Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1109 E. 2026/2109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1109
Karar No
2026/2109
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün 2022/17694 Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibinde; şikayet eden borçlu vekili icra hukuk mahkemesine yaptığı başvurusunda; ... IMO Numaralı ... isimli yatın donatanı ... Ltd.’e izafeten acentesi ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibi konusu hukuki ilişkiye acentelik dahil hiçbir sıfatla aracılık etmediğini, TTK’nın 105/1-2 maddesi kapsamında müvekkiline takip yöneltilemeyeceğini, ilgili maddelerde yazılı olan şartların gerçekleşmediğini ileri sürerek takibin ve ödeme emrinin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında şikayet eden ...'nin, ... Ltd. ile arasında acentelik sözleşmesi olmadığı sadece yurt dışı giriş çıkış işlemlerinde tali acente olduğunun bildirildiği bu sebeple şikayet eden hakkına icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği, verilen karara karşı taraf alacaklı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince; şikayet edenin ileri sürdüğü hususların genel haciz yolu ile takipte itiraz niteliğinde olduğu, İİK'nın 62/1. maddesi uyarınca bu itirazın ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne yapılması gerektiği, icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine yapılan itiraz fuzuli olup hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararı şikayet eden borçlu vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu, icra takibinin şekline göre İİK’nın 62. maddesi uyarınca her türlü itirazını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal yedi günlük sürede icra dairesine bildirmeye mecburdur. İİK'nın 58/2. maddesi gereğince takip talebinde; borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa T.C. kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri belirtilmelidir. Somut olayda, borçlu, icra dosyasındaki taraf sıfatına, alacak ve tüm ferilerine süresinde icra dairesinde itiraz ettiği ve aynı zamanda ... IMO Numaralı ... isimli yat yönünden ... Ltd.’nin acentesi olmaması ve dolayısıyla ... Ltd.’ye izafeten başlatılan icra takibinde taraf gösterilemeyeceği, icra takibinin düzenlenmesi ve müvekkili şirkete ödeme emri gönderilmesi işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile borçlu sıfatı ile gönderilen ödeme emrinin ve takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun başvurusu borca itiraz olarak nitelendirilerek, ilamsız takipte tüm itirazların icra dairesine yapılması gerektiğine ve borçlunun icra müdürlüğüne itirazı sonucu takibin durduğundan bahisle icra mahkemesine başvurusunda davanın reddine hükmedilmiş ise de, borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK'nın 58/2. maddesi kapsamında şikayet niteliğindedir. O halde Mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Şikayet eden borçlu vekilinin temyiz talebinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 22.10.2025 tarihli ve 2023/1011 E.,2025/1872 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/1109, K. 2026/2109, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-1109-e-2026-2109-k-6f1414bdb104