Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2032 E. 2026/415 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2032
Karar No
2026/415
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2032

KARAR NO:2026/415

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:19/09/2022

NUMARASI:2021/233 Esas - 2022/509 Karar

DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ... A.Ş'nin Afyonkarahisar'da faaliyet göstermekte olan özel hastane işlettiğini, diğer davacı .... Şti'nin ise Afyonkarahisar'da benzin istasyonu işlettiğini, bu iki şirketin bir kısım ortak ve yöneticilerinin aynı gerçek kişiler olduğunu, davacının davalı banka ile anlaşarak teminat mektubu aldıklarını, söz konusu anlaşmada hem ... A.Ş.'nin hem de .... Şti'nin taraf olduğunu, teminat mektubu .... Şti. lehine düzenlenmişse de mektup komisyonlarından iki şirketin birlikte sorumlu olduğunu, anlaşmaya göre; davalı bankanın, davacının borçlu olduğu icra dosyasına sunulmak üzere 525.000,00 TL bedelli teminat mektubu vereceğini, verilen teminat mektubu karşılığında 3 ayda bir % 0,25 oranında yıllık %1 oranda mektup komisyonu alınacağının kararlaştırıldığını, anlaşmadan sonra teminat mektubunun verildiğini ve ilk dönemlerde anlaşmaya uygun olarak %1 oranında komisyon tahsil edildiğini, ancak bir süre sonra davalı bankanın, mektup komisyonunu tek taraflı olarak, davacıya bildirim dahi yapmadan artırdığını ve yıllık %5'e varan oranlarda tahsilat yaptığını, davacı şirketle yapılan yazışmalara rağmen tahsilat yapmaya devam ettiğini, söz konusu teminat mektubu icra dosyasına sunulduğundan, dosyaya konu karar kesinleşmeden mektubun iadesinin de mümkün olmadığını, ayrıca belirtilen teminat mektubu karşılığında, davacı adına kayıtlı taşınmazlara ipotek konulduğunu, bu nedenle sözleşmeye aykırı olarak davacının komisyon bedellerini ödemek zorunda kaldığını, icra dosyasındaki borca konu ilamın ocak ayında kesinleştiğini ve 03.02.2021 tarihinde teminat mektubunun bankaya iade edildiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak tahsil edilen bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava bedeli belirlenebilir olmasına rağmen davacı tarafından, belirsiz alacak davası açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile davalı banka arasında 29/04/2013 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan kredi sözleşmesi hükümlerine göre banka yasal sınırlar çerçevesinde komisyon oranını kendi belirleyebildiğini, bankaların uyguladığı komisyon oranları, iktisadi koşullara, verilen mektubun türüne, süresine ve şirketin banka nezdindeki kredilendirilme ölçeğine bağlı olduğunu, davacıdan fazla komisyon tutarı alınmamış olup, diğer banka uygulamalarının da bu yönde olduğunun açık olduğunu, davacı şirket, davalı bankadan toplamda 3 teminat mektubu ve yüksek tutarlı 3 genel kredi sözleşmesi hizmeti aldığını, huzurdaki davanın usulden reddini, bu talepleri kabul edilmeyecek olursa davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davacı taraf için düzenlenen teminat mektubunun komisyon ücretinin fahiş olduğu ve fazla oran ile tahsil edilen kısmın iadesi istemine ilişkindir.Davacılar yararına davalı banka tarafından Afyon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına 30/04/2013 tarihinde 525.000,00 TL bedelli teminat mektubu verilmiştir. Davacılar, dava dilekçesinde belirtildiği üzere aralarında organik bağ olan şirketler olup dava konusu teminat mektubundan birlikte faydalanmıştır. Davacılar sözleşme kapsamında yılda %1 oran üzerinden tahsil edilen komisyon ücretinin tek taraflı olarak yılda %5,5 orana çıkarılarak tahsilat yapılmasının sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle fazlaca tahsil edilen bedelin iadesini talep etmektedir. Dolayısıyla dava konusu uyuşmazlık davalı bankanın teminat mektubu komisyon oranının tek taraflı işlemle yükseltilmesinin mümkün olup olmadığı ve fazladan tahsilat yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Teminat mektubunun davalı banka tarafından 09/02/2021 tarihinde iade alındığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında teminat mektubu için alınacak komisyon oranı hususunda yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davalı yanın savunmasına göre davacıların düşen kredibilitesinden dolayı risk gözetilerek komisyon oranları tek taraflı olarak artırılmıştır.Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Merkez Bankasının teminat mektubu komisyon oranının üst sınırına dair bir düzenlemesi bulunmamakla beraber uygulanacak oranların kendisine bildirilmesi esas kılınmıştır. Davalı banka tacir olduğuna ve tacir işlemlerinin ücretli olmasına dair genel ilke, emsal bankaların yıllara sari olacak şekilde uyguladıkları maktu oranlar, davalı bankanın 28/03/2013 tarihli 3 aylık %1,5 yıllık ise %6 oranında tahsile ilişkin bildirimi gözetildiğinde %1 oranı aşan oranların bu miktar içerisinde kaldığı, dürüstlük kurallarına, taraflar arasında imza edilen sözleşme genel hükümlerine aykırılık taşımadığı, öngörülebilir düzeyde olduğu, davacının komisyon oranı yüksek ise daha uygun komisyon alan başka bir bankadan da teminat mektubu alabileceği, oysa davacının teminat mektupları için bankanın belirlediği komisyonu itirazsız ödediği anlaşılmakla davanın reddine, ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, kararda belirtilen gerekçeleri kabul etmediklerini, emsal bankaların yıllara sari olacak şekilde uyguladıkları maktu oranlar yargılama aşamasında bankalardan sorulduğunu, buna ilişkin verilen cevaplarda %0,15 - %4 arasında değişen oranlar bildirildiğini, bildirilen aralıklar arasında 25 kat fark olduğunu, dolayısıyla verilen cevapların hükme esas alınmayacağını, esasen ... Bankası A.Ş. tarafından verilen cevapta belirtiği üzere, teminat mektubu komisyonu oranları çok sayıda faktörün etkisi ile belirlendiğini, bu nedenle dikkate alınması gereken taraflar arasındaki anlaşma şartları olması gerektiğini, davalı banka davacıya hiçbir bildirim yapmadığını, davalının böyle bir iddiası dahi olmadığını, bilirkişi raporunda;""15.06.2017 tarihinden teminat mektubunun iade edildiği 09.02.2021 tarihe kadar ise, yıllık % 1’i aşan oranlar üzerinden (% 2, % 3 ve % 4) teminat mektubu komisyonu tahsil edildiği, fakat davalı banka tarafından komisyon oranı artışlarının davacılara yazılı olarak bildirildiğinin belgelendirilemediği'' açıkça ortaya konulduğunu ve kararın bu yönden de hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre yapılacak tahsilat yıllık %1 olduğunu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere; davalı banka %5'e varan oranlar ile davacıdan tahsilat yaptığını, 5 kata varan artışın kesinlikle dürüstlük kuralına uygun olmadığını, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmede “müşteri, banka’nın sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü kredi ile hesaplar ve aldığı teminatlar ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde banka’nın belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ilerde saptanacak olan oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, hesap işletim ücretlerini, fon ve bankacılık sigorta muameleri vergisi(BSMV), Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri banka’ya derhal ödemekle yükümlüdür” düzenlemesi nedeniyle yapılacak artışın hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, sözleşme hükümleri sözleşmenin kurulmasından önce, banka tarafından tek taraflı olarak, sadece o sözleşme için değil, çok sayıdaki benzer sözleşmelerde kullanmak amacıyla hazırlandığını ve sözleşmenin müzakere etmesine imkân tanınmadığını, bu nedenle genel işlem koşulu niteliğindeki hükmün geçersiz sayılmasını ve davalı bankanın yaptığı tahsilatların iade edilmesi gerektiğini, kararda 'başka bir bankadan da teminat mektubu alabileceği'belirtilmişse de mahkemenin böyle bir değerlendirme yapma yetkisi olmadığını, mahkemece yapılması gereken taraflar arasındaki sözleşmeyi aşan tahsilatların hukuka uygun olup olmadığının tespiti olması gerektiğini, bununla birlikte davacı şirketin başka bankadan teminat mektubu alma imkanının olmadığını çünkü taraflar arasındaki anlaşma nedeniyle davacı şirketin taşınmazları üzerine ipotek konulduğunu, mektup iade edilmeksizin bu ipoteklerin kaldırılmasının mümkün olmadığını, bu ipotekler kaldırılmaksızın davacının başka bankadan teminat mektubu almasının mümkün olmadığını, davalı banka, davacı şirketin zor durumunu fırsat bilerek fahiş oranlarla tahsilat yaptığını ve kötüniyetli davrandığını, kararda 'davacının teminat mektupları için bankanın belirlediği komisyonu itirazsız ödediği anlaşılmakla' bu hususu kabul etmediklerini, bankanın tek taraflı ve kötü niyetli yaptığı arttırımdan sonra, davacı şirket itirazlarını yazılı ve sözlü olarak bildirdiğini, sözlü yapılan itirazlara ilişkin tanık dinlenmesi halinde bu hususun da sabit hale geleceğini, davalı tarafın bu yönden bir itirazı yokken mahkemenin bu gerekçesinin de hukuka aykırı olduğunu, karar dosyasında alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, rapordaki bu tespitler ile; davalı banka %6 ile komisyon alma imkanı varken %1 ile anlaşma sağlandığını, sonrasında 5 kat artış yaptığını, bu artışın vadeli mevduat faizi ve kredi faiz oranlarındaki artışlar ile uyumlu olmadığını, bu tespit de iddialarımızı doğrulamakla beraber davacının yaptığı tahsilatların fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece verilen karar ile dosyada bilirkişi raporlarının uyumlu olmadığını ve hukuka aykırı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava; teminat mektubu komisyon bedelinin artırılması suretiyle fazla tahsil edilen komisyon ücretinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı banka tarafından uygulanan teminat mektubu komisyon oranının tek taraflı artırıp arttırılamayacağı, komisyon oranının uygun olup olmadığı, davacıdan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı noktalarındadır.6102 sayılı TTK'nın 20. maddesinde, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir, hükmü düzenlenmiştir. Bankaların bu anlamda tacir oldukları ve temel iştigal konuları olan kredi işlemleri dolayısıyla şartlarının mevcut olması halinde ücret isteyebilecekleri kuşkusuzdur. Ayrıca, 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemleri Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinde bankaların reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyeceği ve aynı tebliğin 6. maddesinde de bankaca serbestçe belirlenen miktar ve oranların TCMB'ye bildirileceği ve kredi kullananların öğrenebileceği şekilde ilan edilmesi gerektiği hususu kaleme alınmıştır.Taraflar arasında 29.04.2013 tarihli 5.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşme kapsamında davalı banka tarafından davacı ... Şti. lehine ....İcra Müdürülüğü'ne hitaben 30.04.2013 tarihinde ... numaralı 525.000,00 TL tutarlı süresiz Kesin Teminat Mektubu verilerek dava konusu teminat mektubu kredisi 30.04.2013 tarihinde kullandırılmış, söz konusu teminat mektubu 09.02.2021 tarihinde davalı bankaya iade edilmiştir. Davalı banka tarafından teminat mektubu için 30.04.2013- 29.11.2020 tarihleri arasında 3 ayda bir komisyon tahakkuk ettirilmiştir.Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin, Teminat Mektubu Harici Garanti Kredileri başlıklı 30. Maddesinin, 30.2. Maddesinde, '' Müşteri bankacı verilecek teminat mektubu ve kontra garantiler nedeniyle aşağıda açıklanan şekilde sorumluluğun sona ermesine kadar, yetkili mercilere tespit ve /veya taraflarca kararlaştıran oranda komisyon ve bunun gider vergisini ve diğer resim, harç ve onu gider vergilerini bankanın borçlanacağı valör ve belirlenen (peşin aylık 3 aylık vb )dönemler için peşin olarak tahsilini kabul eder.''30.4 maddesinde,'' Müşteri, talebi üzerine bankadan alacağı teminat mektubu ve kontra garanti tutarları, komisyonları ve doğabilecek bütün hukuki ve mali sonuçlardan; mektubun muhatap tarafından iptali veya geri verilmesi, muhatabın mektuptan doğan yükümlülükleri ile ilgili olarak bankayı ibra etmesi, mektup veya kontrol garantinin iptali hakkında kesinleşmiş bir mahkeme ilamının bankaya tevdi edilmiş olması nedenleri ile bankanın ödeme yükümlülüğünün ortadan kalkmasına kadar sorumludur.'' Komisyon ve Masraf Karşılıkları 7.4. Maddesinin, 7.4.1. Maddesinde, ''Müşteri, bankanın sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplamalar ve aldığı teminatlar ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde bankanın belirlediği belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak olan oranları geçmemek üzere, her nevi komisyon, masraf, hesap işletim ücretlerini, fon ve Bankacılık Sigorta Muameleleri Vergisi, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini bankaya derhal ödemekle yükümlüdür.''7.4.2. Maddesinde, ''Banka Sözleşme kapsamında müşterilerine sunduğu işlemler ve hizmetlere ilişkin olarak uygulamakta olduğu yukarıda belirtilen genel komisyon ve masraf oranlarını, yetkili merciler tarafından saptanan oranları geçmemek üzere müşteriye bildirimde bulunarak, bankacı belirlenecek olan oran ve miktarlarda artırmaya yetkilidir.''7.4.3. Maddesinde, ''Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış olması halinde, uygulanacak komisyon, ücret, masraf ve sair gider oranları, Bankanın işlem tarihinde benzer krediler ve hesaplar için uyguladığı ve yasal kurumlara bildirilen azami oranlar olacaktır.'' 7.4.12. Maddesinde, '' Banka Teminat Mektubu, Harici Garanti, Akreditif vb. Gayri nakit kredi komisyon oranlarını ilan ederek veya bildirimde bulunarak değiştirebilir. Değiştirilen yeni komisyon oranları ilan veya bildirim tarihinden itibaren henüz İade edilmemiş teminat mektupları / diğer gayri (nakit krediler) yönünden de geçerli hale gelecektir.'' düzenlemeleri mevcuttur.Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, 30.04.2013 tarihinde verilen ... numaralı 525.000,00 TL tutarlı teminat mektubu için yıllık % 1'i aşan oranlar üzerinden tahsil edilen komisyon tutarlarından kaynaklandığı, bu sebeple yıllık %1'i oranından tahsil edilen komisyon tutarlarının taraflar arasında tartışmasız olduğu, davalı banka kayıtları incelendiğinde 15.06.2017 tarihine kadar teminat mektubu tutarının yıllık %1'i oranında komisyon tahsilatı yapıldığı, 15.06.2017 tarihinden teminat mektubunun iade edildiği 09.02.2021 tarihe kadar ise, yıllık% 1'i aşan oranlar üzerinden (% 2, % 3 ve % 4) teminat mektubu komisyonu tahsil edildiği, fakat davalı banka tarafından komisyon oranı artışlarının davacılara yazılı olarak bildirildiğinin belgelendirilemediği, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde dava konusu teminat mektubuna uygulanacak komisyon oranının belirlenmediği, ancak sözleşmenin 7.4.3 maddesi ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na dayanarak T.C. Merkez Bankası tarafından yayımlanan 2006/1 Sayılı “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ”inin 4. maddesi uyarınca, faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masraf ve komisyonların serbestçe belirlenebileceği hüküm altına alınmış olmakla birlikte, bu hakkın kullanımı sınırlandırılarak, banka tarafından talep edilebilecek ücret ve masraf tutarının oran ve miktarlarının, T.C. Merkez Bankası'na bildirimi ve banka şubelerinde ilan edilmesi zorunlu hale getirildiği, davalı bankaca T.C. Merkez Bankası'na yapılan bildirimlere göre, 07.01.2013 yürürlük tarihinden itibaren teminat mektuplarından maksimum 2.500,00TL komisyon tahsil edilebileceği, bu durumda, davalı banka tarafından tahsil edilen komisyon tutarlarının, 2.500,00TL'yi aşan kısımlarının fazladan tahsil edildiği kanaatine ulaşıldığı, tahsil edilen komisyon tutarları dikkate alındığında, davalı banka tarafından 15.06.2017 tarihi ile 19.12.2020 tarihleri arasında dava konusu teminat mektubu için 29.303,79 TL'lık fazladan komisyon tahsil edildiği tespit edilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacıya 30.04.2013 tarihinde... numaralı 525.000,00 TL tutarlı süresiz Kesin Teminat Mektubu verilerek dava konusu teminat mektubu kredisi 30.04.2013 tarihinde kullandırılarak, söz konusu teminat mektubu 09.02.2021 tarihinde davalı bankaya iade edildiği, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, teminat mektubuna uygulanacak komisyon oranının belirlenmediği, davacıdan, 30.94.2013- 15.06.2017 tarihine kadar yıllık %1 komisyon oranı üzerinden komisyon oranı tahsil edildiği ihtilafsız olup, uyuşmazlık bu tarihten sonra davalı tarafından % 1'i aşan oranlarda, % 2, %3, %4 oranlarında tahsil edilen teminat mektubu komisyonun, davalı tarafından tek taraflı olarak arttırılarak, davacıdan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı hususundadır.Davalı banka tarafından T.C. Merkez Bankası'na bildirilen, Kredi İşlemlerinde Faiz ve Kar Payı Dışında Sağlanacak Ücret, Komisyon ve Masraflar İle Bankacılık Hizmet Komisyonları Bildirim Formlarına göre, 07.01.2013 yürürlük tarihinden 01.04.2020 tarihine kadar geçerli olmak zere Teminat mektuplarına minimum 200,00 TL ve maksimum 2.500,00 TL komisyon tutarı uygulanacağı bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda da davalı bankanın buna göre 29.303,79 TL fazladan komisyon ücreti tahsil edildiği tespit edilerek, ek raporda da bu görüş muhafaza edilerek mahkemenin talebi doğrultusunda davalı vekilince sunulan 13.04.2013 tarihli Gayri Nakdi Krediler Komisyon ve Masraf Karşılıkları Tablosuna göre %6 komisyon oranınından komisyon oranı uygulanarak, davacıdan fazladan komisyon tahsil edilmediği belirtilmiş, Mahkemece de ek rapora göre davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından sunulan 13.04.2013 tarihli Gayrinakdi Krediler KOmisyon ve Masraf Karşılıkları Tablosuna göre teminat mektupları için talep edilebilecek azami komisyon oranını % 6 olarak belirtmişse de, bu oranı hiç uygulamadığı, davalı banka tarafından T.C. Merkez Bankası'na yapılan bildirimlere göre, 07.01.2013 yürürlük tarihinden itibaren teminat mektuplarından maksimum 2.500,00TL komisyon tahsil edilebileceğini bildirildiği, davalının komisyon alma hakkı olsa da alacağı komisyonun makul olması gerektiği, Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemleri Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinde, bankaların reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyeceği ve aynı tebliğin 6. maddesinde de bankaca serbestçe belirlenen miktar ve oranların TCMB'ye bildirileceği ve kredi kullananların öğrenebileceği şekilde ilan edilmesi gerektiğinin belirtildiği ve taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin, 7.4.12. maddesine göre, bankanın Teminat Mektubu, komisyon oranlarını ilan ederek veya bildirimde bulunarak değiştirebileceği, değiştirilen yeni komisyon oranları ilan veya bildirim tarihinden itibaren henüz iade edilmemiş teminat mektupları / diğer gayri (nakit krediler) yönünden de geçerli hale geleceği düzenlemeleri karşında, Mahkemece davalı banka tarafından T.C. Merkez Bankası'na yapılan bildirimlere göre, 07.01.2013 yürürlük tarihinden itibaren teminat mektuplarından maksimum 2.500,00TL komisyon tahsil edilebileceğini bildirmiş olmasına göre, buna göre, davalı banka tarafından 2.500,00TL'yi aşan toplam 29.303,79 TL'lık fazladan komisyon tahsilatı yapıldığından, Mahkemece 29.303,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. Davacı davalıya usulüne uygun ihtarname gönderdiğini, dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispatlayamadığından dava tarihinden itibaren dava dilekçesinde ticari faiz talep edilmiş ise de dava konusu alacağın ticari nitelikte olduğu gözönüne alınarak hükmedilen alacak tutarına avans faizine hükmedilmiştir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 02.04.2018 tarihli 2016/9512 E., 2018/2292 K. sayılı emsal kararı) .HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın reddi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,

1-Davanın Kabulü, 29.303,79 TL'nin dava tarihi olan 02.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2- Alınması gerekli 2.001,74 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harç ve 492,00 TL ıslah harcı toplam 551,30 TL harcın mahsubu ile eksik 1.450,44 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına

3- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 551,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4- Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, tebligat gideri, posta masrafı 138,30 TL, bilirkişi ücreti 950,00 TL olmak üzere 1.147,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 29.303,79 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6- 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

7-Karar kesinleştiğinde, kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine

8-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 66,00 TL olmak üzere toplam 286,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2032, K. 2026/415, T. 19.09.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2032-e-2026-415-k-2d89e8edce75