İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1018 E. 2026/618 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1018
Karar No
2026/618
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1018 Esas - 2026/618 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/1018 Esas KARAR NO : 2026/618 Karar

.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 YAZIM TARİHİ : 13/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında araç bakım ve onarım işlemlerine dayalı bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklanan 201.961,34-TL tutarındaki alacağın ödenmemesi üzerine ..... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 06.10.2025 tarihinde borca itiraz etmesiyle takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, alacağın likit ve belirlenebilir olması ve davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, icra takibine konu alacağın varlığına dair somut bir delil sunulmadığını, fatura içeriğine sekiz günlük yasal sürede itiraz edilmemiş olmasının faturanın kesinleştiği veya içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmediğini, faturanın tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağını, davacı tarafın vinçlerin ayıpsız ve sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiğini ispatlaması gerektiğini, sunulan emsal Yargıtay kararları uyarınca taraflar arasında akdi ilişkinin ve edimlerin ifa edildiğinin yasal delillerle kanıtlanması zorunlu olduğunu, dava konusu faturalara dayanak teşkil eden malzemelerin sözleşmeye uygun teslim edilmediğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takip temelinin araç onarım işi kapsamına fatura alacağı davasına ilişkindir. İvedik Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .......esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu 2025 yılına ait 8 adet fatura karşılığı KDV dahil 201.960,00 TL tutarındak i faturaların davacı ve davalı resmi defter kayıtlarında yer aldığı, Ba-Bs Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi İncelendiğinde ise davacının düzenlediği faturalara ilişkin iade fatura red fatura ya da noter kanalı ile iadeye rastlanmamış olup, Davacı ve davalı resmi defter kayıtlarının uyumlu olduğu, Sonuç olarak; Davacı..... nin davalı .... 201.960,00 TL alacağı bulunmaktadır. Davacının .... Esas Sayılı Dosyası İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (201.961,34 TL yıllık %44,25 Avans Faizi) faiz taleplerinin bulunduğu, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (....) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın, .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve kayıtların aykırı olmadığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; ....esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 201.960,00-TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, Kabul edilen miktarın %20'si olan 40.392,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 19.943,79 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.439,19 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 17.504,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 615,40 TL başvurma harcı, 100,00 TL tebligat ücreti, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler toplamı 8.740,40 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.740,36 TL'si ile dava açılışında alınan 2.439,19 TL peşin harç toplamından oluşan 11.179,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 46.713,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026

.....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1018, K. 2026/618, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1018-e-2026-618-k-3d81047837c2