İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/577 E. 2026/508 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/577
- Karar No
- 2026/508
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/577 Esas KARAR NO : 2026/508
DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2023 KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket uzun yıllardır sınai gazlar üzerine faaliyet gösteren , sektöründe tanınmış ve güvenilir bir firma olup davalı taraf ile aralarındaki işbu davaya konu uyuşmazlık da müvekkil şirketin davalıya kiralamış olduğu tüpleri davalının iade etmemesinden kaynaklandığını, davalıda bulunan 8 adet tüpün iade edilmesini istediğinde davalı taraf müvekkilin bu talebini yerine getirmediğini, müvekkil şirket tarafından 8 adet tüpün o tarihteki maddi karşılığı olan 29.900,00 TLlik 27.03.2023 tarihli ... nolu fatura kesilmiş, davalı yan bu faturaya da itiraz etmiştir. şimdilik 1000 TL nin Arabuluculuk Son Tutanağının düzenlendiği 08.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkilim şirket arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirket davacı şirketten hizmet almış ve almış olduğu hizmet bedeline karşılık keşide edilen faturaları ödediğini, müvekkili şirket dava konusu 27.03.2023 keşide tarihli ve 29.900,00-tl meblağlı faturada belirtilen davacı şirketten almadığını, davacı iddia ettiği 8 adet tüp müvekkilim şirkete teslim edilmediğini, davacı şirket dava dilekçesinde açıkladığı iş ve işlemlerin yazılı sözleşme ile yapılacağını bilen ve bilebilecek durumda basiretli tacir olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Konu uzmanı bilirkişinin 05.11.2024 tarihli kök raporunda özetle; Dava konusunun, davacının, davalıya teslim ettiği tüplerin iade edilmemesi nedeniyle oluşan alacağının tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (06.09.2023) itibariyle davacının davalıdan 36.485,63 TL alacağının bulunduğu, Davalının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi (06.09.2023) itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığı, taraflar arasına yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davalı yanın ticari defterlerinde ihtilaf konusu faturalar haricinde “kira bedeli — açıklamalı başkaca faturaların(31.01.2023 tarihli ... no.lu “Tüp Kira Bedeli” açıklamalı 501,55 TL tutarlı fatura) kayıtlı, Bu itibarla taraflar arasında tüp kira bedeli faturasının düzenlenebileceği yönünde teamül oluştuğu, Davacı yanın iade edilmeyen tüp bedeli için düzenlemiş olduğu faturanın(27.03.2023 tarihli ... no.lu “Oksijen Tüpü 12,5-3adet, Oksijen Tüpü 6,4-2 adet, Karışım Tüpü 12,34-3 adet” açıklamalı 35.282,00 TL tutarlı fatura) kabulüne ilişkin değerlendirme uzmanlık alanım dışında kaldığından, Sayın Mahkemenin takdiri ile alanında uzman teknik bir bilirkişinin iade edilmeyen tüpün değerine ilişkin değerlendirme yapabileceği, neticeten, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından anlaşılamamakla birlikte davacı yanın davalı yana tüp kira bedeli faturaları düzenlemiş olduğu ve ihtilaf konusu faturalar haricinde tüp kira bedeli faturalarının davalının kabulünde olduğu, bu itibarla ihtilaf konusu “tüp kira bedeli” açıklamalı toplam 702,104 501,55-1.203,65 TL tutarlı faturaların davacının alacağı olarak kabul edilebileceği, davacı yanın düzenlemiş olduğu 27.03.2023 tarihli ... no.lu “Oksijen Tüpü 12,5-3adet, Oksijen Tüpü 6,4-2 adet, Karışım Tüpü 12,34-3 adet” açıklamalı 35.282,00-TL tutarlı faturaya ilişkin alanında uzman teknik bilirkişinin tüplerin iade edilip edilmediği ve iade edilmemiş ise tüplerin rayiç değerine ilişkin değerlendirme yapabileceğini belirtmiştir. Konu uzmanı bilirkişinin 18.03.2026 tarihli ek raporunda özetle;Tüplerin mülkiyeti davacı tarafa ait olduğunu, satıcı tarafın kira telep hakkı bulunduğunu, Davalı taraf davacının talebi üzerine tüpleri sahibine iade etmesi gerektiğini, davacının iade edilmeyen tüp bedeli için düzenlemiş olduğu faturanın (27.03.2023tarihli ... No'lu " Oksijen Tüpü 12,5 3 adet, Oksijen Tüpü 6, 4-2 adet, Karışım Tüpü 12.34 3 adet " açıklamalı 35.282,00TL tutarlı faturanın geçen sürede değer kaybı da göz önünde bulundurularak davalı tarafın ödemekle yükümlü olduğu, günümüz şartlarında söz konusu tüplerin rayic satış birim fiyatı 10.000 TL, toplam ücret 80 000 TL olduğu belirtilmiştir. Islah: davacı vekilinin 06.04.2026 tarihli dilekçesi ile davasını 80.000,00-TL'ye artırdığı ve temerrüt tarihi olan 08.05.2023 tarihi itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup, ıslah harcının yatırıldığı davalı tarafa ıslah dilekçesi tebliğ edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından davalıya teslim edildiği ileri sürülen ve iade edilmeyen tüpler nedeniyle oluştuğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalıya kiralanan toplam 8 adet tüpün iade edilmediğini, bu nedenle öncelikle tüplerin bedeline ilişkin fatura düzenlendiğini, sonrasında açılan dava ve yapılan ıslah ile alacak miktarının 80.000,00 TL’ye yükseltildiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise taraflar arasında tüp kiralama veya emanet ilişkisini ortaya koyan herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, dava konusu tüplerin kendisine teslim edilmediğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık; dava konusu 8 adet tüpün davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise davalı uhdesinde kalıp kalmadığı ve davacının talep ettiği bedelin hukuken tahsile elverişli şekilde ispat edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil niteliği taşıdığı belirtilmiştir. Davacının ticari defterlerinde davalıdan alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerinde ise davacıya borç kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca ticari defterler sahibi lehine ancak kanunda öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi halinde delil niteliği taşımaktadır. Tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle örtüşmemesi halinde tek taraflı ticari defter kayıtları tek başına alacağın varlığının kesin kanıtı olarak kabul edilemez. Somut olayda davacı, dava konusu 8 adet tüpün davalıya teslim edildiğini ve davalı uhdesinde kaldığını ileri sürmektedir. Ancak dosya kapsamında davacı taraf, dava konusu tüplerin davalıya teslim edildiğini ispatlamak amacıyla dava dilekçesi ekinde birtakım e-irsaliye ve fatura örnekleri sunmuş ise de, mahkememizce yapılan incelemede söz konusu belgelerin önemli ölçüde okunaksız olduğu, belge içeriklerinin tam ve sağlıklı şekilde değerlendirilemediği anlaşılmıştır. Nitekim sunulan e-irsaliyelerde sevke konu malın niteliği, miktarı ve teknik özelliklerinin açık şekilde tespit edilemediği, dava konusu olduğu ileri sürülen oksijen ve karışım tüplerine ilişkin ayırt edici seri numarası, tüp cinsi, hacmi veya teknik özelliklerinin anlaşılamadığı görülmüştür. Ayrıca söz konusu belgelerde teslim alan kişi bilgilerinin açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmediği, okunamadığı yine davacı tarafça sunulan 24/09/2023 tarihli delil dilekçesi ekinde önceye dayalı tüp kira borcunu ortaya koyan fatura ve irsaliyelerde teslim alan kısmının imzadan daha çok isim ve "bey" olarak yazıldığı, teslim alanın davalı şirket çalışanı veya yetkilisi olup olmadığının tespit edilemediği, mevcut imzaların kime ait olduğunun belirlenemediği anlaşılmıştır. Bu nedenle dava dilekçesi ekinde sunulan e-irsaliye ve fatura örneklerinin, dava konusu 8 adet tüpün davalı şirkete teslim edildiğini ispata elverişli yazılı delil niteliğinde kabulü mümkün olmamıştır. Kaldı ki, davacı tarafça sunulan söz konusu belgelerden hareketle dava konusu edilen tüpler ile belgelerde yer aldığı ileri sürülen mallar arasında birebir eşleştirme yapılabilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle dava dilekçesi ekinde sunulan e-irsaliye ve fatura örnekleri, tek başına teslim ve iade edilmeme vakıalarını ispata yeterli görülmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu nedenle tüplerin davalıya teslim edildiğini ve iade edilmediğini ispat yükü davacı üzerindedir. Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında da dava konusu tüplerin davalıya teslim edildiği hususunda teknik veya ticari bir tespit yapılamamış, bilirkişiler yalnızca teslim edilmiş olmaları halinde rayiç değerleri konusunda değerlendirmede bulunmuşlardır. Bilirkişi raporlarında yer alan “tüplerin mülkiyetinin davacıya ait olduğu”, “iade edilmesi gerektiği” ve “rayiç bedelleri” yönündeki değerlendirmeler, öncelikle teslim ve iade edilmeme olgusunun ispatlanmış olması halinde hukuki sonuç doğurabilecek nitelikte olup, teslim vakıasının ispatı yerine geçmez. Her ne kadar davalı şirket kayıtlarında geçmiş dönemlere ait “tüp kira bedeli” açıklamalı bazı faturaların kayıtlı olduğu tespit edilmiş ise de, bu durum tek başına dava konusu edilen 8 adet tüpün davalıya teslim edildiğini ve halen davalı uhdesinde bulunduğunu ispata yeterli değildir. Taraflar arasında geçmişte ticari ilişkinin bulunmuş olması, uyuşmazlık konusu somut tüplerin teslim edildiğinin kabulünü gerektirmez. Nitekim davacı tarafından düzenlenen 27.03.2023 tarihli ... numaralı faturanın davalı tarafından kabul edilmediği, faturanın davalı ticari kayıtlarında yer almadığı ve davalının söz konusu faturaya konu teslimi kabul ettiğini gösterir herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Genel ispat kuralı gereğince de bir hakkın varlığını ileri süren taraf bu hakkı doğuran vakıaları ispatla yükümlüdür. Davacı tarafça dava konusu tüplerin teslim edildiği ve iade edilmediği hususları duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamıştır. Mahkememizce tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, ticari kayıtlar, bilirkişi raporları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunduğu sabit olmakla birlikte, dava konusu edilen 8 adet tüpün davalıya teslim edildiği, davalı uhdesinde kaldığı ve bedelinin talep edilebilir hale geldiği hususlarının davacı tarafından usulüne uygun ve yeterli delillerle ispatlanamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle davacının alacağının varlığı kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 1.619,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 887,85-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/06/2026
Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır