İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1006 E. 2026/687 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1006
- Karar No
- 2026/687
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1006 Esas KARAR NO : 2026/687
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2026 KARAR TARİHİ : 08/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının davalıya ticari ürün sattığını ve teslim ettiğini, alacağa ilişkin olarak 16.01.2025 tarihli, ... numaralı ve 310.545,62-TL bedelli faturayı düzenlediğini, tarafların ticari defterlerine işlediğini, davalının fatura bedelini ödemediğini, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibinin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği ürünlerin satışının ve tesliminin gerçekleştirdiğini ispat edemediğini, davalının borçlu olduğu kanaatine varılması halinde davacı tarafından talep edilen bedellere dayanak ticari ilişkinin öncelikle hakkaniyet kurallarına ve açık kanun hükümlerine aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunun tespiti ile davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hakkaniyet indirimi yapılmasına, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalının itirazın da haklı olup olmadığı hususlarındadır. ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 310.545,62-TL faturalar asıl alacağı, 4.055,42-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 314.601,04-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Davacı ve davalı tarafın 2025 yılı ticari defter ve kayıtlarını 04/05/2026 günü - saat 10:00'da mahkememizde duruşma salonunda mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenmesine karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi... 13/05/2026 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davalı tarafın 04.05.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunduğu ancak ticari defter ve kayıtların dosya muhteviyatına sunulmadığını, bu hususta davalı vekili ile 04.05.2026-06.05.2026-11.05.2026 ve 12.05.2026 tarihlerinde yapılan görüşmelerin kayıt altında tutulduğunu, tüm bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığını, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığını, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer aldığını, davacı tarafın davalı taraf hakkında 310.545,62 TL asıl, 4.055,42 TL işlemiş faiz olmak üzere 314.601,04 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) ... 7. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı sayılı dosyası üzerinden 05.03.2025 tarihinde takibe geçtiğini, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, takip talebine açıklama olarak takibe konu 1 adet faturanın bilgilerinin yazıldığını, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 16.01.2025 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 310.545,62 TL/KDV hariç 258.788,02 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğunu, davacı tarafın iş bu fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturanın açıklama kısmına mal hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığını, iş bu faturanın davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediğini, “Türk Ticaret Kanunu'nun madde 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer aldığını, tarafların 2025 yılı BS-BA formu beyanlarının karşılaştırılması-değerlendirme, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 16.01.2025 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 310.545,62 TL/KDV hariç 258.788,02 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğu, iş bu faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan ettiğini, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 16.01.2025 tarihli ve 310.545,62 TL tutarlı takibe konu faturanın kayıt işlemi ile başladığı, 06.03.2025 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 1.107.040,78 TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 1.107.040,78 TL alacaklı olduğu, iş bu 1.107.040,78 TL tutarlı alacağın, 310.545,62 TL tutarlı olanının takibe konu faturanın kayıt işlemine, 796.495,16 tutarlı olanının açıklamalı kayıt işlemine ait olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığını, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 310.545,62 TL asıl alacağı talep edebileceğini, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 4.055,42 TL işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği, kanaatine varılmış olup nihai takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ...E. -...K. sayılı kararı ) Davacı tarafın delillerinde taraflarına ait olan ve davalı tarafa ait olan ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takip talebine açıklama olarak takibe konu 1 adet faturanın bilgilerinin yazıldığı, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 16.01.2025 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 310.545,62 TL/KDV hariç 258.788,02 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğu, davacı tarafın iş bu fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturanın açıklama kısmına mal hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturanın davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, tarafların 2025 yılı BS-BA formu beyanlarının karşılaştırılması-değerlendirme, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 16.01.2025 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 310.545,62 TL/KDV hariç 258.788,02 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğu, iş bu faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan ettiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 16.01.2025 tarihli ve 310.545,62 TL tutarlı takibe konu faturanın kayıt işlemi ile başladığı, 06.03.2025 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 1.107.040,78 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 1.107.040,78 TL alacaklı olduğu, iş bu 1.107.040,78 TL tutarlı alacağın, 310.545,62 TL tutarlı olanının takibe konu faturanın kayıt işlemine, 796.495,16 tutarlı olanının açıklamalı kayıt işlemine ait olduğu, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 310.545,62 TL asıl alacağı talep edebileceği tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talebinini de yer aldığı ve dava değerinin işlemiş faiz dahil bedel üzerinden harçlandırıldığı görülmüş ise de davalı tarafın takip öncesi temerrüde düşüldüğü hususu ispat edilebilmiş değildir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafın ... 2. İcra müdürülüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 310.545,62 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağı takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranda faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 62.109,12 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davalı tarafın ... 2. İcra müdürülüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 310.545,62 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağı takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranda faiz işletilmesine, 2-İcra inkar tazminatının kabulüyle asıl alacağın %20'sine tekabül eden 62.109,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 21.213,37-TL harçtan peşin alınan 3.799,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.413,78-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.540,70 TL'nin davalıdan 59,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 4.531,59 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.190,00 TL yargılama giderinden kabul oranı ve ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.084,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 49.687,30 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 4.055,43 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır