İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/158 E. 2026/89 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/158
- Karar No
- 2026/89
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/158 Esas KARAR NO : 2026/89
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2023 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kuşadası'ndaki işinin ve işyerinin borçları sebebi ile maddi sıkıntıya düştüğünü, tanıdığı olan ... ve akrabaları ile yaptığı görüşme sırasında nakit paraya ihtiyacı olduğunu söylediğini, bunun üzerine davalının bu paralar karşılığında kendisinin bildireceği isimler adına çek vermesi halinde kendisine nakit para bulabileceğini söylemesi üzerine bu teklifi kabul eden müvekkilinin davalıya ve davalının ismini verdiği akrabalarına ...'a ait toplam 5 adet çek verdiğini, çekleri alan ... ve diğer kişilerin bu çekleri teslim almasına rağmen aradan geçen süreye rağmen karşılığı olan paraları vermedikleri gibi çekleri de iade etmediklerini, bir süre sonra kötü niyetli olduğu anlaşılan davalı ... ve onun önerdiği isimlere keşide edilen işbu çeklerden 31/07/2015 keşide tarihli 20.000 TL bedelli 404930 nolu çekin İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile takibe konduğunun görüldüğünü, çekin karşılıksız olduğu hususu davalı ... tarafından bilinmesine rağmen bu durumu kendisi kadar bilen diğer davalıya ciro etmesinin kötü niyetli bir tutum olduğunun göstergesi olduğunu, icra dosyası sebebi ile müvekkilini arayan alacaklı vekilinin bu aramalarını davalı ...'e bildiren ve bu dosyanın kapatılması ve çekinin kendisine teslimini talep eden müvekkiline kısa sürede halledeceğini ve çeki iade edeceğini söylemesine ve davalı alacaklının da bu durumu bilmesine rağmen çeki iade etmediğinden bahisle işbu çek ile müvekkilinin her iki davalıya borçlu olmadığının tespitini ve çekin iptalini, yüzde yirmi tazminat ile masraf ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini, zarar ziyana ilişkin talep ve dava hakkının mahfuz tutulmasına karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği hukuki işlemin kanunen yazılı delille ispatlanması gerektiği hâlde iddialarını destekleyen herhangi bir yazılı belge sunmadığını, tanık dinletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı ile diğer davalı ... arasında yaşandığı ileri sürülen olayların müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, çekin mücerret ve kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil sıfatını taşıdığını, davacı ile aralarında doğrudan hukuki ilişki bulunmadığını, dava konusu çekin diğer davalı ... tarafından müvekkilinin alacaklı olduğu ... Taşkın'ın borcuna karşılık verildiğini, müvekkilinin çeki iktisap ederken kötü niyetli veya ağır kusurlu olmadığını ve çeki geri verme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak öncelikle davanın usulden, aksi hâlde esastan reddine, davacı aleyhine çek bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; Fotoğrafçılık ve fotoğraf sarf malzemelerinin toptan ticaretiyle uğraştığını, davacıyla bu ticari faaliyetleri kapsamında tanıştığını, davacının Mehmet isimli ortağıyla birlikte 2014 yılında kendisinden toptan malzeme satın aldığını, ancak borçlarını ödememeleri üzerine karşılıklı olarak çek verdiklerini, kendisinin dosyada diğer davalı konumunda bulunan şirketin alacaklısına bu çeki ciro ettiğini, davacının yaklaşık sekiz yıl boyunca herhangi bir işlem yapmayıp sonradan menfi tespit davası açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının iddialarını somut delillerle destekleyemediğini, dava konusu çekin 2014 yılından itibaren mevcut ticari ilişkiden kaynaklandığını, davacının ortağı Mehmet tarafından gönderilen mesaj kayıtlarında satın alınan malzemelere ilişkin defter kayıtlarının tutulduğunun ve çekin diğer davalı şirkete ciro edildiğinin anlaşıldığını, nakit para temin edilmesi karşılığında çek verildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davacının kendisine borçlu bulunduğunu savunarak davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının keşidecisi olduğu dava konusu çekin davalı ...'e nakit para temin edilmesi amacıyla ve bedelsiz olarak verilip verilmediği, çekin ticari ilişkiden kaynaklanan bir borca karşılık düzenlenip düzenlenmediği, davalı... şirketinin çeki iktisap ederken kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı ve davacının çek nedeniyle davalılara borçlu bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı... Ltd. Şti. tarafından davacı ... ile dava dışı ... ve davalı ... aleyhine 16/01/2016 tarihinde 31/07/2015 keşide tarihli,...numaralı, 20.000,00 TL bedelli çeke dayalı 20.000,00 TL asıl alacak, 927,50 TL işlemiş faiz, 2.000,00 TL çek tazminatı ve 60,00 TL komisyon olmak üzere toplam 22.987,50 TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 08/05/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu çekin keşidecisinin davacı ... olduğu, çekin davalı ...'e, ... tarafından ...'a ve ... tarafından da davalı ... şirketine ciro edildiği, çekin arka yüzünde banka tarafından 20.000,00 TL için karşılıksız işlemi yapıldığı, davalı...şirketinin ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, yerinde inceleme için hazır bulundurmadığı, davalı ...'in sunduğu 2019-2023 yıllarına ilişkin vergi beyannamelerinin ise dava konusu çekin düzenlendiği dönemi kapsamadığı, çekin düzenlendiği yıla ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, dosyaya ibraz edilen banka yazısından çekin karşılıksız kaldığının anlaşıldığı, mevcut belge ve kayıtlar kapsamında davacının dava konusu çek nedeniyle borçlu durumda olup olmadığının muhasebesel ve teknik yönden ortaya konulamadığı belirtilerek nihai takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. ve devamı maddelerinde düzenlenen çek, kambiyo senedi niteliğinde olup soyut borç ikrarını içermektedir. Kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik ilkesi gereğince senetten doğan borç, kural olarak senedin düzenlenmesine neden olan temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Bu nedenle usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve imzalanmış bir kambiyo senedine dayalı olarak borçlu olunmadığının ileri sürülmesi hâlinde, borçsuzluk iddiasının ispat yükü kural olarak senet borçlusuna aittir. Somut olayda; davacı, dava konusu çekin davalı ...'e nakit para temin edilmesi amacıyla verildiğini, buna karşılık kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, dolayısıyla çekin bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür. Ancak davacı tarafından bu iddiayı doğrulayan, çekin belirli bir amaçla ve karşılıksız olarak teslim edildiğini veya çekten kaynaklanan borcun sona erdiğini ortaya koyan yeterli nitelikte yazılı delil sunulmamıştır. Mahkememizce alınan ve dosya kapsamına uygun bulunan 08/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu çekin davacı tarafından keşide edilerek sırasıyla davalı ...'e, dava dışı ...'a ve davalı... şirketine ciro edildiği, davacının dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının muhasebesel ve teknik yönden ortaya konulamadığı tespit edilmiştir. Davalı ... şirketi tarafından ticari defter ve belgeler bilirkişi incelemesine sunulmamış, davalı ... tarafından çekin dayanağı olduğu ileri sürülen ticari ilişkiye yönelik yeterli belge ibraz edilmemiş ise de; davacının keşideci sıfatıyla imzasını taşıyan çekin varlığı karşısında, çekin bedelsiz olduğu veya borcun bulunmadığı yönündeki iddiasını ispat yükü davacı üzerinde olup davalıların temel ilişkiye yönelik belgeleri sunmamış olmaları ispat yükünü ortadan kaldırmamaktadır.
TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK'nın 687. maddesi uyarınca, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan ilişkilere dayanan defileri hamile karşı ileri süremez; ancak hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâli saklıdır. Bu kapsamda davacının, davalı ... ile arasındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklandığını ileri sürdüğü bedelsizlik iddiasını, çeki ciro yoluyla devralan davalı... şirketine karşı ileri sürebilmesi için anılan şirketin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamında davalı... şirketinin dava konusu çekin bedelsiz olduğunu bildiği veya çeki davacının zararına hareket etmek amacıyla iktisap ettiği yönünde yeterli ve inandırıcı delil bulunmamaktadır. Çekin karşılıksız çıkmış olması da tek başına hamilin kötü niyetli olduğunu göstermemektedir. Bu itibarla, davacı tarafından dava konusu çekin nakit para temin edilmesi amacıyla ve bedelsiz olarak verildiği, çek nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığı ve davalı... şirketinin çeki iktisap ederken kötü niyetli hareket ettiği hususlarının ispatlanamadığı, kambiyo senetlerine özgü mücerretlik ilkesi ve ispat yüküne ilişkin kurallar birlikte değerlendirildiğinde davacının menfi tespit isteminin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı... şirketinin kötü niyet tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; İİK'nın 72/4. maddesinde düzenlenen tazminatın, alacaklının alacağını geç alması nedeniyle uğradığı zarara ilişkin olduğu, bu tazminata hükmedilebilmesi için borçlu lehine ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması ve bu kararın uygulanması nedeniyle alacaklının alacağına kavuşmasının gecikmesi gerektiği, salt menfi tespit davasının reddedilmesinin davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi için yeterli olmadığı, mahkememizce icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talebinin reddine karar verildiği dosya kapsamında uygulanan ihtiyati tedbir kararın bulunmadığı anlaşılmakla davalı... şirketinin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı... Ltd. Şti.'nin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 341,55-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 390,45-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı... Hediyelik San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı... Hediyelik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, 6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı... Hediyelik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili için takdir olunan 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... Hediyelik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, 8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, Dair, davalı... Hediyelik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin yüzüne karşı davacı ve diğer davalının yokluğunda verilen karar HMK 345. maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır