İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/936 E. 2026/616 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/936
- Karar No
- 2026/616
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/936 Esas KARAR NO : 2026/616
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi ile davalı borçlu arasında var olan ticari ilişkiye istinaden davalı borçluya satışı gerçekleştirilen ürünler, davalı borçluya teslim edilmesine karşın, davalı yan kendisine teslim edilen ürünlere ait bedelleri müvekkiline ödememiş olduğunu, bu kapsamda oluşan cari hesap alacağı, düzenlenen fatura ve ticari defterlere dayanılmak sureti ile davalı borçlu aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takibi başlatıldığını, bu doğrultuda düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmesine karşın davalı borçlu tarafça sunulan itiraz dilekçesi ile borcun bulunmadığı ve borca konu alışverişin ... ilinde gerçekleşmesi sebebi ile yetki itirazında bulunulduğunu ve takibin durdurulduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan yetki şartı gereği davalı borçlunun yetki itirazının mesnetsiz olduğunu, davalı borçlunun müvekkili nezdinde herhangi bir borcu bulunmadığına ilişkin beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki borçlu tarafça takipten sonra sadece ana para borcu haricen ödenmişse de takipten doğan harç, masraf ve vekalet ücreti ödemesi gerçekleştirilmediğinden huzurdaki davanın ikame edilmesinin zorunlu hale geldiğini, keza müvekkilinin alacaklı olduğunun mübrez delillerle sabit olduğu gibi, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde de müvekkilinin haklı alacağının teyit edileceğini, ... 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafça yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu yanın, haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın huzurdaki davayı yetkisiz Mahkemede açtığını, davacının da dava dilekçesinde belirtmiş olduğu üzerinden taraflar arasında ... ilindeki ... isimli firmadan dolayı bir ihtilaf yaşandığını, davacı tarafın dahi dava dilekçesinin eklerinde bu hususu ikrar edecek şekilde belgeler sunduğunu, 6100 Sayılı HMK 10. Maddesi "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." hükmünü içermektedir. Yine HMK 6. Maddesi "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmünü içerdiğini, müvekkilinin ... ilinde ikamet etmekte olduğunu, yine iddia edilen sözleşmesel ilişki de ... ilinde gerçekleştiğini, hal böyle olunca huzurdaki davaya bakmaya ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, yetkiye itiraz ettiklerini, kaldı ki müvekkili tarafından hem ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yetkiye itiraz edildiğini, hemde ... Arabuluculuk Bürosu'nun yetkisine itiraz edildiğini, işbu durum üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi yetkili arabuluculuk bürosunun ... olduğuna karar verdiğini, tüm bu sebepler birlikte gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte yetki itirazlarının reddine karar verilse dahi, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen nitelikte davacı şirkete karşı bir borcu bulunmadığını, zira müvekkilinin okul ile davacı şirket arasındaki anlaşma şartlarına göre okul, tedarik etmesi gereken temel ihtiyaç malzemelerini davacıdan satın almakta sonrasında 90 gün içerisinde okul tarafından ödemeler yapılmakta olduğunu, taraflar arasındaki ticari defterler ve banka kayıtları incelendiğinde bu husus açıkça ortaya çıkacağını, davacı şirketin müvekkiline karşı hiçbir bildirimde bulunmaksızın davaya konu alacağı tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından da aralarındaki teamüle uygun olarak süresi içerisinde ödeme yapıldığını, kaldı ki taraflar arasındaki cari hesaplar ve ticari defterler incelendiğinde davacının işbu dilekçenin yazıldığı tarih itibariyle müvekkilinin okula karşı borçlu durumda olduğunu, işbu nedenle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsiline yönelik yürütülen ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın bakiye kısımlar (harç, icra vekalet ücreti ve takip masrafları) yönünden kısmen iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 07/05/2025 tarihinde, 152.754,22-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap alacağı faturalar ve ticari defterler şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 17/05/2025 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 26/05/2025 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya 01/06/2028 tarihinde tebliğ edildiği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 19/12/2025 tarihinde açıldığı, davacı tarafından icra takip dosyasına sunulan 12/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davalı borçlu tarafından davacıya takip tarihinden sonra 12/05/2025 tarihinde 100.000,00-TL ve 14/05/2025 tarihinde 52.754,22-TL ödendiğinin belirtildiği ve haricen tahsil bildiriminin yapıldığı, harç, icra vekalet ücreti ve takip masrafları yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı gereğince asıl alacak davadan önce ödenmiş olmakla birlikte icra takibinde talep edilen icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücreti ödenmediğinden alacağın fer'isi durumundaki bu kalem talepler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu görülmüştür. Öncelikle belirtmek gerekir ki, somut olayda; cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takipte; yetkili icra dairesinin 6100 sayılı HMK'nın 17.maddesi gereğince tacir olan taraflar arasında akdedilen kredili satış sözleşmesinin 18.maddesi gereğince İstanbul İcra Müdürlükleri olduğu, her ne kadar davalı tarafından icra takibine yapılan itirazda ... İcra Müdürlüklerinin yetkili icra dairleri olduğu belirtilmişse de tarafların tacir olması sebebiyle münhasıran İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu anlaşılmakla icra müdürlüklerinin yetkisine yapılan itirazın reddine, ön sorunun bu suretle halline karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. İlk itirazların değerlendirilmesinde ise, davalı tarafından yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazının ilri sürüldüğü, 6100 sayılı HMK'nın 17.maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesinin yer aldığı, buna göre taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 18.maddesi uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla davalı tarafından ileri sürülen yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından 12/05/2025 tarihli 100.000,00-TL bedelli ve 14/05/2025 tarihili 52.754,22-TL bedelli ödemelere ilişkin dekontların sunulduğu, Mahkememizce takibin yürütüldüğü icra müdürlüğüne müzekkere yazılarak kapak hesabının celp edildiği, kapak hesabına göre davalı tarafından asıl borç tutarı ödenmişse de icra dosyası ferilerinin ödenmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davacı tarafından cari hesap alacağının tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, icra takibinden sonra davalı tarafından ödeme yapılarak borcun ikrar edildiği, asıl borç tutarı ödendiğinden Mahkememizce bilirkişi raporu alınmasının gerekli görülmediği, kapak hesabı tutarına göre davalı tarafından borcun ferileri olan icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücretinin ödenmediği, davacının bu kalemler yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu itibarla davalı tarafından asıl borcun tamamının ödenerek ikrar edilmesi karşısında takibin iptaline karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup cari hesap alacağına dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 152.754,22-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-Davalı tarafından icra takip tarihi olan 07/05/2025 tarihinden sonra yapılan 152.754,22-TL'lik ödemenin harç, icra vekalet ücreti ve takip masrafları da dikkate alınarak icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında ve infaz aşamasında nazara alınmasına, 3-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (152.754,22-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 30.550,84-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava değeri (152.754,22-TL) üzerinden alınması gereken 10.434,64-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 718,96-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 9.715,68-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 718,96-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 85,00-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır