Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1214 E. 2026/944 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1214
Karar No
2026/944
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1214 KARAR NO : 2026/944

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :18/06/2026

Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili bankanın Diyarbakır Şubesi tarafından davalı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefaleti ile dava dışı .... lehine Genel Kredi Sözleşmesine istinaden bu şirkete krediler tesis edilerek kullandırıldığını, davalının aynı zamanda bu şirketin ortağı ve temsile yetkili kişisi olduğunu, söz konusu kredilerin ödenmesi amacıyla kredi borçlusu şirkete ve kefillere .... . Noterliğinin .... tarih ve .... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini ve hesap özeti ile birlikte tebliğ edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Değişik İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararına istinaden Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, icra takibinin başlangıç tarihi itibarıyla müvekkili banka alacağının .... TL olduğunu, davalı borçlunun imzaladığı genel kredi sözleşmeleri uyarınca bankaca uygulanacak temerrüt faiz oranını kabul ettiklerini ileri sürerek Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yapılan takibe itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: . Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacı ile dava dışı .... arasında .... TL bedelli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'in sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, sözleşme limitinin 01.02.2018 tarihinde .... TL'ye çıkarıldığı, davalının kefalet tutarının yeni toplam kefalet tutarına çıkarılmasına muvafakatinin olduğuna dair imzasının bulunduğu, yine 26.04.2019 tarihinde sözleşme limitinin ... TL artırılarak toplam yeni sözleşme tutarının ... TL'ye çıkarıldığı ve davalının toplam ... TL kefaletinin bulunduğu, dava konusu sözleşme tarihinde davalının borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, eş rızası aranmasına gerek olmadığı, bu suretle kredi sözleşmesinin ve kefaletin geçerli olduğu, dava dışı ....'ye kullandırılan kredinin ödenmemesi sebebiyle davacı banka tarafından dava dışı şirkete ve davalıya .... Noterliği'nin 01.11.2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, davalının 06.11.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, gerek dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, gerekse 17.11.2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile yapılan hesaplama neticesinde ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... numaralı ticari krediler yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faizin gider vergisi olmak üzere davalının davacıya toplam ... TL borçlu olduğu, yine ... ve ... No'lu kredi kartları yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere davalının davacıya toplam ... TL borçlu olduğu ve söz konusu borç tutarının kefalet limiti dahilinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Diyarbakır İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... numaralı ticari krediler yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam ... TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %35,64 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV üzerinden takibin devamına, ... ve ... no'lu kredi kartları yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam ... TL üzerinden takibin aynı şartlarla kaldığı yerden devamına, alacak likit olduğundan toplam asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; dosyaya sunulan 16.12.2022 tarihli ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun bazı yönleriyle maddi gerçekle örtüşmediğini, raporda müvekkili bankanın TCMB'ye bildirimde bulunduğu azami kredi faiz oranlarına ilişkin liste sunduğu, ancak talep edilen uygulanan cari akdi faiz oranlarına ilişkin örnek belge/hesap hareketi/hesap özeti sunmadığı tespiti ile müvekkili bankaca dava dışı asıl borçlu firmaya kullandırılan nakdi kredilere uygulanan cari akdi faiz oranları içinde en yüksek olan kredi faiz oranının yıllık %50 (yüzde elli) fazlası olarak tespit edilecek oranda temerrüt faizi uygulanabileceğinin belirtildiğini, ancak taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçlunun temerrüte düşmesi halinde bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 (yüzde elli) fazlası olarak hesaplanacak oranda faiz ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle uygulanması gereken faiz oranının dosyaya sunulan azami faiz oranlarının %50 fazlasının alınması suretiyle hesaplanması gerektiğini, raporda belirtilen akdi faiz oranlarının zaten uygulanan azami faiz oranları olduğunu, raporda tüm alacak kalemleri için tek tek hesaplama yapılırken ödeme planına göre ihtar tarihine kadar işlemiş akdi faiz oranı ve faiz tutarlarının eksik hesaplandığını, akdi faizin yanı sıra ödenmeyen taksitlerin gecikme faiz bakiyesinin ayrıca hesaplanması gerekirken bu faiz tutarlarının hesaplanmadığını, BSMV'nin de işlemiş akdi faiz tutarı ve taksitlerin gecikme faiz bakiyesi toplamına göre hesaplanması gerekirken BSMV'nin de hatalı tutarlar baz alınarak hesaplandığını, bu yöndeki rapora itiraz ettiklerini, ancak Mahkemece dikkate alınmadığını, yine müvekkili bankadan ilgili belgelerin celbini talep ettikleri halde Mahkemece bu yönden araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 67. maddesi uyarınca, banka kredi sözleşmesine kefaletten kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nın 67/1 hükmüne göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamına göre;davacı ile dava dışı ... arasında ... TL bedelli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'in sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, iş bu sözleşme limitinin 01.02.2018 tarihinde ... TL'ye çıkarıldığı, yine 26.04.2019 tarihinde sözleşme limitinin ... TL artırılarak toplam yeni sözleşme tutarının ... TL'ye çıkarıldığı, davalının kefalet tutarlerının yeni toplam kefalet tutarına çıkarılmasına muvafakatinin bulunduğu, davalının toplam ... TL kefaletinin söz konusu olduğu, Genel Kredi Sözleşmesinin imza tarihinde davalı ...'in asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, kredi sözleşmesinin ve kefaletin geçerli olduğu, dava dışı ....'ye kullandırılan kredinin ödenmemesi sebebiyle davacı banka tarafından dava dışı şirkete ve davalıya .... Noterliği'nin 01.11.2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek hesabın kat edildiği, ihtarnamenin 06.11.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve davalının bu tarihte temerrüte düştüğü, borcun ödenmemesi sebebi ile davacı tarafça dava dışı şirket ve davalı kefil aleyhine 06.11.2020 tarihinde Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında "..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ticari krediler ve "... ve ..." sayılı kredi kartları alacak nedeni olarak belirtilerek krediler yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam ... TL, kredi kartları yönünden ise ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam ... TL alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalı borçlu tarafından süresinde takibe itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durdurulduğu, davacı tarafından eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere genel kredi sözleşmesi; cari hesap şeklinde işleyen kredi sözleşmesidir. Cari hesap şeklinde işleyen kredilerde banka, sözleşmenin geçerlilik süresi içinde ve sözleşmede kararlaştırılmış limit içinde vereceği krediyi sürekli tekrarlamakta, böylece kredi alan, aldığı krediyi zamanında ödemek suretiyle (yeniden sözleşme imzalamaya gerek duymaksızın) tekrar kredi isteyebilmektedir. Daha açık bir anlatımla, geri ödeme yaptığı nispette tekrar kredi kullanmakta, kredi sürekli dönmektedir. Bu yüzden, bu tür kredilere dönen kredi de denilmektedir. İşte üçüncü bir kişinin bu tür bir krediye kefil olması durumunda, kefil süresiz olarak bu dönen krediye kefil olmuş olur. Yani, sözleşme süresi içerisinde herhangi bir tarihte tüm geri ödemeler yapılmış olsa, bakiye sıfır vermiş olsa dahi kefilin sorumluluğu devam eder. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda Mahkemece davacı banka ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin incelenmesi sonucunda davalının kefaletinin geçerli olduğu kabul edilmiş, takip dosyasındaki alacak miktarının tespiti için dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiştir. Dosyaya sunulan 04.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan, davalının kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi ve limit artırım belgeleri uyarınca davalı kefilin ... TL ile sorumlu olduğu, davalının kefaletinin geçerli olduğu ve davacı banka tarafından hesabın kat edilerek usule uygun şekilde dava dışı şirket ile davalı kefile ihtar edildiği, icra takip dosyasında davacı banka tarafından Ticari Kredi alacakları için yıllık %40,00 temerrüt faizi talep edildiği, dosya kapsamında uygulanan cari akdi faiz oranlarının tespitine ilişkin belge bulunmadığı, temerrüt faizinin hesaplanması için uygulanan akdi faiz oranları ve/veya temerrüt tarihinde banka müşterilerine kullandırılan nakdi ticari kredilere uygulanan akdi faiz oranlarına ilişkin örnek belge/hesap hareketi/hesap özeti sunulması gerektiği, ticari kartlara ilişkin uygulanan faiz miktarı ve oranının ise yerinde olduğu tespiti yapılmıştır. Mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen eksikliğin giderilmesi için davacı bankadan ilgili belgeler talep edilmiş ve davacı banka tarafından TCMB'ye bildirilen cari kredi faiz oranları ile davalının kefil olduğu dava dışı şirket için verilen kredilerde uygulanan faiz oranlarına ilişkin belgeler dosyaya sunulmuş olup, bilirkişi tarafından davacı banka tarafından diğer müşterileri için de uygulanan emsal kredi faiz oranlarına ilişkin belge sunulmamış olmakla bilirkişi tarafından sunulan emsallere göre hesaplama yapılmasında, bu kapsamda taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 10. maddesinde temerrüt durumunda Bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı yönündeki düzenleme de dikkate alındığında davacının dosyaya sunduğu uygulanan faiz oranlarından daha yüksek faiz uygulanması gerektiğine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, dolayısıyla bilirkişi raporunda davacı tarafından uygulanan en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden temerrüt faiz miktarı belirlenerek hesaplama yapılmasında ve Mahkemece anılan rapora dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Aynı yönde; Yargıtay 11. HD. 2025/5486 Esas, 2025/6221 Karar sayılı, 14.10.2025 tarihli ve 2024/1375 Esas, 2024/92186 Karar sayılı, 18.12.2024 tarihli kararı) Yukarıda belirtilen sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 723,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın MAHSUBUNA, bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, 3-) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4. maddesi uyarınca kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Dairemizin kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1214, K. 2026/944, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1214-e-2026-944-k-4d15447450ac