İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/927 E. 2026/219 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/927
Karar No
2026/219
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/927 Esas - 2026/219 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/927 Esas KARAR NO : 2026/219

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/05/2023 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026

..... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Dairesi'nin ..... sayıl ı ilamı sonrasında Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı .....(TC:.....) kaza tarihi olan 02/03/2023 tarihinde ..... ili sınırları içinde bulunan ..... üzerinde kurulu ..... Köyü sınırları içinde bulunan .....’nde kendisine ait ... plakalı aracı ile çıkışa doğru seyir halindeyken, davalılardan ..... adına kayıt tescilli ve diğer davalı sigorta şirketine ..... nolu ... Poliçesi ile 27/11/2022-2023 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... plakalı resmi otoyol polis aracı; sürücüsü ... yönetiminde iken; sürücü geri manevra sırasında yolu kontrol etmeden, kurallara aykırı olarak park alanından yola ani bir biçimde geri geri çıktığını, davacının her ne kadar aracını ani manevra ile sola direksiyon tedbiri alarak tehlikeyi savuşturma gayreti içine girmişse de; davalı taraf aracının hızla ve tehlikeli geri manevrası sonucunda kaza meydana geldiğini, Kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü KTK 84. Maddelerini ihlal etmekle asli kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 300,00.-TL değer kaybı, 200,00.-TL araç yoksunluğu gideri ve 500,00.-TL hasar onarım bedeli olmak üzere toplam 1.000,00TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketinin sorumluluğu ... poliçesi ile sınırlı olmak ve araç yoksunluğu gideri hariç olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvurunun olmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti için ..... kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, anlaşmalı servis sigortalıdan onay almadan hiçbir işlem gerçekleştiremeyeceği gibi, eksper ile servis arasındaki iskonto ise başvuran tarafın lehine olup başvuran onay verdikten sonra, davalı şirketten iskonto farkının taelp edilmesi mümkün olmadığını, davacı yanın KDV dahil hesap üzerinden dosya da hüküm kurulması talebinin hatalı olduğunu, davacı tarafından davalı şirketin yokluğunda yaptırdığı tespitin delil niteliğinin bulunmadığını, istenilmesi gereken faiz talebinin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle yargı yolu ve görev ve yetki nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Davacı talebinin zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden de reddini talep ettiklerini, kazanın ..... otoyolu ..... içi ..... akaryakıt istasyonundan İstanbul istikametine doğru seyir halinde olan ... plakalı ve davacı kontrolünde olan araç, ..... önüne geldiğinde aracının sağ ön tarafı ile, park halinden geri manevra ile yola çıkan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Otoyol Trafik Polisi aracına sol arka taraftan çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin olduğunu, Söz konusu maddi hasarlı trafik kazası tamamen davacının kusuru nedeni ile meydana geldiğini, İdarenin kusuru ve dolayısıyla sorumluluğu, iddia edilen zararla illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce Karayolları Fen Heyetinden alınan 05.03.2026 tarihli raporda özetle; "... plakalı araç sürücüsü ...' in meydana gelen olayda % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...' in meydana gelen olayda % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirmiştir.

Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, hasar bedeli tazminatı ile değer kaybı tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkememizce davanın kabulüne dair verilen hükmün davalılar ... ve ... Sigorta AŞ tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf davasını inceleyen ...... Hukuk Dairesi'nin ..... sayıl ilamı ile "...Dava, araç hasarı, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek, kararı istinaf etmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, .....'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ... kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir. Yetkiye ilişkin olarak, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava; genel yetki hükümlerince davalının yerleşim yeri mahkemesinde (HMK m. 6), davalı sayısı birden fazla ise, bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde (HMK m. 7/I), aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ... Genel Şartlarının C.7. maddesinde de, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Dairemiz tarafından Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2018 tarih ...... sayılı ilamı gereğince; zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketine karşı açılan davalarda sigorta şirketlerinin bölge müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkisi ile ilgili bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde yasal bir düzenlenme bulunmadığı, kanunda bulunmayan bir düzenlemenin yorum yolu ile genişletilemeyeceği, bölge müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği yönünde karar verilmekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...... sayılı 11.02.2020 tarihli ilamında; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun görevli ve yetkili mahkemeyi düzenleyen 110. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının C.7 maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş, Kanundaki yetki kuralı aynen tekrar edilmiştir. Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinde, şirketlerin bölge müdürlükleri ve şube açmak suretiyle yurt içinde teşkilatlanmasının, yurt dışında şube veya temsilcilik açması ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest olduğu, ancak bu şekilde faaliyete başlanmasını ve faaliyetin sona erdirilmesini müteakip bir ay içinde şirketçe ..... bildirimde bulunulması gerektiği düzenlenmiştir. Mevcut bu düzenleme dikkate alındığında Sigorta Şirketleri ve ..... Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca bölge müdürlüğü yapılanmasına izin verilmiş, genel müdürlük ile şube ve acenteler arasında bölge müdürlüğü adında bir yapılanmanın kurulabileceği kabul edilmiştir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2017 tarihli ve ...... sayılı kararında da benimsenerek davacı vekilinin davayı sigortacının bir acenteden daha yetkili olan .....’nün bulunduğu ... ilinde açtığı gözetilerek mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir" denilmiştir. Somut olayda, davacının ikametgahı ..... olup ve davalı .....’da bulunması, Ticaret Sicili gazetesinde yapılan araştırmadan davalı sigorta şirketinin .....’da bölge müdürlüğünün bulunduğu ve davanın yetkili mahkemede açıldığının anlaşılmasına göre, bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde bulunmamıştır. Kusura ilişkin olarak, kaza tespit tutanağı düzenleyen görevliler kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen kusurlardan 52/B-1maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı kanaatini bildirmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü .....'in, meydana gelen olayda % 75 (Yüzdeyetmişbeş) oranında KUSURLU olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen olayda %25 (Yüzdeyirmibeş) oranında KUSURLU olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. .....'ndan alınan raporda ise, sürücü .....’in, idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken mahal şartlarını da dikkate alarak yola gereken dikkatini vermesi, sağ önünde geri manevra yapan otomobile karşı etkin fren ve direksiyon tedbiri alabilmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup, otomobilin ön kısımları ile sağ önünden geri manevra yapan otomobilin arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada %30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu olduğu, sürücü ...’in, idaresindeki otomobile ile geri manevra yaptığı süre boyunca gerisini kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususlara riayet etmemiş, kontrolsüzce geri manevra yaparak gerisinden düz seyir eden otomobilin seyir alanına girmesi sonucu meydana gelen kazada % 70 (yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu belirtilmiş olup, bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dosyaya alınan kusur raporlarının da değerlendirilmesi suretiyle çelişkilerin giderilmesi amacıyla ..... veya Karayolları Fen Heyeti üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden oluşan heyetten kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve kusur durumunun netlikle belirlenmesi gerektiğinde hesap bilirkişisinden ek rapor alınması suretiyle oluşacak sonuca göre, karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,..." şeklinde ilam ile dosya Mahkememize iade edilmiştir. Mahkememizce kaldırma ilamına uygun olarak Karayolları Fen Heyeti üyelerinden rapor alınmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde gözetildiğinde; kaza tarihi olan 02/03/2023 tarihinde .....Sahasında davacı sürücünün yönetimindeki ... plakalı otomobil ile ..... önlerine geldiğinde sağ ön tarafı ile park yerine park halinde iken geriye doğru hareket eden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı polis aracına sol arka kısımdan çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan kusur değerlendirmesinde, kaza sonrasında tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile 14/11/2023 tarihli bilirkişi kök ve 01/02/2024 tarihli ek rapor arasında çelişki olduğu anlaşılması üzerine, çelişkilerin giderilmesi amacıyla ...'ndan alınan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ve Bölge Adliye Mahkemesi ilamı sonrasında alınan ve ..... raporu ile aynı kusur dağılımını içeren 05/03/2026 tarihli raporda ... plakalı araç sürücüsünün %70, ... plakalı araç sürücüsünün ise kazada %30 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Hasar bedeli yönünden hükme esas kök ve ek bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, davacıya ait aracın kaza esnasında sağ ön kısmından hasarlanması, sunulan ekspertiz raporundaki hasar bedelinin KDV dahil 192.905,72 TL olduğu ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğunun kabul edildiği, yine değer kaybı yönünden de aracın kaza öncesinde ve sonrasındaki reel değer kaybına yönelik olarak yapılan hesaplama ve kusur tenzili sonucu davacı talebi doğrultusunda talebin kabulüne karar verilmiştir. Yine araç mahrumiyet bedeli yönünden de davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) araç mahrumiyeti bedelinin tespitine yönelik rapor da hükme esas alınarak ve kusur tenzili sonrasında talep kabul edilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile hasar bedeli tazminatı olarak 135.033,00 TL, değer kaybı tazminatı olarak 63.000,00 TL toplamı olan 198.034,00 TL’nin davalı ... Sigorta AŞ’nin tazminatın 120.000,00 TL’sinden sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa davalı ... yönünden 02/03/2023, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise 29/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Araç mahrumiyet bedeli tazminat talebinin kabulü ile 12.592,00 TL tazminatın davalı ...’ndan tazmini ile davacıya verilmesine alacağa 02/03/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 3-Ekspertiz giderinin tazminat talebinin yargılama giderleri içerisinde gösterilmesine,, 4-Alınması gereken 14.387,86 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 3.596,95 TL olmak üzere toplam 3.776,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.611,01 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 3.596,95 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.956,75 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 1.419,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 26.500,00 TL bilirkişi ücreti, 3.250,00 TL ... rapor ücreti, 3.500,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 34.669,00 TL'nin davalılardan alınarak müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026

Katip ..... e-imzalı

Hakim ..... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/927, K. 2026/219, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-927-e-2026-219-k-0226833f4d31