İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1037 E. 2026/154 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1037
- Karar No
- 2026/154
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1037 Esas KARAR NO : 2026/154
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 20/11/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Taraflar arasında akdedilen 04.01.2014 tarihli Ana Bayi Sözleşmesi ile taraflar arasındaki ticari ilişki başlamıştır. Daha sonra taraflar arasında 01.03.2016 tarihli Ürün Satış Bayilik Sözleşmesi imzalanmıştır. Bundan sonraki ticari ilişki her iki sözleşme kapsamında devam etmiştir. ticari ilişkideki aksamalar nedeniyle taraflar Ağustos 2018 ayında karşılıklı olarak aralarındaki sözleşmeleri feshetme konusunda uzlaştılar. Davacı müvekkilin cari alacağının bir mutabakat yapılarak Davalı tarafından ödenmesi istemi sonuçsuz kalınca Davacı müvekkil şirket Davalıdan olan cari hesap alacağı olan 1.447.224,76 TL' nin tahsili için Davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı takibini başlatmıştır. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre Davacının davalı taraftan olan cari alacağının 1.886.059,95-TL olduğu hesaplanmıştır. Böylece Davacının Davalıdan olan alacağının yukarıda zikredilen icra takibinin ve davanın konusu olan 1.447.224,76 TL'den 468.062,35 TL daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Bakiye alacak tutarı olan 468.062,35 TL 'nin tahsili için 12/05/2025 tarihinde Davalı şirket aleyhine Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafın bu takibe karşı yapmış olduğu haksız itiraz üzerine ise icra takibi durmuştur. Davalının Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, Davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olması nedeniyle takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının talep ettiği alacağa ilişkin dava daha evvel Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında karara bağlanmış ve istinaf mahkemesine gönderilmiştir. Hem davacının hem tarafımızın istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi'nin ...... Hukuk Dairesinin 03/07/2025 tarih, ..... Esas -..... karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Davacı taraf istinaf dilekçelerinde dava esnasındaki bilirkişi raporunda geçen ve ıslah ile 1.886.059,95 TL'yi talep etmiş, ıslah dilekçesi yoluyla da dava değerini 468.062,35- TL artırmak istemiştir. Söz konusu mahkeme kararında işbu davaya konu olan talep miktarı 468.062.35- TL reddedilmiştir. Davacı tarafın bu talep yönünden yaptığı istinaf başvurusu da reddedilmiştir.Davacı tarafın fazlaya ilişkin isteğinin yerel mahkemece reddedilmesinin üzerine yaptığı istinaf başvurusu da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ..... Hukuk Dairesinin ...... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile de reddedilmiştir. Söz konusu ilam davacı tarafından temyiz edilmeyerek davacı talepleri yönünden kesinleşmiş olup tarafımızca temyiz edilmiş durumdadır.
İşbu izahlarımızdan da anlaşılacağı üzere davacının bu davaya konu ettiği 468.062,35-TL talebi tüm yargı aşamalarında reddedilmiş ve bu red kararı davacı yönünden kesinleşmiş durumdadır. Davacı taraf kesinleşmiş mahkeme kararlarına rağmen kanunu dolanmak amacıyla Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... E. Sayılı icra takibi başlatmış, tarafımızca bu takibe itiraz edilmiştir. mahkeme kararları ile reddedilen ve kesinleşen bir alacak talebini kanunun arkasını dolanmak suretiyle tahsil etmeye çalışan davacı taraf haksız ve kötü niyetlidir. öncelikle davanın usulden reddine, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67. maddesine dayanan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle dava şartlarının varlığının incelenmesi zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde dava şartları tahdidi olarak sayılmış olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında diğer kanunlarda düzenlenen dava şartlarının da dikkate alınacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. HMK’nın 115. maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür; dava şartı noksanlığının tespiti hâlinde davanın esası incelenmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerekir. Bu düzenleme, kamu düzenine ilişkin olup tarafların ileri sürmesine bağlı değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ‘Dava Şartı Olarak Arabuluculuk’ başlıklı 5/A maddesi, ilk olarak 7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kurumunu düzenlemiş ise de, daha sonra 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda hükmün kapsamı genişletilmiş ve 01.09.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren yeni düzenleme ile; ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması açıkça dava şartı hâline getirilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinde ise arabuluculuk dava şartına tabi davalarda davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu açıkça düzenlenmiş; arabulucuya başvurulmadan dava açılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme karşısında mahkemenin, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan davalarda esasa girerek tarafların iddia ve savunmalarını incelemesi mümkün değildir. Somut olayda davacının davalı aleyhine 468.062,35 TL'nin tahsiline yönelik Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali hususunda huzurdaki davayı açmış olduğu, dava dilekçesi ekinde bulunan 28/01/2025 tarihli arabuluculuk tutanağı incelendiğinde eldeki itirazın iptali davasına ilişkin olmadığı, bu hâliyle usulüne uygun olarak arabuluculuk yoluna başvurulmadığı ve dava şartının yerine getirilmediği sabittir. Bu açıklamalar doğrultusunda davanın dava şartı yerine getirilmeden açıldığı anlaşılmış olup, HMK’nın 114 ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın usulüne uygun arabuluculuk yoluna başvurulmadığından, arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 615,40-TL den mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."