İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/982 E. 2026/905 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/982
- Karar No
- 2026/905
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/982 Esas - 2026/905 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/982 Esas KARAR NO : 2026/905
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 2- 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/11/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil Toprak Mahsulleri Ofisi’nin dava dışı Alparslan Birkara’nın (TC:27880833054) 11.08.2023-11.04.2025 tarihleri arasında Kayseri Başmüdürlüğü’nde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, en son AL GRUP Güvenlik tarafından iş akdinin feshedildiğini, 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmelik gereği işçiye kurumca net 77.759,05 TL kıdem tazminatı (02.06.2025’ten itibaren sözleşme faiziyle), ayrıca arabuluculuk sonucu 70.037,15 TL ihbar tazminatı + 3.000 TL arabuluculuk ücreti (29.04.2025’ten itibaren) ödendiğini, toplam 150.796,20 TL’nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalılardan rücuen tahsilini talep ettiğini; PARS Ankara ve NOVA Güvenlik’in iş ortaklığıyla 11.08.2023-30.06.2024 dönemine (325 gün) karşılık 41.429,00 TL kıdem tazminatından (%20 faiz), AL GRUP Güvenlik’in 01.07.2024-11.04.2025 dönemine (285 gün) karşılık 36.330,05 TL kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı ve arabuluculuk ücretinden (%55 faiz) sorumlu olduğunu, hizmet alım sözleşmeleri ve teknik şartnamelerde yüklenici firmaların tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, Türk Ticaret Kanunu m.5/A gereği arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, hukuki sebeplerin 4734-4735 sayılı Kanunlar, 1475-4857 sayılı İş Kanunları, TBK, HMK ve imzalanan sözleşmeler olduğunu, delillerin ödeme belgeleri, arabuluculuk tutanağı, hizmet alım sözleşmeleri ve ekleri, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil olduğunu belirterek, 150.796,20 TL’nin sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Al Grup Güvenlik Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçi Alparslan Birkara’nın baştan beri davacı kurumun işçisi olduğunu, her ihale döneminde alt yüklenici değişse bile işçilerin değişmediğini, işe alma-çıkarma ve çalışma koşullarına dair tüm yetkinin idareye ait olduğunu, müvekkilin denetim-emir verme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunduğunu ve davanın usulden reddini talep ettiğini, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu (ödeme tarihi muacceliyet yaratmadığını, TBK m.117 gereği ihtar şartı bulunduğunu), faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini belirttiğini, esasa ilişkin olarak davacının kamu kurumu olduğunu, 6552 sayılı Kanun m.8 uyarınca kıdem tazminatının kamu bütçesinden ödendiğini, alt işveren değişse bile kıdem tazminatının ilgili kamu kurumunca ödeneceğini, ihale şartname ve sözleşme hükümlerinin kanuna aykırı olamayacağını, müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaatte dahi borcun yarısından kurumun sorumlu tutulup kalan bakiyenin ihale dönemleri ve ücret seviyesi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini (1475 sayılı Kanun m.14/4 ve Yargıtay kararları), feshe bağlı tazminatlardan müvekkilin sorumlu olmadığını (ihale bedelinde karşılık alınmadığını), yargılama giderleri ve fer’i alacaklara itiraz ettiğini belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ticari dava niteliğinde olmadığını, davacının kamu kurumu olup tacir sıfatı taşımadığını, görev itirazında bulunarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, husumet itirazında bulunduğunu (işçi PARS-NOVA iş ortaklığı döneminde çalıştığı için bu döneme ilişkin husumet), esasa ilişkin olarak müvekkilin işverenlik sıfatının bulunmadığını, işyerinin kapanması/tasfiye kararının davacı TMO tarafından alındığını ve tazminatın doğmasına bizzat kendisinin sebebiyet verdiğini (TBK m.62 ve TMK m.2), sorumluluğun bulunmadığını, aksi halde dahi yarı oranda sorumlu olunacağını (Yargıtay 13. HD ve Ankara BAM kararları), sözleşme faizinin %15 olduğunu ve ticari faize hükmedilemeyeceğini, ihbar tazminatı ve arabuluculuk ücretinden sorumlu olunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; (AL GRUP ile aynı vekil ve neredeyse aynı içerik) dava dışı işçi Alparslan Birkara’nın baştan beri davacı kurumun işçisi olduğunu, her ihale döneminde alt yüklenici değişse bile işçilerin değişmediğini, işe alma-çıkarma ve çalışma koşullarına dair tüm yetkinin idareye ait olduğunu, müvekkilin denetim-emir verme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunduğunu ve davanın usulden reddini talep ettiğini, yine kabul manasında olmamakla birlikte faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu (ödeme tarihi muacceliyet yaratmadığını, TBK m.117 gereği ihtar şartı bulunduğunu), faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini belirttiğini, esasa ilişkin olarak davacının kamu kurumu olduğunu, 6552 sayılı Kanun m.8 uyarınca kıdem tazminatının kamu bütçesinden ödendiğini, alt işveren değişse bile kıdem tazminatının ilgili kamu kurumunca ödeneceğini, ihale şartname ve sözleşme hükümlerinin kanuna aykırı olamayacağını, müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaatte dahi borcun yarısından kurumun sorumlu tutulup kalan bakiyenin ihale dönemleri ve ücret seviyesi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini (1475 sayılı Kanun m.14/4 ve Yargıtay kararları), feshe bağlı tazminatlardan müvekkilin sorumlu olmadığını (ihale bedelinde karşılık alınmadığını), yargılama giderleri ve fer’i alacaklara itiraz ettiğini belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davacının Dava dışı Alpaslan Birkara'nın Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminate ve Arabuluculuk ücreti yapmış olduğu ödemeden kaynaklı davalılara rücu etme hakkı olup olmadığı, varsa davalıların sorumlu olduğu miktarların ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir. Mahkememizin 15/04/2026 tarihli ön inceleme zaptının 7 nolu ara kararı gereğince dosyanın nitelikli hesap uzamanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş olduğu ve 04/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''1) Davacının yapmış olduğu ödemeye ilişkin davalı Pars- Nova Şirketine rücu edebileceği tutar; 41.427,75 TL asıl alacak kıdem tazminatı ve 3.563,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.991,67 TL’nin rücu edilebileceği hesap edilmiştir. 2) Davacının yapmış olduğu ödemeye ilişkin davalı Al Grup Şirketine rücu edebileceği tutar; 36.328,95 TL asıl alacak kıdem tazminatı ve 8.594,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.923,48 TL’nin rücu edilebileceği hesap edilmiştir. ihbar tazminatı ödemesi olan 70.037,15 TL’den son hizmet yeri olan Al Grup’un sorumlu tutulacağı ve 20.157,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam, 90.194,42 TL’nin rücu edilebileceği hesap edilmiştir. ihbar tazminatı ödemesi nedeniyle davacının katlandığı 3.000 TL arabuluculuk ücretinden Al Grup’un sorumlu tutulacağı ve 863,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.863,42 TL’nin rücu edilebileceği hesap edilmiştir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren” olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler” rücu davalarında hükme esas alınamaz. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Sözleşme ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2020 gün ve 2019/654 Esas - 2020/1832 Karar sayılı ilamında ve diğer yerleşik uygulamalarında da belirtildiği üzere davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan hususlara riayet edilerek düzenlendiği, dava dışı işçi Alparslan Birkara’ya yapılan ödeme yönünden her bir davalı için inceleme yapıldığı, faiz yönünden de taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği görülmekle, bilirkişi raporu hükme esas alınmış, taleple bağlı kalınmış, davadan önce davalılara ihbar yapıldığı ve davalıların temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmiş ve böylece, Davanın kabulü ile; 1- 41.427,75-TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %20 faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2-109.366,10-TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %55 faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; Davanın KABULÜ ile; 1- 41.427,75-TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %20 faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2-109.366,10-TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %55 faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 10.300,73 TL karar ve ilam harcından 2.575,23 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 7.725,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,(Bu harcın 2.122,43 TL'lik kısmından davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, kalan 5.603,07-TL'lik kısmından ise davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin sorumlu tutulmasına,) 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.575,23 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.190,63 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Bu harcın 876,57 TL'lik kısmından davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, kalan 2.314,06 TL'lik kısmından ise davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin sorumlu tutulmasına,) 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 6.805,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Bu giderin 1.869,55 TL'lik kısmından davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, kalan 4.935,45 TL'lik kısmından ise davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin sorumlu tutulmasına,) 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (Davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 41.427,75-TL ile sınırlı tutulmasına,) 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (Bu giderin 1.291,24 TL'lik kısmından davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, kalan 3.408,76 TL'lik kısmından ise davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin sorumlu tutulmasına,) 9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/10/2026
Katip
Hakim