İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/201 E. 2026/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/201
Karar No
2026/749
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/201 Esas KARAR NO : 2026/749

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/03/2026 KARAR TARİHİ : 09/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 17.06.2025 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan ... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar veriliğinin tespit edildiği, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirket tarafından giderildiğini, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 169.875,38-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, Davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 169.875,38-TL hasar bedeli ile 18.535,03-TL işlemiş faiz olarak toplam 188.410,40-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, Davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz edildiğini, borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, Müvekkili şirketin uğradığı zararlar bakımından; zarar kalemlerinden şimdilik sadece malzeme bedeli olan 12.322,43-TL ile bu bedelin %20 oranında KDV'si olan 2.464,48-TL'nin toplamı 14.786,91-TL üzerinden, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, itirazın kısmen iptaline ve 14.786,91-TL üzerinden takibin devamına ve hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz HMK madde 109 gereği şimdilik 14.786,91-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, 17.06.2025 tarihinde, ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası, ... Mahallesi, ..., ... Okulları karşısı ... adresinde enerji dağıtım alt yapısına hasar verildiği gerekçesiyle, malzeme, montaj, işçilik, satılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli olarak toplam 169.875,38-TL borç tahakkuku yapıldığını, .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas ile, toplam asıl alacak faiz, 188.410,40-TL icra takibi yapıldığını, bu takibe itiraz edildiğini, fazlaya dair hakkın saklı kalması kaydıyla, 12.322,43-TL ile %20 KDV, toplam 14.2786,91-TL, fazlaya dair tüm haklarının saklı kalması kaydıyla, itirazın iptali talebi ile dava açtığını, ... , 4646 Sayılı Kanuna göre, İstanbul genelinde doğalgaz dağıtım ve satış faaliyetini yürüten, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren bir özel hukuk tüzel kişi olduğunu, hisselerinin tamamı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine ait olduğunu, Kamu sermayesi ile kurulduğunu, yaptığı hizmetin kamu hizmeti niteliğinde olduğunu, İcra ödeme emri ve dava dilekçesini takiben yapılan araştırma da 17.06.2025 tarihinde, ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası, ... Mahallesi, ..., ... Okulları karşısı ... adresinde çalışma yapılmadığı tespit edildiğini, doğalgaz hattı işi de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan yapım ve hizmet sertifikası alan gerçek tüzel kişilere açık olarak yapılan ihaleler ile yapıldığını, hem planlı hat çalışması hem de acil işler için bölge/metraj üzerinden ihale yapılarak bu işlerin 3. Kişilere verildiğini, ...'ın asıl işi doğalgazın dağıtımı, satışı olduğunu, bu nedenle yapılan her iş, ihale kapsamında yaptırıldığını, ve ödemesi yapıldığını, aynı zamanda Sayıştay tarafından da denetlendiğini, dava, davacı tarafından tutulan tutanağa dayandığını, bu delil/tutanak Yargıtay Kararlınca aksi ispat edilene kadar geçerli olduğunu, ...'ın Kamu İhale Kanunu çerçevesinde yaptığı bir ihale kapsamında bir çalışma olmadığını cevabı tutanağın aksini ispat ettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, aksi için adreste çalışma kaydı olması; yüklenici firma kaydı olması ve ödeme çıkışı olması gerektiğini, planlı çalışmalar dışında acil kazı dahil sonradan da olsa, ruhsat alınmasının mecburi olduğunu, planlı çalışmalar devamlı yapıldığını, belli adreslerdeki hat için ihaleye çıkıldığını, yine acil kazı için de metre üzerinden ihaleye çıkıldığını, bu işlemlerin tamamı yüklenici firma tarafından yapıldığını, bunun dışında ...'ın çalışma yapması, mevzuat açısından mümkün olmadığını, dava konusu adres için ... kayıtlarında bir çalışma kaydı olmadığını, davanın usul ve esastan reddine, yargı masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE: Dava; haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın kısmen iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememiz ve icra dairesi uyuşmazlığın ticari niteliği, haksız fiilin meydana geldiği yer, tarafların yerleşim yerleri ve takibin başlatıldığı yer sebebi ile görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına ve mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bir subjektif hak, kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişi olup, bu husus da pasif husumet (veya davalı sıfatı) olarak anılmaktadır. Husumet ehliyeti, dava şartı olup mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def’i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetilir. (Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.11.2013 tarihli ve 2013/13-439 E., 2013/1595 K. sayılı ilamları) Davacının talebinin davalının haksız fiilinden dolayı oluşan zararın tahsiline ilişkin olduğu, davalı şirket tarafından ... adresinde yürütülen alt yapı çalışmaları sırasında ait enerji dağıtım hattına hasar verildiğinin tespit edildiği iddia edilmiş ise de davalı tarafından hasar verildiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, sadece davacı şirket çalışanları tarafından tanzim edilen tutanağın olduğu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında ise hasarın meydana geldiği tarihte izin ve kazı ruhsatı verilmediği, herhangi bir çalışma yapılmadığı bildirilmiş olup davacı tarafa tanıklarını bildirmesi için süre verilmiş ise de tanık listesi de sunulmamıştır. Dosya kapsamında davalının hasara sebep olduğu ve sorumlu olduğuna dair ispata yarar bir delil sunulmadığında davanın ve icra inkar tazminat talebinin reddi ile kötüniyet ispatlanamadığından tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın, icra inkar tazminatının ve kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 14.786,91 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,

Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.09/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/201, K. 2026/749, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-201-e-2026-749-k-3312c5188819