İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1657 E. 2026/563 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1657
- Karar No
- 2026/563
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1657 Esas KARAR NO : 2026/563
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/09/2026 KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 10/09/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket’in 100.000.000 avro tutarındaki malvarlığı değerinin, hukuka aykırı eylemler neticesinde şirket dışına çıkarıldığını ve Türkiye’ye aktarıldığını, müvekkili şirkete ait 100.000.000 avro tutarındaki malvarlığının haksız olarak, Türkiye’de bir dizi görünürde hukuki ve ticari işleme konu edildiğini ve netice itibarıyla bu tutar müvekkili şirketin hiç tanımadığı ve hiçbir ilişkisi olmayan bir şirketin hesabına gönderildiğini, bahsi geçen bütün bu hukuka aykırılıklardan haberdar olan müvekkilinin hem Türkiye’de hem de Fransa’da derhal suç duyurusunda bulunduğunu, MASAK raporlarında yer alan tespitlerin, Müvekkili Şirket’e ait fonların ... tarafından tahsil edilmesinden sonra hangi kişi ve şirketlere aktarıldığını ve hangi malvarlığı değerlerine dönüştürüldüğünü ayrıntılı biçimde ortaya koyduğunu, bu nedenlerden dolayı; davalıların hukuka aykırı ve kusurlu davranışları neticesinde kanuni yükümlülüklerini ihlal etmeleri sebebiyle, Müvekkili Şirket’in uğradığı ve tutarı tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenecek olan doğrudan zararının 10.000.000 avro tutarındaki kısmını teminat altına almak amacıyla Davalılara ait menkul ve gayrimenkul malları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ve banka hesaplarındaki malvarlığı değerleri de dâhil olmak üzere tüm malvarlığı değerlerinin Müvekkili Şirket’in alacağını karşılamaya yetecek kadarının ihtiyaten haczine, Müvekkili Şirket’in uğradığı zarara mahsuben, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m. 109 tahtında şimdilik 10.000.000 avronun zarar tarihinden (en geç tarih olan 21 Ağustos 2023) itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a hükmü uyarınca, Devlet Bankalarının bir yıl vadeli avro mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ve tüm fer’ileriyle birlikte, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ve ...’ye ödenmesine, yargılama giderleri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce incelenen tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafça davalılara ilişkin Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Tazminat davasına ilişkindir. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildiği, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile bankacılık işlemlerinden kaynaklı tüm davalarda yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemeleri ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiş olup derdest davaların bu mahkemelere gönderilemeyeceği, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin bu tarihten sonra açılan davaların anılan mahkemelere tevziine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle dava; davacı şirkete Alman Bankası'nda bulunan mevduatın vadesinden önce davacı şirketin çalışanının verdiği talimat kapsamında davalılar arasında yer ...'a aktarıldığı akabinde aynı çalışanın talimatı ile mevduatın banka dışındaki şirket ve şahıslara haksız şekilde aktarılması sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, dava haksız fiile dayalı tazminat davası olarak açılmış ve her ne kadar davacı tarafça davalı bankada açılan hesap ve diğer bankacılık işlemlerinin davacı şirketi temsile yetkili olmayan çalışan tarafından yapılan sahte işlemler olduğu ileri sürülmüş ise de ise de dava dilekçesi içeriğine davacı şirket adına davalılardan ... adına bankacılık hesabı açıldığı ve bu hesaptaki davacı şirkete ait döviz cinsi mevduatın diğer davalılara aktarıldığı iddia edilmesi karşısında, davalı Bankada davacı şirket adına hesap açılması, bu hesaba para yatırılması ve paranın aktarılması işlemlerinin tamamı Bankacılık işlemi niteliğinde olup, söz konusu işlemlerin davacı şirket adına yapılıp yapılmadığı, taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesinin ve diğer işlemlerin davacı şirketi temsile yetkili kişi tarafından yapılıp yapılmadığı ve işlemlerin sahte veya gerçek olup olmadığı davalı bankanın kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı hususlarının her biri bankacılık işlemlerinden kaynaklandığı sabit olup, dosya kapsamına göre uyuşmazlığın temelini davacı şirket ile davalı banka arasındaki bankacılık işlemleri oluşturduğundan eldeki davanın Finans İhtisas Mahkemelerinin görev alanına girmekte olup, dava, bankacılık işlemlerine dayalı finansal ilişki çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlık niteliğindedir. Eldeki davada dava konusunun Finans İhtisas Mahkemelerine ait işlerden olması, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verildiği, davanın 10/09/2026 tarihinde açıldığı gözetilerek dosyanın Mahkememize sehven tevzi edildiği anlaşılmakla İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere dosyanın İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Dosyanın niteliği itibari ile İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere dosyanın İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine, Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin dosyanın tevzi edildiği Mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 14/09/2026
Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*