesi gerekirken 16/03/2018 tarihinde saat 22:00'den sonra çalışanların ayrıldıkları, 03/05/2018 tarihli tutanakta; davacı şirket çalışanlarının sözleşmeye aykırı olarak iş sağlığı ve güvenliğine uygun kıyafet kullanmadığı, firma unvanı bulunmayan günlük kıyafetlerle çalıştıkları hususlarında tutanak tutulmuştur. Ayrıca 04/04/2018 tarihinde davacı şirkete ait çöp kamyonunun ... kapısından girişindeki güvenlik kontrolünde, araç şoförü ...'in özel güvenlik görevlilerine arama yapılması sırasında problem çıkarttığı, görevlileri tehdit ettiğine dair polis memuru ve özel güvenlik görevlileri tarafından tutanak düzenlenmiştir. Bu tutanağa istinaden ... Emniyet Müdürlüğü tarafından ...tarihinde davalı ... şirketine gönderilen yazıda, davacı ... personeli ... hakkında gerekli işlemlerin yapılması ve işlemler hakkında bilgi verilmesi istenilmiştir. Davalı ...şirketi ise 22/05/2018 tarihinde davacı ... şirketine gönderdiği yazı ile yaşanan olayın sözleşme hükümlerine aykırılık mahiyetinde olduğunu, sözleşmenin "..., Yüklenici tarafından istihdam edilen herhangi bir personelin etik ve iyiniyet ilkelerini ihlal ettiğini, işyeri disiplini ve huzurunu bozduğunu tespit etmesi halinde, bu durumu Yüklenici'ye bildirecek ve Yüklenici söz konusu personeli derhal yenisi ile değiştirecektir." hükmüne göre işlem yapılması ve böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini, yaşanan bu olay nedeniyle uygulanacak olan cezai işlemlerin sözleşme hükümlerince ... şirketine yansıtılacağını bildirmiştir. Davalı tarafından, ... 12. Noterliği'nden keşide edilen...tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca, ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün sonra geçerli olmak üzere sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği bildirilmiş, 31/05/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme 01/03/2018 tarihinden 28/02/2021 tarihine kadar yürürlükte olacak şeklide imzalanmış ancak davalı şirket tarafından gönderilen 31/05/2018 tebliğ tarihli ihtarname ile sözleşmenin 10.1.maddesi uyarınca feshedilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 18/2 maddesinde "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü yer almaktadır. Tarafların imzaladıkları sözleşmenin 10/1 maddesinde davalıya sözleşmeyi hiçbir sebep göstermeden en az 30 gün önceden yazılı ihbarda bulunmak suretiyle tek taraflı fesih hakkı verilmiş olup, sözleşme davalı tarafından bu hüküm gereğince önel süresine uygun olarak keşide edilen ihtarname ile feshedilmiş ise de 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü ile hak ve borçların kullanımı ve ifasında da dürüstlük kurallarına uyulması gerektiğine işaret edilmiştir. TMK'nın 2. maddesi gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifası sırasında uyulması gereken dürüstlük kurallarına, somut dosyada olduğu gibi taraflarca imzalanmış sözleşmenin yürütümü ve feshi sürecinde de uyulması gerekmektedir. Her ne kadar sözleşme ile davalıya sebep göstermeksizin feshi hakkı tanınmış ise de, emsal ilamlarda da belirtildiği gibi böyle bir fesih yetkisinin bulunması halinde dahi haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir. Ancak davalı tarafından gönderilen 30/05/2018 tarihli fesih bildiriminde herhangi bir sebep gösterilmemiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde, bir kısım tutanaklara dayanarak ve davacının bizzat ifayla yükümlü olduğu edimi 3.kişilere yaptırdığını ileri sürerek sözleşmenin davacı tarafça ihlal edildiğini ve feshin haklı nedene dayandığını savunmakta ise de, sözleşmenin eki niteliğinde olan teknik şartnamede "Yüklenicinin teknik şartname kriterlerine uyumsuz çalıştığının tesbiti halinde önce yazılı bir uyarı yapılarak konu hakkında bilgilendirme yapılır. Aynı ay içerisinde uygunsuzluğun tekrarı halinde tabloda belirtilen para cezaları uygulanacaktır. Tespit edilen çok sayıda uygunsuzluğa istinaden uyarı ve ceza işlemlerin süreklilik arz etmesi halinde ... sözleşmeyi tek taraflı olarak derhal feshedebilir." hükmü ile sözleşmeye aykırılık halinde fesih prosedürü düzenlenmiş ancak davalı tarafça bu prosedüre göre işlem yapılmadığı gibi sözleşmede yer alan devir yasağına aykırı olacak şekilde sözleşme konusu edimin 3.kişilere yaptırıldığı da ispatlanamadığından haklı nedenle fesih şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Davacının asıl dava dilekçesindeki bildirdiği zarar kalemleri; 1-...A.Ş'den alınan aşırı yük kontrol sistemi, 2-...işveren sorumluluk sigorta poliçesi, 3-... kobi paket sigorta poliçesi, 4-Damga vergisi, 5-Banka teminat mektubu komisyon tahsilatı, 6-Davacı şirket personeline daimi kart verilmemesi sebebiyle haksız olarak kesilen ... ücretinden oluşmaktadır. Davacının talep ettiği bu zarar kalemleri, sözleşme nedeniyle yapılan masraflar olup menfi zarar niteliğindedir. Ayrıca birleşen dava ile sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kâra ilişkin zarar talebi bulunmaktadır. Dava konusu zarar kalemleri yönünden bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler incelendiğinde; -...A.Ş.'den alınan makine yönünden; "Davacı tarafın sunmuş olduğu KDV dahil 18.202,27 TL tutarındaki aşırı yük kontrol sistemi dingillere konulan mekanik ağırlık sensörleri ve bu sensörlere bağlı olarak alınan sinyalleri işleyerek çöp araçlarındaki yükün aşırı değerleri aşıp aşmadığını (over load ) değerlendiren bir elektronik kontrol ünitesinden müteşekkil olup. Esas itibarıyla aracın ne kadar yük aldığını gösteren bir kantar sistemidir. Normalde bu tür çöp toplama araçları kantar sistemine sahip değildir. Ancak özel uygulamalar ya da gereksinmeler için aşırı yük ve kantar sistemiyle donatılabilirler. Taraflar arasındaki sözleşmenin UYGULAMA başlıklı 4. Maddesinin a bendinde yüklenici firmanın sorumlulukları ve yükümlülükleri kısmında "yüklenici evsel atık araçlarına ve ambalaj atığı araçlarına kantar yerleştirecektir. Yerleştirilmiş olan kantarlarla birlikte hangi noktadan ne kadar atık teslim alındığının kaydı tutularak ilgili firmalara ve ... ye iletecektir." Şeklinde hüküm mevcut olup bu hükümden davacının sözleşmeyle tarif edilmiş işi yapabilmesi için aracında normalde olmayan bir sistemi aracına monte ettirmek zorunda kaldığı görülmektedir. Bu durumda davacının aracına monte ettirdiği kantar sistemini münhasıran bu iş için kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan kantar ve aşırı yük sistemi her ne kadar bu iş için kull: aksa da ağırlık ölçümünü gerekli kılan benzer başka sektörlerde kullanılabilinir. Ancak davacıya ait aracın bu tür ağırlık ölçme sistemi gerektirmeyen birçok sektörde de kullanılabileceği düşünüldüğünde hangi tür işte çalışacağını piyasa şartlarının belirlediği ve önceden öngörülemeyeceği düşünüldüğünde pratikte bu sistemin sadece davalıyla aralarındaki atık toplama işinde gerekli olduğu düşünülebilinir. Bu durumda davacı ... Kâğıt ambalaj sanayi ve ticaretin yaptırdığı bu kantar sisteminin her İşte kullanılmasının gerekli olmadığı münhasıran bu iş için yapıldığı görülmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde kantar sisteminin bazı sektörlerde kullanılması mümkün görülmekle birlikte pratikte bu tür bir işin bulunmasının güçlüğü ve davacının aracının başka sektörlerde de kullanabilme özgürlüğü zorunluluğu da dikkate alındığında araçları için yaptırmış olduğu kantar ve aşırı yük sistemi için harcanan 18.202,27 TL masrafi talep edebileceği görülmektedir. Her ne kadar kantar sisteminde kullanılan mekanik load cell sensörleri başka araçlar için kullanılabilecek olsa da bu sensörlerin 2. El piyasası olmadığı ve sadece kantar sistemini yapan montaj firmalarının işine yarayabileceği kullanılmış olması ve sadece bu tür firmalara satılabileceği ve işçilik ve montaj malzemelerinin hariç bırakılması gerektiği düşünüldüğünde mekanik yük sensörlerin 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık olarak 3.000 TL olarak alınabileceği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davacının kantar sitemleri nedeniyle talep edebileceği miktarın KDV dahil 18.202,27 TL — 3.000 TL - 15.202,27 TL olacaktır." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Söz konusu raporun denetime elverişli ve hukuka ve dosya içeriğine uygun olduğu kanaatiyle davacının ... A.Ş.'den alınan makine yönünden 15.202,27 TL talep edebileceği kanaatine varılmıştır. -... ücreti yönünden; "...hizmeti; hava sahasında hava araçlarının geliş/gidiş ve towing işlemleri ile hava sahasına geçici olarak giren araçlara verilen rehberlik ve refakat hizmetidir. ...’ Sahalarında hizmet vermek için tahsis edilmiş ve hizmetin yapılabilmesi için belirlenmiş donanıma sahip araçlar ise “...Araçları” olarak ifade edilir. ... araçlarının kullanım amaçları havaalanları arasında farklılık gösterebilir. Araçlar kolaylık ve güvenlik için kullanılırlar. ... hizmeti verilecek araç, G kapısından başlayarak hizmetini tamamlayacağı noktaya getirilir. Hizmetin bitiminden sonra G kapısına (Güvenlik kapısı) bırakılarak .. dışarısına güvenli bir şekilde çıkması sağlanır. ... Hizmeti Verilen Durumlar: • ...kurallarını bilmeyen sürücülerin kullandığı hava sahasında yaptırılacak inşaat, bakım ve onarım çalışmaları için hava sahasına giriş/çıkış yapacak kurumlara ait araçların apron, taksi yolu ve pistlere giriş ve ilerleyişleri esnasında, • Kule ile irtibat halinde olmayan araçların taksi yolu ve pistlere girişlerinde, • Hava sahasına, geçici apron plakası tahsisi ile giriş/çıkış yapacak tüm araçlara, • Yer hizmetleri kuruluşları, hava taşıyıcıları ve PAT sahalarında hizmet veren diğer kuruluşlara hizmet vermek için sahalara izinle giren araçlara,* PAT sahalarına banka araçları, film çekim vb. faaliyetler için girmesi gereken araçlara, *Türk tescilli hava araçları için isteğe bağlı olarak, ekstra olarak farklı bir husus belirtilmedikçe yabancı tescilli tüm hava araçlarına ... hizmeti verilir. Dosya kapsamında,... açıklaması ile davalı şirket tarafından 28.05.2018 tarih ... no.lu, ... açıklamalı 2.788,00 EUR bedelli ve 21.07.2018 tarih ... no.lu, ... açıklamalı 1.173,00 EUR bedelli elektronik faturaların düzenlenerek davacı şirkete elektronik sistem üzerinden teslim edildiği, işbu faturalara karşılık davacı şirket tarafından itiraz edildiği veya iade faturası düzenlendiğine ilişkin herhangi bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı görülmüştür. ... hizmeti verilmesi gereken kişi ve kuruluşlarla ilgili yukarıda belirtilen durumlar irdelendiğinde “Yer hizmetleri kuruluşları, hava taşıyıcıları ve ... sahalarında hizmet veren diğer kuruluşlara hizmet vermek için sahalara izinle giren araçlara” ve kule ile irtibat halinde olmayan araçlara “ ... hizmeti verilir şeklinde düzenleme olduğu davacı firmanın bu tanıma uyduğu ve...hizmeti almadan direkt hava sahasına geçici giriş yapamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı firmanın ... hizmeti alarak hava sahasına giriş yapması gerektiği görülmektedir. Mevcut dosya kapsamında söz konusu işyeri olan ...atık hizmeti veren alt firmaların PAT sahasına kimlik kartıyla ... hizmeti almadan girip giremeyeceği Gibi hususlarla ilgili net bir bilgi bulunmadığından genel kabul görmüş havacılık kurallarına göre davacı firmanın ... hizmeti almadan havalimanı sahasına giremeyeceği kabul edilmelidir." şeklinde değerlendirime yapılmıştır. Davacı şirket tarafından, davalı şirketin, apron bölgesine girişte kamyondaki personellere daimi giriş kartı vermesi gerekirken, verilmemesi nedeniyle personelin kartı olmadığından yetkililerin araca refakati için yardım etmesi sonucu haksız olarak ... faturasının kesildiğini belirterek zarar kalemi olarak talep etmiş olduğu ancak sözleşmede davacı şirketin ... hizmeti alıp almaması veya alacaksa bunun bedelinin kime ait olacağı ile ilgili bir husus belirtilmediği, ... hizmeti alınacaksa bunun bedelinin kimin tarafından ödenmesi gerektiği açık bir şekilde belirtilmediği, davacı tarafından hizmet suresince bu faturalara itiraz edilmediği ve iade faturası kesilmediği gibi tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ... ücretinin davacı tarafından talep edilemeyeceği kanaatine varılmakla ... ücreti talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. -... Sigorta İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi yönünden; “Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği 13.03.2018 başlangıç, 13.03.2019 bitiş, 14.03.2018 düzenleme tarihli ... Poliçe No.lu, Prim tutarı 9.279,00 TL olan İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesinin 06.08.2018 tarihinde iptal edilmesi sebebiyle iade alınan 5.567,00 TL'nin düşümü yapıldıktan sonra davacı şirketin işbu poliçeden kaynaklı 3.712,00 TL zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği 20.03.2018 başlangıç, 20.03.2019 bitiş, 14.03.2018 düzenleme tarihli ... Poliçe No.lu, Prim tutarı 1.203,00 TL olan Kobi Paket Sigorta Poliçesinin iptal edilmesi sebebiyle iade alınan 237,50 TL'nin düşümü yapıldıktan sonra davacı şirketin işbu poliçeden kaynaklı 965,50 TL zararının bulunduğu hesaplanmıştır." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Söz konusu raporun denetime elverişli ve hukuka ve dosya içeriğine uygun olduğu kanaatiyle davacının Sigorta Poliçeleri yönünden 3.712,00 TL+ 965,50 TL talep edebileceği kanaatine varılmıştır. -Damga Vergisi yönünden; "BAM kaldırma kararı doğrultusunda, 22.03.2018 tanzim, 01.03.2018 başlangıç, 28.02.2021 bitiş aralığını kapsayan 3 yıl süreli Evsel ve Ambalaj Atık Toplama, Ayrıştırma ve Bertaraf Hizmeti Sözleşmesinin, davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 30.05.2018 tarihli ... 12.Noterliğinin ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesinde belirtilen 30 günlük sürenin sonu olan 30.06.2018 tarihinde fesih edildiği kabulüne göre, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre dikkate alınarak, davacı şirket tarafından ödenen 49.485,60 TL'lik tutara yapılan kıstelyevm hesabında, davacının zararının 44.017,33 TL olduğu hesaplanmıştır." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Söz konusu raporun denetime elverişli ve hukuka ve dosya içeriğine uygun olduğu kanaatiyle davacının Damga Vergisi yönünden 44.017,33 TL talep edebileceği kanaatine varılmıştır. -Banka Teminat Mektubu Komisyon Tahsilatı Yönünden; "BAM kaldırma kararı doğrultusunda...Bankası A.Ş.'ne müzekkere yazılmış olup, Müzekkere cevabının incelenmesinde, davacı şirket tarafından, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı şirkete teslim edilen 02.03.2018 tarih, ... referans no.lu 200.000,00 TL bedelli teminat mektubundan kaynaklı olarak, davacı şirketten 1.000,00 TL masraf tahsil edildiği bildirildiğinden, davacının teminat mektubu komisyon tahsilatı yönünden 1.000,00 TL zararının bulunduğu hesaplanmıştır." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Söz konusu raporun denetime elverişli ve hukuka ve dosya içeriğine uygun olduğu kanaatiyle davacının Banka Teminat Mektubu Komisyon Tahsilatı Yönünden 1.000,00 TL talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle asıl davanın toplam 64.897,10 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Daha önce temerrüte düşürülmediğinden ve taraflar tacir olduğundan bu miktara asıl dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kâra ilişkin zarar talebi yönünden alınan ek raporda ise; davalının 3 yıllık sözleşmeyi 3 ay sonra haksız feshi sonrasında sözleşmenin normal sürede feshedileceği döneme kadar talep edebileceği kâr kaybı 206.672,54 TL olarak hesaplanmıştır. Söz konusu raporun denetime elverişli ve hukuka ve dosya içeriğine uygun olduğu kanaatiyle davacının kâr kaybı Yönünden 206.672,54 TL talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle birleşen davanın asıl davanın toplam 206.672,54 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Daha önce temerrüte düşürülmediğinden ve taraflar tacir olduğundan bu miktara birleşen dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise; tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle ticari itibar kaybına uğradığını beliterek manevi tazminat isteğinde bulunmuş ise de taraflar tacir olup aralarındaki sözleşmenin feshi hususlarını öngörmeleri gerektiği, haksız fesih halinde sözleşme dolayısıyla uğranılan maddi zararların talep edilebileceği, feshedilen sözleşme sebepli ticari itibar kaybına konu manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, ticari itibarın ne şekilde sarsıldığına ilişkin bir delil sunulmadığı anlaşılmakla bu kaleme ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada; -Maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 64.897,10 TL'nin asıl dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Manevi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Birleşen davada; -Davanın KABULÜ ile; 206.672,54 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl Davada Maddi Tazminat Yönüyle; Karar harcı olan 4.433,12 TL'nin peşin harç olarak alınan 512,33 TL ve ıslah harcı 1.580,00 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.340,79 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Asıl davada Manevi Tazminat yönüyle; Karar harcı olan 1.366,2 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Birleşen Dava Yönüyle; Karar harcı olan 14.117,80 TL'nin peşin harç olarak alınan 427,60 TL ve tamamlama harcı 3.527,75 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 10.162,45 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Asıl ve birleşen davada davacı tarafça toplam karşılanan 6.511,18 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından davalar nedeniyle yapılan 14.336,70 TL yargılama giderinin kabul ve reddedilen kısım göz önünde bulundurularak hesap olunan 12.906,71 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından davalar nedeniyle yapılan 270,00 TL yargılama giderinin kabul ve reddedilen kısım göz önünde bulundurularak hesap olunan 26,93 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Asıl Davada Maddi Tazminat Yönüyle; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Asıl Davada Maddi Tazminat Yönüyle; Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar dikkate alınarak takdir edilen 10.088,27 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Birleşen Dava Yönüyle; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır