İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1277 E. 2026/722 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1277
Karar No
2026/722
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1277 Esas KARAR NO : 2026/722

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/04/2026 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti. 'nin davalı ... ... ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin ... ili .. ilçesinde 2025 yılında yaptırdığı ... fabrikasının inşaat işlerini üstlendiğini, bu işin yapımı karşılığında doğan alacağına istinaden davalı tarafından ... Bankası ... ... Şubesi nezdindeki hesaptan keşide edilen ... seri numaralı ve 30/04/2026 keşide tarihli 281.500 TL bedelli çekin müvekkiline verildiğini, taahhüt edilen işin noksansız şekilde teslim edildiğini, taraflar arasında bu hususta bir ihtilaf bulunmadığını, çekin teslim tarihi ile ibraz tarihi arasında geçen sekiz aylık süre zarfında çekin şirket iş yerinde saklandığını, ibraz süresi yaklaşırken yapılan hazırlık aşamasında çekin zayi olduğunun anlaşıldığını, bu durumun davalı tarafa derhal bildirildiğini, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca zayi olan çekin iptali için dava açma zorunluluğunun doğduğunu, kötü niyetli kişilerin çeki bankaya ibraz ederek tahsil etmesi ihtimaline karşı şirket mağduriyetinin önlenmesi amacıyla dava sonuna kadar geçerli olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır. Dava, TTK.'nın 818/1-s maddesi delaleti ile 757.maddesi uyarınca açılmış olan zayi nedeniyle kıymetli evrak (çek) iptali davasıdır. 24/04/2026 tarihli tensip zaptı ile ödeme yasağı talebinin teminat karşılığında kabul edildiği, teminatın yatırıldığı ve çeke ilişkin olarak ilgili bankaya müzekkere yazılarak çeke ilişkin ödeme yasağı kararı verildiğinin bildirildiği, muhatap banka tarafından gelen cevabi yazıya göre dava konusu çekin bankaya ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Taraf ehliyeti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 50. maddesinde düzenlenmiş olup bir davada/talepte taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukukta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 8. maddesinde düzenlenen medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Buna göre medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir. Dava ehliyeti ise HMK'nın 51. maddesinde kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci aracılığı ile bir davayı takip etme ve usul işlemlerini yapma ehliyeti olarak ifade edilmiştir. Dava ehliyeti, TMK'nın 9. maddesinde düzenlenen medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetinin usul hukukundaki görünümü olup buna göre medeni hakları kullanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişinin dava ehliyeti bulunmaktadır. Taraf sıfatına bir başka deyişle husumet ehliyetine gelince, bu kavram dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı (veya mahkeme önünde hak arayabilecek ilgili) sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'î değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece resen nazara alınmasıdır (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.09.2025 tarihli ve 2024/10-238 Esas, 2025/503 Karar sayılı kararı). Sıfat, subjektif hakkın özüne ilişkin olduğu için, bir maddi hukuk sorunu teşkil eder ve maddi hukuk anlamında bir itiraza vücut vereceğinden, eksikliği anında verilecek karar, usulden red değil; davanın sıfat (husumet) yokluğu nedeni ile red kararıdır. Somut olayda ; Çek iptali talebi, çekin yetkili ve meşru hamili tarafından açılacağı , davacının çekin lehtarı olduğu, davalı tarafın çekin keşidecisi olduğu , çeki elinde bulunduranın davacı taraf olduğu, dava dilekçesi ile anlaşılmış olup davalı keşidecinin taraf sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davaya konu çeke ilişkin olarak; TTK'nun 818/s maddesi yollamasıyla TTK. 760 ve 762. maddelerine uygun şekilde Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli yasal ilanlar yaptırılarak, gazete nüshaları getirtilmiş, ilanda belirtilen 3 aylık sürede kıymetli evrakla ilgili dosyamıza herhangi bir başvuruda bulunulmadığı görülmüş, gerek yapılan ilanlar ve gerekse tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller dikkate alındığında dava konusu çeklerin hamilin rızası dışında elden çıkıp zayi edildiği, TTK'nun 818/s maddesi yollamasıyla 757 ilâ 764. maddeleri uyarınca yasal şartların somut olayda mevcut olduğu ve bu sebeple dava konusu çeklerin iptaline karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile 1-Davanın KABULÜ ile; a-) ... bankası ... ... şubesi ... çek nolu keşidecisi ... ... ... ve Ticaret Limited Şirketi 30/04/2026 keşide tarihli, 281.500,00 TL bedelli çekin zayi nedeniyle İPTALİNE, 2-Davalı ... ... ... ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.807,00 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına yer olmadığına, kalan 4.075,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Dosyaya yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iade edilmesine, Dair; davacı vekilin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1277, K. 2026/722, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1277-e-2026-722-k-50901a0052b7