İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/86 E. 2026/278 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/86
- Karar No
- 2026/278
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/86 Esas - 2026/278 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/86 Esas KARAR NO : 2026/278 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/03/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... Site Yönetimi'nin davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 31/05/2021-31/05/2022 tarihlerini kapsayan 112558331 numaralı Site Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 07/06/2021 tarihinde siteye ait kapalı otopark kapısının çelik halatlarının koparak ...plakalı aracın üzerine düşmesi sonucu araçta maddi hasar meydana geldiğini, bu olay nedeniyle araç maliki tarafından müvekkili aleyhine ...... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/581 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 30/01/2024 tarih ve 2024/66 Karar sayılı ilamı ile müvekkilinin tazminat ödemesine karar verildiğini, bu karara istinaden başlatılan ......Dairesi'nin 2024/17583 Esas sayılı takip dosyasına 14.376,09 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan bu ödemenin sigorta poliçesindeki Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet teminatı kapsamında olduğunu, bu bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine... (...) İcra Dairesi'nin 2024/3219 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının itirazının poliçe hükümlerine ve hukuka aykırı olduğunu, zira üçüncü şahıslara ait mallarda meydana gelen zararların teminat kapsamında olduğunu, dava sürecinde de davalı sigorta şirketine davanın ihbar edildiğini ileri sürerek, Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin 2024/3219 Esas sayılı dosyasındaki itirazın 14.376,09 TL yönünden iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle müvekkil şirketin yerleşim yerinin İstanbul olması nedeniyle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak ise müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, hasar sonrası yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde poliçede yer alan "sabit makinelerin kırılması" teminatı kapsamında %10 oranında ve asgari 250,00 USD tutarında muafiyet uygulandığını, bu kapsamda 11/08/2021 tarihinde 3.739,10 TL hasar bedeli ve ayrıca 2.185,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, garaj kapısının sabit cihaz niteliğinde olması nedeniyle muafiyet uygulamasının yerinde olduğunu, bu ödemelerle müvekkilin poliçeden doğan borcunun sona erdiğini, ayrıca ...... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın usulüne uygun ihbar edilmemesi nedeniyle faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri gibi fer'i alacaklardan sorumlu olmadıklarını, bu nedenlerle itirazlarının haklı olduğunu ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/01/2024 tarih ve 2021/581 Esas, 2024/66 Karar sayılı ilamı, ......Dairesi'nin 2024/17583 Esas sayılı dosyası ve bu dosyaya yapılan 15/03/2024 tarihli ödeme dekontu, Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin 2024/3219 Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasındaki 31/05/2021 başlangıç tarihli, 112558331 numaralı Site Paket Sigorta Poliçesi, 23/02/2026 tarihli sigorta hukuku uzmanı bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 07/06/2021 tarihinde davacı site yönetiminin otopark kapısının üçüncü bir şahsa ait aracın üzerine düşmesi sonucu meydana gelen hasar nedeniyle, davacının ...... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile tazminata mahkum edildiği ve bu karar uyarınca başlatılan icra takibi sonucu 14.376,09 TL ödeme yaptığı, davacı vekilinin, bu bedelin sigortacısı olan davalıdan rücuen tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep ettiği, davalı vekilinin ise poliçedeki muafiyet hükmünü uygulayarak gerekli ödemeyi yaptığını, bakiye borçlarının bulunmadığını ve fer'i alacaklardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 14.376,09 TL asıl alacağın tahsili amacı ile...(...) İcra Dairesi'nin 2024/3219 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 27/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 30/07/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 13/01/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Somut olayda ise sigortalı, üçüncü kişiye ödediği tazminatı kendi sigortacısından talep etmekte olup, uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat niteliğindedir. Üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortaları, sigortalının haksız bir fiil veya sözleşmeye aykırılık sonucu üçüncü kişilere verdiği zararlar nedeniyle doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alan sigorta türüdür. Bu sigorta türünde sigortacının sorumluluğu, sigortalının üçüncü kişiye karşı olan borcunun kapsamı ile sınırlıdır. Sigortalının sorumlu olduğu asıl alacak yanında, bu alacağa bağlı faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi fer'i borçlar da, poliçe limiti dahilinde kalmak kaydıyla sigortacının sorumluluğu kapsamındadır. 16/07/2025 tarihli Av. Halit Bayır tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının dava dışı zarar görene ödemesi gereken bedelin toplam 9.675,00 TL olabileceği, icra dosyasında ödenen fer'i alacakların 3.189,17 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçesindeki Hukuksal Koruma limitinin 10.000,00 TL olduğu ve bu ödemelerin poliçe kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiş, ancak raporun sonuç bölümünde bilirkişinin sigorta hukuku alanında uzmanlığı bulunmadığı ifade edilmiştir. 14/10/2025 tarihli ara karar ile sigorta hukuku alanında uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 23/02/2026 tarihli Av. Sinem Güneşol tarafından düzenlenen sigorta hukuku uzmanı bilirkişi raporunda, davaya konu hasarın taraflar arasındaki sigorta poliçesinin "Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet" teminatı kapsamında kaldığı, bu teminatın limitinin 1.150.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin "sabit makinelerin kırılması" teminatına özgü muafiyeti uygulamasının somut olayda yerinde olmadığı, sigorta hukuku ve Yargıtay uygulamalarına göre üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortacının, sigortalının ödemek zorunda kaldığı asıl alacakla birlikte faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri gibi fer'i alacaklardan da poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu, bu nedenle davacının rücu talebinin yerinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ...... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/01/2024 tarih ve 2021/581 Esas, 2024/66 Karar sayılı ilamı, ......Dairesi'nin 2024/17583 Esas sayılı dosyası ve bu dosyaya yapılan 15/03/2024 tarihli ödeme dekontu, Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin 2024/3219 Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasındaki 31/05/2021 başlangıç tarihli, 112558331 numaralı Site Paket Sigorta Poliçesi, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 23/02/2026 tarihli sigorta hukuku uzmanı bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 07/06/2021 tarihinde davacıya ait sitedeki otopark kapısının üçüncü şahsa ait aracın üzerine düşmesi sonucu meydana gelen zarar nedeniyle davacının hukuki sorumluluğunun doğduğu, bu sorumluluk gereği ...... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı uyarınca başlatılan icra takibi neticesinde 14.376,09 TL ödeme yaptığı sabit olduğu, uyuşmazlığın, davacının ödediği bu bedelden davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, davalının savunmasının, hasarın "sabit makine kırılması" teminatı kapsamında olduğu ve bu teminata özgü 250,00 USD muafiyetin uygulanması gerektiği yönünde olduğu, ancak hükme esas alınan 23/02/2026 tarihli uzman bilirkişi raporunda da isabetle belirtildiği üzere, rizikonun sigortalının kendi malvarlığındaki bir kıymetin (garaj kapısının) hasarlanması değil, bu kıymetteki arıza nedeniyle üçüncü bir şahsın malvarlığında (araçta) meydana gelen zarar olduğu, bu durumun sigorta poliçesindeki "Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet" teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu teminat için davalının dayandığı muafiyetin poliçede öngörülmediği, dolayısıyla davalının muafiyet uygulayarak eksik ödeme yaptığı, sigortalının üçüncü kişiye ödemek zorunda kaldığı tazminatın, asıl alacakla birlikte yargılama gideri, vekalet ücreti ve faiz gibi fer'ilerini de kapsadığı, bu fer'ilerin de gerçek zararın bir parçası olduğu ve poliçe limiti dahilinde sigortacının sorumluluğunda bulunduğu, davacının ödediği 14.376,09 TL'nin tamamının poliçe teminatı kapsamında kaldığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın bu nedenlerle haksız olduğu, alacağın likit ve belirli olması nedeniyle İİK'nın 67. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, bu tazminatın takdiren asıl alacak olan 14.376,09 TL'nin %20'si oranında belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, - Gölbaşı (...) İcra Müdürlüğnün 2024/3219 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, -Asıl alacağın %20'si oranın hesaplanan 2.875,22 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 14.376,09 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 982,03 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 366,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 253,00 TL tebligat gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.253,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 14.376,09 TL üzerinden takdir edilen 14.376,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır