İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1058 E. 2026/165 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1058
Karar No
2026/165
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1058 Esas KARAR NO : 2026/165

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında gerçekleşen ticaret çerçevesinde, müvekkili şirket tarafından davacıya satış yapılarak, satışa konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ancak, davalının ödemelerini yapmadığını, müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan satış çerçevesinde, 13.03.2024 Tarih ve ... Fatura No.lu 120.919,08 USD bedelli fatura düzenlendiğini, davalının, adına düzenlenen faturayı ödememesi nedeniyle, hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle, anılan takip durdurulduğunu, davalının satış çerçevesinde, düzenlenen fatura bedelini ödememiş olması nedeniyle, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı ile yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını bu nedenlerle yargı süreci göz önünde bulundurulduğunda ve alacak miktarı döviz üzerinden olduğundan telafisi imkansız zararların doğmaması adına da ihtiyati haciz kararı verilerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı taraça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava; Davacının davalıya satıp teslim ettiği ürünlerin bedelinin ödenmediği iddası ile davalı hakkında başlattığı takibe davalının itirazının iptali ve davalının %20 den az olmamak üzere inkar tazminatı mahkum edilmesi talebine ilişkindir. Mahkememizde açılan davada dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 22/04/2026 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının anlaşılması ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında ... AŞ tarafından ... AŞ aleyhine 120.919,08 USD bedelli 13.03.2024 Tarih ve...Fatura No.lu Fatura nedeniyle ilamsız icra takibi yapıldığı, bu dosyada, ödeme emrinin takip borçlusuna tebliği ile takibe süresinde itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı) İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesinin 3. fıkrasında; "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. Fıkrasında alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği, benzer şekilde İİK'nın 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde ise; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 19/1-k maddesine göre hazırlanan Yönetmeliğe ekli örnek 11 numaralı ödeme emrinde de alacağın Türk Parasıyla tutarının gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir (Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, Ankara, 2018, s. 297). Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı). Bu doğrultuda Mahkememizce yapılan incelemede; davacı tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında, 13/03/2024 tarihli faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip çıkış miktarlarının USD üzerinden gösterildiği, davacı alacaklının takibe konu takip talebinde asıl alacak miktarını döviz cinsinden gösterdiği, takip dosyasında takip talebi adı altında tek takip talebinin olduğu, bunda da yabancı paranın TL cinsinden karşılığının bulunmadığı, borçlu tarafın bu belgeye itirazı sonrasında alacaklı tarafça itirazın iptali davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilerek kesinleştirildiği, daha sonra davacı vekilince aynı takip dosyasında ve ilk takip talebi iptal edilmeksizin 2. takip talebi ve ödeme emri gönderilerek davalı tarafın itirazı üzerine mahkememizde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar icra takip dosyasının içerisinde uyap sisteminde genel haciz talebi başlığı altında 14/07/2025 havale tarihli başka bir takip talebi görülmüş ise de aynı takip dosyası üzerinden 2. bir takip talebi gönderilemeyeceği bu nedenle bu 2. takip talebi ile ödeme emrinin geçersiz olması gerektiği anlaşılmakla bu kapsamda usulüne uygun geçerli bir takip bulunmadığı sabit olduğundan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024/12-523 E-2025/332 K, Yargıtay 12. HD'nin 2025/3594 E-2025/5388 K, 2023/9458 E-2024/5635 K sayılı ilamı, 2024/3559 E-2024/5598 K., İstanbul BAM 43. HD'nin 2024/641 E-2024/1295 K. Sayılı ilamı vb.) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar harcı 732,00 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 62.442,10TL harçtan mahsubu ile bakiye 61.710,10 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yöntemi ile, davalı vekilinin mahkeme duruşma salonunda yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1058, K. 2026/165, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1058-e-2026-165-k-318b163a9ef7