İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/371 E. 2026/307 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/371
- Karar No
- 2026/307
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/371 Esas - 2026/307 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/371 Esas KARAR NO: 2026/307
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20.05.2025 KARAR TARİHİ : 12.05.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.02.2025 tarihinde davacı müvekkilinin maliki olduğu ve sürücüsü ... olan ... plakalı araca, davalılardan sürücüsü ... ve maliki ... olan ... plakalı aracın çarptığını ve davalı ...'ın kusuru neticesi oluşan trafik kazası sonucu müvekkiline ait aracın hasar görmesine neden olduğunu, kaza tarihinde davacı müvekkilinin aracının hatasız ve hiçbir değişeni boyası olmayan bir araç olduğunu, 15/02/2025 tanzim tarihli kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazada ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, davacının ise bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından trafik sigortası kapsamında sigortalandığını, bu bağlamda davalıların müvekkilinin maddi zararlarının tazmininden sorumlu olduklarını belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100'er TL değer kaybı ile araç mahrumiyet zararının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, esas bakımdan müvekkilinin sorumluluğunun kabul anlamında olmamakla beraber 300.000,00-TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili tarafından davacıya ait aracın kasko şirketine 26.06.2025 tarihinde 76.500,00-TL rücu ödemesi yapıldığını, davacı tarafından usulünce başvuru yapılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu kazada kendilerine %100 kusur verilmesini kabul etmediklerini, kusur tespitinin hatalı olduğunu, zira kendi aracının park halinde iken yolu kontrol ettiğini ve yolun boş olduğunu, park yerinden yola çıktığını, kendisi çıktıktan sonra arkasından davacının hızlı bir şekilde gelip aracına çarptığını, davacının aracında ön tampon kısmından itibaren hasar olmasının bu durumu doğrular nitelikte olduğunu, bu hususların dikkate alınarak kusur durumunun bilirkişi marifetiyle yeniden tespitini istediğini, davacının dava dilekçesinde aracının bu kaza öncesinde hatasız bir araç olduğunu iddia etmekte ise de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacının aracının geçmiş hasar bilgilerinin dosyaya girdiğini, dava konusu kazadan önce aracın kayıtlara giren 2 kazasının daha mevcut olduğunu, araç değer kaybından bahsedebilmek için aracın hasar alan bölgelerinin kazadan önce orijinal olması ve kaza sebebiyle orijinalliğinin bozulması gerektiğini, ifade ettiği bu geçmiş 2 kazanın aracın hangi bölgesinden olduğuna dair verilerin celp edilmesini istediğini, kusur durumunu kabul etmemekle ve davacının aracında değer kaybı oluştuğunu kabul etmemekle birlikte Mahkeme aksi kanaatteyse ... poliçe limitinin kaza tarihinde 300.000,00-TL olduğunu, davacının aracındaki hasar miktarı değerlendirildiğinde trafik sigortasının limitinin araç değer kaybı tazminatını ödemeye yeterli geleceğinin anlaşılacağını, dava konusu alacağın oluşabilmesi için davacının tamir sebebiyle aracından yoksun kalması gerektiğini, yargısal içtihatlara göre de makul tamir süresi kadar alacaklının araç mahrumiyet bedeli talep edebileceğini, dava konusu olayda davacının aracını kasko poliçesinden yaptırdığını ve ikame araç kullandığını, araç mahrumiyeti tazminatı yönüyle sorumluluğunun oluşabilmesi için makul tamir süresinin belirlenmesi, davacının kullandığı ikame araç süresi bu süre için yeterli gelmemesi gerektiğini, huzurdaki davada dava konusu kazanın 15.02.2025 tarihinde gerçekleştiğini, dava dosyasına giren ... verilerine göre davacının bu kazanın hasar dosyasını 03.03.2025 tarihinde açtırdığını, yine aynı verilerden anlaşılacağı üzere davacının 09.03.2025 tarihinde ... plakalı araçla başka bir kaza yaptığını ve davacının aracının maksimum 6 gün tamirde kaldığını, daha sonra trafiğe çıkabildiğini, bu hususta davacının kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den davacının dava konusu kaza ile ilgili kaç gün ikame araç kullandığının sorulmasını, bu süre 6 günden fazla ise araç mahrumiyeti tazminatı yönüyle herhangi bir sorumluluğunun olmadığının tespit edilmesini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan, diğer davalıların maliki/sürücüsü olduğu araç ile davacıya ait aracın karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen araç değer kaybının ve araç mahrumiyet zararının tazmini talebine ilişkindir. Tarafların göstermiş oldukları deliller toplanmış, ...'nden davacıya ait araca ilişkin tramer kayıtları, davalı sigorta şirketinden ... poliçesi ile hasar dosyası celp edilmiş ve dosya kapsamında kusur ve hasar konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de, davalı sigorta şirketinin .....'da şubesinin bulunduğu gibi zarar gören davacının ikamet adresinin .....'da olduğu ve kazanın da .....'da meydana geldiği görüldüğünden HMK md. 6, 7 ve 16 gereğince mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin yetki itirazının reddi gerekmiştir. Makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 09.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...kusur yönünden ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/a ve 84/j maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 137/A-3 ve 137/B2-e maddelerini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde % 100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, hasar yönünden meydana gelen olay neticesinde ... plaka sayılı aracın hasar tutarının olay tarihi itibariyle KDV dâhil 88.230,00-TL olduğu, değer kaybı yönünden meydana gelen olay neticesinde ... plaka sayılı araçta oluşan değer kaybı tazminatının olay tarihi itibariyle 140.000,00-TL olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ve maliki ... ile trafik sigorta şirketi ... A.Ş.'nin (poliçe limitleri dahilinde) Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının değerlendirildiği, makul onarım süresi yönünden meydana gelen olay sonrasında ... plaka sayılı araçta ortaya çıkan hasara ait onarımın araç üzerinde bilfiil çalışılması koşuluyla 10 günde giderilebileceğinin değerlendirildiği, ancak 7 gün ikame araç kullanılmış olması dolayısıyla hesaplamaların 3 gün üzerinden değerlendirildiği, araç mahrumiyet tazminatı yönünden, araç mahrumiyet tazminatının olay tarihi itibariyle 9.341,37-TL olduğu ve söz konusu tazminatın sigorta teminatı kapsamında olmaması sebebiyle meydana gelen olayda ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ve maliki ...'ın Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen zarardan sorumlu olacaklarının değerlendirildiği,..." yönünde tespitlerde bulunulduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine ... poliçesi kapsamında 28.07.2024-2025 tarihleri arasında geçerli sigortalı olmakla poliçenin 15.02.2025 kaza tarihini kapsadığı ve kaza tarihinde araç başına maddi 300.000,00-TL poliçe teminat limitinin bulunduğu, meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı araçta 140.000,00-TL değer kaybı oluştuğu, yine davacının 10 günlük makul onarım süresine göre, kasko şirketi tarafından araç temini sağlanan 7 günlük süre mahsup edildiğinde kalan 3 gün karşılığı 9.341,37-TL araç mahrumiyet zararının oluştuğu anlaşılmış, mezkur trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın diğer davalı sürücüsünün %100 kusurlu olduğu görülmekle, davaya konu trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta oluşup karşılanmayan ve poliçe teminat limiti dahilinde olduğu görülen 140.000,00-TL değer kaybı zararının tazmininden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, 9.341,37-TL araç mahrumiyet zararının tazmininden ise davalılar ... ile ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Temerrüt tarihi bakımından ise; ... sigortacısı ... A.Ş. yönünden KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalı sigortaya başvuru tarihine göre 03.04.2025 tarihinin, araç maliki/ürücüsü diğer davalılar yönünden ise günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden 15.02.2025 kaza tarihinin esas alınması uygun bulunmuş ve hükmolunan maddi tazminata bu tarihlerden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmiştir. Son olarak davalı sigorta vekilince zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davaya konu trafik kazası 15.02.2025 tarihinde meydana gelmiş olup dava tarihi itibariyle KTK md. 109 gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığınından davalı sigorta vekilinin zamanaşımı defi reddedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; (a) 140.000,00-TL değer kaybı maddi tazminatının davalı ... A.Ş. yönünden 03.04.2025 temerrüt, diğer davalılar yönünden 15.02.2025 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (b) 9.341,37-TL araç mahrumiyet zararının davalılar ... ile ...’dan 15.02.2025 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 10.201,50-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL ve 2.550,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.036,10-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 2.550,00-TL tamamlama harcı, 1.520,00-TL tebligat, 56,20-TL müzekkere gideri ve 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.357,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Davacı vekili ve davalı asil ...'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12.05.2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır.
Hakim ..... ¸e-imzalıdır.