İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/689 E. 2026/151 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/689
- Karar No
- 2026/151
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/689 Esas - 2026/151 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/689 KARAR NO : 2026/151
.... DAVA :Alacak / Satım Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 KARAR Y.TARİHİ : 11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket, bir çok yatırımı olan ve bu yatırımları başarı ile hayata geçiren bir şirket olduğunu, enerji, gıda ve tekstil gibi birçok alanda faaliyette bulunan müvekkil şirket ve grup şirketlerinin yıllık ortalama cirosu 850.000.000 tl, istihdamı ise 9.000 kişi olup, son yıllarda birçok kez ihracat rekortmeni olmuş, ülkemizin sayılı şirketlerinden, yatırımcılarından biri olduğunu, enerji üretim yatırım ve söz konusu piyasadaki ödemeler bakımından mevzuat gereği 2014 tarihinde davalı takasbank ile yapılan “merkezi uzlaştırma bankası-katılımcı anlaşması” ve “elektrik piyasası faaliyetleri kapsamında fax cihazı ile istanbul takas ve saklama bankası a.ş.’ye gönderilecek müşteri talimatları ile ilgili uygulama sözleşmesi” kapsamında müvekkil şirket piyasa katılımcısı sıfatıyla çalıştığını, 25.11.2020 tarih ve 31315 sayılı resmî gazete ’de yayımlanan türkiye cumhuriyet merkez bankası’nın ....”) 12.11.2020 tarihli ve ....sayılı kararı (“karar”) ile istanbul takas ve saklama bankası a.ş.'nin (takasbank) belirtilen piyasalarda gerçekleşen işlemler için nakit takas ve teminat hizmeti vermesine de izin verildiğini, son zamanlarda özellikle 2023 yılının mart ayından sonra günlük ödemelerdeki gecikmenin arttığı ve bu gecikme nedeniyle faturalara ayrıca gecikme zammı/temerrüt faizi eklenmediği görüldüğünü, bu durum müvekkil şirket tarafından tereddütle karşılanınca takasbank internet adresinden şirketimle ilgili güncel hesabın alınmasına karar verildiğini, ekte ek-1 olarak temin edilen listeye göre müvekkil şirketin 3.208.420,22 tl “mağduriyet ödemesi” adı altında ödenmemiş alacağı olduğu görüldüğünü, müvekkil şirket tarafından davalı takasbank'a 02.04.2025 tarihinde başvurulmuş ve ilgili bedelin neden ödenmediği ve ödenmesi talep edildiğini, takasbank 03.04.2025 tarihli ve .... sayılı yazı cevabı ile " “elektrik piyasası'nda uygulanacak usul ve esaslar enerji piyasası düzenleme kurulu (...) tarafından çıkarılan "... piyasa katılımcılarına yapılacak ödemelere ilişkin tutarlar piyasa işleticisi olan enerji piyasaları işletme anonim şirketi (...) tarafından takasbank'a bildirilmekte ve bu bildirim çerçevesinde işlemler gerçekleştirilmektedir. ....tarafından 6 şubat 2023 tarihli kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 10/02/2023 tarih ve 32100 sayılı resmi gazete ‘de yayımlanan 09/02/2023 tarih ve 11629 sayılı kararı ile, 8 şubat 2023 tarih ve.... sayılı resmi gazetede yayımlanan 6785 sayılı cumhurbaşkanı kararı ile olağanüstü hal kararı alınan.... illerinde kurulu ve işletmede elektrik üretim tesisi bulunan üretim lisansı sahibi tüzel kişiler ile merkezi bu illerde olan üretim lisansı sahibi tüzel kişiler, bu illerde faaliyet gösteren dağıtım lisansı sahip tüzel kişiler, görevli tedarik şirketleri, organize sanayi bölgelerinin doğrudan veya dolaylı olarak ortağı olduğu tedarik şirketleri ve şirket merkezi bu illerde olan tedarik şirketleri için ödemekle yükümlü olunan, yönetmeliğin 132/ç maddesinin birinci fıkrasında belirtilen avans ödeme bildirimlerinde yer alan bedellerin ilgili fatura dönemine ilişkin fatura son ödeme tarihine kadar ertelenmesine, avans ödemelerinin ertelendiği süre boyunca piyasa işletmecisi ve piyasa katılımcısına temerrüt faizinin uygulanmamasına karar vermiştir. söz konusu karar zaman içerisinde güncellenerek yazınızda yer alan karardaki şirketler ile sınırlandırılmış ve yine aynı kararda yer alan tarih 22/03/2025 tarih ve ....sayılı resmî gazete ‘de yayımlanan ...'nın 20/03/2025 tarih ve ... sayılı kararı ile 31/12/2025 tarihine uzatıldığını,..... sistemi tarafından her gün üyeden bağımsız olarak temerrüt hesaplama işlemleri rutin olarak yapılmakta ve ...'a bildirilmektedir. ancak ... ilgili karar kapsamında söz konusu şirketlere temerrüt faizini uygulayamamaktadır. ayrıca yukarıda belirtilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere üyelere yapılacak ödeme ancak ... tarafından bankamıza iletilen bilgiler çerçevesinde yapılabilmektedir” şeklinde cevap verdiğini, bu yazı kapsamında müvekkil şirket tarafından 24.04.2025 tarihinde ....' a başvurularak söz konusu kurul kararının müvekkil şirketi bağlamadığı ve bu nedenle ilgili bedelin müvekkile ödenmesi talep edildiğini, ... 29.04.2025 tarihli ve .... sayılı yazısı ile ödeme yapılmayacağı belirtildiğini, ödeme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, gerek takasbank gerekse ... yazı cevabında atıfta bulunulan enerji piyasası düzenleme kurulunun 26.09.2024 tarihli ve .... sayılı kurul kararına göre bu ödemenin yapılmayacağı belirtilmiş ve dayanak olarak ta kurul kararı gösterildiğini, ilgili karara göre gediz bölgesinde faaliyet gösteren müvekkil şirketi kapsayıcı ve bağlayıcı hiçbir ibarenin olmadığı aşikardır. kararda “için” ibaresi kullanılarak ilgili karar sadece adı geçen dağıtım bölgelerine özgülenmiştir. hem takasbank ile müvekkilim arasındaki imzalı sözleşmeler ve hem de takasbank’ın kuruluş amacı ve tabi olduğu mevzuat incelendiğinde ... kurul kararlarına değil kanun ve yönetmeliğe atıf yapıldığı görüleceğini, bu durumda kurul kararının takasbank veya ... tarafından geniş olarak yorumlanması mümkün değildir. kaldı ki bu kararda belirtili yürürlük tarihi ile gönderilen listedeki başlangıç tarihinin de bir birbiri ile uyuşmadığı da gözlemlenmiştir. yine aynı yönetmeliğin 132 madde hükmünde, piyasa katılımcısının haklarının ve borçlarının ödenmesi, faturaların ne şekilde kesileceği, gecikmede uygulanacak temerrüt faiz oranı düzenlendiğini, şirket alacaklarının tam olarak ödenmemesi halinde kalan kısmın temerrüt faiz oranı ile ödeneceği açık düzenlendiğini, ilgili kurul kararının müvekkil şirketi kapsamadığı takasbankyazı cevabı ile de sabit olduğunu, davalı takasbank yazı cevabında " söz konusu karar zaman içerisinde güncellenerek yazınızda yer alan karardaki şirketler ile sınırlandırılmış" ibaresi mevcut olup, kurul kararında bölge ile sınırlama yapıldığının aşikar olduğunu, buna rağmen davalılar müvekkilin hak etmiş olduğu ödemeleri yerine getirmemekte ısrar ettiğini, hiçbir hukuksal gerekçe ihtiva etmeyen ödememe işlemi nedeni ile müvekkilin alacağının ödenmesinin gerektiğini, davalılar tarafından ilgili ödemeler yapılmadığından davalılar aleyhine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak oradan da sonuç alınmayınca iş bu dava açılmak zorunda kalındığını belirterek her türlü talep, dava ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.208.420,22 tl alacağın her bir alacak için temerrüt tarihinden başlamak üzere işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline kararı verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı ....vekili cevap dilekçesinde; davanın görev ve yetki yönünden reddi gerektiğini, .... arasındaki .... 3.1.(g) maddesine göre, temerrüde düşen piyasa katılımcısına ilişkin temerrüt faizinin hesaplanmasından ve buna ilişkin olarak Piyasa İşletmecisinin bilgilendirilmesinden Takasbank'ın sorumlu olduğunu, .... tarafından bildirilmeyen hiçbir ödemenin müvekkili tarafından yapılmasının mümkün olmadığının açık olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görev ve yetki yönünden reddi gerektiğini, davacının alacaklı durumda olan bir piyasa katılımcısı olması sebebiyle, depremden etkilenen bölgelerden olup olmasının hiçbir önemi bulunmadığını, müvekkili şirketin .... ve Uzlaştırma mekanizması uygulamalarından kâr ya da zarar etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, borçlu durumdaki piyasa katılımcıları tarafından müvekkili ...’a ödenen tüm parasal tutarların ... üzerinde kalmadığını, alacaklı durumda olan piyasa katılımcılarına ödendiğini, bu sebeple de davacının dava dilekçesinde sunduğu 3.208.420,22 TL "mağduriyet ödemesi" isimli listedeki paranın ne müvekkil ...'ın uhdesinde ne de diğer davalı .... uhdesinde mevcut olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 4. Davacı şirket ile davalı ....arasında mevzuat kapsamında elektrik piyasasına ilişkin aracı ve katılımcı ilişkisi bulunduğu, söz konusu elektrik piyasasındaki nakit işlemlerine ait finansal takas ve ödemelerin davalı .... nezdinde ve aracı vasfıyla yürütüldüğü, ...'nın almış olduğu kararlar neticesinde 6 Şubat deprem bölgesinde yer alan piyasa katılımcılarından temerrüt faizi vb. kalemlerin tahsilinin durdurulduğu noktalarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 5. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı .... Şirketi arasında; davacının hak edişi olduğunu iddia ettiği toplam 3.208.420,22.-TL tutarındaki mağduriyet ödemesinin (alacağının) ödenmesinin yasal olarak gerekip gerekmediği, davacı ile davalı ... arasında; söz konusu alacağın ödenmemesine ilişkin işlemlerde ... kurul kararlarının haklı ve bağlayıcı bir zemin oluşturup oluşturmadığı ve işbu işlemlerin idari mi yoksa özel hukuk işlemi mi olduğu, davacı ile davalı .... arasında; davalı bankanın olayda pasif husumet ehliyeti (taraf sıfatı) taşıyıp taşımadığı ve doğan zarardan/alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 6. Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 7. Davacı.... ile ... arasında, dosya kapsamındaki delillerden de anlaşıldığı üzere "Piyasa Katılım Anlaşması" (01.09.2015 tarihli) bulunmaktadır. Davacı ile .... arasında ise nakit takas işlemlerinin yürütülmesi amacıyla imzalanmış ".... Bankası Katılımcı Anlaşması" bulunmaktadır. 8. ..., 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ... lisansı kapsamında elektrik piyasasının (Organize Toptan Elektrik Piyasası) işlemesini sağlayan, alıcı ve satıcıları bir araya getiren bir "platform işletmecisi" ve "aracı" konumundadır. 9. Borçlar Hukuku anlamında bu ilişki en çok "Vekalet ve Hizmet Sözleşmesi" unsurlarını barındıran karma ve sui generis (kendine özgü) bir ilişkidir. Ancak bu ilişki tarafların serbest iradesinden ziyade, kamu hukuku (... mevzuatı ve Kurul kararları) tarafından sıkı sıkıya sınırları çizilmiş, emredici kurallara tabi bir "statü/üyelik ilişkisi" niteliği taşımaktadır. 10. Davacı ile Takasbank arasında "Merkezi Uzlaştırma Bankası Katılımcı Anlaşması" bulunmaktadır. Takasbank, piyasadaki nakit akışını yöneten, "Merkezi Karşı Taraf" sıfatıyla takas ve saklama işlemlerini yürüten kurumdur. Takasbank'ın buradaki rolü, ... tarafından yapılan uzlaştırma hesaplamaları ve talimatları doğrultusunda, borçlu katılımcılardan parayı tahsil edip alacaklı katılımcılara (davacı gibi) aktarmaktır. Borçlar Hukuku bağlamında bu ilişki, bir "Ödeme ve Tahsilat Vekaleti" olarak nitelendirilebilir. Takasbank'ın hiçbir inisiyatifi veya sözleşmesel bağımsız kararı yoktur; tamamen ...'ın talimatları ve ...'nın mevzuatı çerçevesinde mekanik bir finansal aracılık hizmeti sunmaktadır. 11. Davacının 3.208.420,22.-TL tutarındaki "mağduriyet ödemesi" (alacak) iddiasının dayanağı, elektrik piyasasında enerji satışı yapması ve karşılığında tahakkuk eden alacaklarının (özellikle temerrüt faizleri vb.) kendisine eksik ödendiği iddiasıdır. 12. ... ve Takasbank ise bu ödemeyi yapmama savunmaları olarak sözleşmesel bir ihlal veya temerrüt değil; doğrudan ...'nın 09.02.2023 (ve devamı) tarihli Kurul Kararlarına dayandırılmıştır. 13. Bu bakımdan davanın esasının incelenmesinden önce yargı yolunun caiz olup olmadığı hususu üzerinde durulması gerekmektedir. 14. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı iradeyle tesis ettiği kesin ve yürütülebilir idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla, menfaati ihlal edilenler tarafından, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. 15. İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edilmektedir. a. Bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetki- sine sahiptir. Bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemler ve eylemler, idari yargının görev alanına girer. b. Kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının görev alanı kamu hizmeti kavramıyla açıklan- maktadır. İdarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır. c. Karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kılmıştır. Günümüzde birçok kamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır. Elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haberleşme bunlara örnek gösterilebilir. 16. Bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin niteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığı önem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir. 17. Yukarıda yer verilen ölçütlere göre kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından işlemi tesis eden kuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetilmesi tesis edilen işlemin "idari" niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptali için açılacak davaların da idari yargı mercilerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur (.... 18. Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketi sonrasında, .... Kurumu (...) (özellikle 09.02.2023 tarihli ve 11629 sayılı karar ve sonrası kararlarla) afet bölgesinde yer alan piyasa katılımcılarının ödeme yükümlülüklerine ilişkin idari tedbirler almıştır. Bu tedbirler kapsamında, deprem bölgesindeki borçlu şirketlerden "temerrüt faizi ve gecikme zamlarının" tahsil edilmemesi / ertelenmesi yönünde kararlar alınmıştır. 19. ..., Türk Ticaret Kanunu'na tabi bir anonim şirket olarak kurulmuş olsa da, 6446 sayılı Kanun m. 11 uyarınca piyasa işletmecisi olarak kamu hizmeti sunmaktadır. ... elektrik alıp satan bir tacir değil, alıcı ile satıcıyı buluşturan ve ... kurallarını uygulayan bir platformdur. ...'ın deprem felaketi sonrası borçlu şirketlerden tahsilat yapamaması ve alacaklı şirketlere ödeme geçmemesi işlemi, tamamen ...'nın 09.02.2023 tarih ve 11629 sayılı (ve devamı) Kurul Kararlarının doğrudan ifasıdır. 20. Davacı ve davalı taraf anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişisidir. Ancak ...'ın yaptığı işlem ...'nın 09.02.2023 tarih ve .... sayılı kurul kararlarının icrası ve elektrik piyasası mevzuatındaki emredici kuralların uygulanması sonucunda özel hukuku aşan yetkiler kullanılarak yapılmış bir işlemdir. İşlemi tesis eden davalının özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş ve yönetiliyor olması kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemin idari niteliğini ortadan kaldırmayacağından idari işlem niteliğindeki bu uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmelidir (....). 21. Dava şartları HMK'nın 114 maddede düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca açılan davada davaya devam edilebilmesi için öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartları bulunmalıdır. Bunlar; yargı hakkı, yargı yolu, görev, kamu düzenine ilişkin yetki halledilir. Taraflara ilişkin dava şartları: Davada iki taraf bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davaya takip yetkisi olmalıdır. Dava konusuna ilişkin dava şartları: kesin hüküm bulunmaması, aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması (derdestlik) ve hukuki yarar (menfaat) bulunmasıdır. 22. HMK m. 115 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davayı usulden reddeder. 23. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; HMK.m.114/1-b, c bendlerine göre yargı yolunun caiz olması ve mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın yargı yolunun caiz olmaması dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
VI-HÜKÜM 1-Davanın HMK m. 114/1-b; 115/2 hükmü uyarınca yargı yolunun caiz olması dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 54.791,80.-TL harçtan düşümü akabinde fazla alınan 54.059,80.-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3- Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, Vekalet Ücreti 5-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2026
....
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"