İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/753 E. 2026/751 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/753
Karar No
2026/751
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/753 Esas KARAR NO : 2026/751

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/05/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; müvekkili ... Tic. A. Ş. 'nin nakliye, gümrüklü ve serbest depolama alanında hizmet verdiğini, davalı firmanın ithalat ve ihracat işlemleri kapsamında müvekkili şirketten depo ve antrepo hizmetleri aldığını, sunulan hizmetlere ilişkin faturaların düzenlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin defalarca şifahen talepte bulunmasına rağmen ödemelerin karşılanmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap ekstreleri ile sabit olduğunu, davalının aldığı hizmet bedeli toplamının 200.336,38 TL olduğunu, davalı tarafından çeşitli tarihlerde toplam 142.920,00 TL ödeme yapıldığını, takip tarihi itibarıyla davalının müvekkil şirkete 57.416,38 TL tutarında cari hesap borcunun kaldığını, davalının ürünlerinin halen müvekkili şirkete ait depolarda bulunduğunu, ödenmeyen bakiye alacak için .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 15.03.2024 tarihinde borcun tamamına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, borçlunun ticari ilişkiye ve faturalara itiraz etmediğini, faturanın bir kısmını ödeyen davalının itirazının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının likit borca itiraz ederek takibi sürüncemede bıraktığını, 20.03.2024 tarihinde başvurulan ticari arabuluculuk sürecinin 05.04.2024 tarihli anlaşmazlık tutanağı ile sonuçlandığını, davalının arabuluculuk görüşmelerinde de borcunu ödemekten kaçındığını, davalının 15/03/2024 tarihli itiraz dilekçesinde soyut ve dayanaksız beyanlarda bulunduğunu belirterek .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER :.... İcra Dairesi ve İstanbul Vergi Dairesi yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaba dayalı olarak .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görüldü. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takip konusu alacağa, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 57.416,38 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 11/02/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı 2022,2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, ticari defterinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirinde olduğunu, davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğunu, davacı yanın incelemeye sunulan 2022,2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 01/03/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 57.416,38 TL alacaklı olduklarının tespit edilmiş olduğunu, icra takip tarihinden sonrasında da davacı tarafından davalı yana fatura düzenlemenin devam edilmiş olduğunu, 30.09.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 150.968,11 TL alacaklı, 29.11.2024 tarihi itibariyle 179.278,11 TL alacaklı olduklarının tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafından davalı yana 2022 yılında toplam tutarı 72.000,- TL olan 2 Adet e-arşiv faturaları, 2023 yılında toplam tutarı 102.600,- TL olan 12 Adet e-arşiv faturası ve temel e faturaları düzenlenmiş olduğunu, 2024 yılında icra takip tarihi olan 01.03.2024 tarihine kadar toplam tutarı 25.736,38 TL olan 2 Adet temel e-faturası olmak üzere kümülatif olarak 200.336,38 TL tutarında 16 adet fatura düzenlenmiş olduğunu, davalı tarafından davacı yana 2022 Yılında toplam olarak 42.000,00 TL ,2023 yılında 82.920,00 TL, 2024 yılında 18.000, TL olmak üzere toplam olarak 142.920,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, davacının icra takip tarihine kadar kalan alacak tutarının (200.336,38 TL -142.920,00 TL) 57.416,38 TL olduğunu, icra takip tarihi olan 01.03.2024 tarihinden sonra 30.11.2024 tarihine kadar davacı tarafından davalı yana toplam tutarı 121.861,73 TL olan 9 Adet Temel E-Faturası düzenlenmiş olduğunu, davacının 30.11.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan (57.416,38 TL+121.861,73 TL) 179.278,11 TL Alacaklı olduklarının tespit edilmiş olduğunu, ilk ödeme ilk faturaya saydırıldığı zaman davacı alacağını oluşturan faturaların davacı tarafından davalı yana 30.09.2023 tarihinden 29.02.2024 tarihine kadar düzenlenmiş ve açıklaması “ardiye ücreti” olan temel E-Faturaların davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğunun tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğunu, davacı yanın bağlı olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 04.06.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan karşılaştırmalı BA BS bildirimlerine göre tarafların 2023 ve 2024 yılları BA BS bildirimleri arasında fark olmadığının tespit edilmiş olduğunu, ancak, 2024 yılında Vergi Dairesi Müdürlüğü cevap yazı tarihi olan 04.06.2024 tarihine kadar BA BS bildirimlerinde görünmesi gereken, davacı tarafından davalı yana 2024 yılında düzenlenmiş 4 Adet temel E-Fatura toplam tutarı olan 51.901,70 TL olduğu halde, BA BS bildirimlerinde davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş sadece 1 Adet 12.868,19 TL’lik temel E-Fatura tutarının görünüyor olduğunu, icra takip tarihine kadar davacı alacağını oluşturan faturalardan 1 adet fatura karşılığı 12.868,19 TL’nin BA BS bildirimlerinde görülmemiş olduğunu, ancak davacı ticari defterlerinde tüm faturaların kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı yanın bağlı olduğu Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 30.05.2024 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan BA BS bildirimlerine göre davacı şahıs firmasına ait olan BA BS Bildirimleri değil, dava dışı ... İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ BA BS bildirimlerinin gönderilmiş olduğunu, bu bildirimlerde de davacı yan ile ilgili bir BA BS bildirimi görülmemiş olduğunu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, davacıyan’ın, icra takip tarihi olan 01.03.2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğini bildirmiştir.

Biliirkişi 31/10/2025 tarihli ek raporunda; Verilen görev kapsamında yapılan inceleme sonucunda; İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından Sayın Mahkeme’ye gönderilmiş davacı yana ait 2023 - 2024 yıllarına ait karşılaştırmalı BA-BS formlarında davalı yan ile ilgili BA BS bildiriminin görüldüğünü, 25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek." olduğunun görüldüğünü, vergi daireleri tarafından gönderilen BA BS Bildirimlerinde tarafların birbirine düzenlemiş olduğu ve iptal edilmemiş E-Arşiv Faturalarının ve E-Faturaların otomatik olarak dahil edilerek gönderilmiş olacağını, ancak ...İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından Sayın Mahkeme’ye gönderilmiş davacı yana ait 2023-2024 yıllarına ait karşılaştırmalı BA-BS formlarının E-Arşiv ve E-Faturalar otomatik olarak dahil edilmeden gönderilmiş olabileceğinin değerlendirilmiş olduğunu, davalı ... ile ilgili karşılaştırmalı 2023-2024 yılları BA BS Bildirimlerine dosya içeriğinde rastlanmadığını, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde, davalı yanın bağlı olduğu ...Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden davalı ... ile ilgili karşılaştırmalı 2023-2024 yılları BA BS Bildirimlerinin E-Arşiv ve E-Faturalar otomatik olarak dahil edilerek gönderilmesi ve davalı yanın tacir olup olmadığı ve bilanço esasına göre defterlerini tutup tutmadığının sorgulanabileceğinin değerlendirildiğini bildirmiştir. Bilirkişi 04/02/2026 tarihli ek raporunda; Ek Rapor kapsamında yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda, 1-) İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’ye 07.11.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında, davalı ...'in en son sicil kayıtlarına göre gerçek kişi ticari işletme kaydı olduğu açıklanmış olduğu, davalının işletmesinin ticaret ünvanı’nın ... ... Eşya Sanayi olduğu görülmekte olduğunu, 2-) Davalı yanın bağlı olduğu Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkeme’ye 06.11.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazısı ve eki olan Gelir Vergisi Beyannamesine göre, davalının bilanço esasına göre ticari defterlerini tutuyor olduğu, davalının tacir olduğu değerlendirilmiş olduğunu, 3-) Davacı yanın bağlı olduğu Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 10.11.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan karşılaştırmalı BA BS bildirimlerine göre ve davalı yanın bağlı olduğu Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 13.11.2025 tarihinde gönderilmiş cevap yazı ekleri olan BA BS bildirimlerine göre tarafların BA BS bildirimleri arasında fark olmadığı tespit edilmiş olduğunu, 4-) Kök Rapor ve 1.Ek Raporda yapılan tespitlerde başka bir değişiklik olmadığını, takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 57.416,38 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS formlarının uyumlu olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan cari alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 11.483,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 3.925,19 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 693,45 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.231,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 693,45 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.121,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.090,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/753, K. 2026/751, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-753-e-2026-751-k-9a3434aab0af