İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/2324 E. 2026/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2324
- Karar No
- 2026/43
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/2324 Esas KARAR NO : 2026/43
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/08/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; 02.09.2025 tarihinde davalılardan ... Sigorta Şirketi'ne ... poliçe numarasıyla trafik sigortasına ek ihtiyari mali mesuliyet sigortalı, diğer davalının işleteni/sürücüsü olduğu ... plakalı araç davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu iki taraflı ve yaralanmalı/maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğu, kaza sonrası davacı, aracında oluşan hasarın onarımını kendi kasko sigortası aracılığıyla gerçekleştirdiği, 238.662,01 TL hasar ödemesi ve 61.337,99 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, Bu şekilde ... limiti 300.000,00 TL dolduğu, davacının aracında oluşan değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu doğduğu, Davalı taraflarca müvekkilin zararının karşılanmaması hukuka aykırı olup gerekçeleri ayrıntılı bir şekilde aşağıda izah edileceği, Meydana gelen hasara bağlı olarak davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğu, İş bu dava öncesi bakiye reel değer kaybının tazmini için 12/06/2026 tarihinde davalılardan sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5A/1. Maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, Arabuluculuk sürecinde davalılardan sigorta şirketi için müracaatta bulunmak zorunda kalınmış, aracın işleteni ve sürücüsü olan diğer davalı zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından bu sürece dahil edilmemiş ise de davacının aracında oluşan değer kaybından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından her iki davalı hakkında dava arkadaşlığı bulunduğu dikkate alınarak dava açma yoluna gidildiği, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 109. madde gereğince kısmi alacak davamızın kabulü ile; Şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 02.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan alınarak müvekkil davacıya verilmesi, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davaya konu kaza sebebiyle ... 300.000 TL teminat limiti tükendiği, Davacı tarafça bakiye değer kaybı için Kasko ... klozu kapsamında dava ikame edildiği, Kasko ... poliçesi kapsamında 10.000 TL teminat mevcut olduğu, Kloz kapsamında değer kaybı talepleri teminat dışı bırakılmış olup haksız davanın reddi gerektiği, Davalı şirketin sorumluluğu sigortalı aracın kusur oranı kadar olacağından kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması, araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının ve araç hasarına ilişkin zararın tespiti açısından, davacıya sigortalı aracın dava konusu kaza öncesinde başka bir kazaya karışıp karışmadığının da tespiti gerektiği, Kaldı ki; davacının değer kaybı talebinin gerek teknik ve gerekse teorik açıdan ele alınması, aracın modeli, kilometresi, geçmiş dönemdeki kaza sayısı, kompanent ve işçilik bedellerinin dikkate alınarak değerlendirilmesi, her iki değerlendirme sonucu parametreler korelasyonlu birbiri ile ilintili ve gerçek değer kaybının tespiti için dosyanın bu konuda uzman bir bilirkişiye tevdiini talep edildiği, Genel şartlarda hem de uygulamada değer kaybı tespiti için kullanılan teknik analizler, kat sayılar ve hesaplama yöntemleri olması gerektiği, aracın geçmiş hasar kaydı sorgulanarak değer kaybı oluşup oluşmadığı, Hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı hesaplaması aracın yaşı kilometresi gibi bir çok parametreyi içerem teknik bir hesaplamayı gerektirdiğinden alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmasını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılması talepli cevap dilekçesi sunulmuştur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) alacağına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Davaya vekâlette özel yetki verilmesini gerektiren hâller başlıklı 74 üncü maddesi "(1) Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; ... davadan veya kanun yollarından feragat edemez ... ", Davaya Son Veren Taraf İşlemleri Davadan feragat başlıklı 307 nci maddesi "(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.", Feragat ve kabulün şekli başlıklı 309 uncu maddesi "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.", Feragat ve kabulün zamanı başlıklı 310 uncu maddesi "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.", Feragat ve kabulün sonuçları başlıklı 311 inci maddesi "(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." ve Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312 nci maddesi "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü düzenlemiştir. Davacı vekilinin 01/09/2026 tarihli dilekçesiyle davasından feragat ettiği ve vekaletnamesinde de feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır