İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/764 E. 2026/144 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/764
Karar No
2026/144
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/764 Esas KARAR NO : 2026/144

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... (T.C. Kimlik No:...) VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... (T.C. Kimlik No:...) VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2019 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.... esas sayılı takip dosyasına konu olan ve müvekkili ...’a ait olduğu iddia edilen bonodaki el yazısıyla yazılan kısım ile bononun altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin okuma yazması olmadığını, imza atamadığını, tüm resmi işlemlerinin parmak iziyle yapıldığını, 6100 sayılı HMK.m.206/1 maddesinde; "İmza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlıdır." hükmünün bulunduğunu, davalının müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığını, aralarında da hiçbir hukuki ilişki mevcut olmadığını, müvekkilini hayvancılıkla uğraştığını, yılın belirli zamanlarında yaylada göçebe olarak yaşadığını, müvekkilinin 3-4 aile ile birlikte hayvanları ile 2016 yılı yaz aylarında.... köyünde gittiklerini, bölgeden korucubaşı olarak sorumlu olan ve halk arasında ağa olarak bilinen alacaklı ...'un o bölgede göçebe kalanları yanına çağırdığını, davalının müvekkili ve arkadaşlarının kimliklerini alarak ayrıldığını, biraz zaman geçtikten sonra karakola bildirmek için müvekkilinden ve arkadaşlarından elindeki kağıdı imzalanması istediğini, müvekkilinin okuma yazması olmadığını söylemesine rağmen imzalaması istendiğinden kağıdı karalayıp vermek zorunda kaldığını, belgenin senet niteliğinde olmadığını, daha sonra kötüniyetli olarak müvekkili adına bono düzenlenip icraya konulduğunu belirterek ....sayılı icra dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin ve takibe konulan bononun iptaline, % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, davacının el yazısı ve imzasını içeren şikayet dilekçesini 17/08/2018 havale tarihinde... sunduğunu, müvekkilinin lehine takipsizlik kararı verildiğini, karara yapılan itirazın da red edildiğini, davacının okuma yazma bilmediği ve tüm işlemleri parmak izi ile yaptığı yönündeki iddianın doğru olmadığını, davacının kimliğinde yer alan imza hanesinde imzasının bulunduğunu, savcılık şikayet dilekçesinde el yazısı ve imzasının bulunduğunu, şikayet dilekçesinde senedi bizzat imzaladığını ikrar ettiğini, savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmeden önce davacının ikinci kez şikayet dilekçesi verdiğini, ikinci şikayet dilekçesi üzerine de tekrar savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, davacının tanık olarak beyanının alındığı ... Karar sayılı dosyasında da senet imzaladığını kabul ettiğini, davacının senet imzaladığını bilmekte olduğunu, senedin kıymetli evrak olup illiyetten mücerret olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, kambiyo senedine dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan menfi tespit davası niteliğindedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık , davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir. Mahkememizin davanın kabulüyle .... sayılı kararı ile " davacı imza inkarıyla birlikte bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit talebinde bulunduğu, davacının 17/07/2018 tarihli savcılık şikayet dilekçesi ile ... 21/11/2019 tarihli tanık beyanında da anlaşılacağı üzere davacının senetteki imzayı ikrar ettiğinden senetteki imzanın davacıya ait olduğunun kabulü gerektiği, bedelsizlik iddiası yönünden ise, ispat yükü davacı üzerinde olduğu , TMK.'nun 6.maddesi gereğince Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğundan ve dosya kapsamında davacı tarafın bedelsizlik iddiasını yazılı delilerle kanıtlayamadığı görüldüğü, ancak dava dilekçesinde davacının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı " gereğine değinilerek kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında davacı vekiline yemin teklif ekme hakkı hatırlatılarak teklif edilmesi halinde yemin metnini dosyaya ibraz etmesi çini süre verilmiş ; davacı vekili 05/11/2025 tarihli dilekçesi ile davalı tarafın müvekkilinin iradesini fesada uğratarak hile ile senedi aldığını, HMK 'nun 203 madde kapsamında tanık dinletme haklarının saklı olduğunu , tanıklarının tamamen görgüye dayalı olayın yaşandığı gün davacının yanında olan kişiler olduğunu, ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini ve davalının bono karşılığı iddia ettiği iddia ettiği koyun ticaretine ilişkin delil sunmadığını bildirerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ve duruşmada alınan beyanında da ayni şekilde mağdur olan .... ile .... 'ın tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, yemin deliline dayanmadıklarını bildirmiştir. Taraf vekillerinin bildirdiği deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, .... Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyaları UYAP sistemi üzerinden getirtilmiştir. .... Esas sayılı icra dosyasında; davalı ... vekili tarafından davacı ... aleyhine 06/07/2016 düzenleme tarihli 08/08/2016 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 300.000,00 TL asıl alacak, 35.802,74 TL işlemiş faiz, 600,00 TL komisyon olmak üzere toplam 336.402,74 TL'nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlattığı, takip dayanağı senedin incelenmesinde; 06/07/2016 düzenleme, 08/08/2016 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli borçlusu ... alacaklısı ... olduğu, ihdas nedeninin nakden olarak yazıldığı, senet üzerinde borçlu adına çift imza atıldığı görülmüştür. Belge inceleme uzmanı bilirkişiden alınan raporda özetle; dava konusu, alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 06.07.2016 tanzim ve 08.08.2016 ödeme tarihli, 300.000,00-TL bedelli emre muharrer senedin ön yüzünde bulunan, senedin tanzimine yönelik yazılmış olan yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen tespit ve müşahede olunan karakteristik ve kaligrafîk farklılıklara atfen, davacı ...’in eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, senedin ön yüzünde borçlu ... adına atılı bulunan iki adet imzanın, basit yapıda tersim edilmiş çizgisel el hareketlerinden oluşması, aidiyet tespiti açısından gerekli ve yeterli karakteristik özellikleri taşımaması nedeniyle, davacı ...’ın eli ürünü olup olmadığı konusunda bir saptamaya gidilemediği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ... soruşturma nolu dosyasında 18/10/2028 tarihli şikayetçi ifade tutanağı ile ....esas sayılı dosyasında 21/11/2019 tarihinde verdiği tanık beyanında dava konusu senetteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği , senedin bedelsiz olduğuna dair dosyaya delil ibraz edemediği ve davalıya bu konuda yemin teklif edilmeyeceğinin bildirildiği anlaşılmış olup ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gereken 732,00TL harcın dava açılışında peşin yatırılan 5.744,92TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 5.012,92TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 53.824,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafına verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 808,40TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafına verilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026

Başkan ... E İmza Üye ... E İmza Üye ... E İmza Katip ... E İmza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/764, K. 2026/144, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-764-e-2026-144-k-5b48a12014b2