Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1953 E. 2026/1564 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1953
Karar No
2026/1564
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1953 KARAR NO : 2026/1564

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2025 NUMARASI : 2025/487 Esas 2025/981 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 24/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026

Davalılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkillerinin davalılardan olan alacağına ilişkin Adana Genel İcra Dairesi 2022/14308 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, Adana Genel İcra Dairesi dosyasının borçlularının dosya kapsamında ödeme emrine karşı süresi içerisinde itiraz ettiklerini ve yapılan bu itiraz üzerine icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, dosya borçluları ... ve ... ile müvekkilleri arasında maske lastik takma makinesinin satışı hususunda sözlü bir anlaşma yapıldığını, anlaşma işlemlerinin ... ile ... arasında gerçekleştiğini, anlaşmaya göre müvekkillerinin bir miktar kapora ve lastik takma makinesi bedelini ödeyecek, ardından ise ödemeyi alan ve makineyi satacak taraf olan kişiler bu makineleri müvekkiline göndereceklerini, müvekkil ... tarafından 20.05.2020 tarihinde ... adına "lastik takma makinesi için 20.000,00-USD kapora" açıklaması ile ... 'a ödeme yapıldığını, 27.05.2020 tarihinde ... adına "lastik takma makinesi için 10.000,00-USD kapora" açıklaması ile ...'a ödeme yapıldığını, müvekkili ... tarafından 17.06.2020 tarihinde "lastik takma makinesi için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 30.000,00-USD + 10.000,00-TL davalı ... hesabına gönderildiğini, müvekkilleri tarafından gerekli edimin yerine getirildiğini, satış bedelinin ödenmiş olmasına rağmen davalılar tarafından maske lastik takma makinelerinin teslim işleminin yapılmadığını, makinelerin teslim edilmemesi sebebiyle ödenen bedellerin iadesi talep edilmişse de bugüne kadar yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve ödenen bedellerin müvekkillerine iade edilmediğini, açıkladığı nedenlerle; davalıların yapmış olduğu itirazın iptali ile Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/14308 e. Sayılı takibin devamını, davalıların icra takibine yapmış olduğu itiraz açıkça kötüniyetli olduğundan İİK gereği davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar karşı taraf üzerine müştereken ve müteselsilen bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde de beyan ettikleri gibi müvekkillerinin ... Mah.... cad. No:.. Bayraklı / İzmir adresinde ikamet ettiğini, bu nedenle Mahkemenin davaya bakmaya yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafların dava dilekçesinde ileri sürdüğü beyanların aksine davacılar ile müvekkilleri arasında her hangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın beyan ve iddialarının doğru olmadığını, davacılar ile müvekkilleri arasında hiç bir ticari anlaşma yapılmadığını, müvekkillerinin ne şahsi ne de şirket şeklinde maske üretimi veya satışı faaliyetlerinin bulunmadığını, davacıların İzmir'de bulunan dava dışı 3.kişiler ile ticari bir ilişkiye girdiklerini ve dava konusu ticari ürünü dava dışı 3.kişilerden teslim aldıklarını, davacıların alıcısı oldukları dava konusu ürünü dava dışı satıcı kişilere doğrudan ödemek yerine, akrabalıkları olan ve İzmir'de ikamet eden müvekkilleri vasıtasıyla ödemeyi tercih ettiklerini, müvekkillerinin tamamen iyi niyetli olarak davacılar ile olan akrabalık bağlarından dolayı yardımcı olmak amacıyla davacılar tarafından havale edilen bedelleri dava dışı satıcı kişilere teslim ettiklerini, davacı tarafların 3.kişilerden satın aldıkları ürünün ödenen bedelini müvekkillerinden talep ettiklerini, açıkladığı nedenlerle; yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, görev itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davanın reddini, davacıların %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; Ticari Satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; 2023/222 esas ve 2024/230 karar sayı kararda; davacılar ile davalılar arasında sözlü ticari satım sözleşmesi bulunduğu, davacının, maske lastik takma makinesi için yapılan ön ödemelerin makinelerin tesliminin yapılmaması nedeniyle iadesinin istendiği ve icra takibinde bulunduğu, takip konusunun belgeden kaynaklanan bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, dolayısıyla davalıların ikametgahı olan Bayraklı/İzmir icra dairesi yetkili olduğu gibi para borcunun ifa yeri olan alacaklıların ikametgahı olan Mersin icra dairelerinin de yetkili olduğu, dolayısıyla icra takibinin, yetkisiz Adana icra dairesinde yapıldığı anlaşılmakla yetkili icra dairesinde yapılan geçerli bir takip bulunmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Davacılar vekilinin istinaf yoluna başvurduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 06/05/2025 tarih, 2025/41 Esas ve 2025/934 Karar sayılı ilamı ile "taraflar arasında sözlü bir sözleşmesel ilişki olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda; icra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. md. yapılan atıfla HMK'nın 10. ve TBK'nın 89/1. maddesi hükümleri dikkate alınarak belirlenecektir. Bu hükümler çerçevesinde taraflar arasında sözleşmesel ilişki olduğu kabul edildiğinden borç para borcu olup, BK 89. Maddesi gereğince para borçları alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinden, davacı ... bilanço usulüne göre defter tutmakla tacir olup, gelen kayıtlardan Seyhan Vergi Dairesine kayıtlı mükellef olduğu, iş yerinin de '' ...mah. ...sk. No.... Seyhan/Adana '' olduğu, icra takibi de Adana İcra Müdürlüğünde yapılmakla, davacı tarafça doğru yerde takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın esasına girerek yargılama yapılması gerekirken yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmaması nedeniyle dava şartından red kararı vermesi doğru olmamıştır. 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/03/2024 tarih ve 2023/222 Esas 2024/230 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 355 ve 353/(1).a-4 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA," karar verildiği görülmüştür. Bozma öncesi defter tutmakla yükümlü olan tarafların defterinde inceleme yapılmış esas hakkında yapılacak inceleme tamamlanmış tüm deliller toplanmıştır. Bozma sonrası yapılan yargılamada, tensip tutanağında ara karar ile Davalılar vekiline teslime ilişkin delillerini sunmak için süre verilmiş ise de davalılar vekili tarafından 18/01/2024 tarihli delil dilekçesi ile delillerinin bildirildiği ve 06/11/2025 tarihli duruşmada davalılar vekilinin "Teslime ilişkin süre verilmişse de mevcut delillerimizi bozma ilamı öncesinde esasa ilişkin inceleme yapılırken dosyaya sunduk" şeklinde beyanda bulunduğu görüldüğünden dosyanın geldiği aşama itibariyle bu aşamadan sonra davalıların yeni delil bildirmesi mümkün olmadığından ve davalılar vekili tarafından duruşmada dosyaya sunulacak başkaca delil olmadığı beyan edildiğinden ilgili ara karardan rücu edilmiştir. Bununla birlikte Davalılar vekili tarafından bozma öncesinde sunulan delil dilekçesi ile cevap dilekçesindeki iddialarının ispatı için ... telefon yazışmaları (taraflardan ... ile ... arasında) sunulduğu görülmüş, Söz konusu yazışmalarda, bir takım fotoğraf ve mesajlar var ise de bu yazışmaların kimler arasında geçtiğinin ve dava konusu teslim edilmesi gereken ürünler olup olmadığı dahi yazışmalardan anlaşılamadığından bu yazışmalara itibar edilememiştir. Tensip tutanağı ara kararı ile davacılar vekiline; bozma öncesi ...'ın defterinde inceleme yapılmadığı görüldüğünden, ...'ın defter tutmakla mükellef olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili beyanında Müvekkilinin defter tutmakla mükellef olmadığını, Müvekkili ... tarafından gönderilen ödemelerin, diğer müvekkil ... adına gönderilmiş ödemeler olduğunu, Ticari faaliyette bulunan tarafın müvekkili ... olduğunu beyan etmiştir. Aynı zamanda davacı tarafından dava konusu edilen davalının hesabına gönderilen paraya ilişkin davalının hesap hareketlerinin dosyaya celbi için Halkbankası'na müzekkere yazılmış hesap hareketleri dosyaya alınmış, davacıların davalıya yaptığı ödemeler hesap hareketlerinde görülmüş, davacı tarafından maske lastik takma makinesi için davalıya yapılan ödemeler ispat edilmiş, bu hususta teslimi ispat yükü davalılarda iken, davalılar tarafından; ödemelerin başkasına yapıldığı, taraflar arasındaki alım satım işinde davalıların aracı olduğu, ödemeleri başkasına yaptığı ya da makinelerin tesliminin davacıya yapıldığına ilişkin yazılı delil sunmadığı davalının iddialarını ispatlayamadığı ortadadır. Öte yandan davacı vekili tarafından takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı ve gösterilmediği ve dava konusu icra takibinin kamu düzenine aykırılığı geçersizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan Reddine karar verilmesini beyan eder talep dilekçesi sunulduğu görülmüş ise de İİK 58/3 maddesinde "alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi" nin takip talebinde gösterilmesi gerektiği anlaşılmakla, dosyanın incelemesinde davacı tarafından takip talebinde takip açılış tarihindeki kur olan 13.6035 USD kuru üzerinden asıl alacak ve faiz talep edildiği görülmekle kanunda aranan şartın yerine getirildiğinin tespiti ile davacının itirazın Reddine, karar verilmiştir. Netice itibariyle dosya kapsa kapsamı ve toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde; takip borçluları davalı ... ve ... ile davacılar arasında maske lastik takma makinesinin satışı hususunda sözlü bir ticari anlaşma yapıldığı, Anlaşma işlemlerinin ... ile ... arasında gerçekleştiği davalıların "Davacılar alıcısı oldukları dava konusu ürünü dava dışı satıcı kişilere doğrudan ödemek yerine, akrabalıkları olan ve İzmir'de ikamet eden müvekkiller vasıtasıyla ödemeyi tercih etmişlerdir. Müvekkiller tamamen iyiniyetli olarak davacılar ile olan akrabalık bağlarından dolayı yardımcı olmak amacıyla davacılar tarafından havale edilen bedelleri dava dışı satıcı kişilere teslim etmişlerdir." şeklindeki cevap dilekçesindeki beyanı ile bu ilişkiye itirazı bulunmadığı, bu yönüyle davalılar vekilinin ödeme almayan müvekkili yönünden davacıların takipte haksız olduğu itirazları dikkate alınmamış, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre, davacıların takip konusu yaptığı kapora ve lastik takma makinesi bedelini ödeyeceği kararlaştırılmış, anlaşmaya istinaden; davacılardan ... tarafından; 20.05.2020 tarihinde ... adına "lastik takma makinesi için 20.000 USD kapora" açıklaması ile ve 27.05.2020 tarihinde ... adına "lastik takma makinesi için 10.000 USD kapora" açıklaması ile ... 'a ödeme yapıldığı,davacılardan .... tarafından;17.06.2020 tarihinde "lastik takma makinesi için 10.000 TL" Olmak üzere toplam 30.000 USD + 10.000 TL davalı ... hesabına gönderildiği,davacılar tarafından gerekli edim yerine getirildiği ve satış bedeli ödenmiş olmasına rağmen davalılar tarafından maske lastik takma makinelerinin davacıya tesliminin yapılmadığı, Bunun ardından Adana 4.Noterliğinin 19.11.2021 tarih ve 33253 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 30.000 usd + 10.000 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte iadesinin talep edildiği ancak davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ihtara cevap da verilmediği anlaşılmış,davacıların Adana Genel İcra Müdürlüğü' nün 2022/14308 E. Sayılı dosyası kapsamında alacağını tahsil için takibinde haklı olduğuna kanaat edilmiş,davalıların taraflar arasındaki alım satım işinde aracı olduğu, ödemeleri başkasına yaptığı ya da makinelerin tesliminin davacıya yapıldığına ilişkin yazılı delil sunmadığı iddialarını ispatlayamadığı cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilindiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. '' gerekçesi ile; H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/14308 sayılı dosyasında davalının 10.000,00-TL ve 30.000,00-USD alacağa yönelik yapılan itirazının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA, 2-İİK’nın 67 maddesi gereğince Asıl alacağın (418.105,00-TL) %20’si olan icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adana 1.Genel İcra Dairesi 2022/14308 sayılı dosyasında takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağına ilişkin İcra İflas Kanunu gereği zorunlu unsurlar yerine getirilmediğinden geçerli bir icra takibinin mevcut olmadığını, tüm bu hususlar kamu düzenine aykırılık teşkil etmekte olup, icra takibinin geçersizliği ve dava şartının, ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, usulüne uygun ve gereği gibi yargılama yapmadığını, tarafların ticari kayıtlarının gereğince incelenmediği gibi istinaf denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının da değerlendirilmediğini, Adana 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/770 E., 2025/749 E. sayılı kararı ile dava konusu Adana 1.Genel İcra Dairesi 2022/14308 sayılı takibin İPTALİNE karar verildiğini, Mahkeme, ''somut olayda gerek takip talebi gerek ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının yer almadığı, ayrıca harca esas değerininde toplam TL karşılığınında ödeme emrinde yer almadığı görülmekle şikayetin kabulü ile takibin iptaline'' karar verdiğini, Adana 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/770 E., 2025/749 E. sayılı kararı ile dava konusu icra takibi iptal edildiğinden davanın konusuz kaldığını, ürünün teslimi ile ilgili ... yazışmalarının kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların dosyaya sundukları yazışmaları inkar etmediklerini, cevap dilekçelerinde tanık deliline dayandıkları halde, ilk derece mahkemesi tarafından gerek ön inceleme duruşmasında gerekse sonrasında tanıklarının bildirilmesi ile ilgili usulüne uygun süre verilmeyerek savunma haklarının ihlal edildiğini, davacılar tarafından 16.09.2022 tarihli dilekçe ile tanık bildirildiğini, ilk derece mahkemesinin tanıkların dinlenilmesi ile ilgili herhangi bir karar vermediğini, davacı tanıklarının ürünün teslimi yönünde lehlerine beyanda bulunacağı ve olayı aydınlatacağı dikkate alınmadan tanık dinlenilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince ilk kararla yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine, Dairemizce ;2025/41 Esas ve 2025/934 Karar sayılı kararı ile; "... Somut olayda; ilk derece mahkemesince taraflar arasında sözlü bir sözleşmesel ilişki olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda; icra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. md. yapılan atıfla HMK'nın 10. ve TBK'nın 89/1. maddesi hükümleri dikkate alınarak belirlenecektir. Bu hükümler çerçevesinde taraflar arasında sözleşmesel ilişki olduğu kabul edildiğinden borç para borcu olup, BK 89. Maddesi gereğince para borçları alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinden, davacı ... bilanço usulüne göre defter tutmakla tacir olup, gelen kayıtlardan Seyhan Vergi Dairesine kayıtlı mükellef olduğu, iş yerinin de '' ... mah. .. sk. No.... Seyhan/Adana '' olduğu, icra takibi de Adana İcra Müdürlüğünde yapılmakla, davacı tarafça doğru yerde takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın esasına girerek yargılama yapılması gerekirken yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmaması nedeniyle dava şartından red kararı vermesi doğru olmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nun 355 ve 353/(1).a-4 maddeleri uyarınca kaldırılması.." şeklinde karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İş bu karar davalılar vekilince istinaf edilmiştir. Davalılar vekilince; Adana 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/770 E., 2025/749 E. sayılı kararı ile dava konusu Adana 1.Genel İcra Dairesi 2022/14308 sayılı takibin İPTALİNE karar verildiğini, Mahkeme, ''somut olayda gerek takip talebi gerek ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının yer almadığı, ayrıca harca esas değerininde toplam TL karşılığınında ödeme emrinde yer almadığı görülmekle şikayetin kabulü ile takibin iptaline'' karar verdiğini, Adana 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/770 E., 2025/749 E. sayılı kararı ile dava konusu icra takibi iptal edildiğinden davanın konusuz kaldığı ileri sürülmüştür. 2004 Sayılı İİK'nın 58/3.maddesine göre, "Alacağın veya istenen teminatın Türk Parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlenmeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi," takip talebinde gösterilmelidir. TBK'nın 99. maddesine göre de; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine İlişkin 24.02.2025 tarih ve 2025/617 Esas, 2025/1082 Karar sayılı kararı; "....Uyuşmazlık, yabancı para üzerinden başlatılan icra takibinde takip talebinde yabancı para alacağının TL üzerinden değerinin gösterilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35. maddesinde yer alan düzenlemedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) Takip talebi ve muhtevası başlıklı 58. maddesinde; "(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/9 md.) Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır. Talepte şunlar gösterilir: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.); 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri; 3. (Değişik: 17/7/2003-4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi; 4. Senet, senet yoksa borcun sebebi; 5. Takip yollarından hangisinin seçildiği; Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir. Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir." ve İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin İcra tutanağı ve takip talebi başlıklı 20. maddesinde; "İlâmların ve ilâm niteliğindeki belgelerin icrasına ilişkin işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile düzenli olarak geçirilir. Bu tutanağın ilk sayfası takip talebini içerir. Bu sayfaya ilâmın veya belgenin tarih ve numarası; hangi mahkeme veya makamdan verildiği; alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; yerleşim yerindeki adresi, vergi kimlik numarası; (Değişik:RG-16/4/2013-28620) , ödemenin yapılacağı banka adı ve hesap bilgisi borçlu ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı; alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası ve yerleşim yerindeki adresi; alacaklı yabancı ülkede oturuyorsa Türkiye'de göstereceği yerleşim yerindeki adresi (yerleşim yeri göstermezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır) ve hükmün veya belgenin özeti; bir terekeye karşı açılan takiplerde kendilerine tebligat yapılacak olan mirasçıların adı ve soyadı; yerleşim yerindeki adresleri; alacağın veya talep olunan teminatın cins ve Türk parası ile tutarı, faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün; alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi; alacaklının takip yollarından hangisini seçtiği geçirilir. İlâmsız takibe ilişkin bütün işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile kaydedilir. Bu tutanağın ilk sayfasını teşkil eden takip talebinde birinci fıkrada yazılı hususlara ek olarak, talep senede dayanıyorsa senedin tarih ve özeti ve senet yoksa borcun sebebi de gösterilir." düzenlenmelerine yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü'nün 23.12.2024 tarihli yazı cevabında; "Avukat Portal üzerinden icra takibi oluşturma işlemleri yapılırken yabancı para cinsinden olan alacağın Türk Lirası karşılığının, takip talebinde açıkça gösterilmesine engel olan sistemsel bir hata bulunmamaktadır. İlgi (b) ve (d) sayılı yazılarımızda Avukat Portal üzerinden icra takibi oluşturma işlemine ilişkin "takip türü, takip yolu, takip şekli, taraf, alacak kalemi ve faiz bilgileri, takip tarihi veya fiili ödeme tarihi" takibi başlatan avukat tarafından girilmekte olduğu, avukatlar tarafından girilen veriler doğrultusunda İcra İflas Kanunun 58. maddesinde takip talebinde bulunması gerekli unsurlar gereği takip talebi oluşturularak avukatın onayına sunulmakta ve veri girişi sonrasında düzenlenen bu belge üzerinde değişiklik yapılamadığı, Avukat Portal'da takip açılış aşamalarının birinci adımı olan "Dosya/Takip Bilgileri" ekranında "1/4 Açıklaması" alanına Avukat tarafından istenilen bilgilerin girilmesi gerektiği, söz konusu alana girilmesi gereken bilgilere dair EK-1'de gönderilen ekran görüntüsünden de anlaşılacağı üzere "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi yazılır." ifadesinin yer aldığı, Döviz takibi başlatan alacaklı vekilince, 1/4 açıklama alanına harca esas tutarın (yabancı para cinsinden olan alacağın) Türk lirası cinsinden yazması halinde bu bilginin takip talebine yansıtıldığı, Yine EK-2'de görüleceği üzere takip açılış aşamalarının üçüncü adımı olan "İlamlı/İlamsız Bilgileri" ekranında ise (1/4 açıklama alınana girilen veriye bakılmaksızın) girilen alacak kalemlerinin Türk Lirası cinsinden hesaplanan değeri "Takibe Esas Tutar" alanında gösterildiği..." açıklanmıştır. Tüm bu açıklamalar sonrasında uyuşmazlık konusu dava dosyalarının incelenmesinde; İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı). Somut olayda, takip dosyalarının incelenmesinde; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmesinin takip talebinde bulunması gerekli zorunlu unsur olduğu (Dairemizin 09.09.2024 tarihli ve 2021/8111 E., 2021/13025 K. sayılı ilamı ve 31.05.2022 tarihli ve 2021/5981 E., 2022/5251 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.12.2024 tarihli ve 2024/6501 E., 2024/10385 K. sayılı ilamı ve 03.12.2024 tarihli ve 2024/5364 E., 2024/10157 K. sayılı ilamı), bu konuda Adalet Bakanlığının yazı cevabına göre sistemsel bir sorunun da olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle uyuşmazlığın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve 2023/265 E., 2024/315 K. sayılı kararının gerekçesi açısından genel hatları ile Dairemiz emsal kararlarına da uygun olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan doğrultuda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır..." şeklindedir. Davaya konu somut olayda; takip talepnamesinde 10.000 TL ve 30.000 USD alacak olarak gösterilmiş ve 30.000 USD nin TL karşılığı takip talepnamesinde yazılmamıştır. Davacı tarafça da itirazın iptali talep edilirken dava değeri sadece takip çıkışı olan 418.105 TL olarak gösterilmiş talep sonucunda da itirazın iptali ile takibin devamı talep edilmiştir . Öncelikle davaya konu takip ile ilgili icra hukuk mahkemesinde takip talebinin iptali ile ilgili bir dava açılmış olduğu, Adana 3. icra hukuk mahkemesi'nin 2025/770 esas 2025/749 karar sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiği, bu kararın istinafı üzerine Adana 10. Bölge Adliye mahkemesinin 2026/14 esas, 2026/175 karar sayılı kararı ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, Adana BAM 10. Hukuk dairesinin kararının da temyiz edildiği, henüz temyiz incelemesinden dönmediği, davacılar vekilince de Dairemize sunulan dilekçede; takibin iptali dosyasının temyiz aşamasında olması nedeniyle bekletici mesele yapılmasının talep edildiği, dosya kapsamından ve UYAP üzerinden yapılan incelemede anlaşılmaktadır. Adana BAM 10. Hukuk dairesinin takibin iptali yönünde verdiği kararın Yargıtayca onanması halinde davanın dayanağı olan takibin kısmen veya tamamen iptal edilmesi söz konusu olabileceğinden, bu durumda da iş bu dava sonucunu etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması yerinde olacaktır. Kabule göre de; davacı tarafça dava değeri sadece 418.105 TL olarak gösterilmiş olmasına, takipte de 10.000 TL ve 30.000 USD nin alacak konusu yapılmış olmasına, 30.000 USD nin dava değeri olarak gösterilip TL karşılığı yazılmamış olmasına rağmen mahkemece takibin 10.000 TL ve 30.000 USD yönünden devamına karar verilmesi de çelişkiye neden olmuştur. Bu husus davacı tarafa açıklatılmadan karar verilmesi de yerinde olmamıştır . Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/11/2025 tarih, 2025/487 Esas ve 2025/981 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalılar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran davalılardan alınan 615,40 TL istinaf maktu karar harcı ile 6.524,78 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde İADESİNE, 6-İstinaf yoluna başvuran davalılardan alınan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 8-İİK 36.md gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 24/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1953, K. 2026/1564, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1953-e-2026-1564-k-174e0cdb0868