İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/772 E. 2026/530 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/772
Karar No
2026/530
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/772 Esas KARAR NO : 2026/530

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 10/12/2024 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan 26/02/2024 tarihinde 933.000,00 TL kredi kullandığını, bu krediden 2.100,00 TL kredi tahsis ücreti alındığını, davacının 27/05/2024 tarihinde 2.000.000,00 TL kredi kullandığını, bu krediden 2.601,38 TL kredi tahsis ücreti alındığını, yine müvekkilinin 26/06/2024 tarihinde 520.000,00 TL kredi kullandığını, bu krediden 3.150,00 TL kredi tahsis ücreti kesildiğini, davacının davalı bankadan iskonto ve gayri nakdi krediler kullandığı halde 2024 yılında yine davacının hesabından 29/03/2024 tarihinde toplam 50.631,27 TL kredi komisyon tahsilatı ve yine 28/06/2024 tarihinde toplam 76.161,39 TL kredi komisyon tahsilatı adı altında bu tarihlerde hiçbir kredi kullanmamış olmasına rağmen kredi komisyon tahsilatı adı altında ...sayılı tebliğe aykırı kesintiler yapıldığını, açıklanan bu nedenlerle; alacak kalemleri konusunda uzman bir bilirkişi incelemesi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin TTK 9. Md. Gereği kesinti tarihlerinden itibaren Ticari Avans Faizi ile iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı tarafın, sebebini asla anlayamadıkları bir şekilde dava dilekçesindeki birçok beyanında gerçeği yansıtmayan iddialar öne sürmekte olduğunu, dava dilekçesinin (2) numaralı paragrafındaki iddiaları da bahsini ettikleri gerçeğe aykırı iddialardan bir tanesi olduğunu, şöyle ki; davacı dava dilekçesinde "o tarihlerde hiçbir kredi kullanmamış olmasına rağmen" hesabından 29/03/2024 tarihinde 50.631,27-TL 28/06/2024 tarihinde ise 76.161,39-TL tutarında Kredi Komisyon Tahsilatı kesintileri yapıldığı ve bu kesintilerin TCMB 2020/4 sayılı tebliğe aykırı olduğunu iddia etmiş olduğunu, davacının bu iddialarının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacının hesabında yapılan bu kesintilerin bankacılık mevzuatını ilgilendiren herhangi bir yasa veya tebliğe aykırı olmamakla beraber; yapılan bu tahsilatların davacıya müvekkili banka tarafından kullandırılan rotatif kredilere ait olduğu için kesinti tarihlerinde kullanılmış bir kredinin varlığına da ihtiyaç bulunmamakta olduğunu, davacının da bunu gayet iyi bilmekte olduğunu, zira rotatif kredilere ait kredi komisyon tahsilatları dönemsel olarak tahsil edilmekte olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tarihlere de bakıldığında söz konusu kesintilerin üç aylık devre sonlarında yapıldığının açıkça görüleceğini, davacının da davacı vekilinin de usule aykırı olduğunu iddia ettiği kesintilerin neye istinaden yapıldığını, mevzuata hiçbir şekilde aykırılık teşkil etmediğini gayet iyi bilmekte olduklarını, fakat anlayamadıkları bir şekilde bildiklerinden habersizlermiş gibi davranmakta olduklarını, yanlış beyanlarla gerçeği çarpıtarak Mahkemeyi yanıltmaya çalışmakta olduklarını, bu sebeplerle davacının haksız ve açıkça kötü niyetli olan davasının reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili bankanın usule, yasaya (veya davacının müvekkiline karşı ikame etmiş olduğu 3 farklı dava dilekçesinde de bahsi geçen ...sayılı Genel Tebliğe ) aykırı olarak tesis etmiş olduğu herhangi bir işlem söz konusu olmadığını, davacının iddia ve taleplerinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkili bankanın ... Şubesi ile imzaladığı Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında müvekkili bankadan kredi kullanmış olduğunu, davacının kendisinden haksız olarak masraf alındığını iddia etmekte olup bu iddialarını açık ve somut bir biçimde gerekçelendirememekte olduğunu, Komisyon ve masraf kalemlerinin yasal dayanaktan yoksun olarak alındığı iddiası; usule, yasaya, gerçeğe ve bankacılık uygulamalarına aykırı olup iddiaların dayanağı bulunmamakta olduğunu, davacının müvekkili bankaya vermiş olduğu, kredi kullanma talimatları incelendiğinde, kullanma esnasında alınan komisyon miktarı ve oranları hakkında bilgi sahibi olduğu ve komisyonu ödemeyi kabul ettiği açıkca anlaşılmakta olduğunu, davacının, hesabından yapılan tüm kesintiler hakkında detaylıca ve açıkça bilgilendirilmiş ve aydınlatılmış olduğunu, davacının hesabından bilgisi/ rızası dışında ve usule aykırı olmak üzere kesintiler yapıldığı iddiası hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacının huzurdaki davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, davacının, her ne kadar hesabından yapılan kredi tahsis ve komisyon tahsilatlarının, usul ve yasaya aykırı bir şekilde yapıldığını iddia etmiş olsa da dava konusu kesintilerin davacının imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi ve Ekleri çerçevesinde yapılmış kesintiler olduğunu, tacir olan bankanın müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetleri nedeniyle, komisyon ve masraf adı altında müşterilerden ücret almasında yasal bir engel olmayıp, bilakis bu konuda bankalarca uygulanan bir teamül bulunmakta olduğunu, davacının, banka ile yapılan anlaşmaya uygun olarak komisyon kesintileri yapılarak kredi kullandırımı yapılmış olduğunu, davacının bu hususlarla alakalı herhangi bir ihtiraz-i kayıt öne sürmemiş bilakis yukarıda da değinildiği üzere bu kesintiler hakkında detaylıca aydınlatılmış ve rızası alınmış olduğunu, davacının hesabından tahsil edilen her türlü komisyon, tahsis ücreti vb. ad altındaki kesintiler davacı ile imzalanmış Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri uyarınca her türlü Bankacılık mevzuatına (5411 sayılı Bankacılık Kanunu, TCMB 2020/4 sayılı tebliği vb.) uygun şekilde yapılmış kesintiler olup müvekkili bankanın usule ya da yasaya aykırı bir işleminin söz konusu olmadığını, davacıdan yapılan her neviden kesinti, komisyon ücreti ve masrafın davacı ile müvekkili banka arasında imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri çerçevesinde davacı açıkça bilgilendirildikten sonra ve yasal sınırlar içerisinde kalmak suretiyle tahsil edilmiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, davacının davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle haksız olarak ödediğini iddia ettiği kredi tahsis ücreti, kredi tahsis komisyonu ile iskonto kredisi komisyonu tutarlarının davalıdan tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Taraflarca akdedilen 23/02/2024 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 2.10.1. Maddesinin; "Müşteri , Banka'nın Sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplar ve aldığı teminatlar ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde Bankanın belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak olan oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, hesap işletim ücretlerini, fon ve Bankacılık Sigorta Muameleleri (BSMV) Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) gibi yasal ve Banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini , Bankaya derhal ödemekle yükümlüdür."şeklindedir. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... ve bankacılık konusunda uzman hukukçu bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-)Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusu, davacının davalı bankadan kullandığı krediler ile ilgili haksız olarak ödediğini iddia ettiği ; kredi tahsis ücreti, kredi tahsis komisyonu ile iskonto kredisi komisyonu tutarların dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili talepli alacak davası olduğu, 2-)Davalı bankanın davacıdan masraf ve komisyon alabilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede masraf ve komisyon alınacağının kararlaştırılmış olması gerektiği Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı, 3-)Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Komisyon, Vergi, Fon, Resim, Harç ve Masraflar”başlıklı 2.11.1 maddesinde Komisyon. Masraf, Ücret ve Benzeri Maliyet Bilgileri adı altında ücretlerin alınacağının yazılı olduğu, 4-)Yine taraflar arasında imzalanan Sözleşme bilgilendirme formunun 8, bendine göre Komisyon, Masraf, Ücret ve Benzeri Maliyet Bilgileri adı altında ücretlerin alınacağının yazılı olduğu, Davacı tarafından imzalanan “Ticari Kredi İşlemleri Ürün Bilgi Formu” na göre Davalı Banka’nın tahsis edilen kredi limiti üzerinden yılda bir kez % 0,25 oranında kredi tahsis ücreti talep edebileceği” ve “Kredi Kullandırım Ücreti Olarak % 1,10 oranında kredi kullandırım ücreti tahsil edileceği, rotatif kredilerde kredi kullandırım ücretinin dönemsel tahsil edileceği” yazılıdır ve Davacı “formda yer alan ücretleri onayladığını” kabul ettiğinden bankanın kredi tahsis ücreti ile kredi kullandırım ücreti talep edebileceği, 5-)Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında ... Sayılı Tebliğin 9(1) bendine göre kredi limitinin yüzde 0,25’ini geçmeyecek şekilde kredi tahsis ücreti alınabileceği, Davalı Banka’nın Ticari Kredi İşlemleri Ürün Bilgi Formu” na göre tahsis edilen kredi limiti üzerinden yılda bir kez % 0,25 oranında kredi tahsis ücreti talep ettiği, Banka uygulamasının mevzuata uygun olduğunun değerlendirildiği, Davalı Bankanın %1,10 oranında Kredi Kullandırım Ücreti talep ettiği Tebliğin 9(2) bendine göre %1,10 oranında Kredi Kullandırım Ücreti alınabileceği, Banka uygulamasının mevzuata uygun olduğunun değerlendirildiği, 6-)Davacı’ dan tahsil edilen kredi tahsis ücretlerine ilişkin olarak ; 23.02.2024 tarihinden sonra 4.579.000.-TL kredi kullandırıldığı , Bankanın 11.447,50.TL kredi tahsis ücreti tahsil edilebeceği, ancak 7.851.-TL Kredi Tahsis Ücreti tahsil ettiği , 520.000.-TL lık kredi diliminde 0,25 oranı üzerinden 1.300.-TL tahsil etmesi gerekirken 3.150.-TL tahsil edildiği, bu kredi dilimine ilişkin olarak 1.850.-TL nın iadesinin gerekip gerekmediğinin Mahkemeniz takdirinde olduğu, 7-)Davacı hesabından 29.03.2024 tarihinde 700.973,42.-TL dönem faizi tahsil edilmiştir.Ancak bu faiz tek bir hesaptan tahsil edilmediği ekstrede görüldüğü üzere 19 adet krediden tahsil edildiği tespit edilmiştir. Örnekleme yapılır ise 29.03.2024 tarihinde 1226905 hesaba 76.352.00 TL faiz tahakkuku yapıldığı bunun %5 i 3.812.00 TL olduğu ayrıca bankacılık uygulamalarında devre sonlarında bankaların % 4 orana kadar komisyon alma hakkının bulunduğu,%2 üzerinden hesaplama yapıldığında 76.352%2= 1.527.04 olarak hesaplandığı toplamın 5.339.04 TL olarak tespit edildiği ancak davalı bankanın bu tutardan daha az olan 5.139.20 TL talepetmiş olması nedeniyle davacının talebinin yerinde olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde mütalaa olunmaktadır. Diğer yandan davacı hesabından 28.06.2024 tarihinde 1.168.210,84.-TL dönem faizi tahsil edilmiştir yukarıda açıklandığı üzere 19 krediden oluşan faiz üzerinden hesaplama yapılmış olup bu konudada davacının talebinin yerinde olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde mütalaa olunmaktadır. 8-)Sayın Mahkemenizce Davacının talebinin yerinde görülmesi halinde dava tarihinden itibaren avans faizi istenebileceği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... E. ... K.30.6.2022 Tarihli Kararında ; "Davacı vekili tarafından verilen 21/01/2020 tarihli dilekçe ile, hesap ekstresinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalının tebliğ edildiğini ispatlaması gerektiği belirtilerek davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesinde ki hesap ekstresine davacı tarafça itiraz edilmediği yönündeki beyanına itiraz edilip mahkemece hesap ektrelerinin davacıya tebliğ edilip edilmediği yönünde araştırma yapılmamış ise de, sözleşme hükmünde açıkça üye işyerinin bu cetvelin kendisine tebliği için belirlenen on günlük süreyi izleyen on gün içinde cetveli almadığı yönündeki itirazlarını yazılı olarak bankaya bildirmediği sürece hesap bildirim cetvelini almış ve içeriğini aynen kabul etmiş sayılacağını kabul ve taahhüt eder, hükmü düzenmiş olup bu düzenlemeye göre davacı tarafça hesap ektresini almadığına yönelik davalı bankaya itirazda bulunduğuna ilişkin kayıt ve belge sunulmadığı gibi bu yönde iddiada olmadığı, bu durumda sözleşme hükmüne göre hesap bildirim cetvelini almış ve içeriğini aynen kabul etmiş sayılacağı düzenlemesi uyarınca , davacının hesap cetveli içeriğini kabul etmiş sayılacağından dava konusu kesintilerin iadesini istemekte haklı değildir. " şeklinde hüküm kurulmuştur. Yargıtay 11. HD'nin 30/05/2018 tarihli ... E., ... K. sayılı kararında ;"5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 Sayılı Tebliğ'in 6. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan komisyonlar bakımından sözleşmede açıkca bir tutar ve oran bulunmadığından anılan yasal düzenleme gereğince Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılması, bildirim yapılmamış olması durumunda emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan komisyon bedelinin emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;Genel Kredi Sözleşmesi, davalı bankanın kayıtları ve dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.10.1. Maddesinde davacının tarafına tahsis edilen krediler nedeniyle mevzuata ve teamüllere uygun şekilde belirlenecek ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini ödemeyi kabul ettiği, TTK'nun 20. maddesi uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret talep etmesinin mümkün olup, Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi çerçevesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceğinin belirtildiği, bilirkişi raporu ile davalı banka tarafından bankacılık teamüllerine ve ilgili tebliğlere aykırı kesinti yapılmadığının tespit edildiği, davacının kesintileri içeren ekstrelere itiraz ettiğine ilişkin dosya kapsamında belge sunulmadığı görülmekle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 732-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60-TL. harç ile 786-TL. ıslah harcının toplamı olan 1.213,60-TL.'ndan mahsubu ile fazla alınan 481,60-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/772, K. 2026/530, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-772-e-2026-530-k-ff3b643c895c