İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/146 E. 2026/156 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/146
- Karar No
- 2026/156
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/146 Esas KARAR NO : 2026/156
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 27/02/2024 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkilinin 3 no'lu davalı ..... Yapı İnş. Dekorasyon ve Taah. San. ve Tic. A.Ş. ile akdettiği gayrimenkul satış vaadi görünümlü temlik sözleşmesi ile temlik eden ..... Yapı firması davalı 1 ve 2 no'lu şirketlerden olan taşeronluk alacağı bağlamında "barter-trampa" olarak satın aldığı gayrimenkulü müvekkiline satıp bedelini tahsil neticesi devrettiğini, bahse konu gayrimenkul İstanbul İli, .... ilçesi, ..... Mahallesi ..... ada ..... parselde kain 40 no'lu bağımsız bölüm olduğunu, mezkur gayrimenkulün fiili teslimi müvekkiline gerçekleştiği halde tapuda devir-tescil borcunun ifa edilmemiş olması, huzurdaki ihtilafın sebebi olduğunu, Medeni Kanun 1010.maddesi ila HMK'nın 389.maddesi delaletiyle ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilerek; sözleşme konusu gayrimenkulün tapu takyidatına teminatsız yahut uygun görülecek bir teminat mukabilinde "3.kişilere satılamaz" yahut "davalıdır" tedbir şerhi işlenmesi için Beylikdüzü Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, sözleşme konusu İstanbul İli, ..... ilçesi, ..... Mahallesi ...... ada..... parselde kain 40 no'lu konut tipi bağımsız bölüm niteliğindeki gayrimenkulün tapu kaydının 1 no'lu davalı yönüyle %30'luk hissesinin keza 2 no'lu davalı yönüyle de %70'lik hissesinin iptaliyle müvekkilinin adına tesciline; şayet gayrimenkulün tescil borcunun fiilen ve hukuken imkansız olması halinde ise, bilirkişi incelemesi neticesi tespit edilecek tutar yönünden harcın ikmal edilmesi şartıyla gayrimenkulün dava tarihi itibariyle güncel değerini talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 750.000-TL tutarının 16.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen davalılar tarafından müvekkiline ödenmesine, yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde 3 numaralı davalıyı ..... Yapı İnşaat Dekorasyon ve Taah. San. ve Tc. Ltd. Şti. olarak yazmış olsa da, dava dilekçesi müvekkilinin ...... Yapı İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi'ne sehven gönderildiğini, bu nedenle yukarıda numarası yazılı dosyanın tarafı olmadıklarını, davacı ve davalıları tanımadıklarını, dava konusuna ilişkin herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ve hiç bir hususu kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle her türlü hak, alacak, talep, sorumluların cezalandırılması ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin bakımından taraf teşkili sağlanmadığından müvekkilinin açısından dosyanın usulen reddine, sehven gönderilen tebligatın iadesine ve gereğinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, tapu iptal ve tescil ile olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasının 18.02.2026 tarihli ara kararı gereğince davalılardan ..... Yapı İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi 'ne karşı açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilerek iş bu esas numarasını almıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesinde yer alan dava ehliyeti kavramı, medeni usûl hukukunda fiil ehliyetinin görünüm biçimi olup, fiil ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişilerin usul işlemlerini bizzat yapabilme yetkisini ifade eder. Aynı Kanun’un 114/1-e maddesinde düzenlenen dava takip yetkisi ise, davada taraf olarak yer alan kişinin, talep sonucuna ilişkin yargılamayı kendi adına yürütme ve hükmün sonuçlarından doğrudan yararlanma veya katlanma yetkisini gösterir. Kural olarak taraf ve dava ehliyetine sahip bulunan kişiler davayı takip yetkisine de sahiptir. Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuktan kaynaklanan ve dava konusu edilen subjektif hakkın kime ait olduğu yahut kime yöneltilebileceği sorusuyla bağlantılı bir kavramdır. Taraf ehliyeti usulî bir nitelik taşırken, husumet maddi hukuka ilişkin olup davanın esasıyla doğrudan bağlantılıdır. Medeni hukuk anlamında hak ehliyetine sahip olan herkes, HMK’nın 50. maddesi uyarınca taraf ehliyetine de sahip olup davada davacı veya davalı sıfatıyla yer alabilir. Dava ehliyeti ise HMK’nın 51. maddesi gereğince fiil ehliyetine bağlıdır ve kişinin yargılama sürecinde usul işlemleri yapabilmesini ifade eder. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi kişilerin hukuki kişiliklerine ilişkin usul kurumları iken; taraf sıfatı, uyuşmazlığa konu subjektif hakkın sahibi veya borçlusu olup olmama durumuna ilişkindir. Bu nedenle husumet, dava şartı niteliğinde olmayıp bir itirazdır; ancak dosya kapsamından açıkça anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından re’sen gözetilmesi gereken hukuki bir meseledir. Taraflardan birinin aktif veya pasif husumet sıfatına sahip olmadığının anlaşılması hâlinde, artık uyuşmazlığın esasına girilmeksizin davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Nitekim husumet itirazı, ilk itirazlar arasında sayılmadığından yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden dikkate alınabilir. Somut olayda davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davalı olarak ..... Yapı İnşaat Dekorasyon ve Taah. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin gösterildiği ancak Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında davalı olarak ..... Yapı İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketine tebligat çıkartıldığı ardından Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin ..... Esas ..... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Mahkememizin ..... Esas numarasını aldığı, davacı tarafından davalı şirketlerden şirket yetkilisi ..... olan ...... Yapı Dekorasyon İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şirketine karşı dava açıldığı, ...... Yapı İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketinin dosya kapsamında taraf sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 732 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı yönünden verilen red kararının mahiyeti nazara alınarak hakkaniyet ilkesi gereğince, davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/02/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."