İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/822 E. 2026/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/822
Karar No
2026/64
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/822 Esas - 2026/64 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/822 Esas KARAR NO : 2026/64

..... DAVA : Ortaklıktan Çıkma, Çıkma Payı ve Kar payı Alacağı DAVA TARİHİ : 12/05/2016 KARAR TARİHİ : 03/11/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2022

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı .... %50'şer ortağı olduklarını, 15/01/2015 tarihinde ticaret siciline tescil edilen şirketi münferiden temsil ve ilzam yetkisi ile şirket müdürü olarak davacının atandığını, davalı ortağın ise kendisine ait .... teknik servis adındaki firma ile olan alışverişler dışında şirkete uğramadığını, bu nedenlerle ortaklar arasında uyuşmazlıklar çıktığını, davalı ortağın şirket müşterilerine 21/03/2016 tarihi itibariyle şirketle alakasının kalmadığını bildiren e-mailler gönderdiğini, müvekkilinin şirketin borçlarını şahsi hesabından kapatmaya çalıştığını, şirketin durma noktasına geldiğini, müvekkilinin şirket ortaklığını fiilen daha fazla sürdüremeyeceğini anladığından kendi adına .... kurduğunu, tarafların ortak olduğu şirketin davalı tarafa ait ... firmasına 46.306,37 TL borcu olmasına rağmen bu şirket tarafından 64.900,00 TL fatura düzenlenmek suretiyle davalı tarafın ortağı bulunduğu şirketi zarara uğratmaya ve kendisine menfaat sağlamaya yönelik girişimlerde bulunduğunu, davalının şirkete ait aracın kendisine teslimi için şikayeti üzerine karakola giden davacının bu aracı davacı tarafa teslim ettiğini, aracın 41.000,00 TL bedelle alındığını, bu bedelin yarısının davacı tarafından ödendiğini, müvekkilinin şirket adına yapmış olduğu ödemelerden dolayı şirketten toplam 100.912,04 TL alacağı bulunduğunu belirterek ... İnşaat Müşavirlik Ticaret Limited Şirketi'nin feshine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının şirket adına kendi hesabından yaptığı harcamalara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline yada davalı ortağın tasfiye payından düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tek başına karar alıp miktarında kendisinin belirlediği maaşlar aldığını, şirket müdürü sıfatı ile bazı önemli yükümlülükleri yerine getirmediğini bu nedenle müvekkilinin ortak olunan şirketten ayrılma aşamasına geldiğini, ayrılma kararından sonra durumu diğer şirketlere bildirdiğini ortağı olduğu şirketin haksız borçlanmasını engellemek istediğini, şirketin itibar ve güvenini zedeleme kastı ve düşüncesinin olmadığını, müvekkilinin önceden beri ... Hız Teknik Servis isimli firmadan şirkete kar eklemeden maaliyetine satışlar yaptığını sözlü olarak ortaklığın bitirilmesinden sonra maaliyetine satış yapmanın bir anlamı olmayacağı düşüncesi ile 64.900,00-TL'lik fatura düzenlediğini, davacı bu faturayı kabul etmediğinden 46.306,37-TL'lik fatura düzenlendiğini, davacının yasaya aykırı bir şekilde şirketle aynı işi yapan neredeyse birebir aynı ismi kullanan başka bir şirket kurarak şirketi zarara uğrattığını, şirketin pörtföyünü bu şirkete yönlendirdiğini savunmuştur.

BİRLEŞEN .... ESAS SAYILI DOSYASINDA; İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket kurulmadan önce yaptıkları anlaşmaya göre; şirketin müdürünün...olacağı, ofisle .... ilgileneceği, müvekkilinin şantiyelerle ilgileneceği ve iş paylaşımının buna göre yapılacağının kararlaştırıldığını, ayrıca müvekkilinin şahsına ait ... Teknik Servisin, şirketin bayilikler alarak mekanik anlamda her türlü satış yapması halinde bu satışlardaki ürünlerin alt yapı ve montajlarının yapılması işini de üstleneceğinin kararlaştırıldığını, anlaşmaya istinaden müvekkilinin ....güvenerek şirkete ortak olduğunu,....müferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü seçildiğini, müvekkilinin 50.000,00-TL sermaye koyduğunu, müvekkilinin şahsına ait ... Teknik Servis ile şirket işlerinin üstleneceğine dair anlaşma yapıldığından aynı işle uğraşan diğer firmalar ve bayilerden gelecek olan projeleri müvekkilinin onlarla rakip konumda olduğu için kaçırmış bulunduğunu, müvekkilinin büyük kayıplar yaşadığını, .... şirket aleyhine yaptığı haksız ve suç teşkil eden işlemlerin ortaya çıktığını, şirkete ait hesap detay bilgilerinde usulsüz ve şahsi harcamalar yaparak görevi kötüye kullandığını, .... şirket ortaklarından habersiz şekilde aynı isimle başka bir şirket kurduğunu, anılan şirketin adresi ile tarafların ortak olduğu şirketin merkez olarak gösterilen adresinin aynı olduğunu, ticari ünvanının neredeyse birebir benzerlik gösterdiğini, müdür konumunda bulunan... şirket ortaklarından habersiz şekilde aynı isimle başka bir şirket kurmuş olmasının özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı olduğunu, .... genel kurulu toplamadığını, üç ay içerisinde genel kurul toplanmadığı gibi müvekkilinin toplantı ve hesap görme talebinin...tarafından reddedildiğini, hesap vermeye yanaşılmadığını, müvekkilinin kanundan doğan hiçbir hakkına riayet edilmediğini, bu durumların ortaklıktan çıkma talebinin haklı gerekçesi olduğunu belirterek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL çıkma payı alacağı ve yoksun kalınan kar payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından .... Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini, açmış oldukları davada müvekkilinin şahsi hesabından yapmış olduğu harcamaların tahsilini de talep ettiklerini, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı davrandığına ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, şirketin ticari itibarının davacı tarafça zedelendiğini savunmuş, davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Asıl dava; haklı nedenle limited şirketin feshi, birleşen dava ise limited şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin 24/01/2019 tarih .... sayılı " asıl davada davanın kısmen kabulüyle .... fesih ve tasfiyesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada dava konusuz kaydığından karar verilmesine yer olmadığına" dair karar davalı - davacı .... sayılı kararı ile " , mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte davalı şirketin ticari defterleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalı şirketin feshi için davacıdan kaynaklanmayan haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği " gereğine değinilerek asıl ve birleşen davaya yönelik kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı sonrasında verdiği 03/11/2022 tarih 2021/191- 2022/795 " Asıl davada davanın Reddine, birleşen davada davanın kısmen kabulüyle davacı ....çıkarılmasına, çıkma payı alacağına ilişkin talebinin reddine" dair karar Asıl davada davacı - birleşen davada davalı.... sayılı kararı ile " asıl davada davacı yanca haklı nedenle limited şirketin feshi ile davacı ortağın davalı şirket adına kendi hesabından yaptığı harcamalara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsili talep edilmiş olup, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporları içeriklerinin gerekçe kısmına yazılarak bilirkişi ek raporunda asıl dava davacısı .... davalı şirketten 58.608,00 TL alacağının bulunduğuna ilişkin tespiti gerekçeye yazılmasına karşın, asıl dava davacısı .... davalı şirketten alacaklı olup olmadığına ilişkin herhangi bir gerekçe yazılmadığı, davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacak istemine yönelik herhangi bir hüküm kurulmadığı, asıl davada dava dilekçesinde yer alan tüm talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması ve gerekçesi yazılması gerekirken bu yükümlülüğe uyulmamışkararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Asıl davada uyuşmazlık, davalı şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının davalı şirketten alacağı bulunup bulunmadığı, birleşen davada ise uyuşmazlık, davacının limited şirket ortaklığından haklı sebep ile çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise çıkma payı alacak miktarı, ödenmeyen kar payı alacağı bulunup bulunmadığı, var ise kar payı alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında davacı...ile birleşen dosya davacısı .... davalı şirkette %50'şer hisse ile ortak oldukları, davalı şirketin kuruluşundan itibaren münferit temsil ve ilzam yetkisinin müdür olan davacı ....olduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraf vekilleri delillerini bildirmişler, davalı şirkete ait banka kayıtları getirilmiş davalı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilmiştir. ... 13/07/2016 tarihli sicil kaydına göre davalı şirketin ortaklarının...ve .... oldukları, %50 paya sahip oldukları, 15/01/2015 tarihinde tescil edilen şirketi tescil tarihinden itibaren 20 yıl süre ile .... temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmıştır. ....bazı firmalar ve bayilerden gelecek olan projeleri kaçırdığını, kaçırılan işler nedeniyle büyük kayıplar yaşandığını, şüphelinin şirket aleyhine birçok hukuki tasarruflarda bulunduğunu, şüphelinin aynı sektörde faaliyet gösteren .... kurduğu, ortak oldukları şirkete ait iş ve müşteri portföyünü bu şirkete aktardığı, haksız kazanç sağladığı, güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiaları ile şikayette bulunduğu,....hukuki uyuşmazlık olarak değerlendirilerek 01/06/2016 tarihinde takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce 10/03/2021 tarihli kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi rapor ve ek raporda özetle; taraflar arasında yaşanan olaylardan ve ortakların asıl ve birleşen davadaki taleplerinden, tarafların karşılıklı olarak itimadının kalmadığı, bundan her iki tarafın kusurlu olduğu bu durumda ortaklığın devam edemeyeceği, davalı.... vekilinin dilekçelerinde ortaklığın sözlü olarak bitirildiğine ilişkin beyanda bulunduğu, asıl davadaki şirketin feshi talebinin, birleşen davadaki ortaklıktan çıkma talebinin haklı nedenlere dayandığı, her iki ortağın iradesinin de ortaklığın devam etmemesi yönünde olduğu, mahkemece asıl davada şirketin feshi talebinin kabulü halinde birleşen davanın konusuz kalacağını asıl davada ... alacak talebinin şirketin aleyhine açılacak davada ileri sürülmesi gerektiği, mahkemece şirketin feshine karar vermesi halinde tasfiye memuru tasfiye aşamasında asıl davacının alacağı, şirket ortaklarının alacağı ve kar payı yönündün tasfiye yapacağı, varsa alacakların ödeneceği bildirilmiştir. Mahkememizce 10/03/2021 tarihli kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda özetle; .... İklimlendirme...Ltd.Şti.'nin kurulduğu 2015 yılında aktif olarak ticari faaliyette bulunduğu ve kar ettiği, 2016 yılında bir önceki yıla göre daha az ticari faaliyetin olduğu ve zarar ettiği, 2017 ve devam eden yıllarda ise herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığı, şirketin zarar etmeye devam ettiği, ... nolu 64.900,00-TL bedelli fatura düzenlediği, işbu faturanın şirket tarafından kabul edilmeyip iade edilmesi üzerine 15.04.2021 tarih ...” olarak kayıtlı olduğu ve bu hesaba göre şirketin davacı ortağa 132.582,76.-TL borçlu göründüğü, söz konusu hesap incelendiğinde ortak .... değişik tarihlerde şirkete para yatırıp para çektiğinin tespit edildiği, bazı işlemlerin "hesap düzeltme”, “hesap kapatma”, “çekilen nakit”, “yatan nakit”, “düzeltme” gibi muğlak ifadelerle tek kalemde hesaplara işlendiği, yine banka ekstrelerinde “cari hesaba mahsuben” gibi hangi cari hesaba işlendiği belli olmayan işlemlerin mevcut olduğu, şirketin ticari defterleri denetime elverişli olarak tutulmadığından kayıtların uygunluğunun denetlenmesinin tam olarak mümkün olmadığı, .... şirkete toplam 132.900,00-TL para yatırdığı, şirket adına 10.208,00-TL ödeme yaptığı, şirketten toplam 83.500,00-TL para çektiği, buna göre ... şirketten 59.608,00-TL alacağının bulunduğu, şirketin ...’a maaş ödemesi olarak toplamda 17.000,00-TL ödeme yaptığı, maaş ödemesine ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı, şirketin genel kurul toplantı ve müzakere defterinin tasdikli olduğu, incelenmesinde defterin boş olduğu, şirketin genel kurul yapmadığı, şirketin cari hesap ilişkisi bulunan şirketlerden aldığı faturaların gerçekliğinin tespiti için karşıt incelemelerinin yapılması gerektiği, bilirkişi heyetince bunun yapılmasının da mümkün olmadığı, şirketin 2020 yılı sonu itibariyle ticari ilişki içinde olduğu firmalardan toplam 45.131,09- TL alacaklı olduğu, bu alacakların tahsili için herhangi bir işlem başlatılıp başlatılmadığının defterlerden tespit edilemediği, defterlerde “şüpheli ticari alacaklar” hesabının çalıştırılmadığı hususlarının tespit edilebildiği, tespit edilen hususların 6012 Sayılı TTK’nun 531 ve 636/3. Maddeleri ile yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda şirketin feshi için haklı sebep teşkil edip etmeyeceği ve ...’tan kaynaklanmayan haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir. İtirazlarda dikkate alınarak bilirkişi kurulundan alınan ek raporda özetle; kök raporda, 09.03.2015 tarihli 1.000-TL tutarlı ödemenin sehven “...’a Ödenen Maaş Ödemeleri” tablosunda yer verildiği, söz konusu ödemenin “Şirketin ...’a Yaptığı ödemeler” tablosunda yer alması gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada 2015 yılında şirketin davacıya yaptığı ödeme tutan toplamının 84.500,00-TL olduğu, düzeltilmiş hesaba göre, davacı ...’ın şirketten 58.608,00-TL alacağı bulunduğu, bu husus dışında kök rapordaki değerlendirmelerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, birleşen davanın davacısı ...’nin özvarlık payının -21.039,73-TL olarak hesaplandığı, buna göre davacının şirketten çıkma payı alacağının bulunmadığı bildirilmiştir.

TTK'nun 636/3 maddeninde, "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." TTK'nun 638/2 maddeninde,"Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükümleri mevcuttur. Dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde ; Asıl davada davacının şirketin feshi için haklı nedenlerin oluştuğunu ileri sürerek şirketin feshini , davacının şirket adına kendi hesabından yaptığı harcamalara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline yada davalı ortağın tasfiye payından düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı - karşı davacı ... vekili de gerek dava dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde 2016 Şubat ayında müvekkilinin davacının ortaklıktan ayrılma kararı aldığını öğrendiğini, bunun yapılan tüm işlerin hesaplanmasını, harcamaların düşülmesini emtianın ödeşilerek kalan payının verilmesini talep ettiğini , davacı taraf bu haklı talebe karşılık; ‘ben sana bu parayı verirsem şirket batar, veremem ancak işi yapılmış işlerin (faturası kesilen) işçilik parasını, ortağı olmadığı farklı bir şirkete ne kadar kar marjı koyarsan koy bunu vereyim ve payını bana devret’ şeklinde cevap verdiğini, müvekkilim bunu kabul etmeyerek tartışma olmasın sonra hatasını anlar düşüncesi ile şirketten ayrıldığını , bir süre sonra ortaklığı rizaen sonuçlandırmaya çalışmışsada karşı tarafın uzlaşmaz tavırları nedeni ile başarılı olamadığını, talebinin karşılanmaması üzerine müvekkilinin kendisinin haberi olmadan, ortağı olduğu şirketin borçlandırılması ve kendisinin herhangi bir taahhüt ile zor durumda bırakılmasını önlemek için diğer şirketlere mail gönderdiğini davacının kendi adına ... adı altında şirket kurduğunu Müvekkilinin ayrılmasından önce 2 ayrı şantiye işinin devam ettiğini ve bu şantiyelerin müvekkiline ait ... Teknik tarafından yürütüldüğünü, müvekkili ayrıldıktan sonra yapılan işlerin incelenmesi halinde şirketin yaptığı işler açıkça görüleceğini bildirmiş ve 06/01/2017 tarihli beyan dilekçesinde de davalı ... İnşaat ....Ltd. Şti , ... 'a ait .... Ve müvekkiline ait ... Teknik Servis 'in muhasebecisinin ... olduğunu bildirmiştir. ... 'a ait ....'nin ticaret sicil kayıtlarından davalı şirket ile ayni tarihte 15/01/2025 tarihinde şirketin her iki davanın açıldığı ve .... şikayet edildiği tarihten yaklaşım 1, 5 yıl önce kurulduğu ve her üç şirketin muhasebecisinin ayni kişi olduğunun davalı- davacı ... tarafından bilinmesi nedeni ile şirketin kuruluşundan ...'nin haberdar olduğu kanaatine varılmıştır.

... sicil numarasında kayıtlı ... İnşaat Müşavirlik Ticaret Limited Şirketi'nin ortaklarının...ve ... oldukları, adı geçenlerin şirkette %50'şer oranında paya sahip oldukları, 15/01/2015 tarihinde tescil edilen şirketi tescil tarihinden itibaren 20 yıl süre ile .... temsil ve ilzama yetkili olduğu, şirket ortağı ...'nin temsil ve ilzama yetkili diğer ortak...hakkında şirket işlemleriyle ilgili savcılığa şikayette bulunduğu, ayrıca şirketle ilişiği kalmadığına ilişkin paylaşımlarda bulunduğu, davalı ... vekilinin dilekçelerinde ortaklığın sözlü olarak bitirildiğine ilişkin beyanda bulunduğu, her iki ortak tarafından kurulan şirketlerin mevcut olduğu, şirketin 2017 yılı ve devam eden yıllarda herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığı, fiilen çalışmadığı, taraflar arasında yaşanan olaylardan ve ortakların asıl ve birleşen davadaki taleplerinden, tarafların karşılıklı olarak itimadının kalmadığı, bundan her iki tarafın kusurlu olduğu, bu durumda ortaklığın devam edemeyeceği, asıl davadaki şirketin feshi talebinin, birleşen davadaki ortaklıktan çıkma talebinin haklı nedenlere dayandığı, her iki ortağın iradesinin de ortaklığın devam etmemesi yönünde olduğu, şirketin feshi koşulları oluştuğu, mahkememizin 24/01/2019 tarih .... fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar davacı ...vekili tarafından istinaf edilmemiş olup davalı şirket lehine kazanılmış hak oluştuğundan anlaşıldığından asıl davada davanın kısmen kabulüne .... fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, alacak talebi yönünden davalı şirket lehine kazanılmış hak oluştuğundan davanın reddine, Birleşen dosya yönünden; Şirketin feshine karar verilmekle tasfiye memur tarafıdan şirketin tasfiye sırasında şirketin alacak ve borçları ile varsa kar payları hesaplanıp taraflara verileceğinden birleşen davada konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına davalı şirket sebep olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı şirketin sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davanın kısmen kabulüne, A) ... sicil numarasında kayıtlı .... Mimarlık İnşaat Müşavirlik Ticaret Limited Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine, Tasfiye memuru olarak Mali Müşavir .... atanmasına, Aylık 2.000,00-TL tasfiye memuru ücretinin ödenmesine, kararın kesinleşmesinden sonra 6 aylık tasfiye memuru ücretinin davacı tarafça ileride feshedilen şirketin mal varlığından karşılanmak üzere peşin olarak depo edilmesine, B) Mahkememizin 24/01/2019 tarih .... E-K sayılı dosyasında asıl davanın kısmen kabulüne davacı .... fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar davacı .... vekili tarafından istinaf edilmemiş olup davalı şirket lehine kazanılmış hak oluştuğundan davacının alacak istemine ilişkin davasının reddine, 2-Birleşen davada konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Ana dosyada alınması gerekli 732,00TL harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile kalan 561,22TL harcın davalı şirketten alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına, 4-Birleşen dosyada alınması gerekli 732,00TL harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile kalan 561,22TL harcın davalı şirketten alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına, 5- Asıl dosyada yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 31 normal tebliğat gideri 1.157,00 TL , 19 e tebliğat gideri 165,00TL , 45,00 TL dosya kapak ücreti, 6 posta gideri 176,75TL olmak üzere toplam 6.043,75 TL yargılama gider ile 170,78TL peşin harç ile 29,20TL başvurma harcı olmak üzere 6.243,43 TL 'nin davalı şirketken tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Birleşen dosyada yapılan 2 adet normal tebliğat gideri 30.00 TL ile 170,78TL peşin harç ile 29,20TL başvurma harcı olmak üzere 229,98 TL 'nin davalı şirketken tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7- Ana dosya yönünden davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi gereğince taktir edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 8- Birleşen dosya yönünden davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi gereğince taktir edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafa verilmesine,

8-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı- davalı vekili ile davalı- davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/822, K. 2026/64, T. 03.11.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-822-e-2026-64-k-5e89984cf709