İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/867 E. 2026/641 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/867
Karar No
2026/641
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/867 Esas - 2026/641 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/867 Esas KARAR NO : 2026/641 Karar

...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2023 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 YAZIM TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilin yatak, baza, başlık ve yastık imalatı ve ticareti ile iştigal ettiği, müvekkil şirket tarafından borçlu ... düzenlenen 29 Kasım 2021 tarih, ... no.lu, 25.410,40 TL tutarlı fatura içeriği yatak, baza ve başlık ürünlerinin satışı yapıldığı, söz konusu malların borçluya bizzat müvekkil şirket tarafından sevk edilerek teslim edildiği, davalı tarafından müvekkil firmaya 105.000,00 TL tutarlı çek verildiği ve bu tutarın ödendiği, müvekkil şirketin kalan 238.040,39 TL alacağının bulunduğu, .... bedellerinin ödenmesi istemiyle birçok kez aranmasına rağmen, davalının müvekkil şirketin alacağını ödemediği, faturalarda belirtilen ürünlerin borçluya satışının yapılarak teslim edildiği ve kayıt altına alındığı, BS formları ile vergi dairesine bildirildiği, davalı tarafından KDV dahil 238.040,39 TL’lik satış bedelinin müvekkil şirkete ödenmemesi üzerine, müvekkil şirketin satışını yaptığı ve teslim ettiği malların bedelini borçludan tahsil etmek için ... sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, ödeme emri borçluya tebliğ edildiği ancak borçlu tarafından borca, ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, davanın kabulü ile davalı /borçlunun ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takip durduğundan ve alacak likit olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine İcra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takip temelinin fatura alacağı davasına ilişkindir. ... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket tarafından davalı işletme adına düzenlenen ve davaya ve takibe konu edilen, 29.11.2021 tarihli, .... numaralı, KDV Dahil 209.409,98 TL fatura, 06.12.2021 tarihli, ...numaralı, KDV Dahil 108.220,01 TL fatura ile, 14.12.2021 tarihli, ... numaralı, KDV Dahil 25.410,40 TL tutarlı faturanın davacı şirketin yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının fatura alacağına karşılık davalı tarafından 105.000,00 TL tutarlı çek verildiği ve bu tutarın ödendiğinin davacının kabulünde olduğu tespit edilmiştir. Yasal defterlerde kayıtlı bulunan faturalar da “İrsaliye yerine geçer.” İbaresinin olduğu, faturalar üzerinde irsaliye bilgilerinin kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ancak irsaliye asıllarının ibraz edilemediği, bu hususta davacı tarafından 2017-2025 dönemlerine ilişkin yasal defter ve belgelerin yangında zayi olduğu ve zayi belgesi verilmesi yönünde ... 22.04.2026 tarihli kararının mevcut olduğu beyan edilmiştir. Ayrıca tarafıma ibraz da edilmiştir. Takibe konu e-arşiv faturaların ilgili dönemler de "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim BS Formu" ‘na dahil edilmediği görülmüştür. 523 Sıra No’ lu VUK Genel Tebliği ile yapılan değişikliğe göre “Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen e-fatura ve e-arşiv faturaların 2021 Temmuz ayından itibaren Form BA ve Form BS bildirimlerine dahil edilmeyeceği” tebliğ edilmiştir. Yapılan bu değişiklik nedeniyle davacı şirket tarafından takibe konu faturaların yasal olarak BS bildirimine dahil edilmediği görüş ve kanaatine varılmıştır. Ayrıca bahse konu faturalara davalı tarafından 8 günlük yasal süre içinde itirazda bulunulduğuna dair dosyada herhangi bir ihtarname, belge veya kayıt bulunmamaktadır. Davacı şirketin yasal defter kayıtlarına göre, İcra Takip tarihi 14.02.2022 itibariyle; davacı ...‘den 238.040,39 TL Alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının aynı yıl içerisinde alacaklı olduğu tutarı 128-Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına virman yapmak suretiyle bu hesapta takip ettiği, şüpheli alacak için karşılık ayırarak gider kaydı oluşturduğu ve tahsilatın imkansız hale geldiği gerekçesi ile 2024 yılında 128- Şüpheli Ticari Alacaklar hesabını 129- Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı hesabı ile kapattığının görüldüğü, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (....) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın, ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalılara verilen kesin mehilde ticari defterlerini mahkememize ibraz etmediği, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, Kabul edilen miktarın %20'si olan 47.608,07-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.260,54 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.874,94 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 13.385,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 2.874,94 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 2.093,00 TL tebligat ücreti, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 628,00 TL posta gideri, 11,75 TL diğer giderler olmak üzere toplam 13.287,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren ... Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2026

,,, e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/867, K. 2026/641, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-867-e-2026-641-k-0e383a926858