İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/538 E. 2026/605 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/538
- Karar No
- 2026/605
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/538 KARAR NO : 2026/605
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : 29/06/2026 KARAR TARİHİ : 22/07/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, müşterisi ... Tic.Ltd.Şti ile yaptığı mal alım satım işlemi karşılığında ... şubesine ait, ... seri numaralı, ... keşide tarihi, 930.000.-TL bedelli çekin lehtarı ve meşru hamili olduğunu, ...3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında görülen çek iptali davasıyla söz konusu çekin zayi olması sebebiyle tedbir ve çek iptali talep edildiği, ilgili mahkemece verilen tedbir kararına istinaden çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, müvekkilinin çeki hiçbir şekilde ciro etmediğini, davalı şirket tarafından ibraz edilen çekte müvekkili adına sahte ciro bulunduğunu, çek üzerindeki ciro ve imzanın müvekkiline ait olmadığını ve iradesi dışında ciro yoluyla tedavüle çıkarıldığını müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına işbu dava eliyle davalı şirketten çekin iadesinin talep edildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; dava konusu çekin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştiir. DELİLLER: Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, çek sureti ve tüm dosya kapsamı... GEREKÇE : Dava, ... şubesine ait, ... seri numaralı, ... keşide tarihi, 930.000.-TL bedelli çekin davalıdan istirdatı istemine ilişkindir. Mahkememizin 07/07/2026 tarihli tensip tutanağının 1 nolu ara kararı ile,"Dosya içeriğinde arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış sureti bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekiline TTK md/5A ve 6325 sayılı kanun md/18A uyarınca 1 haftalık kesin süre verilerek son tutanağın aslı veya onaylı (arabulucu tarafından onaylanmış) suretinin dosyaya ibrazına, aksi halde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedileceğinin davacı vekiline ihtarına, ihtaratın iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren yapılmış sayılmasına" şeklinde karar verildiği, tensip zaptına ilişkin davetiyenin davacı vekilinin elektronik adresine 18/07/2026 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 27/07/2026 tarihli dilekçe ile ekinde 24/07/2026 tarihinde düzenlenen arabuluculuk tutanağının ibraz edildiği anlaşılmıştır. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; Madde 5/A- (1) "Bu Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Yine 05/04/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ... tarihli ve ... sayılı Kanunun 31. Maddesiyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş, 7445 sayılı Kanunun 43/1-a maddesiyle, bu Kanunun 31.maddesinin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu kanun hükümleri dikkate alındığında, 01/09/2023 tarihi itibariyle istirdat davaları bakımından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın açılış tarihi 29/06/2026, davacı tarafından ibraz edilen arabuculuk tutanağının düzenlendiği tarih 24/07/2026'dir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun “Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A. maddesine göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Söz konusu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında, eldeki davanın istirdat davası olduğu ve arabuluculuk tutanağının 24/07/2026 tarihinde düzenlendiği, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağının dava açılış tarihi olan 29/06/2026 tarihinden önce sunulmadığı, arabuluculuk tutanağının dava açıldıktan sonra 24/07/2026 tarihinde düzenlenildiği anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 sayılı TTK'nun 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 sayılı Kanunun 114/2, 115.maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 Sayılı Sayılı TTK'nın 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 Sayılı Kanunun 114/2, 115. maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair; tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.23.07.2026
KATİP e-imzalıdır
HAKİM e-imzalıdır