İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/85 E. 2025/980 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/85
Karar No
2025/980
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/85 Esas - 2025/980

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/85 Esas KARAR NO : 2025/980

.... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 19/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.09.2023 tarihinde, davalı Sınırlı Sorumlu .... işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu davacıya ait aracın 189.845,13 TL hasarlanmış olduğu gibi 160.000,00 TL de değer kaybına uğramış olduğunu, davalıya ait aracın .... ile sigortalı olduğu dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde davacıya ödeme yapmış olmakla sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı tarafından .... Poliçesiyle sigortalı olduğu ve davalının 1.000.000,00 TL. poliçe teminat limitinin olduğu belirtilerek, davalıdan şimdilik kaydıyla 100,00 TL. değer kaybı ile 100,00 TL de kullanım kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini, 750,00 TL ekspertiz masrafı dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine.... Poliçesiyle sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da ... poliçe limitinin tüketilmiş olduğunda devreye girecek olduğunu, bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesinin gerektiği, dolaylı zararlardan olmakla davacı tarafın tamir süresi araç yoksunluk kaybından da davalı sigorta şirketi sorumluluğunun olmadığını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddini, usule uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine, haksız davanın reddini yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 29/09/2023 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı ve aracın kullanılamadığı süre için araç mahrumiyet bedelinin davalı karşı aracın ...Sigortasından tazminine karar verilmesi istemine ilişkindir. İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası, motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve genel hükümlere göre oluşan ve... limiti üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesine göre sigortacı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Ayrıca, araç mahrumiyetine ilişkin olarak davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve trafik sigortasının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığı,... kapsamında da.... ile teminat altında olan zararlardan, teminat limitini aşması halinde bakiyesinden, sigorta limiti ile sorumlu olduğu ve dolayısı ile ... kapsamında olmayan zararlardan, kural olarak sorumlu olmadığı, sonuç olarak araç mahrumiyetine yönelik zararların ... teminatı kapsamında olmaması nedeniyle, İMMS kapsamındaki sigorta şirketinin de sorumluluğunun olmadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan, değer kaybı ve araç hasarı aynı teminat limiti kapsamında olup, poliçeler ve hasar dosyaları getirtilmek suretiyle, dava açılmadan önce yapılan ödemeler nazara alınarak bakiye limitin belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmış, dosya içine hasar dosyası, sigorta poliçesi, tramer kayıtları temin edilerek bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememizce aldırılan 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı Sigorta Şirketin sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/b-c., 52/a. Ve 84/a. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla % 100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ....plakalı araç sürücüsü ... ve davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ....meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlalleri olmamakla kusursuz oldukları, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 175.000,00 TL olduğu ancak davacı dilekçesinde bunun 160.000,00 TL olarak belirtildiği ve talep edildiği, dolayısıyla hangi değerin esas alınması gerektiği hususunun mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olduğu, davacının tamir süresinde araç yoksunluk kaybının 14.250,00 TL olduğu, ancak araç yoksunluk kaybının ilgili Yargıtay ve İstinaf kararı gereği dolaylı zararlardan olmakla davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin, 02/10/2025 tarihli ıslah dilekçesinde davayı tamamen ıslah ettiğini belirterek ekinde yeni dava dilekçesini sunduğu, sunulan dava dilekçesi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 175.000,00TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı sigortacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, 14.250,00 TL kullanım kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı sigortacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından açılan maddi tazminat istemlerinin irdelenmesi gerekir. Kural olarak alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Zira; hiç kimse kendi lehine olan davayı (tam dava) açmaya zorlanamaz.(HMK m.24/2) Bu bağlamda davacının alacağının şimdilik belli bir kesimi için açtığı davaya, kısmi dava denilir. Kısmi dava 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında; “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir” denilmiştir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden (mesela, ödünç veya satış sözleşmesinden) doğmuş olması ve bu (aynı hukuki ilişkiden doğan) alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir.Dava konusu alacak, bir alacağın belli bir kesimi değil (bilakis bağımsız bir alacak) ise, o zaman dava, kısmi dava olarak nitelendirilemez. Davacının kısmi dava mı yoksa tam dava mı açtığı, dava dilekçesinden (talep neticesinden) anlaşılır. Davacı, dava sebebi olarak gösterdiği vakıalardan doğan alacağının tümünü mü, yoksa yalnız bir kesimini mi istediğini açıkça bildirmelidir. (m.119, 1/ğ). Aksi halde, yani davacı alacağının yalnız bir kesimi için dava açtığını bildirmemiş ise, dava, kısmi dava değil tam dava sayılır.Davacının davasını açıkça kısmi dava olarak nitelendirmesi zorunlu değildir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan, davacının alacağının dava edilenden daha fazla olduğunun ve bunun yalnız bir bölümünün dava edildiğinin açıkça anlaşılması gerekli ve yeterlidir. 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HUMK'nın 83. (6100 sayılı HMK m. 176), maddesinde ise ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte talep miktarı ıslah ile arttırılabilecektir. Ancak taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir. .... K sayılı kararında "...koşulların bulunması halinde kısmi davanın tamamen ıslah yolu ile belirsiz alacak davasına dönüştürülmesi mümkündür. Zira HMK'da bunu yasaklayan herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. HMK 180. maddede tamamen ıslahın usulü ve bu usule uyulmamasının yaptırımı düzenlenmiştir. Buna göre davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi halde ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, 29/09/2023 tarihinde davacının maliki olduğu, dava dışı ...i'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından İMM (Kasko) Sigorta Poliçesiyle sigortalı bulunan, dava dışı ... adına kayıtlı olup yine dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde, davacıya ait aracın hasara uğradığı ve buna bağlı olarak değer kaybı zararına uğradığı, kazanın oluş şekline göre; davalı sigorta şirketine İMMS poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın seyir halindeyken olay yeri kavşağa yaklaşımında aracının hızını azaltması ve trafik ışıklarını da dikkate alarak kırmızı ışıkta kavşağa girmemesi gerekirken, aksine hareketle geliş seyir hızıyla olay yeri kavşağa gelip kırmızı ışık ihlali de yaparak kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde kavşağa girerek yeşil ışıkta kavşağa girmiş olan sürücü ... ve sürücü .... idaresindeki araçlara çarpmış olduğu ve kazanın meydana gelmesinde, 2918 sayılı Kanunun 47-b-c, 52-a, 84-a maddelerindeki kural ihlallerini işlemekle % 100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ....plakalı araç sürücüsü ... ve davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsü .... kazanın meydana gelmesinde izafe edilecek herhangi bir kural ihlalleri bulunmamakla kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır. İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilince 29/09/2023 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemiyle karşı aracın ...Sigorta şirketi olan davalı sigorta şirketine karşı 31/01/2025 tarihinde işbu kısmi davanın açıldığı, yargılama sırasında 02/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ve ekinde sunulan yeni dava dilekçesi ile davanın tamamen ıslah edilerek Mahkememiz dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edilen 175.000,00 TL değer kaybı ve 14.250,000 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı sigorta şirketinden tazminine karar verilmesinin talep edildiği, yukarıda emsal alınan kararda açıklandığı üzere davanın bu şekilde tamamen ıslahının mümkün olduğu ve bu nedenle davalının davanın zamanaşımına uğradığına dair itirazlarının reddi gerektiği, işbu dava açılmadan evvel ... plakalı aracın dava dışı ZMM sigortası olan ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemelerle 120.000,00 TL olan trafik sigortası teminat limitinin dolduğu ve davacının değer kaybı tazmini talebiyle trafik sigortası aleyhine yaptığı başvurunun Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından reddine karar verildiği, bu nedenle davanın ... plakalı aracın ...sigortası olan davalı sigorta şirketine yönetildiği, Mahkememizce aldırılan Makine Mühendisi bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere; kazanın meydana geldiği tarih ve yerleşik yargısal uygulamalar nazara alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde, davacının aracında kaza nedeniyle 175.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu, ayrıca araçta meydana gelen hasar nedeniyle makul onarım süresinin 15 gün olduğu ve buna göre araç mahrumiyet bedelinin 14.250,00 TL olduğu, davacı tarafça 07/10/2025 tarihinde harcını yatırdığı ıslah dilekçesi ekinde sunduğu yeni dava dilekçesinde 175.000,00 TL değer kaybı ve 14.250,00 TL araç mahrumiyet bedelinin tazmininin talep edildiği, ancak yukarıda açıklandığı üzere davalı sigorta şirketinin dolaylı zararlardan olan araç mahrumiyeti nedeniyle uğranılan zarardan sorumluluğu bulunmadığı (....) gibi bahsi geçen ıslah tarihinden önce 04/06/2025 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından davacının vekiline 78.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının değer kaybı tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 97.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, değer kaybı tazminatına dair fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 2-Davacının değer kaybı tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile 97.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 19/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, değer kaybı tazminatına dair fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Davacının araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Kabul edilen 97.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.626,07 TL karar ve ilam harcından, başta alınan 615,40 TL peşin harç ve 3.231,92 TL ıslah harcın düşümü ile bakiye 2.778,75 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç ve 3.231,92 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.078,12 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 20,00 TL posta ve tebligat gideri ile 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.020,00 TL yargılama giderinin, kabul oranına göre hesaplanan 5.135,75 TL'sinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen 97.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen 92.250,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 9-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranına göre hesaplanan 1.845,18 TL'sinin davalıdan, geri kalan 1.754,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2025

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/85, K. 2025/980, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-85-e-2025-980-k-37e43d1316a3