İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/791 E. 2026/832 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/791
- Karar No
- 2026/832
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/791 Esas KARAR NO : 2026/832
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizin 19/12/2023 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2025 tarih ...Esas, ... sayılı kararı ile kaldırılarak gelmiş olmakla, Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ticari ilişki kapsamında keşidecisi müvekkilinin keşide ettiği ... Bankası ... Şubesi ... numaralı 27/01/2023 ödeme tarihli 86.242,00-TL tutarlı çekin, lehtarı davalı ...Şti'ye gönderildiği sırada kargoda çalındığını, lehdarı açtığı davada mahkemece süre verilmesine rağmen istirdat davası açmadığını, davalı hamil ...A.Ş tarafından çekin ... 6.İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, söz konusu çekin diğer davalılar ciranta ...Şti, ciranta ...Şti ciranta ... AŞ. arasında ciro yoluyla devredildiğini ve son olarak davalı hamil ...AŞ.de ortaya çıkmış ise de aralarında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını, tüm cirantaların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine alacağın %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı ...Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin keşideci tarafından müvekkiline gönderildikten müvekkilinin eline sonra kargoda kaybolduğunu, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, keşidecinin müvekkiline yeni çek verdiğini, gerek keşideci ve müvekkilinin çek hamili ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Cevap: Davalı ...Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin davacı tarafından keşide edildiğini ve çek lehtarıyla olan ticari ilişkisini ikrar ettiğini, çek üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu açık bir şekilde ikrar ettiğini, bu sebepten keşideci sıfatını taşıyan davacının kambiyo hukukundan doğan sorumluluğu haiz olduğu hususunda herhangi bir tartışma bulunmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkilinin çekin çalındığına ilişkin iddiaları bilmesine imkan olmadığını savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir. Toplanan Deliller: Kaldırma öncesi; ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları, ... 86.242,00 TL ödeme bedelli, .. seri nolu çek aslı, ... 31. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyası UYAP kayıtları, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyası UYAP kayıtları, ... 6. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyası UYAP kayıtları, Aras Kargo, ... tarih, ... kargo takip numarası ve ... irsaliye numarası ile ... Şubesinden ... Şubesine gönderimi gerçekleşen ... Tic. A.Ş. Göndericili ... alıcılı kargonun 28/11/2022 tarihinde teslim edildiğine dair teslim belgesi, Kaldırma sonrası; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır. 6102 sayılı TTK.nun 792. ve 687. maddesi uyarınca; davacı tarafından, çekin hamili olan davalının bu çeki ciro yoluyla iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun, başka bir deyişle kötü niyetli ve iktisapta ağır kusurlu olduğunun ispatlanması gerekir. İspat yükü davacı üzerindedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı, keşidecisi olduğu davaya konu çekin davalı lehtarı olan ... Şirketi'ne gönderildiği sırada kargoda çalındığını, çeki haksız ele geçirenlerin lehtar adına sahte imza ile çeki tedavüle koyduklarını, lehtarın imzasını inkar ettiklerini, davalı ... Şirketi'nin meşru hamil olmadığını, çek bedelinin başka bir çek tanzim edilmek suretiyle ödendiğini beyanla menfi tespit isteminde bulunmuştur. Kişisel def’î olan bedelsizlik iddiası kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’îlerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, 4721 sayılı TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkili olup, iyi niyetin var olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmesi gerektiğinden bu kavramın içeriği uyuşmazlıklardaki oluşa göre farklılaşabilecektir. İspat konusunda ise; niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz, borçlu, hamil olan davalılara karşı kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir. Bu kapsamda kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş, başka bir deyişle bu amaçla senet lehtarıyla gizli anlaşma içerisine girmiş olması da gerekir. Davacı tarafından huzurdaki davaya konu çek ile benzer şekilde çalınan çekler hakkında davalar bulunduğu, davalıların çeki iktisabında kötüniyetli olduğu, birden fazla mahkeme, icra dosyaları ile soruşturma dosyalarına ilişkin bilgiler bulunduğu, davacının kötüniyetli iktisap iddiasına ilişkin soruşturma dosyası dahil tüm delillerin toplandığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) değerlendirilmiştir. Kargoda kaybolan veya çalınan pek çok çekin aynı davalı ...Şirketi eline geçtiği, üstelik kendisinden önceki cirantaların da (..., ..., ...) birebir aynı olduğu, bu cirantalardan önceki son cirantanın (Cevher) da davalı olduğu, bu durumun Yargıtay içtihatlarında da sık sık dayanıldığı ve işaret edildiği üzere günlük yaşam tecrübelerine ve ticaret hayatının olağan akışına uygun olmadığı, UYAP üzerinden inceleme yapıldığında davalılar hakkında Mahkememizde de görülmekte olan pek çok dava açıldığının anlaşıldığı, dosya kapsamına göre bilirkişi incelemesine gerek duyulmadığı, bu nedenle bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehtar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Daires... Esas... Karar), davalı lehtar şirketin ise yeni çek tanzim edilerek borcun ödendiğine yönelik davacı beyanlarını doğruladığı ve bu itibarla adı geçen davalı yönünden de davanın kabulü gerektiği kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacı tarafından davalılar ... A.Ş, ...A.Ş, ...Ltd.Şti, ...Ltd.Şti ve ... Ltd. Şti. aleyhine açılan menfi tespit istemli davanın KABULÜ ile, ... 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak teşkil eden ... Bankası ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 27.01.2023 ödeme tarihli, 86.242,00-TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından %20 oranında olan 17.248,40-TL kötü niyet tazminatının davalı ... A.Ş,'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (86.242,00-TL) alınması gereken 5.891,19-TL harçtan peşin alınan 1.472,80-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 4.418,39-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye kaydına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.472,80-TL peşin harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Kaldırma öncesi davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.607,00-TL posta ve tebligat gideri ile kaldırma sonrası davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.775,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.382,00-TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Mahkememizin 04/04/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4.maddesi gereğince kaldırılmasına, yatırılan teminatın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393/2.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay sonra (tazminat davasının açılmaması halinde) davacıya iadesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan ...Şti. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır